.................
H.z Âişe (r.anha)…Efendimiz sallahü aleyhi ve selem’in hanımı…
Kendisinden şefaat beklediğimiz bizim validemiz. Hem Cebrail (a.s)’ın kendisine selam verdiği, hem iffeti hem namusu kelam-ı ilahi ile müeyyed ve musaddak olan yüce kadın…
Baba (H.z Ebubekir) böyle olunca, kızı böyle olmaz mı?
Hücresine çekilmiş ağlıyor… Hem de durmadan… Ve sesli…
Allah Rasulu (s.a.s) geliyor. İçeriye giriyor. Ağladığını görüyor ve soruyor: “Ya Âişe niçin ağlıyorsun?”
“ Ya Rasulallah! Cehennem ateşini hatırladım da… Oradan ehlinizi hatırlar mısınız?”
“Üç yer var ki hatırlayamam Ya Âişe! “
Bir: Amel dağıtılırken ( Çünkü o zaman ben de telaş içinde olurum.)
İki: Ameller dağıtılırken ( Çünkü ben de merak içinde olurum.)
Üç: Sırat köprüsünde ( Çünkü ben de endişe içinde olurum.)
Bu değerlendirmeden dolayı O Yüce Allah’tan özür dilerim?
Kimin ağladığına dikkat ettin mi?
Niçin ağladığını gördün mü?
Ve aldığı cevabı duydun mu?
Haşa ki Yüce Mevlam, Allah Resulu sallahu aleyhi ve sellem’i orada mahcup etsin. Şayet O’nun bir an mahcup olmasını mevzubahis ise ben senelerce cehennemde yanmaya razıyım ve beni bunda samimi kılmasını da Yüce Mevla’dan niyaz ederim.
Haşa ki O, Yüce Sultan azabına maruz kalsın…Saniyelerini bile Allah’ın Yüce adıyla mühürlenmiş böyle bir Levlak’i Cenab-ı Hak mahcup etmez.
Ama O’na düşen böyle düşünmek, böyle söylemek ve o günün tüyler ürpertici mahiyetini bize böylesine bildirmektir.
Rasulüllah sallahu aleyhi ve selem böyle düşünür ve konuşursa…
H.z Âişe böyle düşünür ve ağlarsa…
H.z Ömer böyle düşünür ve minberden düşecek bir hale gelirse…
Sadık dostlar bu düşünce ve kaygı ile rahatlarını terk ederse…
Ey nefsim ve ey gözlerimin nuru olan neslim, acaba biz nasıl olmalıyız?...
Cenab-ı Hak bizleri kendisine şirk koşmayan ve amelleri salih olan kullarından eylesin…Âmin.
Vehbi YILDIZ
“ Düşün…Anla…Ve ağla…”



Logged





