Seni sevdim ben Kimsenin sevemiyeceği kadar çok ve hesapsız, Ve seni sevdiğimi gösterdim herkese Kimsenin yapamıyacağı bir cesaretle...
Ve yokluğun sevdiğim... Yokluğunu hissediyorum gittiğinden beri... Kimsenin arkasından kafamı bile çevirip bakmayan ben... Yokluğunu hissediyorum... Kimsenin yokluğunu hissetmediğim kadar!...
Logged
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül; Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül! Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!. Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: aspava54´den DaMLaLar..... oyunları, aspava54´den DaMLaLar..... programı, aspava54´den DaMLaLar..... oyunu indir, aspava54´den DaMLaLar..... program yükle, aspava54´den DaMLaLar..... download, aspava54´den DaMLaLar..... hikayeleri, aspava54´den DaMLaLar..... resimleri, aspava54´den DaMLaLar..... haber, aspava54´den DaMLaLar..... yükle,
aspava54´den DaMLaLar..... videosu, aspava54´den DaMLaLar..... msn eklentisi, şarkı sözleri
Beni vurun!!! Tarifsiz sokaklarda adımı bulun,beni vurun yoksa ölmekten beter olurum… Artık yolculuk yok gün batımlarında başka limanlara.. Susuyorum. Volkanlar gibi kükrerken içimden… Gülüyorum. Feryatlar içinde inlerken.. Artık ne sevebilirim nede unutabilir sevemediklerimi. Kah hatıralara dalar;Kah sonsuz ümitlerle geleceğe dalarım… Ne dünümü alabilir nede yarına kavuşa bilirim… …………………………………………………………………………………………. …………………………………………………………………………………………. Ne söylesem boş kime anlatsam çaresiz. Nasılsın deseler yada derdin ne sadece bir HİÇ! Herkesi tanıdım hayatımdaki herkesi verdikleri acı tatlı mesajlarla.. Birde aahh! Birde BENi anlasam bunca yaşadıklarıma rağmen beni tanısam… SENİ SEVİYORUM Değiverse bana rağmen birileri bir kerecik, gülüversem mutluluktan tozpembe şeker yer gibi… Bundan sonra ne olacak nasıl bitecek, Kimi sevecek kimden nefret edeceğim bile belli değil… Bir fırsatım olsa dönmem o çok özlediğim günlere Bundan sonra yenidende açmaz o güneş kimseyide ısıtmaz ılık ılık.. Yine de dön deselerde dönmem Yine mırıldanıyorum o şarkıyı.. KEŞKEleri çıkardım hayatımdan eyvahlar bana göre değil… Çok şey var söylenecek ve hiçbir söz kalmadı söleyecek!
Logged
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül; Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül! Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!. Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
Ardında iz bırakmadan çekip gitmek Kolay mı böyle ölmek Bir sır gibi ansızın gidip Sonrasını hiç düşünmemek Soru işaretlerini doldurup aklıma Şiirler gönderip edasızca Bir garip gibi yollarda Seni kaybolan birine benzetmek Asi ruhlu olmak bu dünyada Gözlerinde kaybolmak,bakışlarında Gülüşlerinde yaşamak ömür boyunca İsterim bitanem çok görme bana
zaman bana anlatmaya çalistigini kendimi buldugumda anladim herkesin mutlu olmak için baska bir yolu varmis kendi yolumu çizdigimde anladim bir tek yasanarak ögrenilirmis hayat okuyarak dinleyerek degil bildiklerini bana neden anlatmadigini anladim yüreginde ask olmadan geçen hergün kayipmis ask pesinden neden yalinayak kostugunu anladim aci doruga ulastiginda gözyasi gelmezmis gözlerden neden hiç aglamadigini anladim aglayani güldürebilmek aglayanla aglamaktan daha degerliymis gözyasimi kahkaya çevirdiginde anladim bir insani herhangi biri kirabilir ama bir tek en çok sevdigi acitabilirmis çok acittiginda anladim fakat hakedermis sevilen onun için dökülen her damla gözyasini gözyaslariyla birlikte sevinçler terkettiginde anladim yalan söylememek degil gerçegi gizlememekmis marifet yüregini elime koydugunda anladim sana ihtiyacim var gel! diyebilmekmis güçlü olmak sana git dedigimde anladim biri sana git dediginde kalmak istiyorum diyebilmekmis sevmek git dediklerinde gittigimde anladim sana sevgim simarik bir çocukmus her düstügünde ziril ziril aglayan büyüyüp bana sımsıkı sarildiginda anladim özür dilemek degil affet beni diye haykirmak istemekmis pisman olmak gerçekten pisman oldugumda anladim ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış yüregimde sevgi buldugumda anladim ölürcesine isteyen beklemez sadece umut edermis bir gün affedilmeyi beni afetmeni ölürcesine istedigimde anladim sevgi emekmis emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür birakacak kadar sevmekmis..
özgür biraktim seni sevdigim yüregini yüregimden saldim sana sensizlik hic dinmeyecek siziymis yüreklerimizi ayirdigimda anladim..
Logged
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül; Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül! Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!. Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
‘’Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter Ve serin serviler altında kalan kabrinde Her seher bir gül açar, her gece bülbül öter’’ Beyatlı
Menekşe rengi bir çiçekti sevdiğim kız Anadolu yaylalarında karanfil kokan Yanaklarında güneşin gül öpücükleri Dudaklarında hayatın nazlı gülücükleri Pınarlara her akşam aşk masalları anlatan
Erguvan rengi bir çiçekti sevdiğim kız Munzur’un eteklerinde nergiz kokan Bakışı ayışığı yüklü bir ceylandı Sevda ve gül işlerdi yüreklere İpek saçlarında çayır çiçekleri Esmer alnında duygu gelincikleri Her gece yıldızları alıp koynuna yatan
Bende sevmiştim ah deli gönlüm bende Hasret rengi bir çiçekti sevdiğim kız Gözlerinde dağların ilkyaz gülücükleri Dilinde sevdanın içli sözcükleri Saçlarında her bahar seher yelleri eserdi Yaşamak bir şarkıya benzerdi dudaklarında Dünyanın bütün dillerini konuşan
Bende sevmiştim ah ömrüm bende Kar rengi bir çiçekti sevdiğim kız Nefesinde dağgüllerinin kokuları Kalbinde sevdanın gizli korkuları Üşüyen yüreklere beyaz çiçekler sunardı her gece Türkü türkü seher yeliydi yüzü Şiir şiir ay güzeli Doğanın bütün renklerine yakışan
Bende sevmiştim ah dostlarım bende Hayat rengi bir çiçekti sevdiğim kız Hala özlem kokuyor bir köşesinde anadolunun Hala sevda kokuyor uzaklarda sesizlikler içinde Kimselerin uğramadığı bir yerde Yıldızlara bakıp üşüyor her gece
Şimdi güller gülümsemiyor artık, uzak dağbaşlarında Cerenler inmiyor sulara Derin uykuya dalmış gözlerinde sevdiğimin Nergizler uyanmıyor sabahlara Sarmıyor yaşamı maviler Sonsuz bir hüzün gibi devrildi düştü gecelere Bir hüzünki ne yazgılara sığar ne yıldızlara
Ya ben nasıl ağlamam dostlarım ya ben nasıl
Logged
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül; Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül! Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!. Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
Bir dağ başında olmalıydık şimdi seninle uzanıp çimenlerin üstüne şiirler okumalıydık mavi ırmaklara öpüp güneşi alnından sevdiğimizin sisler aralanınca çekip gitmeliydik
şimdi bir dağ başında olmalıydık seninle oturup bir gönül sofrasına, dostluğa kadehler kaldırıp içimizdeki yangını bölüşmeliydik bir pınarın soğuk buğusuna daldırıp ağzımızı, çatlayan dudaklarımızla hayatı öpmeliydik sular aydınlanınca çekip gitmeliydik
bir dağ başında olmalıydık şimdi seninle türküler söylemeliydik esen yellere unutup acıyı, ayrılığı, gurbeti hasreti içimizin yangınına gömmeliydik kapılar kapanınca karanlığa yollar aydınlanınca çekip gitmelidik
bir dağ başında olmalıydık şimdi seninle ıssızda bağrını döven bir ırmak gibi dizleri kanamış bir çocuk gibi doyasıya ağlamalıydık çıkarsız dostluklar, kirlenmemiş sevgiler ve dünyadaki tüm güzel şeyler adına çirkinliklere, çirkefliklere dayanmalıydık obalar sıralanınca karşı sırtlara gün aydınlanınca çekip gitmeliydik
sen gülünce ne güzelde gülümserdi beyaz gül nasıl da sevinçle gelirdi dağlara bahar dallar tomurcuklanır, kuşlar öter, sular çağıldar muştular bölüşmeye koşardı ardından çocuklar bir kervan alıp giderdi başını bilinmeyen diyarlara
şimdi ne yana baksam gözlerin doluyor usuma ah gelincikleri okşuyor ellerin gülüşün ki, çiçeklerin bir başka adıydı karlı yamaçlarda yitik bir mevsimin kıyısında kaldı anılarımız savrulmuş ömrümüzün her yaprağında bir şiir sarardı
şimdi yoksun, rüzgarlar seni üşür, türküler seni söyler her bahar gelişinde bir çiçek büker boynunu bir menekşede açar gözlerin büyür yüreğimin kıvrımlarında sular ağıtlarla çağlayıp gider
mavi ne de çok yakışırdı gülüşüne ah kardeşim en çok da papatyalar yıkıldı gidişine bir de alnı munzur işlemeli kızlar
şimdi hangi ırmak soğutur yürek yangınımı hangi dağ bölüşür acımı, hangi pınar, hangi bahar efkarımı hangi rüzgar dindirir ırmağım sendin pınarım sen, dağım rüzgarım sen, baharım sen
Logged
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül; Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül! Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!. Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
Akşam olmakta uzak dağların ardında trenler geçmektedir şimdi gözlerimde mavi gecelerin yıldızları yüreğimde özlemin ince sızıları yorgun güvercinlerin kanat çırpınışlarında soluğum bakakalırım her akşam öyle dalgın, dargın ve ıraklardan ırak yalnızlığımdır damlayan karanlığın kirpik uçlarında her gece her sabah bir çocuktur içimde alıp başını gider uzak dağların doruklarına yıllar var ki tek bir çiçek açmadı gönül bahçemde kabr-i hanemde tek bir yolcu geçmedi çöl oldu gülüstanım şiiristanım, düşistanım
oysa hep yolculuklardı sakladığım kendime, keşifsiz denizlerdi yıllarca bir ayrılığı biriktirdim deltalarda, bir yalnızlığı kendimden kaçıp kaçıp kurtulmak isteyen bir gemiydim belki belki bir deliydim herkesin akıllı olduğu bir dünyada oysa yıllar varki tek bir gemi gecmedi denizlerimde göğümde tek bir martı uçmadı yaşlı ve yalnız bir ağaç gibi sürgün kaldım yüreğimin içinde bilirimki, her akşam gözlerimde akıp giden o çağıltı avuçlarımda taşıdığın ateşle sudur uzak dağların ardında kalan menekşe gözlü bir kızın kokusudur her dizede yüreğime kanayan sözcüklerle yazılan
akşam olmakta uzak dağların ardında trenler geçmektedir şimdi yüzümde sınırları çizilmemiş bir hüznün camları parçalanıyor depremler başlıyor her gece, şehirler çöküyor içimdeki çukura ve her sabah yeniden yüreğimde sızılarla uyanır bir dağçiçeği bakarım öyle uzaklara kanayan gülüşlerle, kırık düşlerle ki, metropol duvarlara yapıştırılmış boynu bükük bir resim karesi gibiyim sanki hüzünlü yüzüm aykırı sakalımla
Akşam olmakta uzak dağların ardında trenler geçmektedir şimdi gecede keman hıçkırıkları, başımda gam belki analar ağlamaktadır uzak bir kentte yittik çocuklar, yorgun babalar ve yüreklerinde ezikliği çaresizliğin belki herkes bir yarayı sarmaktadır kendi içinde kimbilir kimsesiz bir ölümü karanlığında
yıllar varki, ayrılıklar yaralı bir nehir gibi akmaktadır içime rüzgarlar eserken alnımın sahillerinden, uzak denizlere savrulur düşlerim kirlenir mavi gülüşlerim, yaralanır martılar, havada asit ve kir kalır simsiyah bir bulut gölgeler yüzümü her gece, gecelerki, yaslandığım tek sığınak
akşam olmakta yine ey geceden gelip geceye giden trenler bir gün yanlış saatlerin gözlerimde buluştuğu bir noktada bir damla su gibi düşünce hayatın uçurumundan son isyanını çekince yüreğim, alıp götür beni buralardan insanın uğramadığı uzak kıyılara bir derviş gibi ıssızda yanmak için, kendi içimde sarmak için yaramı ...
alıntı
Logged
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül; Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül! Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!. Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
Bu gece seni unutmayı düşündüm; Önce ışıkları söndürdüm, Perdeyi araladım usulca, Biraz ürkek,biraz çekingen baktım dışarıya, Bir zamanlar beni beklediğin sokağı boş görünce, Pencereyi sonuna kadar açtım, Odam karanlık,yüreğim karanlık Senden kalan sadece hafif bir bahar yeliydi, Kokunu hissettim yeniden, Dışarıdaki sokak lambası aydınlattı, Yüreğim kadar karanlık odamı, Akşamın ilerleyen saatlerinde aldığım sigaram, Son demlerini yaşıyordu. Bir türlü sevmediğin,alışamadigin sigaramla, Yine başbaşaydım işte. Zaten bir o yalnız bırakmıyordu beni, Bir de baş ucumdan ayrılmayan, Hain ayrılığın hınzır uğultusu. Paketteki son teki çıkardım ellerim titreyerek, Uzun uzun seyrettim önce, İsmini yazdım sigaramın üzerine büyük harflerle, Bir zamanlar seni nasıl yazdıysam kalbimin en arı köşesine, İşte öyle..!! Beni nasıl yaktıysan ihanetinle, Bende öyle yaktım sigaramı, Hala bende olan hasretinle. O karanlık hastahane odasında, Ölüme koşar adım giden bir hastanın, Son nefesini çekmesi gibi, Doyasıya bir nefes çektim içime, Bir zamanlar senin kokunu nasıl çekiyorsam, İşte öyle..!! Bir an hayalin belirdi önümde, Sen beni hayatından nasıl attıysan, Bende seni o dumanla öyle atacaktım içimden. Küllerini dışarıya attım, Rüzgar savuracaktı külleri, Kahrolası kaderin, Beni bu duvarlar arasına savurması gibi.... Son sigaram bittiğinde unutacaktım seni, Ama unuttuğum bir şey vardı, Son anda aklıma çıkagelen, Oysa hiç hesapta yoktu, Nerden bilebilirdim ki; Son sigaramın her nefesinde seni içime çekeceğimi....
Bu gece seni unutmayi düşündüm, Son kez dinledim, Mühür Gözlüm diye başlayan, Bitanem diye biten şarkımızı, Seni son kez anmalıydım bu şarkıyla, Ağlamalarımın sonu olmalıydı bu gece, Ağlıyormuydum,yoksa kanıyor muydum, Ya da cevap bulamadığım sorular mıydı canımı sıkan bilmiyorum, Yağmurlar yağıyordu, Sana olan öfkem şimşekler çaktırıyordu gözlerime, Ellerimle yanaklarımdan akan, Yağmur damlalarına dokundum, Parmaklarımın uçları yanıyordu, Üzerime dökülen her damlada, Sana olan nefretim vardı, Son anda fark ettim o damlaların rengini, Hiç tahmin etmezdim oysa, Nerden bilebilirdim ki; O yağmur damlalarında seni göreceğimi...
Bu gece seni unutmayı düşündüm, Işığa üşüşen pervaneler sarmışlardı sokak lambasını, Yıldızlarla kaplı olan gök yüzüne kaldırdım başımı, Eski parlaklıkları yoktu artık, Güneş doğduğunda,yıldızlar kaybolduğunda, Unutmalıydım seni, Katlanamazdım artık bu kalleşliğe, Sensiz geçirdiğim bu son gece olacaktı, Çünkü çıkacaktın hayatımdan, Hiç girmemiş gibi, Ama unuttuğum bir şey vardı, Yine son anda aklıma gelen, Nerden bilebilirdim ki; yıldızlara bakarken, Sayısız dilek tuttuğum, Ruhumun derinliklerine hapsettiğim, Hayatıma bilmediğim anlamlar getiren, Nice gecelerimi aydınlatan gözlerini hayal edeceğimi....
Bu gece seni unutmayı düşündüm; Nasıl alıyorsam kalemi elime,yine alacaktım, Gözlerimden boşalan yağmurlar, Dışarıdaki bahar yeli, Ve artık eskisi gibi parlamayan yıldızların eşliğinde, Sokak lambasının aydınlattığı, Yüreğim kadar karanlık odamda son şiirimi yazacaktım sana, İçinde sen olacaktın,ben olacactım,ikimiz olacaktık, Sadece bize ait olan o şiiri benden başkası bilmeyecekti, Bir ben ağlayacaktım,bir kalemim kanayacaktı,bir de şiirim, İlk mısralarda sevgimi anlatacaktım, Nasıl kahrolduğumu, Kaç gece korkuyla uyandığımı, Sıra ihanetine gelecekti, Şiirimin geri kalanlarına isyanlarmla devam edecektim, Ve son olarak seni unuttuğumu yazacaktım, Son noktayı koyacaktım şiirime, Son anda fark ettim hala içimde olduğunu, Nerden bilebilirdim ki; Şiirimin son noktasını yine seninle koyacağımı...
Logged
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül; Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül! Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!. Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
SéN yoruLma béN Gidérim,Silahı çékiP vuRmana geRek yok SéNsiz zatén bitérim,SéNi sévérkén SaNa SoRmadım Ki,danı$madım Ki, $imdi SéNi unutmak için SéndéN yardım diLéyim,kafanı takma acılar bénim içimé atar G!DéR!MM..
Dahası Duyarsın ki Gök kubbe dediğin O mavi yığın Çöküvermiş üstüme
Boynu büküklüğüm Enkazdan çıkamamışlığımı resmederse Ve bir yangın büyürse Harabelerde Anla ki naçar olmuşum Çuvaldızın sivri ucu kendime Sen alınma /İncinme /Gücenme.
İstersen dip sarhoşluğu İstersen Vurgun sonrası şaşkınlığı de Toprakta kışlamış Tombul bir solucan gibi Süklüm püklüm Ardın sıra Sürünüşüme.
ne dersen de
Ama sakın Sakın ola beni Yorgun savaşçı belleme
Bil ki inatla Ve yorgunluk duymadan Sabahlara ayna tutmadayım Yoksa geceler boyu Baş ucunda işim ne?
Yere göğe sığmıyorsun içimde
Bir yatıyor Bin kalkıyorsun Hepsi sen kokuyor ama Hepsi başka biçimde.
Hiç kesintisiz yeniden başlıyorum Nice milatları koyarak ezberime Senden yine sana geçiyorum. Ayak izlerim imdir Sende kayboluşlarımdan Sana dönüşlerime
biraz kül biraz duman bu benim işte
Gözün gibi bak diyemem ama Bilemem neler olur Eğer dokunursan Bana ait çizgilere
Bu kent sana ağlamasın olur mu? Ağlarsa Susturamazsın
Kendim için bir şey istiyorsam namerdim
Sadece bu şehir ağlamasın diye
Yağmur duası sonrası Umutsuz bir amin niyetine
Bir tutam ilgi Bir tutam sevgi Katamaz mısın gülüşüne?
Seni sensiz yaşamak En kötü kader olsa gerek Ey benim hasret kokan sevgilim Bu ayrılığa dayanır mı yürek Gel desem gelemessin biliyorum Ama ben seni yaşıyorum Seninleyim Ve TEK.
Logged
dostuN a$kı sewgiLiden daaa coktur! sewgiLi terk eder /dost yaNNda kaLıR (: sewgiLi emreder / dost tesLLi edr (: dost sewgiLideN daaaa chok sewer! biLir misn bizde DOSTLUK Nedir? nefesiN kesiLiRse aL bu caNda seNNdiR yoLuN soNu ucuRmsa...doSTm geRi ceKiL, iLK adıM bNMdiR..! {düş sokağı sakini , уαℓηız_ρяєηѕєѕ , Umut_Yolcusu ,--a5L1-- }
bakıp bakıp da duvardaki sayılardan vuslatlar umardı gözlerim uçlarında beklenmeye değer ertelenmişlikler taşırdı akrep ve yelkovan içimde dönen iki keskin bıçağa dönüşmeden önce
bilinmezliğin doğurgan boşluğuna uzandıkça kolları zamanın suskunluğun yüzümdeki şehri yıkayan sağanak yağmurlar gibiyken gözlerinden od düşmüş can olur taşıdığım bıçağa direnen dudaklarınsa yargılanmadan ödediğim cezamın onay mührü ve suskunluğun bir cümle gibi başlayan hayatımın noktası olur
ey ahraz sevdamın dili bütün masal kahramanları gibi bir gün ve kendi masalımın kahramanı olarak bugün hiç bir iz bırakmadan yaşadığıma dair gitmeli(mi) yim
oysa bilmelisin ki hiç yakışmadı böylesi ayrılık dediğin aşka yakışır olmalı ve denk olmalı ölüme
Logged
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül; Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül! Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!. Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!