Çelikten raylar, tekerler, ofluyor pufluyor şimendifer, yolcu salonu bekar, gariban peronda bitleriyle evli, kondöktör kartal gibi çalımlı, düdüğü korkmuş kız çığlığıdır, bütün koltuklar yılların eziği, bütün camlarda nice yüzün izi var, her kompartıman bir anı defteridir, kapılar yorgun, sürgülerine abanmış, sürgülerin sırtları yaralı, gümişi, bagajlar insanlara tepeden bakıyor, aynalar birbirini seyrederken , ayak sesleri çok, ama sahipsiz, kimin ayağıdır kimde, bellisiz, kara çarşaflı bir gelin, yanında kara sakallı bir damat, ve kara gözlü bir küçük kız, ak sakallı bir de dede, perdeler kirinden utangaç, şimendiferin ezberindedir yol, azaldı sesler, yekinir oldu tren, peronlar sanki geriye gider, ve gariban bir izmarit kapmış, tren sanki hiddetle höykürür, gariban izmaritini yakmış, gariban aldırmadan tütün çeker, eller sallandılar bedenler tanık, ayaklar üç adım ileri, bir adım geri, ve gardan ayrıldı gitti şimendifer...
taka tuka tuka taka bir gidiş, evler yıkılmadan nasıl kayıyor, ağaçlar nasıl da koşuyor gibi, uzaklar pencerenin bir parçası, yansımalarda oluyor sanki deprem, tüneller is kusuyor kompartımana, işte ihtiyar uzanmış bile sol yana...
bitişik kompartıman şenlikli, bir dalikanlı bağlamasını çalıyor, sesi özentili, kendisi habersiz sesinden, türküsü kara çadır düzdedir, zımı zım da zımı zım, aman aman emineeemmm, arkadaşları vurur lapıda, lap lap, koltukların muşambalarına, güya bir tempo tutarlar, ama her kes bir telden çalar, koridorda bir genç adam, boynunu dışarıya uzatır, ağaçlar gözbebeklerine düşer, rüzgar kirli saçlarına, yüzüne, ince parmaklarında sigarası, öksürür, çiğerindedir yarası, bir kompartımanın içi bile, ona yasaklanmış sanki, yorgundur, birini indirir ayağının, ötekini kaldırır da durur, sakalını kaşır sık sık, gelen geçenden kibrit isteyip...
yol uzun ömür kısa, tren sağlam, beden gevşek, uyku ölüm gibi ağır, çocuk ölü gibi uyur, çocuk ölümü tanımaz, koridordaki genç kayboldu, perde çekilince içerden, yalnızlık ve öksüren adam, koridorla başbaşa kaldı...
ışıklar yandı kopartmanlarda, insanların benizleri değişti apansız, kimi kitap okur, kimi tespih çeker, kimisi ateşli bir sohbete dalmış, gözler dudaklara kilitli, şimendifer düdüğünü öttürür, küçük bir istasyonda duraklar, çeşmesi boşuna akarken, bir yolcu inerken, iki yolcu biner, ve düdük yeniden çalınır, el fenerini sallar memur, şimendifer yekinir, çeşme boşa akarken, koridordaki adam susuzdur, koridordaki adam yorgun, bedeni ölüme razı olurca uykusuzdur...
gün doğdu iki kadın göğsüne benzer dağdan, sabahın serinliği düştü adamın yüzüne, koridorun kalorifer peteğine oturmuş, yarı uyur, yarı uyanık, köntrolör bağırır, Ankara'da inecekler, hazırlansınlar, ve bir başkent sabahına düşerken gün, adamın gözlerindeki uyku kaplar, bütün başkenti...
Yozgat ilinindir, Yerköy ilçesi, aklına bir türkü düştü adamın, Yozgat'ı sel almış, sorgunu duman, oyyyy anam aman, Tatvan'a varmaya yeter mi aman, oyy zulüm zulüm, vay zalim mapusluk, parasızlık seni cehenneme sürsünler, nedir benim bu halim, canın sağlığını dört duvara yatırdık, özgürlüğün mahpusluğunu yatarız, oyy zalim zalim, sen yok musun sen, oyy gelin gelin, bu kaçıncı vuruluşum gözlerine, bu kaçıncı yüreğimin yüreğine mapusluğudur, geliyorum, oy gelin, Yozgat ilinin, Yerköy'ündeyim, Tatvan'a geliyorum, Tatvan'a, ölmeden kavuşmaya diyedir sana, kan tükürürüm, yüreğim avutur beni, aşkın kızılcık şerbetinden içmişsin der, mendilinin desenleri kan gülündendir...
02.05.2008 Taşkışla/Taksim Bayram Tunca 1956, Elazığ
« Son Düzenleme: 02 Mayıs 2008, 15:12:13 Gönderen: BAYTUNCA »
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ oyunları, __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ programı, __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ oyunu indir, __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ program yükle, __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ download, __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ hikayeleri, __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ resimleri, __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ haber, __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ yükle,
__BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ videosu, __BAYTUNCA''dan DaMLaLaR__ msn eklentisi, şarkı sözleri
Gözlerin gecenin en derin yeridir, Zamanın başı, sonu bütün orada, İki gözünün arasındadır sonsuzluk, İki gözünün içinde bütün samanyolu...
Bakışlarının içinde hızır ile ilyas, Muratlara düşerler vuslatla akıp, Biri senin elinde, biri benim elimde, Birbirlerine katın diye aşkı ateş bırakıp...
Gözlerin ışık, gözlerin hızın ötesi, Bakışıma değince en ucrasına iner içimin, Yüreğime dokunur ki bir güneş özü, Ateşine hayran olur güneş yüreğimin...
Gecelerin karasından uyursun, İçim sensizleşir kainat yokmuş gibi, Sabahların başlayışıyla gelirsin, Dünya sanki yeniden kurulmuş gibi...
Bademin ortasındaki zeytin tanesi, Zeytinin üzerindeki gümüşten ışık, Senin gözlerinin betimine bir nokta, Söz ile anlatılamaz ki senin gözlerin...
A ile Z sevdalanmış, yirmiyedi engeli var, ne akıl yeter, ne sabır, ne ömür yeter, ne körük dayanır, ne kömür, ah gözleri alem, sizde yalnız, iki akıllı gönül var, ama kim bilir, yolunuzda da, sayısızca deli var...
03.05.2008 Kartal Bayram Tunca 1956, Elazığ
« Son Düzenleme: 03 Mayıs 2008, 17:29:55 Gönderen: BAYTUNCA »
Yokluğunu besteledim nihayet, Notalarda gözlerin, Portelerde bakışların dizildi, Perdeler suskun, Mızrap kırıktır, Nasıl desem usul usul söylüyor, Garip yüreğim içimden içe, Sözü sende kalmış, dudaklarında, Bir sessiz beste, Dağların ardına yolanmış ferhat, Seher vaktinde, Günlerden perişanlık, Aylardan mayıs, Yıllardan unutulan bir yıl, İstanbul'da asılmış, Garanfil karası gözlerine, Bir gönül anı, Acemi bir celladın urganı, Yüreğim yağına batırılmıştır, Sıcağın buz tuttuğu, Bir akşam üstü beni kirpiklerine asmış, Gidişin ah, gülüşünde sallanırım, Mecnun olacaklara ibret...
Ölümün tadıda tatmış hani, Sensizlikten daha hafif, Sensizlikten kolay hazmedilir, Uçuşan martılar düşürür can çekişini, Dalgalar boğar bir daha, Ölüm vakitsiz canda çırpınır, Hafif gelir yalnız ecel, Bir kol kanatla değil ki ölmek, Yürekte nice anılar canlıdır, Can verirler de asıl zor, Bırakmazlar kolay sevdalarını ölüme...
Başım o gecenin dumanı kokar, Ellerim ellerinin içinde kalmış, Biri yanar, biri donar, Gözlerinin birinde haziranım, Ötekinde zemheri, Gözlerin ah unutup bakışlarını gittiğin gözlerin, Kimsesizliğimin tek sığındığı yer...
gelirsen durduracağım zamanı gözbebeklerimde gelirsen göreceksin seni hergün nasıl bitirdim diye...
saol güzeldi
Logged
Çocuklar bir kere sever ve sadik kalırlar daima ve ne zaman ellerindeki mutluluk giderse o zaman zorbalaşırlar varsın herkes bizi çocuk sansın değilmi yüreğim:) öyle değil mi_?......Asi_Romantik
Haydi tut ellerimi, yanımsıra gel, beyaz karafilim, kör, cahil kızıl bu güle inayet eyle, her adımda ayağın, ayağımdan bir ayak boyu, önde olsun, gideceğim yeri kaybetmişim bütün uzuvlarımla, bir kör misali her genim, sıkı sarılsın tenin tenime, yoksa, kayar düşer, kaybolurum yanında, belki çiğner geçersin...
baharı saçlarına serperek, başak başak eyle, doysun afrika açlarından da aç anılarım, yoldaşım olsun gölgen, tutkumun gölgesinde somutlaşsın, gölgelerine bırakayım yüreğimi, serinlesin, ziyana gitmiş gönlüm, isterse dönmesin bana...
kurumuş kızıl gülün duruyor sol elimde, hüzünü bile solmuş ince hasta misali, nefesi değdikçe yelin, parça parça kan düşer, her yaprağı kırpıntılarla ayrılır, dökülür bir kara çiğer parçası gibi, tenhalara düşelim seninle, ışıklar yüzüne keskin bakarsa ölürüm, gözlerine dokunursa gecenin karası, geceleri yakarım bütün, ben gözyaşlarımı keremin külüne katıp, gözlerine sürme olacağım dedim, ahtim budur gözlerinde yanacağım...
bir zayıf nabız vuruşu gibiyim sensiz, susuşunu kanıma ekip gitmişsin, çaresiz her an bir zerrem ölüyor, ağıt yakıyor kalan zerrelerim, duyanım yok içimin feryadını, sen aldırmıyorsun zalim, kanımı yakıp gitmek var mıydı böyle...
tut ellerimi der sıcacığın, tut, bırakırsan ateş uçurumlara düşecek sonsuza kadar, korktuğum ki sen üşürsün...
Bir uçurumun eşiğinde sensiz dünyam, ayaklarıma hasretini prangaladım beklerim, kıpırtısız, suskunum, kılım oynasa rüzgardan, düşerim o uçuruma, seni bekliyorum, ellerimi tutacağın zamanı...
zamanmı güneşi küskün, hep geceler beni koynuna sokar, mevsimlerim gidişine katıldılar, günlerin adı yalnızlığım koyuldu, birer yoksul arkadaşız, ser sefil, per perişian sensizliklerde, koca dünya ne kadarda küçükmüş, meğer sensizlik kadar bile değil, zor sığıyorum son anının hücresine, ne geleni var gönlümün, ne de gideni, yasaklı rüzgar bile camlarına düşerken, havadan kaçak, firari düşer duvarlarına, tek görüşmecimdir sensizlikle esen rüzgarın sesi, zulasında yazılmamış mektupları gönülün, içinde sıla özlemi, özlemdeki sıla yine sen, gönül sılasındaki hanede sen, hane yine sen, kavuşulmazlık dolu ortak uzaklıklar, ayrılık mesafesi, ölçüsüz, kim bilir ki canımcığım, kim bilir ki, içimde anılar kainatın kalabalığındadır, sensizlikte ben sönmüş bir yıldızdan bir kül damlasıyım, başlarım zamanın sonundan başına, başından sonuna hangi yerinde oluşumu bilmeden güne, bir izinsiz gösteri başlar yüreğimde, bütün anılarım beynimdeki sokakllara dökülür, işgal edilir her nöronu beynimin, hükmedemem, seni sorarlar, sensizlik beni zerre zerre kurşuna dizer her an, ah, her günün ilk nefesinde şo of çekmekte olmasa eğer, çeker çekmez ilk anda sarhoşluğuda olmazsa, dolmazsa gözlerin gönülde muhabbetin kadehine, olmazsaydı yıllanmış şarap gibi bakışların hele, zoraki yaşamayı getirip oturmasa içime, habersiz beni bitirirdi benden geriye kalan ben, ve olmazsa duygularımda, olduğun yerde senin ak ellerin, lambanın düğmesine dokunan parmakların, parmaklarımın beklediği vuslat diye, tek ortak varımız işte bu kadar, sen lambayı söndürürken odanda, ben sensizlik zindanında her o an, bütün kainatı yitiriririm, bütün genlerimin arayışı başlar karanlıklarda seni, gece boyunca...
06.05.2008 Taşkışla/Taksim Bayram Tunca 1956, Elazığ
zamanmı güneşi küskün, hep geceler beni koynuna sokar, mevsimlerim gidişine katıldılar, günlerin adı yalnızlığım koyuldu, birer yoksul arkadaşız, ser sefil, per perişian sensizliklerde,
çok güzel yazmışsın abi...
eline sağlık...
Logged
Mutluluga hep geç kalırım Hep erken giderim mutsuzluğa Ya herşey bitmiştir çoktan Ya hiçbir şey başlamamış...