*Velican Oduncu 1,60 boyunda , Deniz Gezmiş ise 1,95 boyundaydı.
*Velican Oduncu, hiçbir gizli servise hizmet etmiyordu ama Deniz Gezmiş KGB nin ve Suriye El Muhaberatın tam kucağında, CIA nın ise tam gözetimindeydi.
*Deniz Gezmişde Amerikalıların hediye ettiği parka, Velican Oduncu da ise Zeytinburnun da imal edilmiş Türk malı yakası kürklü bir bordo ceket bulunmaktaydı.
*Deniz Gezmiş, Bir medya ordusu gözetiminde sorguya götürülmüş ve boğazlı kazaklarla gazetecilere artistik pozlar vermiştir. Velican Oduncu ise o dönemin Vatan Haini Kripto dönmelerden oluşan Por-Der polisleri tarafından evinden alınmış, sayısız işkencelere ve şerefsizce muamelelere maruz kalmıştır.
*Deniz Gezmiş 20 yaşındaydı, Velican Oduncu ise daha 15 indeydi.Gezmiş tedirgin,Velican ise tam bir Türkistan Türkü gibi vakurdu.
*Deniz Gezmiş Türkiyeli,Velican Oduncu ise iliklerine kadar Türk dü.
*Deniz Gezmiş enternasyonalist,Velican Oduncu ise Türk Milliyetçisiydi.
*Deniz Gezmiş kızlarla dolaşıp onlara şiirler yazmış,Velican ise daha bir kızın bile elini tutumamışdı.
*Deniz Gezmiş öyle veya böyle yasalar uygulanarak idam edildi, Velican Oduncu ise Emperyalizmin işbirlikçileri tarafından idamını beklerken kalleşçe yatağında öldürülerek infaz edilmiştir.
*Deniz Gezmiş NAYLON BİR ŞEKİLDE BAZI ODAKLARCA idol yapıldı ve filmleri çekildi ve ABD eşyalarının sergilendiği bir KOMEDİ MÜZESİ bile gerçekleştirildi.Siyonistlerin talimatı ile Medyada adı bile anılmayan ve ***TÜRK OLDUĞU İÇİN TU KAKA YAPILAN***Veli Can Oduncuyu bir tek Ülkücüler hatırlayarak mezarı başında dualar etmektedirler.
*Birinde 15 yaşında olmasına rağmen mangal gibi yürek, diğerinde ise mangal kadar Amerikan postalı bulunmaktaydı.
. . . .
Alıntı
Türk gençliği uyduruk kahramanlar ve uyduruk olaylara tamah etmemelidir.
Türk gençliği için tek bir gerçek vardır, o da Mustafa Kemal Atatürk, Türk Milleti ve Türk Dünyasıdır.
Katılmamak elde değil bu yazıya...Tüm gerçeklikler serilmiş...En gerçek cümle ise son cümle...(Bence)
+1 rep
Logged
Bir Memleket Yalnız Bir Milletindir... O Milletin İstek ve Menfaatlerine göre idare edilir...
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: Deniz Gezmiş ve Marksist cunta oyunları, Deniz Gezmiş ve Marksist cunta programı, Deniz Gezmiş ve Marksist cunta oyunu indir, Deniz Gezmiş ve Marksist cunta program yükle, Deniz Gezmiş ve Marksist cunta download, Deniz Gezmiş ve Marksist cunta hikayeleri, Deniz Gezmiş ve Marksist cunta resimleri, Deniz Gezmiş ve Marksist cunta haber, Deniz Gezmiş ve Marksist cunta yükle,
Deniz Gezmiş ve Marksist cunta videosu, Deniz Gezmiş ve Marksist cunta msn eklentisi, şarkı sözleri
Zamanında Kahraman Maraş'ta Alevi ailelerinin kapısına X işaretini koyup diğer gün hepsini teker teker öldüren faşistlerdi.Devrimci gençlerde toplanıp katledilmeyen mahallelerin önünde silahlarıyla bekleyip onları engellemeye çalıştılar.Bu yüzdendir sizin Devrimciler'e sürekli "ellerinden silahı bırakmıyolar" demeniz.İyi yapıyolar bırakmıyolar.Devrimciler için diyosunuzki ülkeyi bölmeye çalışıyolar.Bumudur ülkenizi koruma anlayışı.Neden Alevi ve solcuları sığdıramadılar bir ile.Çünkü gerçekleri görmek zorlarına gidiyodu.
Kahramanmaraş olayını biraz daha araştırmanızı tavsiye ederim.Orada dış kaynaklı güçlerin birer kışkırtması olduğunu görceksiniz.Bir çok masum insan kolay aşınabilcek duyguları ile oynanıp kışkırtıldı...Zor bir dönem idi.Her gün birer insan ölüyodu.Ve deniz gezmiş ve tayfasının yapmış olduğu silahlı mücadele insanların kafasında birer ünlem işareti oluşturmuştu.Bunu gören dış kaynaklı güçlerde bu fırsattan yararlanarak o bölgedeki insanları kışkırtarak bu kaos ortamını yarattı.Bu mevzu bu şekilde uzar gider böyle.biz konumuza dönelim.Deniz gezmiş neden yakalanmış,onun tayfası neden aranmış,mahir çayan denen şahıs neden tüm ordu tarafından "vur emri" çıkartılan şahıs ilan edilmiş? bunlar güzel sorular...cevaplarıda bir.Neyse uzatmaya gerek yok.Her iki tarafta o zaman yanlışlar yapmış önemli olan şimdi sağ duyulu olup sağ-sol ayrımı yaşanmaması ve bir bütünlük içerisnde olunmasıdır.
Saygılarımla...
Kahraman Maraş olayını izledim ve bir çok kişiden dinledim.O çatışmaların arasında benim dayımda vardı.Kesinlikle kışkırtma falan yok.Varsada kışkırtanlar yine faşistlerdir.Hiç kimse kendi görüşlerini benimseyen,savunan bir kişiyi öldürme eylemine girişemez.
Neyse konu dışına çıkmayalım.Ewt çok haklısın önemli olan sağ sol ayrımı yapmamak.Ama malesefki bu güne kadar o ayrımlar yapılmış ve yapılmayada devam edilecektir.
« Son Düzenleme: 20 Mayıs 2008, 11:20:21 Gönderen: νυѕℓαтıм şαƒαк »
Logged
“Komünistler görüşlerini ve amaçlarını gizlemezler. Var olan düzenin zorla yıkılacağını açıkça savunurlar. Proletaryanın zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yoktur. Kazanacakları kocaman bir dünya vardır”.
Şimdi bu forumda vatanı kurtaramayacağımıza göre biz forumumuzda sağ sol ayrımı yapmayalım.Günlük hayattada böle ne kadar çok ayrılırsak dış mihrakların o kadar işine geliyor...
Logged
Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık Anla ki yok, Allah’tan başkasıyla yakınlık
Zamanında Kahraman Maraş'ta Alevi ailelerinin kapısına X işaretini koyup diğer gün hepsini teker teker öldüren faşistlerdi.Devrimci gençlerde toplanıp katledilmeyen mahallelerin önünde silahlarıyla bekleyip onları engellemeye çalıştılar.Bu yüzdendir sizin Devrimciler'e sürekli "ellerinden silahı bırakmıyolar" demeniz.İyi yapıyolar bırakmıyolar.Devrimciler için diyosunuzki ülkeyi bölmeye çalışıyolar.Bumudur ülkenizi koruma anlayışı.Neden Alevi ve solcuları sığdıramadılar bir ile.Çünkü gerçekleri görmek zorlarına gidiyodu.
Kahramanmaraş olayını biraz daha araştırmanızı tavsiye ederim.Orada dış kaynaklı güçlerin birer kışkırtması olduğunu görceksiniz.Bir çok masum insan kolay aşınabilcek duyguları ile oynanıp kışkırtıldı...Zor bir dönem idi.Her gün birer insan ölüyodu.Ve deniz gezmiş ve tayfasının yapmış olduğu silahlı mücadele insanların kafasında birer ünlem işareti oluşturmuştu.Bunu gören dış kaynaklı güçlerde bu fırsattan yararlanarak o bölgedeki insanları kışkırtarak bu kaos ortamını yarattı.Bu mevzu bu şekilde uzar gider böyle.biz konumuza dönelim.Deniz gezmiş neden yakalanmış,onun tayfası neden aranmış,mahir çayan denen şahıs neden tüm ordu tarafından "vur emri" çıkartılan şahıs ilan edilmiş? bunlar güzel sorular...cevaplarıda bir.Neyse uzatmaya gerek yok.Her iki tarafta o zaman yanlışlar yapmış önemli olan şimdi sağ duyulu olup sağ-sol ayrımı yaşanmaması ve bir bütünlük içerisnde olunmasıdır.
Saygılarımla...
Kahraman Maraş olayını izledim ve bir çok kişiden dinledim.O çatışmaların arasında benim dayımda vardı.Kesinlikle kışkırtma falan yok.Varsada kışkırtanlar yine faşistlerdir.Hiç kimse kendi görüşlerini benimseyen,savunan bir kişiyi öldürme eylemine girişemez.
Neyse konu dışına çıkmayalım.Ewt çok haklısın önemli olan sağ sol ayrımı yapmamak.Ama malesefki bu güne kadar o ayrımlar yapılmış ve yapılmayada devam edilecektir.
İllla bir çatışma zemini aramakmı gerekiyor illa birilerinin üzerine gitmek mi gerekiyor inandığınız goğruda gidiniz ama çatışma derken faşistler koministler diye etiket yapıştırmamak gerekir 60 yılında 80 yılında her iki gurupta ölmüş öldürmüştür maraşı ortaya atanlara malatyayı göstermek isterim cevap verebilecekmiyiz asla kimse ayranım kara demez demedi de şimdi o zamanlarda yapılan suçlara ortak olmak niye al birini vur ötekine sahte bir kominizme gerçek diye sarıldık onun karşısına millicilik çıkartıldı ona sarıldık kapılara işaret koymak falan da filan hz musa yımı örnek almışız ne iş ve işaret konan evdekilerde aaa bak kapıya işaret koydular yarın bizi öldürecekler mi dediler Allah aşkına bu konuya eklenti yaptım kimse okumadımı kimse bişeylere dikkat etmedimi hala günümüzde orak çekiç sevdalıları varken bu sevdalılara milli duygudanmı bahsedeceğiz onlara denizin ne olduğunu önkuzunun ne olduğunumu anlatacağız doğru olsa dahi gene aynı görüşü hayasızca savunacaklar görmüyormusunuz Düzeltilmesi imkansız bir durumdayız uçuruma ramak kaldı ama hala kızıllık tan bahsediyoruz kardeşlikten bahsediyoruz unutmayalım bu ülke gidince ne birilerinin brüksel sevdası ne ötekinin kızıllığı nede başkalarının milliciliği kalmaz o zamanda eyvahhh para etmez bir oyuna ortak olmaktansa oyunun dışında kalmak daha mantıklıdır savaşmasak dahi Saygılarımla SELİMOĞLU
Logged
Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her ışığın altında gizlidir bir karanlık...
Sevgili gençler epeyce gözlerim yoruldu ama okudum yazılarınızın her satırını. Şimdi İki kişi düşünün aynı kuşaktan, birbirlerini hiç tanımayan iki kişi düşünün. Getirildikleri yer bir sorgu odası olsun.Bu bir senaryo parçası değil, mantık zorlamaya yönelik, düşünmeye dayanan, mantıkla sonuca varmanın mutluluğuna varan bir sorgulama ve sorgunun yapılabilmesi için de ortamın kararnlık bir ortam olması gerekliliği olsun. bir psikolojik sorgulama yani. Her ikisinin başı aynı çuvalın içine sokularak tek bir iple boğazlarından bağlansın çuval, gereken sorgu başlasın şimdi, kafaların içindeki yerleştirilmiş duygu, düşünce ve ideolojik bilgiler farklı, ama aynı çuvala sokuluyorlar farkında değiller o ana kadar. Soruluyor hiddetle, çuvalın içinde ne görüyorsun sen söyle SOL taraftaki, ehm kem küm işte falan, filan şey, mmm (kafasının içinden de düşünüyor aslında bir şey göremiyorum) ama ee sorguyu yapan yanıt bekliyor... işte kem e de küm yanıtla... diğerine soruluyor sen ne görüyorsun SAĞ taraftaki, seni de dinleyelim hele... yine kem-küme, gürültü-patırtı, şiddet tatmin olmadık, yeniden söyle, bu defa keme kümde keme de küme falan filanlar... vs, vs,,, bir nesil böyle yitirdik bizler... sizler yeni nesilsiniz... darbelerle geçti yaşamımızın epey bir kısmı... şimdi devam edelim (bu bir siz dost yeni nesile benden ki, ben o devrin içinden geçtim, ama bakın birşey yazmıyorum sizlerin yazdıklarınıza karşılık) atıftı dotça bir ağabey fikriydi benim söylediklerim... Şimdi devam çuvaldan başlarını çıkardılar, derin bir nefes aldı ikiside... sordular, tavandaki ne soldaki söyle ? Işık, lamba, yanıt evet, afferin, bildin, sen söyle sağdaki tavandaki nedir ? efendim yani ışık, yani arkadaşa katılıyorum, o da az önce dedi ışık diye... peki çuvalın içinde ne vardı ? ikisi birbirine bakarlar... ? yanıt yok, utandılar, karanlık, başka ne olabilir ki ? İZM, İZM ler yok tek bir İZM varsa ki var, o da KEMALİZM, o da cumhuruiyet kuruluncaya kadar kafasını dağ gibi yüksek tutmuş olan hepimizin dedeleri, ve gerekirse yedi düvele karşı koymaya bir değil bin defa gücü yetecek bir TÜRK MİLLETİ var, hepsi, hepsi bu... Çıplak gözlerle, çıplak fikirlerle ama dayanaksız olmayan hiç bir şeye iltifat ve dayanmaksızın kendi birliğimizi bir değil binbir daha ortaya koymaya buyurunuz siz yeni nesil... Dedelerimiz ne sağcı ne de solcuydu unutmayınız... hepinize sevgi ve saygılar.
Sevgili gençler epeyce gözlerim yoruldu ama okudum yazılarınızın her satırını. Şimdi İki kişi düşünün aynı kuşaktan, birbirlerini hiç tanımayan iki kişi düşünün. Getirildikleri yer bir sorgu odası olsun.Bu bir senaryo parçası değil, mantık zorlamaya yönelik, düşünmeye dayanan, mantıkla sonuca varmanın mutluluğuna varan bir sorgulama ve sorgunun yapılabilmesi için de ortamın kararnlık bir ortam olması gerekliliği olsun. bir psikolojik sorgulama yani. Her ikisinin başı aynı çuvalın içine sokularak tek bir iple boğazlarından bağlansın çuval, gereken sorgu başlasın şimdi, kafaların içindeki yerleştirilmiş duygu, düşünce ve ideolojik bilgiler farklı, ama aynı çuvala sokuluyorlar farkında değiller o ana kadar. Soruluyor hiddetle, çuvalın içinde ne görüyorsun sen söyle SOL taraftaki, ehm kem küm işte falan, filan şey, mmm (kafasının içinden de düşünüyor aslında bir şey göremiyorum) ama ee sorguyu yapan yanıt bekliyor... işte kem e de küm yanıtla... diğerine soruluyor sen ne görüyorsun SAĞ taraftaki, seni de dinleyelim hele... yine kem-küme, gürültü-patırtı, şiddet tatmin olmadık, yeniden söyle, bu defa keme kümde keme de küme falan filanlar... vs, vs,,, bir nesil böyle yitirdik bizler... sizler yeni nesilsiniz... darbelerle geçti yaşamımızın epey bir kısmı... şimdi devam edelim (bu bir siz dost yeni nesile benden ki, ben o devrin içinden geçtim, ama bakın birşey yazmıyorum sizlerin yazdıklarınıza karşılık) atıftı dotça bir ağabey fikriydi benim söylediklerim... Şimdi devam çuvaldan başlarını çıkardılar, derin bir nefes aldı ikiside... sordular, tavandaki ne soldaki söyle ? Işık, lamba, yanıt evet, afferin, bildin, sen söyle sağdaki tavandaki nedir ? efendim yani ışık, yani arkadaşa katılıyorum, o da az önce dedi ışık diye... peki çuvalın içinde ne vardı ? ikisi birbirine bakarlar... ? yanıt yok, utandılar, karanlık, başka ne olabilir ki ? İZM, İZM ler yok tek bir İZM varsa ki var, o da KEMALİZM, o da cumhuruiyet kuruluncaya kadar kafasını dağ gibi yüksek tutmuş olan hepimizin dedeleri, ve gerekirse yedi düvele karşı koymaya bir değil bin defa gücü yetecek bir TÜRK MİLLETİ var, hepsi, hepsi bu... Çıplak gözlerle, çıplak fikirlerle ama dayanaksız olmayan hiç bir şeye iltifat ve dayanmaksızın kendi birliğimizi bir değil binbir daha ortaya koymaya buyurunuz siz yeni nesil... Dedelerimiz ne sağcı ne de solcuydu unutmayınız... hepinize sevgi ve saygılar.
Çok güzel bir yaklaşım..Abimin bu güzel yaklaşımı deneyiminden olsa gerek.Bir nesli abimin dediği gibi sağ-sol diye sonra alevi-sunni şimdi laik-müslüman diye bölmeye çalışıyorlar...Her devirde bizim milletimize,devletimize göz dikmiş olan bu puslu ortamdaki çakallar bizi birbirmize düşürerek zayıflamamızı amaçlıyorlar.Çünkü biliyorlarki bu millet asla ırak'ta yada başka bir işgal altında olan bir ülke gibi teslim olmayacaktır.Kanının son damlasına kadar bu vatanın bir parçası,bu bayrağın bir iplik tanesine için savaşacaktır.Ve bu yüzdendir ki bizi içerden feth etmeyi böl, parçala, yönet metodunu uyguluyorlar.Ama yine bilmelidirler ki TÜRK milleti asla bu gibi durumlarda oyuna gelmez,bir bütün vaziyetini alırlar.Fikirler,ideolojiler,kökenler ne kadar farklı olursa olsun hepimiz bu ülkede türk'üz ve bu topraklar hepimizin.Onu korumak ancak hepimize düşer... Saygılarımla...
Logged
Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık Anla ki yok, Allah’tan başkasıyla yakınlık