Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER oyunları, DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER programı, DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER oyunu indir, DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER program yükle, DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER download, DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER hikayeleri, DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER resimleri, DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER haber, DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER yükle,
DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER videosu, DÜNYA EDEBİYATINDAN ŞİİRLER msn eklentisi, şarkı sözleri
………………………………………. Gözü sendeki o pis o hayâsız yabancının Yürü git korkusuzca, şehirleri kov git Uzat tut ayaklarını o tozlu yoldan İşte uzak kentler, bizim gözümüzle bak git
Yazılı kayaları gibi tutsak insanlığın Geniş barınaklardır o tarlalar, ormanlar Karanlık adalarla çevrili deniz gibi hür Yürü elinde çiçekler tarlalar arasından
Ey zaman bilmez misin ettiğin kötülükleri Sana düşer azapların tövbelerin beteri Alçakları besler yoksulları ezer durursun Ya bunak bir ihtiyarsın ya da eşeğin biri -------------------------------------------------------------------------------- her sabah yeni bir gün doğarken bir gün de eksilir ömürden her şafak bir hırsız gibidir elinde bir fenerle gelen
Bir tapınaktır doğa, sütunları canlı Anlaşılmaz sözler duyulur zaman zaman Sembol ormanları içinden geçer insan Tanıdık bakışlar süzer gibidir sizi
Bir derin, bir karanlık birlik içinde Aydınlık kadar sonsuz, gece kadar geniş Uzaktan söyleşen uzun yankılar gibi Renkler, sesler, kokular karışır birbirine
Kokular vardır çocuk tenlerinden taze Obua sesinden tatlı, çayır gibi yeşil Kokular da vardır azgın, zengin, gürül gürül
İnsana sonsuz şeylerin tadını veren Misk, amber, aselbent, buhur gibi kokular Duyuları, düşünceyi alıp götüren
"Hatırla seni öldüren hamamı" Aeschylus. Ellerimde şu mermer kafa uyanıverdim Dirseklerim kopuyor, gücüm tükendi Nereye yapsam, nereye yakıştırsam onu bilmiyorum. Bir düş içinde yükselirken ben Bir düş içine düşüyordu o Hayatımız birleşti, ayrılmak güç.
Gözlerine bakıyorum: Ne açık, ne de yumuk Konuşmakta direnen o ağıza konuşmaktayım Cildin ötesine geçen yanakları tutuyorum Ama daha fazla takat kalmadı bende oy.
Ellerim yitmede ve geri gelmede bana Her seferinde birazı kopuk.
Korku dolu çığlığım karman çorman Düşlerimi savurdu da uyandırdı beni, Çan sesine eşlik eden kuşların şakıması Çiçeklenmiş otların üzerini yaladı geçti, Düşümdeki dehşetin orta yerine Sabahın altın ışıkları sızıverdi sessizce.
Bir gün öyle bir an gelecek ki Şafak bile kurtaramayacak beni Düşlerin gösterdiği yalanlardan Başka avuntum da kalmayacak o zaman O kasvetli karanlıkta kala yaza Uyanmamayı tercih edeceğim bir daha.
Carl SPITTELER
Çeviren : Oğuz Yaşar A.
« Son Düzenleme: 14 Mart 2006, 22:20:08 Gönderen: dArKaNGeL »
Sana büyük bir sır söyleyeceğim zaman sensin Zaman kadındır ister ki Hep okşansın diz çökülsün hep Çözülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına Bir taranmış Bir upuzun saç gibi zaman Soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi Zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın Bu mavi çanaklarda kan gibi durdurulmuş zamanın işkencesi Buysa daha beterdir giderilmemiş istekten bitmez tükenmezcesine
Göz susuzluğundan sen yürürken odada Ve bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini Daha beter seni kaçak Seni yabancı bilmekten Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan Tanrım ne ağırdır sözcükler asıl demek istediğim bu Hazzın ötesinde sevgilim dokunurluğun erimi dışında bugün sevgim
Sen ki benim saat-şakağımda vurursun Boğulurum solup alıp vermesen Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
Sana büyük bir sır söyleyeceğim her söz Dudağımda bir dilenen zavallı Acınacak bir şey ellerin için kararan bir şey bakışının altında
İşte bunun için diyorum ikide bir seni seviyorum diye Boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakça kalp kristali Kaba konuşmamdan gücenme benim bu konuşma Ateşte şu tatsız gürültüyü çıkaran sudur o kadar
Sana büyük bir sır söyleyeceğim bilmem ben Sana benzeyen zamandan söz açmayı Bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm Tıpkı uzun bir süre garda El sallayanlar gibi gittikten sonra trenler Ve bilek söner yeni ağırlığından gözyaşlarının
Sana büyük bir sır söyleyeceğim korkuyorum senden Korkuyorum yanınsıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
Sana büyük bir sır söyleyeceğim kapat kapıları Ölmek daha kolaydır sevmekten Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam Sevgilim
Şunu bil ki senin bana söylemeyip de Benden esirgediğin o iki kelimeyi Yıllar geçse bile üstünden Şimdi ben sana söylüyorum Güneş gökyüzünde yansa yakılsa, Bulutlar başını eğip ağlasa, Yıldızlar gözyaşı gibi dökülse Tut nefesini sıkı tut Seni seviyorum Seni seviyorum Seni seviyorum Gözleri deniz kokan yarim Seni seviyorum Seni seviyorum