Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Konu: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE  (Okunma Sayısı 1789 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 17 Mart 2006, 20:02:09 »
Fixforum Üye Profili ShadoW
Yakarımmm.. YakLaşma...
Profesyonel Üye
*****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 55
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1119

Gecenin KaranLıgında Bir Nefes..!

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Sizler....
Canını hiçe sayarak, VATAN EVLADI olmanın ne olduğunu, sizden sonrakilere bıraktığınız derin ve anlamı sonsuz  mirasınızla ispatlayan yüce şehitlerimiz.

Ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun...

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.


                                                                 Mehmet Akif Ersoy
Logged



TeşekkürLerinizi RepLeyerek de GösterebiLirsiniz...

Çirkin kadın yoktur ; Estetik yaptıramayan ve makyaj yapmasını biLmeyen kadınLar vardır. Karizmatik

I'm not an angel. I'm not god.

doya doya ağladıktan sonra yaşanan, 10 saniyelik sessizlik gibidir,incilmez dokunulmaz olursun bütün benliğinle. Huzur kelimeler de değil kelime arasındaki boşluklarda aranmalıdır.
Mutluluk değildir huzur; aksine hüzne yakındır; dogaya ,insanliğa kendine karsı kaybettiğini kabullenmektir belki de...


Aşk da yasak tanımam. KuraLLarı ben beLirLerim. Ya kuraLLara uyarsın yada çeker gidersin.. BinLerce DANSÖZ var...
Fix Robot Modu
Özel Bir Bottur =)
*****
Mesajlar: 26272
Re: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
« Posted on: 05 Eylül 2008, 09:42:10 »

uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE oyunları, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE programı, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE oyunu indir, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE program yükle, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE download, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE hikayeleri, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE resimleri, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE haber, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE yükle, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE videosu, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE msn eklentisi, şarkı sözleri


Logged
« Yanıtla #1 : 18 Mart 2006, 22:49:38 »
Fixforum Üye Profili Blue
Ziyaretçi

Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE


Tüm Çanakkale şehitleri anısına
Ruhunuz Şad olsun


Çanakkale açıklarında düşman gemileri
Bekliyorlar Boğazlar’ı geçmeyi
Varacaklar İstanbul'a
İşgal edecekler güzel ülkemi

Her gemi sanki birer yüzer kale
Mart'ın On sekiz’i, günlerden Perşembe
Hepsine yetti Nusret Mayın Gemisi
Ne Queen Elizabeth kaldı, ne Inflexible

Denizden geçemediler hedefleri oldu Alçıtepe
Çıkmak istediler bu defa Seddül Bahir’e
82 bin kişiyle geldiler Çanakkale’ye
Mustafa Kemal vardı on binlerce Mehmet’le

Seyit onbaşı kaldırdı 276 kiloluk top mermisini
Şaşırttı bu mermi onlarca düşman gemisini
Churchill, Fisher,General Hamilton ve Lloyd George
Hepsi şapka çıkardı böyle kahraman millete

Geçit yok Çanakkale’den öteye gidilemez
On binlerce Mehmetçik kanıyla boğar sizi
Mustafa Kemal taarruz değil ölmeyi emretmişti
Buradan değil gemiler, bir kuş bile geçemez

Bu günler bize o kahramanların hediyesidir
Hepimiz yazılan bu destanı çok iyi bilelim
Bir ulusun yoktan varoluş hikayesidir
O şehitlere tüm ülke hürmet edelim...

 
 
Galip Sinecikli

Logged
« Yanıtla #2 : 19 Mart 2006, 00:46:14 »
Fixforum Üye Profili dArKaNGeL
Ziyaretçi

Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

..ÇanakKaLe şehitLerine-1...
..ÇanakKaLe şehitLerine-2..
« Son Düzenleme: 19 Mart 2006, 00:54:54 Gönderen: dArKaNGeL » Logged
« Yanıtla #3 : 19 Mart 2006, 00:57:12 »
Fixforum Üye Profili ShadoW
Yakarımmm.. YakLaşma...
Profesyonel Üye
*****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 55
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1119

Gecenin KaranLıgında Bir Nefes..!

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

ArkadaşLAr şuraya açtığım konuda 2 arkadaşımada payLaşımLarı için çok teşekkür ediyorum. Ama forum da bu kadar mı duyarsıssınız ? Sizden artık teşşekkürLer yazmanızı da bekLemiyorum. Bunu teşekkür için yazmadık. Ama hiç mi dikkatinizi çekmiyor. Geyik yapmak bunLarı okumaktan ve onLArı bir daha anmaktan daha mı önemLi ? Bu konuyu çok merak ediyorum. Biz bu forumu biLgisizLik oLsun diye açmadık. Biraz daha duyarLı oLunuz. BiLgiLeri payLaşmasını biLelim. Gereksiz muhabbetLerden kaçınaLım..... TeşekkürLer payLaşımınız için Blue ve darkangeL
Logged



TeşekkürLerinizi RepLeyerek de GösterebiLirsiniz...

Çirkin kadın yoktur ; Estetik yaptıramayan ve makyaj yapmasını biLmeyen kadınLar vardır. Karizmatik

I'm not an angel. I'm not god.

doya doya ağladıktan sonra yaşanan, 10 saniyelik sessizlik gibidir,incilmez dokunulmaz olursun bütün benliğinle. Huzur kelimeler de değil kelime arasındaki boşluklarda aranmalıdır.
Mutluluk değildir huzur; aksine hüzne yakındır; dogaya ,insanliğa kendine karsı kaybettiğini kabullenmektir belki de...


Aşk da yasak tanımam. KuraLLarı ben beLirLerim. Ya kuraLLara uyarsın yada çeker gidersin.. BinLerce DANSÖZ var...
« Yanıtla #4 : 22 Mart 2006, 12:38:38 »
Fixforum Üye Profili aysuu
Amatör Üye
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 10
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 363

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

ArkadaşLAr şuraya açtığım konuda 2 arkadaşımada payLaşımLarı için çok teşekkür ediyorum. Ama forum da bu kadar mı duyarsıssınız ? Sizden artık teşşekkürLer yazmanızı da bekLemiyorum. Bunu teşekkür için yazmadık. Ama hiç mi dikkatinizi çekmiyor. Geyik yapmak bunLarı okumaktan ve onLArı bir daha anmaktan daha mı önemLi ? Bu konuyu çok merak ediyorum. Biz bu forumu biLgisizLik oLsun diye açmadık. Biraz daha duyarLı oLunuz. BiLgiLeri payLaşmasını biLelim. Gereksiz muhabbetLerden kaçınaLım..... TeşekkürLer payLaşımınız için Blue ve darkangeL
Utandım
Logged

İsterseniz bütün dünya size karşı olsun, size dost olarak Allah yeter..
İsterseniz bütün dünya sizinle olsun, düşmanınız Allah ise kaybetmeye mahkumsunuzdur...
« Yanıtla #5 : 29 Mart 2006, 17:17:48 »
Fixforum Üye Profili cilek
Yeni Üye
*

İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: -1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 14

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

yüreğinize ve kaleminize sağlık
bir daha böylesi olmasın.....
Logged
« Yanıtla #6 : 03 Nisan 2006, 09:22:54 »
Fixforum Üye Profili zhr
Domates Güzeli
Fixforumania
*******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 210
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5462

zhr&SELİMOĞLU

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Resûlullah Çanakkale'deki asker evlâtlarının yardımına gitmişti




Tarihler 1928 yılını göstermektedir. Osmanlının son devir âlimlerinden,
ilmi ile amil Alasonyalı Cemal Öğüt Hocaefendi hacca gider. Cumhuriyet
yeni kurulmuş, hızlı bir değişim yaşanıyor, Çanakkale savaşının üzerinden
de on yılı aşkın bir zaman geçmiştir.





Cemal Öğüt Hocaefendi Mekke'deki vazifesinin tamamladıktan sonra Medine'ye
gider. Medine'de her zamankinden fazla kalır. Bu esnada Osmanlı
coğrafyasının değişik bölgelerinden gelen hacılarla istişarelerde bulunur.
Osmanlı devleti yıkılmıştır, Osmanlı'dan geri kalan toprakların büyük
çoğunluğu ya işgal altındadır ya da sömürge durumuna düşmüştür.




Cemal Öğüt Hocaefendi vaktinin çoğunluğunu Mescid–i Nebevî'de
geçirir. Bu arada Efendimizin türbesindeki görevlilerle yakınlık hâsıl
olur. Hiçbir dünyalık beklemeden, sadece Resûlullah'a sevgi ve
muhabbetinden dolayı türbeye hizmet eden bu güzel insan da Cemal Öğüt
Hocaefendiye yakınlıkduyar ve güzel bir dostluk kurulmuş olur.




Cemal Öğüt Hocaefendi türbedarla yaptığı sohbetlerde bir şey dikkatini
çeker. Türbedar Osmanlı devletine son derece bağlıdır, hatta o kadar ki
Osmanlı adı geçtiği yerde muhakkak bir hürmet ifadesi belirtisi
gösteriyordu. Bu nuranî ihtiyarın Osmanlı'ya bu derece bağlı ve hürmetli
olması Cemal Öğüt Hocaefendinin merakımı celbeder, bir gün sorar:




"Sizde Osmanlı'ya karşı derin bir sevgi ve muhabbet görüyorum, bunun özel
bir sebebi var mı?" Nurani ihtiyar derin bir düşünceye daldı, kısa süre
sonra başını kaldırdı ve şöyle dedi:





"Allah ve Resûl'ünün muhabbeti, Osmanlı'yı sevmemi gerektirir." Cemal Öğüt
Hocaefendi bu açıklamadan pek bir şey anlamaz. Anlamadığı da zaten yüz
hatlarından anlaşılmıştır. Türbedar pek fazla bilgi vermek niyetinde
değildir, ancak Cemal Öğüt Hocaefendi bir şeylerin olduğunu anlar ve ısrar
eder. Nur yüzlü ihtiyar anlatmaya devam eder:





"Osmanlı'yı sevmem için şu anlatacağım hâdise yeter de artar bile."




1915 senesinde Medine'de başından geçen bir hâdiseyi şöyle anlatır.




1915 yılının hac mevsimi idi. Her hac mevsiminde olduğu gibi, dört bir
yandan mü'minler geliyordu, bu gelenlerin içinde Hindistan ulemâsından,
âlim, zahit, keşfi açık gerçek bir Allah dostu da bulunuyordu. Bu Allah
dostu ile sizinle olduğu gibi yakınlık oluştu, sohbetine katıldık. O kadar
güzel sohbetleri oluyordu ki, kendi ağlıyordu, dinleyenleri de
ağlatıyordu. O zamanlar Osmanlı'nın çok sıkıntıda olduğu zamanlardı,
ehl–i küffar, İslâm'a karşı saldırıya geçmiş, Payitahtta Çanakkale
Boğazı'nda büyük savaş oluyordu.





Hindistanlı âlimde bir şey dikkatimi çekmişti, sohbetlerinde ağlıyor,
namazlarında ağlıyor, yolda yürürken bile gözünden yaş eksik olmuyordu.
Ağlamadığı zamanlar bile devamlı hüzünlü idi. Merakım artıkça artı ve bir
gün kendisine bunun sebebini sordum:





"Efendi! Bu mübarek yerdesin, gözün gönlün açılacağı yerde devamlı
ağlıyorsun, ağlamadığın zamanlarda yüzünde hüzün var, bunun sebebi,
hikmeti nedir?" Beni yayına oturttu, gözlerindeki yaş damlaları daha da
hızlanarak akmaya başladı. Sonra yaşlarını sildikten sonra bana dedi
ki:





"Ben uzun yılların hasreti ile çok uzaklardan buralara geldim. Ben
Kâinatın Efendisi'nin kokusunu, ruhaniyetini Hindistan'dan alırdım. Şimdi
buralara geldim, Efendimin kabr–i şerifi başındayım, ama
Hindistan'da aldığım feyiz ve nuranîliği burada bulamadım. Bu ne hâldir
diye düşünüyorum, acaba bir günah mı işledim, bir suçum mu var? Efendim
benim üzerimden himmetini çekti mi? Ya da Efendim, burada değil, burada
olsa onu hisseder, onun ruhaniyetinden bereketlenirdim. Bu hâl beni
perişan etti… Ağlamamın sebebi budur."





Türbedar bu Allah dostunu dikkatle dinledi, ancak o da bu işe ne bir yorum
getirebildi, ne de bir şey diyebildi. Ancak nur yüzlü türbedarın da kafası
karışmıştı. Bu Hindistanlı âlimin, yalan söyleme, abartı yapma gibi bir
durumu söz konusunu değildi. Son derece samimî bir hâl içindedir.
Hindistanlı âlimin söylediklerine yabancı değildi. Her hac mevsiminde
değişik bölgelerden gelen Allah dostları ile karşılaşır, onları Allah
Resûlü'nün ruhaniyeti ile nasıl bağlantılar kurduklarını bilirdi. Bu
Hindli âlim de onlardan biri idi, türbedarın bunda zerre şüphesi yoktu.
Peki, bu âlimin söyledikleri nasıl açıklanacaktı?





Yaşlı türbedar gündüz dinlediklerinin etkisinde kalmıştı, gece yatağına
yattığında da kafasındaki soru işaretleri gitmemişti.





Sabah namazına kalkmadan önce türbedar bir rüya görür. Rüyasında Kâinatın
Efendisini görür. Nur yüzlü türbedar, edebinden Efendimize bir şey
soramaz. Dün yaşananlar aklına gelir, bir şey diyemez. Türbedarın
düşüncelerine Kâinatın Efendisi cevap verir:





"O kardeşimin hissettiği doğrudur. Ben her zamanki makamımda değilim,
birkaç zamandır Çanakkale'deyim… Çok zor durumda bulunan
kardeşlerimi yalnız bırakmaya gönlüm razı olmadı. Onlara yardım
ediyorum…"





Hindistanlı âlim, Allah dostunun vaziyeti anlaşılmıştı. Burada akla şöyle
bir soru gelebilir: Efendimiz bulunduğu makam itibariyle, bir anda birden
çok yerde bulunamaz mı? Elbette bulunur, başta Hızır Aleyhisselâm'ın ve
Allah'ın veli kullarının bulunduğu gibi. Buradaki, hâdise birine
gösterirler, ondan da herkese duyururlar mahiyetindedir.








Yetiş ya Muhammed Kur-an’ın elden gidiyor!





Çanakkale en zorlu günlerinden birini geçiriyor. Küffar ordusunun
askerleri ilk defa karaya ayak basmıştır, ellerindeki üstün silah ve
teçhizatla saldırıya geçerler. O zamanlar Osmanlı'nın müttefiki olan
Almanya ordusuna mensup bazı subaylar da cephede bulunmaktadır. Şimdi bu
subaylardan birine kulak verelim.





Alman Subay Sanders anlatıyor:





Çok dehşetli bir saldırı karşısında kalmıştık. Karaya çıkan İngiliz
askerlerini gemiden top atışları ve makineli tüfekler destekliyordu.
Bulunduğumuz siperlerden değil hareket etmek, en küçük bir hareket
belirtisi bile onlarca mermiyi hemen o hareket noktasına çekiyordu.

Mevzilerden elini kaldıranın eli, miğferini kaldıranın miğferi
parçalanıyordu. Böyle bir sağanak altında çaresizlik içinde beklemekten
başka bir şey yapamıyorduk.





Bu şekilde ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Birden bulunduğum yerden
yaklaşık on beş metre uzağımızdan korkunç bir ses geldi. Sesle birlikte
bir Türk askeri siperden kalktı, düşmana doğru koşmaya başladı. Hem
koşuyor hem kollarını sağa sola sallıyor, hem de sesi çıktığı kadar
bağırıyordu. Yanımda bulunan tercümanıma dedim ki:





–Şu koşan asker ne diyor?





–Komutanım! "Yetiş ya Muhammed Kitabın elden gidiyor!" diye
bağırıyor.





Böyle bir manzarayı tarih görmemiştir. Asker sanki üzüm toplar gibi düşman
mermilerini elleriyle topluyordu. Onu gören diğer askerler de
siperlerinden hareketlendi ve o anda çok çetin bir savaş başladı. Kısa
zaman sonra karaya çıkan İngiliz birliğinden geriye yerde yatan asker
cesetlerinden başka bir şey görünmüyordu.








Logged

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE
« Yanıtla #7 : 03 Nisan 2006, 10:32:31 »
Fixforum Üye Profili Alpttekin
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 15
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 546

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

daha önce de okumuştum okurken duygulanmamak ağlamamak elde değil
teşekkür ederim bir kez daha hatırlattığın için
Logged

"İnsan şeref için ve muhteşem saydığı bir gaye için ölmesini bilen yaratıktır. Ölümden hayvanlar kaçar."
Atsız
Türk'e ihsan olmuş “Kavm-i Necip”lik
Boş hayâldir bu şerefe rakiplik
Hayatlar gergeftir, ameller iplik
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
                     Abdurrahim KARAKOÇ
« Yanıtla #8 : 06 Nisan 2006, 12:59:59 »
Fixforum Üye Profili asuela
Ziyaretçi

Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

ya ben yeni gördüm bu başlığı.....
çok güzel yazmıssınız arkadaşlar... elinize sağlık..
Logged
« Yanıtla #9 : 20 Nisan 2006, 00:15:54 »
Fixforum Üye Profili dArKaNGeL
Ziyaretçi

Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

ÇanakkALe iLe iLqiLi biR sunuM bu arKadaşLar..
okuLLarDa,konFerans saLonLarınDa rahatLıkLa kuLLanabiLirsiniz..
http://www.hemenpaylas.com/download/..._wmv_.rar.html
Logged
« Yanıtla #10 : 28 Mayıs 2006, 23:38:44 »
Fixforum Üye Profili patar
Amatör Üye
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 2
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 184

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

 çanakkale  ıle ılgılı pekçok    eser okudum yakın takipçisiyim şehitlerimizin cesareti ile öğündüm gururlandım biz böyle bir büyük neslin torunlarıyız türklüğümle gurur duyuyorum amerikan filmlerindeki kurmaca kahramanlıklar degıl bizim atalarımızın yaptıkları gerçeğin ta kendisi.benim vatan ve bayrak tan anladıgımı hangı millet anlayabilir bu mümkün değil
Logged
« Yanıtla #11 : 30 Haziran 2006, 04:29:32 »
Fixforum Üye Profili kutsaL
Ziyaretçi

Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Super Çok Hoşuma Gitti Gerçekten Aslında Bizim Gibi Gençler Olduktan Sonra Bu Milletin Sirti Yere Gelmez Çanakkale Destani UnutuLmaz Hepinize Teşekkür Ederim....
Logged
« Yanıtla #12 : 01 Ağustos 2006, 14:35:36 »
Fixforum Üye Profili PiSaGoR
Yeni Üye
*


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 0
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 23

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

arkadaşlarım benim burayı acanlara burada bizler için araştırma yapan bütün arkadaşlarıma çok teşekür ediyorum

atalarımız bizlerle gururduyuyordur eminim ki arkadaşlar
Logged

« Yanıtla #13 : 13 Ağustos 2006, 02:20:07 »
Fixforum Üye Profili xato
Amatör Üye
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 1
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 127

republıc of fenerbahce1907 :))

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

arkadaslar atalarımızı unutmayıp bole bı konuyu ele aldıgınız ıcın cok tesekkur ederım allah hepsıne ganı ganı rahmet eylesın ben  o ınsanların torunu olmaktan gurur duyuyorum ama onlara layık bır nesıl olabılıyormuyuz onuda sorgulamamız gereklı oldugunu dusunuyorum herkese paylasımları ıcın tesekkurler hepsı cok gusel
Logged

nefretime
          bile
            layık
                deilsin
« Yanıtla #14 : 13 Ağustos 2006, 02:23:20 »
Fixforum Üye Profili xato
Amatör Üye
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 1
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 127

republıc of fenerbahce1907 :))

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

    Tarihimizin en kanlı savaşı olan Çanakkale Savaşında bir erle ailesinin mektuplaşmasıdır.Bu mektup ve adı geçenler gerçekten yaşanmış bir olay olup, bu mektubun aslı Çanakkale Şehitleri Müzesinde sergilenmektedir.Şehitlerimizin aziz hatırasına saygıyla sunulur.
    Küçük bir Anadolu kasabasında büyüyen Ali anılan tarihlerde er olarak Gelibolu'da askerdedir. Askere gitmeden önce anası saçına kına yakmıştır. Bu durumla arkadaşları ve üstleri alay etmektedirler ve yakında silah altına alınacak olan kardeşi vardır. Ali ailesine mektubunda şöyle seslenir:
    "..............Anacığım askere gelirken ne için saçıma kına yaktın anlamadım,sen kırılmayasın diye seslenmedim ama burda arkadaşlarım alay edip gülüyorlar.Bari kardeşime yapma bunu....." der."
    Küçük bir birlikte askerdir, sıra Ali'nin birliğine gelir cephede savaşmak üzere.Ali'nin birliğinin komutanı bu birliğin hazır olmadığını, silah ve techizatının bulunmadığını ve bile bile ölüme sürüklemek olacağını bilir üzülür ama Ali ve kahraman arkadaşları durumdan çekinmez ve komutanlarına ısrarla katılalım derler,çaresiz komutan kabullenir ve tahmin edeceğiniz üzere Ali ve arkadaşlarının kahramanca savunmaları onları ölümden kurtarmaz şehit olurlar.
    Ali'nin şehadetinden sonra ailesinden mektup gelir, komutanları açıp okurlar mektupta babası ve annesi aynen şöyle seslenirler:
    "......... Oğlum Ali ananla ben iyiyiz.Kardeşinide askere yolladık.Sabana koştuğumuz varımız yoğumuz bir öküzüde onun yol masraflarını karşılasın diye sattık. Öküzün yerine ben sabanı çekiyorum.Kolaymı asker anası-babası olmak.Olsun sakın üzülmeyesin zaten iki boğaz kaldık geriye fazlada zahireye ihtiyacımız kalmadı.Allah'a emanet ol. Ananında bir diyeceği var oğul.Anan der ki: Oğlum saçına kına yaktım diye arkadaşların alay eder gülerlermiş.Onlara de ki;
bizde 3 şey için kına yakılır.
1. Kurbanlık koyuna(Allah'a kurban olsun diye)
2. Gelin olacak kıza (Gitsin evine eşine ve çocuğuna adasın kendini diye)
3. Askere yolladığımız oğullarımıza (VATANA KURBAN OLSUN DİYE!..)
    Kızmayasın, elbette kardeşinede kına yaktım.Vatanımızı iyi savunun gerekirse kurban olun,hakkımı helal etmem sonra oğul..."
 
    Sevgiyle kalın...
Logged

nefretime
          bile
            layık
                deilsin
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Serkan

Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Güzel Şiirler Burçlar Çocuk Oyunları ssk - tatil - Sohbet