Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
İşte yine sen vakti bahar gözlüm, Perde kapandı, oyun bitti ve nöbeti devraldı gece. Yine sen geldin dalgın gönlüme. Yine kaldık baş başa. Hoş..gittiğini sanıyordun değil mi, buralarda olmadığını, beni yalnız bıraktığını. Yanıldığını bilmiyorsun bahar gözlüm. En kötüsü de bu, en acımasızı, beni en çok yaralayanı. Her anımda senleyken farkında bile olmaman dokunuyor bana. Sana söyleyemediklerimi, içimden atacağım bugün. Söylemiş sayacağım kendimi, rahatlayacağım, Belki de ağlayacağım.
İşte yine sen vakti bahar gözlüm, Her şarkıda seni bulacağım yada seni bulduğum şarkıları dinleyeceğim, Resmine uzun uzun bakacağım, hayallere dalıp, imkansızlığına yanacağım. Gözlerim dolacak bahar gözlüm. Sana deliler gibi aşık olduğumu yazacağım bir yerlere, Okuyan anlayacak sevdamı, çaresizliğimi. Ezilmeyeceğim artık söylenemeyenlerin altında, Bir daha, bir daha yazacağım, göremediğini görüp, hissetmediğini hissedeceğim, Belki de ağlayacağım.
İşte yine sen vakti bahar gözlüm, Ardı ardına sigaramı yakıp, ah çekeceğim sensizliğime, sensizliği senle yaşayacağım. Aşktan yana körelmiş yüreğim uyandı şimdi bahar gözlüm. Bir ömür saklayacak, seni bir ömür.. Bir ömür sensiz de olsa. Ölenle ölünmez bilirdim, gidenle de gidilmiyormuş, gidemedim, gitme diyemedim. Sen gittin ben kalacağım. Bahar gözlerine bakıp, su sadeliğindeki tertemiz yüzüne dokunamadım. Bu gece, Belki de ağlayacağım.
İşte yine sen vakti, bahar gözlüm, Su yüzlüm, lavantam, gönül ocağım… Bu sen vaktinde, Belki de ağlayacağım.
Belki duygudaşım belki...kim bilebilir ki belki...
Çok hoş bir hitap su yüzlüm bahar gözlüm
Yüreğine sonsuz umut dolsun bugün bu şiirin hatırına
Logged
Bahçede geziyorlardı ama akılları sevgililerindeydi. Bahçede geziyorlardı ama öyle şikayet ediyorlardı ki yerden gül de bitse gökten ateş de yağsa farkına bile varmazlardı. Sanki her biri bir Mecnun.Gezdikleri yerler ise uçsuz bucaksız çorak çöller... Onlara hüznü anlatmaya ne hacet!Çünkü onlar için her mevsim hüzün...
yıldızlar söndü, ay çekildi geceden. aklımı kalbim aldı.. güvercin gagasında, zeytin çekirdeği umut. dalından düşmüş.. bildiğim her şey senken, hiç bende kaldı..
goncaya su verir bahar, yeşil büyür şimdilerde. maviyle biz yanarız, çiğ yağar üstümüze.. can gibi, canım gibi, ölüm gibi sevdim seni.. gölgene basmaya kıyamazken, suç bende kaldı..
27/03/2008
ah arkadaşım ah sende kalan suç değil sevdanın en koyu demi
Ne guzel bir siir olmus, özellikle bu cumle,yagmurun sesini islatmasi cok dikkatimi cekti, etkilendim.. Yüregine saglik, yine herzaman ki gibi cok begendim..
Teselli etmez hiçbir söz yüreği biliyorum,paylaşsakta içimizdeki acıyı azalmış zannederiz paylaşırken. Hiçte azalmaz aynı ağırlığıyla,aynı acımasızlığıyla yakar yüreğimizi.
Fakat her ne olursa olsun sitemlerde geçse kalbimizden yazarız
Söylüyordur belki unuttuğunu sandığınız şarkıyı nerden bileceksiniz.Mutlaka bu kadar sevildiğini hissediyordur...
Şiir dolusu yüreğiniz hiç susmasın,bekleyişi bitmesin yüreğinizin ve kaybetmeyin sevginizi.Kaybedince şaşırıyor insan yönünü...
Bir rüzgar gibi, gelip-geçtin hayatımdan... Dinmedi içimde, o acı hatıran....."
Logged
Bahçede geziyorlardı ama akılları sevgililerindeydi. Bahçede geziyorlardı ama öyle şikayet ediyorlardı ki yerden gül de bitse gökten ateş de yağsa farkına bile varmazlardı. Sanki her biri bir Mecnun.Gezdikleri yerler ise uçsuz bucaksız çorak çöller... Onlara hüznü anlatmaya ne hacet!Çünkü onlar için her mevsim hüzün...
Çok teşekkür ederim arkadaşlar, sizinle anlam kazanıyor bu karalamalar.. Sevgiyi anlayan yüreklerinize sağlık..
Teselli yok evet hiç bir şeyde, her şeyin içinde biraz o varken, teselli aramak da anlamsızlaşıyor.. Yaşanılanları anlatmak için ömür yetmez gibi geliyor bana.. Bütün benliğimle onun olduğumu bilsin yeter bana.. İyi olsun, mutlu olsun..
Logged
- gitme ölürüm! - gitmezsem, ben ölecem.. - tamam git, ben ölürüm.
bin söz idi söylenmezdi... bir yüz idi görülmezdi... -düş-
(beklentilerinden arta kalan kalemin bıraktığı düş yıkıntıları....)
geri gel...
Logged
Adem ve Havva yasak elmayı dişlediklerinde, büyük bir tutkuyla aşkı yüceltiyolardı. Masumiyetin bu ilk ışıltılı eylemi ,Tanrı tarafından günah ilan edildi. Tenin tene değişindeki ilk ürperti, ilk gerçek yürek çarpıntıları, arzuya yazılan ilk gerçek şiir; yargılandı... Ve Tanrı suçu yarattı!...
"Hayat içi su dolu bir fıçıya benzer. Bu suyu birden içsen de biter, yavaş yavaş içsen de..."