Peygamber efendimiz,“Allahü teâlâya günah islemiyen dil ile duâ edin” buyurdu. Böyle bir dilin nasil bulunacagi suâl edilince, “Birbirinize duâ edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah islemistir” buyurdu.
Ahmed Rifâî hazretleri buyurdu ki:
Allahü teâlânin sevgili kullari olan velîleri vesîle ederek , cenâb-i Haktan bir seyler istenebilir. Onlari vesîle ederek bâzi ihsânlara kavusulursa, bu yardimlari ve ihsânlari evliyâdan bilmemek lâzimdir. Ihsâni yapan Allahü teâlâdir.
Çünkü velîler, kendiliklerinden bir sey yapmazlar.
Allahü teâlâ onlari çok sevdigi için, onlarin duâ ve hâtiri ile yaratir. Peygamber efendimiz bir hadîs-i serîflerinde buyurdu ki: "Saçlari daginik, kapilardan kovulan öyle kimseler vardir ki, bir sey için yemin etseler, Allahü teâlâ onlari dogrulamak için o seyi yaratir." Allahü teâlâ, sevdigi kullarini yalanci çikarmamak için, yemin ettikleri seyleri bile yaratinca, duâlarini elbette kabûl buyurur. Allahü tealâ Mü'min sûresinin altinci âyetinde meâlen; "Bana duâ ediniz; duânizi kabûl ederim." buyurdu. Duâlarin kabûl olmasi için sartlar vardir. Bu sartlari tasiyan duâ, elbet kabûl olur. Herkes bu sartlari bir araya getiremedigi için, duâlar kabûl olmuyor. Bu sartlari yerine getiren velîlerin, âlimlerin duâ etmeleri için, onlara yalvarmak, sirk olmaz. Allahü teâlâ, söylenilenleri, sevdiklerinin rûhlarina isittirir. Onlarin hâtiri için istenileni yaratir. Evliyânin rûhlarindan yardim istenir. Çünkü, Allahü teâlânin sevdigi kullarinin rûhlari, diri iken de, öldükten sonra da, Allahü teâlânin verdigi kuvvet ve izinle, dirilere yardim ederler. Böyle inanarak evliyâdan yardim istemek, Allahü teâlâdan baskasina tapinmak olmaz. Allahü teâlâya tapinmak, O'na inanmak, O'ndan istemek olur. Akli olan, bunu pek iyi anlar.



Logged





