sol yanım acıyor anne
daha öncede paylaşılmıştır..
http://www.fixforum.com/index.php/topic,16578.msg136777.html#msg136777
Anam Gelir
Sakalıma kır düştü,
Söylemeyin anama.
Üzülür de ağlar,
Ağlar sonra,bilirim.
Hepsi hepsi üç tane
Üç tel ne ki sakalda
Üzüldüğüne değmez,
Değmez sonra bilirim.
Gözlerime bir baksın,
Bir baksın anam şöyle.
Derdi gözümden okur,
Okur sonra bilirim
Yine İstanbul anlatırım,
Anlatırım neşeyle.
Neşemde hüzün bulur,
Bulur sonra,bilirim.
Ana bir şey yok derim,
Sen dua et gizlice.
Anam hep dua eder,
Eder sonra bilirim.
Ölüm haberim gelir
Bir gün bir gazetede.
Peşimden anam gelir,
Hemen gelir, bilirim.
Dilin Yalan Söylüyor
daha öncede paylaşılmıştır..
http://www.fixforum.com/index.php/topic,18720.msg169661.html#msg169661
Eylül
Memleket havalarından bir haber ver,
Eylül yağmuru nasıl düşer toprağa?
Kemah’ın kapalı dar yollarında
Hangi kuş hatıra çizdi dal uçlarına?
Yanıp sönen mavi ışıklarla kaybolan Yusuf
Geri döndü mü yurduna?
Ya Viranşehirli Yakup, Çaykaralı Musa?
Onlarda döndü mü yurduna?...
Hani sen;
Aşkı bir üveyikten satın almıştın Sadri.
Ne oldu ona?
Bıçak kesmez oldu ağzını...
Susar oldun,yazmaz oldun daha...
Oysa yüreğimizi koymuştuk ortaya.
Hani,taşırdı be usta!
Bak yine bir Eylül havası var Sadri,
İkibin’e doğru 97 Mart’ında.
O gün doğan İsmail bugün delikanlı çağında
İlkbaharda sonbahar, bu nedir usta?
Maltepe cigarasının adı mı var bugün?
Üç bardak çayın hatırımı kaldı?
Tornacının yanında çıraktı dayın,
O günlerden yüzünde eser mi kaldı?
Gel yine bir gurbet türküsü uçuralım.
Munzur’dan İstanbul’a
Fırat’ın suyundan bulgur aşına
Serin göze başından Eylül ayına.
Üç gurbet türküsü tutturalım
Dostluk adına...
Bilirsin sende de bende de
Eylül’ün acı bir tadı vardı.
Şiire Eylül dediysek
Elbet;
Bir maksadı vardı.
Elbet...
Eski Bir Sancı
Eski bir sevdayı anlatır,
Çalan her şarkı.
Her nağmede gizlidir,
Eski bir sancı.
Bazen hüzzamdır sessiz,
Hüzünlüdür eskiden.
Bazen sabadır sensiz,
Mistik ve de derinden.
Sen ki hasret yüklü gemide,
Yanımdayken özlemim.
Sen ki özlem yüklü sevdada,
Yurt yurt gezindiğimsin.
Ne sen bil bunu,
Nede ben söyleyeyim.
Aşık maşuktan ayrı,
Acı çeker bilirim...
Git
Ayrılığın nağmesi bu duyduğumuz,
Bakışların gönlümü caydırmadan git.
Ne bir hatıran kalsın ne de bir umut,
Duruşların gönlümü yandırmadan git.
Bütün resimlerini sök at duvardan,
Sana ait ne varsa çıkart odamdan.
Kitabın arasında şöyle canından,
Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan git.
Hani bir şarkı vardı mazide kalan,
Öyle içten acıklı,öylesi nalan.
Göğsüme yaslanıp da sevince boğan,
Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan git.
Nasıl güzeldi herşey hatırlasana,
Nasıl gülüşürdük biz dert ortasında.
Ekmek paramız yokmuş ne gam,ne tasa,
Güzel hatıraları zehretmeden git.
Hani mevsimlerden, hep biri bahardı,
Hani gökten her cemre bize yağardı,
Hani kış ortasında mevsim bahardı,
Şu inanmış gönlümü,kandırmadan git.
Allah aşkına bırak, öldürmeden git...
Kar
Nasıl kar yağdı bugün,gece sabaha karşı,
Ortalık bembeyazdı,sanki bir gelin gibi.
Tane tane döküldü,göklerin sevda marşı,
Günahtan arındırdı,tüm günahkar yüzleri...
Yüzünde güller açtı kar yağınca herkezin,
İlk kez böyle günahsız,ilk kez böyle neşeli.
Çocuklar gibi gülşen,çocuklar gibi şen
Gökten armağan gibi döküldü her tanesi...
Sokak lambalarından,süzüldü tane tane
Usul usul indiler bir birine değmeden.
Melekler indirirmiş her bir kar tanesi,
Annem öyle derdi de inanmazdım küçükken.
Bir iken bin oldular,on binlere karıştı,
Çoğaldı da yerden bir karış açtı.
İnsanlar döküldüler yollara birer birer,
Değen her ayak izi bir günah gibi kaldı...
Allah kar gibi yağdı kullarının üstüne,
Temizledi akladı,bembeyaz bir kuş gibi.
Her birimiz yıkandı,katran katran üstüne,
Bakamaz olmuştuk biz aynalara gün gibi.
İnsanlar kötü artık,zaman hiç değişmedi,
Geçen zaman ne yapsın,biz ettik kendimize.
Bu karda yağmasaydı halimiz ne olurdu?
Allah yine acıdı,bak yetişti bizlere...
Kar da bembeyaz yağar, anamızın sütü de
Gelinlik de beyazdır,giydiğimiz kefen de,
Birinde ağlarız biz diğerinde güleriz,
Beyazdan ak beyazı, buyurun sıyırın işte...
Almanya Mektubu
Amaniiiiiiiiiiiiiiin ammaniiiiiiiiin
Mektubun yenice geçti elime,
Selamını duymak yeteyo gardaş,
Dağ başı bi çaruk esküttüğümüz,
Boz dağlar gözümde tüteyo gardaş.
Gardaş, Hambırgın yolları asfalt,
Adamların kafaları sıfır nımara tıraşlı,
Afyon içiciler, itle, manyakla,
Turken raus, Turken raus diye bağırıyorlar.
Heh...Ulen noldu da değişti devran.
Çok deel,
Yirmibeş otuç yıl önce bizi bandoynan karşıladılar,
Bunca yıl gavurun pisliğiynen uğraş,
Sonra sana düşman gibi baksınlar,
Ataş verip, düneğini yaksınlar,
Adamanın ağarına gidiyor gardaş.
Gardaş, vaktı geçmiş Alamanyanın,
İrecebe söle, havas itmesin,
İneğini, danasını neyin satmasın,
Gavurun parası kıymetli emme,
İliğini sömürüyo adamın.
Kel Musanın Abdıllayı bildin mi?
Böyük kız gavura kaçtı diyolar,
Adı Hans mıymış neymiş,
Sarı bir oğlan.
Abdılla düştükçe düştü diyolar.
Hayat bu gavırın sürdüğü hayat.
Bizimkisi gün tüketmek neydecen.
Onlar gibi yaşamaya kaktın mı,
Kendinden öteye düşünmeyecen.
Bizim pavlikada bir alman var.
Glaus,
Çok eyi gardaşım olsun.
Bazı iş çıkışı bize geleyyo,
Yemek sarımsaklıysa yemeyyo.
Yemekte sarımsak olmaz mı gardaş?
Bazı gıcık almanlar çıkeyyo,
Sırtını döneyyo, burun bükeyyo,
Diyo hör Türk, siz çok kötü kokeyyo,
Çöpçü... Gül kokacak değil ya gardaş...
Bu Almanlar çok acayip bir millet,
Yere tükürene bağırıyolla,
Heh... Yetmeyyo, polizay çağırıyo,
Adamın gülesi geleyyo...
Gardaş, bir mercedes aldım, kırmızı,
Gayri tufalete yayan gitme yok,
Çatlasın elleme mıhtarın kızı,
Eee...
Başı göğe erdi gedesalihle evlendi de haspam.
Er yerine gomazdı bizi,
Orda ne va, ne yok,
havalar nasıl
Ekinler, koyunlar, kuzular nasıl?
Sen nasılsın Muhammed, Fadime nasıl?
Selamı selama eklerim gardaş,
Tez elden bi cüvap beklerim gardaş...
ZİGON SEHPA
daha öncede paylaşılmıştır..
http://www.fixforum.com/index.php/topic,15911.msg100150.html#msg100150
Küfrüm Edebimi Aştı Bu Gece
daha öncede paylaşılmıştır..
http://www.fixforum.com/index.php/topic,24562.msg169654.html#msg169654
Ne Çıkar
Tut ki gecenin
Alacakaranlığında düşlemişim seni.
Tut ki,rüyalarımı bölmüşsün ne çıkar?
Ne çıkar gündüzlerin selamsız aşkına,
Geceleri kefen biçsen.
Bir anlık hırsla,
Her şeyi yıkıp geçsen,ne çıkar...
Tut ki bundan böyle unutmuşum seni.
Tut ki artık çalan parçalarda ismin geçmesin.
Tut ki yazılan şiirler,seni anmasın,
Varsın eller de unuttu desin.
Ben seviyorum ya seni,
Sen sevmesen,ne çıkar...
Türkü Gözlüm
daha öncede paylaşılmıştır..
http://www.fixforum.com/index.php/topic,26793.msg164297.html#msg164297



Logged







