Suriyeli yetkililer, İsrail'in saldırıları nedeniyle son 5 günde Lübnan'dan kaçan yaklaşık 100 bin kişinin Suriye'ye geldiğini açıkladı. Resmi rakamlara göre, geçen perşembe gününden beri yaklaşık 24 bin Lübnanlı, 4 sınır kapısından Suriye'ye giriş yaptı. Ayrıca, 27 bin Arap ve 6 bin 500 yabancı uyruklu ile 19 bin Suriyeli'nin, Lübnan'ı terkettikleri belirtildi. Milliyetleri açıklanmayan yaklaşık 28 bin kişi de Suriye'ye geldi. İsrail'in saldırıları nedeniyle çok sayıda ülke, bu ülkedeki vatandaşlarını hava ve deniz yoluyla tahliye ediyor. Bu arada, İsrail saldırısı altındaki Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta bulunan Türkler'in tahliyesi sürüyor. Lübnan'daki 14'ü çocuk 37 Türk vatandaşı, Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği'nin sağladığı otobüsle, dün Türkiye saatiyle 17.30'da Beyrut'tan Türkiye'ye hareket etti.
6 günde 205 kişi hayatını kaybetti
Öte yandan, İsrail uçaklarının yolları, köprüleri, limanları, havaalanlarını vurduğu Lübnan'da, şu ana dek 14'ü asker diğerleri sivil olmak üzere 205 kişi yaşamını yitirdi. Yalnızca bugünkü saldırılarda 43 kişi öldü. İsrail'in aralıksız bombalamaya devam ettiği Lübnan'da bir minibüse fırlatılan füze 12 sivilin ölümüne neden oldu. Lübnan polisi, İsrail savaş uçağından fırlatılan bir füzenin ülkenin güneyinde Lübnanlı sivilleri taşıyan bir minibüsü vurduğunu ve saldırıda 12 masum sivilin öldüğünü açıkladı.
'Zararımız milyarca dolar'
Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, 200'den fazla kişinin yaşamına mal olan İsrail saldırılarının, ülkesinin altyapısında milyarlarca dolarlık hasara neden olduğunu söyledi. Fuad Sinyora, Reuters Ajansı'na verdiği demeçte, ''İsrail, şimdi her gün terörist bir faaliyette bulunan terörist bir ülkedir'' dedi. Saldırıların ülkesinde neden olduğu maddi kaybın milyarlarca dolar olduğunu vurgulayan Sinyora, İsrail'in yaptıklarının, ülkesini en az 50 yıl geriye götüreceğini söyledi. Hükümetinin, Hizbullah'ın sınırdan İsrail'i hedef alan saldırılarından sorumlu olmadığını yineleyen Sinyora, ''Yapmadığımız birşey için bedel ödüyoruz'' diye konuştu ve saldırılar nedeniyle 100 bin kişinin evlerini terketmek zorunda kaldığına dikkati çekti. Sinyora, cumartesi günü gözyaşlarını engellediği konuşmasında da Lübnan'ı felaket bölgesi olarak nitelendirmiş, ateşkes ve yardım çağrısında bulunmuştu.
AB: Bölge son yılların en tehlikeli anını yaşıyor
AB Komisyonu'nun dış ilişkilerden sorumlu üyesi Benita Ferrero-Waldner, ''Hizbullah'ın, kaçırdığı askerleri bir an önce koşulsuz serbest bırakarak İsrail'e saldırıları durdurmasını, Lübnan'da, BM Güvenlik Konseyi'nin Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını öngören 1559 sayılı kararının uygulanmasını, İsrail'in de Lübnan'a saldırılarına son vermesini ve tutukladığı Filistinli bakan ve milletvekillerini serbest bırakmasını istediklerini'' söyledi. AB dışişleri bakanlarını buluşturan Genel İşler ve Dış ilişkiler Konseyi'nin ardından düzenlenen basın toplantısında, Ortadoğu'da son yılların ''en tehlikeli'' anının yaşandığını belirten Benita Ferrero-Waldner, saldırıların sona ermesi için çaba gösterdiklerini kaydetti. Ferrero-Waldner, ''Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora'nın arkasında durduklarının işaretini verdiklerini'' savundu. Bölgede BM barış gücüne ihtiyaç duyulduğunu belirten Ferrero-Waldner, özellikle Gazze şeridindeki Filistinliler'in de çok zor koşullar altında bulunduğuna dikkati çekti.
Fransa'nın Lübnan halkına desteğini iletmek üzere başkent Beyrut'a gelen Fransa Başbakanı Dominique de Villepin, ''insani nedenlerle derhal ateşkes'' çağrısında bulundu. Kendisine eşlik eden Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy ile Beyrut'a gelen ve burada Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora ile görüşen Dominique de Villepin, ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, ''sivil halkın acılarının sona erdirilmesi için insani nedenlerle derhal ateşkes çağrısında bulunduğunu'' söyledi. De Villepin, ''kendisini savunma hakkı olan'' İsrail'e ''ölçülü olması'' çağrısında bulunarak, ''Önceliğimiz ateşkestir'' dedi.
Hizbullah: Şartlı ateşkesi kabul etmeyiz
Hizbullah, İsrail'in dayatacağı şartlı bir ateşkesi kabul etmeyeceğini bildirdi. Hizbullah'ın Merkezi Komite üyesi Abdullah Kassir, "Baskı ne olursa olsun ateşkes için hiçbir koşulu kabul etmeyiz." açıklamasını yaptı. İsrail Ehud Olmert cuma günkü açıklamasında ateşkes için üç şart öne sürmüştü. Olmert, Hizbullah'ın kaçırdığı iki askerin serbest bırakılması, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik füze saldırılarının sona erdirilmesi ve örgütün silahsızlandırılması Olmert'in üç koşulu idi. Güney Lübnan'a ordunun yerleştirilmesinin Lübnan'a ait bir karar olduğunu vurgulayan Kassir, kaçırılan iki askerin de "güvenli bir yerde" olduklarını ifade etti. İsrail'in hedefindeki Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın da "savaşın kalbinde" olduğunu kaydeden Kassir, "örgütün savaşmaya ve düşmana ağır darbeler indirmeye hazır olduklarını" belirtti
dunyabulteni.net



Logged





