Büyük sanatçı usta Fatih Kısaparmak’ın bir “benim babam” adlı bir türküsü var.sözlerini çok severim. Türkünün son dizesinde ”ben babamın oğluyum, tepeden tırnağa anadoluyum” diyor.tepeden tırnağa anadolu olmak ne hoş bir tarif, ne güzel bir tanım.türkünün ruhuna yakışan bu sözler, insanın kafasındaki anadolu tanımına bir anlam daha yüklüyor.
Anadolu, tarihte, 1071’de lider Alparslan’ın bizan ordusunu bozguna uğratmasıyla Türklere kapılarını açması ile bilinir, Ama bu tarihten önce anadolu’da Türk yok muydu.hayır vardı.1071 tarihi bana göre, Türklerin anadoluya bir “resmi geçiş töreni” olmuştur. tarihte çok medeniyete, çok olaya mekan olmuş, üzerinden çok atlı çok yaya geçmiştir. Uzun yıllardır Anadolu her seferinde en güzel yönleriyle keşfedilmeye devam ediyor… Her karış toprağından tarih fışkırıyor. Milli mücadele dönemimizde bu toprakları şehit kanıyla savunduk.her yönüyle bizim olan anadolu adeta maddi zenginlik olarak bir kuyumcu dükkanı, manen de bir cennet bahçesidir. Dünyanın çoğu yerine göre de cennet sayılır.biz de haklı olarak bu cennet mekanımızla övünürüz.evet haklıyız. Çünkü anadoluyu sevmek için birçok neden var… Bunun yanında, Anadolu Türkiye’yi sevmek için en büyük sebeplerden biridir.
insan kendisini nasıl “Anadolu” gibi hisseder!
Ben kendimi anadolunun bir parçası olarak görüyorsam, işte bu noktada kendimi Anadolu gibi hissederim.vatanıma hayranlık duyarım her zaman, yurduma sahip çıkarım.işte bu şekilde kendimi Anadolu gibi hissederim. Bir de, ben Anadoluyu kendimde hissetmek isterim.yurdumu yudum yudum içmek isterim. Boğazıyla, bütün güzellikleriyle, deniziyle dağıyla tepesiye Türkiye’nin olan anadoluyu gezmek görmek, içime sindirmek isterim.ona cebimdeki cüzdanım gibi, annemden hatıra kalan bir eşya gibi, sevdiğim kızın verdiği mendil gibi sahip çıkmak isterim. Her şehrini her bölgesini görmek isterim. Hatay’da künefe yemek, portakal bahçelerinden bıkıncaya kadar portakal yemek isterim.Peygamberler şehri Şanlıurfa’ya gidip sıra gecelerinde çiğ köfte yoğururken terleyen Urfa yiğidini seyretmek isterim. Bana uzatılan kulpsuz fincanla ikram edilen acı kahve “mırra”yı geri çevirmem. Oradan Van gölü’ne geçip bir tekne turu yapmak gelir içimden. Nemrut’a çıkıp güneşi izlerim… Türk parasının üzerine motif olan İshak Paşa Sarayı’nı dipten başa gezmek için Ağrıya giderim. Trabzon’a gitmek için treni kullanmak isterim.yeşil vadilerle oksijene boğulmak isterim. Sümela Manastırı’na şöyle bir göz atarım. Sivas’ın Gürün ilçesine gider ünlü elmasını yerim. Malatya’nın kayısısını da unutmam. Şair Faruk NAfız Çamlıbel “Han Duvarları” adlı şiirinde dediği gibi atlı araba üstünde saatlerce giderek Ulukışla yolundan Orta anadoluya geçmek en büyük hayalimdir.yolda bir kenarda konaklar soğuk taze dağ suyuna doyarım.başkentte ilk yapacağım şey Ata’yı ziyarettir… Kızılay meydanında yürüyüp o kalabalığın içinde kaybolmak isterim.Kocatepe Camii’ne giderim, akşam namazını kılar, bir vakitlik borcumu ödemiş olurum. Konya’nın geniş düzlüklerinde gece yolculuğuna bayılırım. Mevlana’nın şehir Konya’yı gezerim.Bursa’da kestane şekeri yerim. Eskişehir’de havacılık müzesini görmek isterim. Çanakkale’de şehitliğe gider şehitlerimizin ruhuına bir fatiha okurum. Kurtuluş savaşında düşmanın geçemediği Çanakkale boğazından geçer İstanbul’a varırım. Gönlümde cami olarak yer eden Ayasofya müzesini gezerim.fazla söze gerek yok, İstanbul’un görülecek neresi varsa kendi memleketimmiş gibi tanıyana, ayaklarım ağrıyıncaya kadar gezmek isterim. İzmir’de “Kordon”da yürüyüş yaparım. Denizli’ye gelmek isterim bir an önce, Pamukkale travertenlerini görmek içim sabırsızlanırım. Hierapoliste tarihi kalıntıları, arkeolojik kazıları seyre koyulurum. Ve daha sayamadığım bir çok Anadolu güzelliğini görmek isterim.anadolu, prensesler kadar güzel bir gelindir benim için.onun için ne kadar görsem, baksam doyamam… Anadoluya aşık olmamak, anadoluyu sevmemek mümkün değil.üzerinde bir Türk İslam ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti var.burada bir parantez açarak, bu kutlu mirası bize bırakan büyük lider Atatürk’e tüm hayranlığım ve saygımla şükranlarımı sunuyorum.Türk insanına, Anadolu halkına düşen görev ise bu güzel topraklara, anadoluya sahip çıkmaktır.anadoluya sahip çıkmak Türkiye’ye sahip çıkmak demektir, Türkiye’yi sevmek de anadoluyu sevmek demek!
BEN ANADOLUYUM... anadolu007
« Son Düzenleme: 20 Ağustos 2007, 12:05:06 Gönderen: anadolu007 »
Logged
Hiç kim cânân içün cân vermeğe lâf etmesün Kim gelüpdür bu sıfat ancak Fuzûlî şânına
Divan Şairi Fuzuli
MANASI; hiç kimse sevgili için canını vermekten bahsetmesin, çünkü bu özellik yalnızca Fuzuli'nin şanına yakışır
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: BEN ANADOLUYUM…!!! oyunları, BEN ANADOLUYUM…!!! programı, BEN ANADOLUYUM…!!! oyunu indir, BEN ANADOLUYUM…!!! program yükle, BEN ANADOLUYUM…!!! download, BEN ANADOLUYUM…!!! hikayeleri, BEN ANADOLUYUM…!!! resimleri, BEN ANADOLUYUM…!!! haber, BEN ANADOLUYUM…!!! yükle,
BEN ANADOLUYUM…!!! videosu, BEN ANADOLUYUM…!!! msn eklentisi, şarkı sözleri
bu güzel paylaşım için teşekkürler kardeşim...kalemine kuvvet...
Logged
...
....
Ey bu çağın Nuh'u! Sen denizden eser yokken karada gemini yapmaya devam et. İnsanların söylediklerine aldırma. Bittim! dediğinde deniz ayağına gelecektir
arkadaşlarım, evet, anadolu ki, milletimizin kendini bulduğu topraklardır. andolunun Türk Milletinin özüyle birleşmesi hadisesini,bu milletin en büyük şanslarından birinin de anadoluda kurulmuş olduğunu kalemimin gücü yettiğince anlamaya ve anlatmaya çalıştım.Türkiye sadece siyasetten ya da parti teşkilatlarından müteşekkil olmadığı gibi, sadece bunlarla Türkiyeye sahip çıkılamaz.Türkiye'ye, bu vatanı ve milleti, "süslü gelin anadolu"yu sevmekle, geleneklerimizi ve kültürümüzü korumakla sahip çıkılabilir. biz bize iken güvercin yürekli olmalıyız, dış tehlikelere karşı da kartal yürekli davranmalıyız ki, biz bizi ve ülkemizi anlamaya çalışırken, dışarının zehirli oklarına en haklısından, bir tokat indirmeliyiz. bizbize iken ülkemizi ve anadolumuzu geleneksel çizgiden kopmadan modernlik çıtasını yükseltmek en önemli gayemiz olmladır bana göre.bununla birlikte, gördüğümüz gibi, "meyve veren ağacı taşlarlar" misali her taraftan göz dikilen, nazar edilen ülkemizin etrafını leş kargaları sarmış bulunmaktayken, bu durumun önemini daha iyi anlamalı su da düşman da uyusa biz uyumamalıyız.
değerli arkadaşlar,
Türk milletinin engin sevdasıyla yoğrulmuş süslü gelin anadoluda kendimizi hissetmeli, bu toprakları ve kıymetli kültürümüzü kimseye yar etmemeliyiz...
Allah Türk milletini ve anadoluyu korusun
« Son Düzenleme: 27 Ağustos 2007, 11:18:55 Gönderen: anadolu007 »
Logged
Hiç kim cânân içün cân vermeğe lâf etmesün Kim gelüpdür bu sıfat ancak Fuzûlî şânına
Divan Şairi Fuzuli
MANASI; hiç kimse sevgili için canını vermekten bahsetmesin, çünkü bu özellik yalnızca Fuzuli'nin şanına yakışır