Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Adem ve Havva yasak elmayı dişlediklerinde, büyük bir tutkuyla aşkı yüceltiyolardı. Masumiyetin bu ilk ışıltılı eylemi ,Tanrı tarafından günah ilan edildi. Tenin tene değişindeki ilk ürperti, ilk gerçek yürek çarpıntıları, arzuya yazılan ilk gerçek şiir; yargılandı... Ve Tanrı suçu yarattı!...
"Hayat içi su dolu bir fıçıya benzer. Bu suyu birden içsen de biter, yavaş yavaş içsen de..."
İlginiz, yorumlarınız çok değerli arkadaşlar.. Hepinize yürekten, gönülden teşekkürler..
Hiç bir yere gitmedim aslında, bu sayfadan gidemem de zaten.. Ama son günlerde bu sayfaya uğramak, sevdiğinizin mezarı başında ağlamak gibi geliyor bana..
Logged
- gitme ölürüm! - gitmezsem, ben ölecem.. - tamam git, ben ölürüm.
biz; çok güçlüydük seninle, bir omzumuzda diğerimiz, bir omzumuza dünyayı alırdık.. rüzgar yasakları eserken, parmaklıkları bahara boyar, mesafelere inat, sımsıkı sarılırdık..
biz; her ayrılık vakti, saatlerce vedalaşırdık.. hıçkırıklar karışırdı sözlerimize, ellerimize uzanırdık. tutamadığımız boşluk, canımızı yakardı, biz yine ağlardık..
biz; birer çiğ tanesi olurduk, kimi zaman yağmur damlası.. toprağa değemeden asılı kalırdık.. yasaklardan sızan, sevgi sözcıklerini, şiirlerde saklardık..
biz; yalanlar yazardık ay ışığına, gün doğmasın isterdik, ama doğardı, anlardık.. prematüre bir bebekti umut, göz yaşıyla büyürdü.. sen ninniler söylerdin, ben sallardım.. sevgiye inanırdık..
biz ahh biz;
biliyor musun sevgili, biz ölmezdik, içmeseydik o zehri.. yürekte ateş kalırdık, avcumuzda kırık bir resim, belki hep kanardık ama yaşardık..
Biz olamamanın acısına...
« Son Düzenleme: 04 Haziran 2008, 01:03:36 Gönderen: Yalnız_Sen »
Logged
- gitme ölürüm! - gitmezsem, ben ölecem.. - tamam git, ben ölürüm.
biz; çok güçlüydük seninle, bir omzumuzda diğerimiz, bir omzumuza dünyayı alırdık.. rüzgar yasakları eserken, parmaklıkları bahara boyar, mesafelere inat, sımsıkı sarılırdık..
biz; her ayrılık vakti, saatlerce vedalaşırdık.. hıçkırıklar karışırdı sözlerimize, ellerimize uzanırdık. tutamadığımız boşluk, canımızı yakardı, biz yine ağlardık..
biz; birer çiğ tanesi olurduk, kimi zaman yağmur damlası.. toprağa değemeden asılı kalırdık.. yasaklardan sızan, sevgi sözcıklerini, şiirlerde saklardık..
biz; yalanlar yazardık ay ışığına, gün doğmasın isterdik, ama doğardı, anlardık.. prematüre bir bebekti umut, göz yaşıyla büyürdü.. sen ninniler söylerdin, ben sallardım.. sevgiye inanırdık..
biz ahh biz;
biliyor musun sevgili, biz ölmezdik, içmeseydik o zehri.. yürekte ateş kalırdık, avcumuzda kırık bir resim, belki hep kanardık ama yaşardık..
Biz olamamanın acısına...
her satırında ben bana ait biz'i buldum... yüreğine sağlık...
bu arada sevdiğinin mezarı başında ağlamak değilde,belki sulamaktır çiçeklerini...(: tebessümle...
Logged
Dört yanlış birleşince Bir doğru vurulur Ama Testilere hesaplar Kırılmazdan önce sorulur...
her satırında ben bana ait biz'i buldum... yüreğine sağlık...
bu arada sevdiğinin mezarı başında ağlamak değilde,belki sulamaktır çiçeklerini...(: tebessümle...
[/b]
Çok teşekkür ederim, sizin de yüreğinize sağlık..
Ne güzel "biz" diyebiliyor, ya da diyebilmiş olmanız, beni anladınız o zaman..
Ve mezara gelip hatırladıktan sonra, ha çiçek atmak, ha ağlamış olmak, ne fark eder ki? Somut tek anı gömülü bu sayfada, soyut olarak bende kalan ise.. Emniyet kemeri takma alışkanlığı, o kadar..
Logged
- gitme ölürüm! - gitmezsem, ben ölecem.. - tamam git, ben ölürüm.
biz biz olamadık sevgili sen de olamadın, ben de bende olamadın sende olamadım yoktuk burada başka yerde de değildik beraberce olduk bir zamanlar yokolduk biz olamadık biz... olamadık...
-düş-
parmaklarına kuvvet hakan usta...
Logged
Adem ve Havva yasak elmayı dişlediklerinde, büyük bir tutkuyla aşkı yüceltiyolardı. Masumiyetin bu ilk ışıltılı eylemi ,Tanrı tarafından günah ilan edildi. Tenin tene değişindeki ilk ürperti, ilk gerçek yürek çarpıntıları, arzuya yazılan ilk gerçek şiir; yargılandı... Ve Tanrı suçu yarattı!...
"Hayat içi su dolu bir fıçıya benzer. Bu suyu birden içsen de biter, yavaş yavaş içsen de..."
tel örgüler kanatır acıtır yürekleri örme tel örgüleri bırak dağlar kalsın yollar olsun uzaklıktan kasıt... ve acıtıyorsa artık lanet okutuyorsa zamana ve herşeye sök at içinden çıkar O'na ait ne varsa koy bir yol kenarına.... bugün de benim için GÜLÜMSE
sevimlilikleri bir tarafa bırak çocuklukları çıkar aklından ben sadece ben en sıkıcı en sevimli en ....en halleriyle çekilmez biçimde buralardayım.... bırak beni bana... sen iyi bak kendine ve bu gün de benim için varsa hatırım sende GÜLÜMSE......
ağır bir nefes göğsümde sıkışmış gözlerimde saklanan gözyaşları ellerimde dünden kalan papatyalar..... ne hazandır ki bu bitmek bilmez yaprak döker hala üzerime bulup buluşturup bir yerlerden kaçak bulutlar geçirir üzerimden.... gene de sen gülümse.......
Yetmedi mi göz yaşları, gülümsetmelerini özledim..
« Son Düzenleme: 10 Haziran 2008, 01:28:56 Gönderen: Yalnız_Sen »
Logged
- gitme ölürüm! - gitmezsem, ben ölecem.. - tamam git, ben ölürüm.
tel örgüler kanatır acıtır yürekleri örme tel örgüleri bırak dağlar kalsın yollar olsun uzaklıktan kasıt... ve acıtıyorsa artık lanet okutuyorsa zamana ve herşeye sök at içinden çıkar O'na ait ne varsa koy bir yol kenarına.... bugün de benim için GÜLÜMSE
sevimlilikleri bir tarafa bırak çocuklukları çıkar aklından ben sadece ben en sıkıcı en sevimli en ....en halleriyle çekilmez biçimde buralardayım.... bırak beni bana... sen iyi bak kendine ve bu gün de benim için varsa hatırım sende GÜLÜMSE......
ağır bir nefes göğsümde sıkışmış gözlerimde saklanan gözyaşları ellerimde dünden kalan papatyalar..... ne hazandır ki bu bitmek bilmeze yaprak döker hala üzerime bulup buluşturup bir yerlerden kaçak bulutlar geçirir üzerimden.... gene de sen gülümse.......
Yetmedi mi göz yaşları, gülümsetmelerini özledim..
ne olursa olsun her şeye, herkese ve hayata inat gülümseyeceksin arkadaşım. Onun da bunu istediğinden eminim ben.
ardından kalandım ben, yanan, kanayan.. lanet okurken, içimde kurulan mahşere, ilk kez gülümseyemedim, bahara küsmüş gözlerine. çünkü sefildim, esirdim artık ben, anılardan bozma düşlere..
ay ağustos, günlerden ahir.. ardından; yaprağa düştü hüzün..
ardından çekildi son perde, son sahnesi hazırlandı, bu tek kişilik oyunun. suflörüm azrail.. "canım" oldu son sözüm. bir seslen isterdim, ki; hala nefes alabiliyorken, sensiz bu can, gülümseyerek ölsün..
ay ağustos, günlerden ahir.. ardından; toprağa döndü yüzüm..
« Son Düzenleme: 22 Haziran 2008, 23:10:57 Gönderen: Yalnız_Sen »
Logged
- gitme ölürüm! - gitmezsem, ben ölecem.. - tamam git, ben ölürüm.
bir bilebilsen harika bir şiirdi koptum inan yüreğine sağlık
Beğenmenize sevindim, gözlerinize sağlık..
Bu O'na yazdığım karalama idi, sevgimden haberi bile yoktu.. Sonra geldi ve gitti, ne garip.. Şarkımızda dediği gibi, "bir rüzgar gibi gelip geçti hayatımdan".. Şimdi aynı karalamayı tekrar yazmak isterdim, onsuzluğumu yalnız O anlayabilir..
Logged
- gitme ölürüm! - gitmezsem, ben ölecem.. - tamam git, ben ölürüm.
Zaman hiç geçmiyor gibi geliyor, Oysa ki ne yağmurlar daha yağmış geceye...
Uzun zaman oldu görüşmüyoruz diye bir selam vereyim dedim canım abime...Ama baktım ki mısralarda ben varım yine...Uzak değilmişiz anlaşılan..Aksine aynı gecede aynı yerden gitmemişiz hiçbir yere..Hâlâ oradayız..Sadece aynı mezarlıkta farklı mezarlara baktığımız için görememiş birbirimizi..Sen 'O'nunkine ben 'O'nunkine...Aşıklar mezarlığı derler buraya..."Çiçek atmak ya da ağlamak farketmez" burda...Yazı yoktur mezartaşlarında...Gönül doldurur onu eski anılarıyla...Ne ölüler dirilir ne de ziyaretçiler terkedip gidebilir...Hep gece olur güneş doğmaz buraya...İki dua vardır ağızlarda : Gel denir sevgiliye öldüğü,dönmeyeceği bilindiği halde,bir de artık kimse gelmesin,bu acıyı başka kimse yaşamasın istenir;o da olmaz ya neyse..
Yine uzattım ya lafı gece gece deli saçmalarıyla..Kusuruma bakma sen abim...Bir Y vardı benden içeri bir B vardı senden öte... Neyse ben uğrarım yine selam vermeye...Şimdi isyan sırası geceye...Alfabedeki bütün harflere...
Kendine iyi bak abicim...Elbet bir gün biz de yatarız çiçek atmanın ya da ağlamanın farketmediği o yere... Kimbilir,belki bizim taşımızda birşeyler yazar? Sence? "İçinden ağlayanlara tebessüm ile"