Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+ Fixforum.Biz .:. Hayatı Paylaş .:. » Siirkolik.Com » Şiirler
 aspava54´den DaMLaLar.....

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: 1 ... 33 34 [35]   Yukarı git
Konu: aspava54´den DaMLaLar.....  (Okunma Sayısı 6249 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« Yanıtla #510 : 16 Şubat 2007, 09:36:56 »
Fixforum Üye Profili єשเl_ђคг๔
EviL_HaRd
Fixforumania
*******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 136
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4827

HaRdTEaM

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Acı Olur Ayrılık,Söz Olur
 
Söz olur sevgili uzaklaş aşktan,
Nederler sonra,ele güne karşı...
Söz olur sevgili kaç aşktan,
Ne kurtuluşu olur sonra,cümle alem...
Söz olur sevgili kapılma kalbine,
Dinleme onu!
Ne olur sonra,beraber olsak...
Ne olur aşkı yaşasak...
Çalıncada kapımızı ayrılık,
Ne olur sevgili,
Zor olur...

 
Logged


Fix Robot Modu
Özel Bir Bottur =)
*****
Mesajlar: 27338
Re: aspava54´den DaMLaLar.....
« Posted on: 18 Kasım 2008, 20:56:53 »

uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: aspava54´den DaMLaLar..... oyunları, aspava54´den DaMLaLar..... programı, aspava54´den DaMLaLar..... oyunu indir, aspava54´den DaMLaLar..... program yükle, aspava54´den DaMLaLar..... download, aspava54´den DaMLaLar..... hikayeleri, aspava54´den DaMLaLar..... resimleri, aspava54´den DaMLaLar..... haber, aspava54´den DaMLaLar..... yükle, aspava54´den DaMLaLar..... videosu, aspava54´den DaMLaLar..... msn eklentisi, şarkı sözleri


Logged
« Yanıtla #511 : 16 Şubat 2007, 14:00:11 »
Fixforum Üye Profili тнєнαя∂
Uzaklaştırılan Üye
*


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 155
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4569

HaRdTeam RepubLic

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Bir duruşu olmalı insanın...

Bir duruşu olmalı insanın, tüm olumsuzluklara rağmen hiç bozulmayan...

Yediği sert darbelerden etkilenmeyecek kadar sağlam, kelebek zerafetinde olmalı hem de...

Erdeme uzanacak, yardım bekleyen ellere eğilecek kadar esnek üstelik...

Güven vermeli yanında olanlara; en az düşmana verdiği korku kadar net ve kesin...

Birey olduğunun bilinciyle sürdürmeli yaşamını, sürülerden uzak durmalı...

Agresif bakmalı hayata, rutinin hayat tarzı olmasına izin vermemeli...

Ana yollara alternatif yan yolların da olduğunun bilinciyle, taze tutmalı yaşam sevincini...

' Son sözü söyleyen her zaman ben olmalıyım! ' cabasında olanlara muzipçe gülümseyebilmeli...

Gözlerinden yaş gelecek kadar güldüğünde de, hüzünlenip ağladığında da, saklamamalı göz yaşlarını...

Ve bunları yapabilmek için önce farkında olmalı, farkına varmalı...

Farkında olanların sayılarının artması dileği ile...
 
Ayhan Durmuş
[/color]
 
 
Logged
« Yanıtla #512 : 12 Mart 2007, 14:57:27 »
Fixforum Üye Profili .::SeVaL::.
Gelinlik giymeden, ışığı görmeden Bebeğimden önce vazgeçtim dünyadan Kaderi yenmeden utandım kendimden Daha sevilmeden vazgeçtim dünyadan
Fixforumania
*******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 120
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4025

((-KeLeBeK-))

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Hala Aşksın Sen..
Ama Sadece Şarkılarda...

Aşk nedir diye sordular bana, hiç düşünmeden koydum ismini yerine, yazıp yüreğimin elleriyle..
Senli anlamlar yükledim sevda şarkılarının her sözcüğüne, her hecesine. Haykırışlara dönüştüler, içimde bir yerlerde..


Sırılsıklam bir özlemdi,
Gözlerimden akan..
Damla damla bir ümitle,
İçimde oyalanan...
Dokunmanın coşkusuyla,
Taştı boşaldı birden..
Saklanamaz bir çağlayışla,
Kurtuldu esaretten...


Umutlarım terketmişlerdi beni çoktan oysa. Mutululuklarsa uzaktılar bana, bir o kadar da ulaşılmaz. Yalnızlık bir yağmur misali yağıyordu ruhuma hiç durmaksızın. Zincirleyip yüreğimi, hapsetmiştim ben de ıssızlığıma kendimi. Ta ki ellerin dokununcaya kadar ellerime.. Atıp yüreğimdeki zinciri bir kenara, açtım bütün kapılarımı sana.. Susturup aklımdan geçen bütün düşünceleri, kulak verdim içimdeki çığlıklara..


Evet, sendin beklenen,
Evet, sendin istenen,
Eksikliği gözlenen,
Yokluğunda özlenen...




Bir yanım hep eksik, hep yarımdı yokluğunda. Neyi özlediğimi, neyi beklediğimi bile bilmiyordum. Neyi aradığımı, neyi istediğimi bile fark etmiyordum. Yollarım vardı benim.. Önümü görmeden, bilmeden nereye varacağını, gittiğim. Bazen hızla koştuğum, bazen yavaş adımlarla yürüdüğüm. Yolların sonu karanlıktı, sen çıkmadan önce yollarıma.


Asabiydim ondandı,
Hep mutsuzdum ondandı,
Yıllar yılı saklandım,
Gözyaşıyla kutlandım...


Bulutların arkasına gizlenmiş güneş misali, korkuyordum sevdaya göstermekten kendimi. Bütün karanlıklarımı çıkarıp aydınlığa, güneşim olup doğdun dünyama. Susuz kalıp kururken ruhum bir toprak gibi, yağmurum oldun, yağdırdın sevdanı üzerime. Cümlelerimin gizli kalmış özneleri, "sen" li oldular, "biz"li oldular.. Umutsuzluklara ait tüm gözyaşlarımı silip, mutluluğa dair damlalar döktüm gözlerimden..


Gidişin de çok ani oldu ya,
Gelişin gibi..
İşin doğrusu;
Varlığına alışmaktan daha zor oldu,
Yokluğuna alışmak.
Alıştım mı bilmiyorum,
Ama mecbur olduğumu biliyorum.
Boşver...
Coşkusuda çok güzeldi varlığının,
Yokluğunun acısı da, hiç fena değil hani...


Seni görmediğim zamanlarda, hani hiç dokunmadığım günlerde, hani bakışların değmediğinde bile gözlerime, bir an dahi düşünmedim çıkarıp atmayı içimden. Senli kelimelerim çığlığa dönüştüğünde, kaybolduğunda yokluğunun karanlığında, sen duymadığında bile vazgeçmedim sana seslenmekten. Düşlere, hayallere sarılıp, günlerce gecelerce avundum onlarla. Sensizlikte de sevmeyi öğrendim seni.. Hasretini de sevdim.. Seninle herşeyi sevdiğim gibi.. Varlığının heyecanı gibi sahip çıktım, benimsedim yokluğunun acılarına da.. Güldüreni de, ağlatanı da, sevinçler yaşatanı da, hüzünlere boğanı da.. Sana dair, sevdana dair ne varsa, benimdi onlar da...


Soranlara neden böyleyim,
Bilmediğimi söyledim.
Yalandı bu,
Sensizlikti keyifsizlik sebebim.
Gelişinle eksik parçam bir anda tamamlandı..
Sende gördüm ya o an,
Sevinçten nasılda ağlandı...


Geldiğinde sona erdi tüm acıtanlar, tüm sancıtanlar. Çıplak yüreğinle basıp yüreğime, dindirdin yaralarımın kanayanlarını.
Dünyama gelmeden önce kapalıydı gözlerim, açtım gözlerimi, uyandım sevdana.
Hiç beklemediğim bir anda, hiç ummadığım bir zamanda tuttun yine ellerimden..
Çıkmazlara doğru giden adımlarımı, döndürüp geriye yürüdüm sana doğru gelen yollara..
Yarım kalmış bir hikayenin bilmediğim bir satırında bıraktığım sevdanı, alıp oradan devam ediyorum kelimelerime..
En güzel dünlerim, en inanılası düşlerimdin sen. Şimdi en yaşanılası bugünlerim, en umut dolu yarınlarımsın benim..


Evet, sendin beklenen,
Evet, sendin istenen,
Eksikliği gözlenen,
Yokluğunda özlenen...


Hep "Aşk" Olarak Kalacaksın Sen..
Yüreğimin Kalemiyle Yazılan, Her Satırımda...

Logged
« Yanıtla #513 : 12 Mart 2007, 19:22:29 »
Fixforum Üye Profili m@ximum
Fixforumax
******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 32
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2133

Forumdan Atıldı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Yokluğun üzücü
Uçurumdan düşmek gibi de kalın bir kabalık saklı
Seni bulamamış kalabalık sızılarımda...

Hanisin su kanatlı melek
Şelale ol ak işte
Akıt güzelliğinden doğmuş pınarını
Pınarınla serinlet karamsar gülüşlerimi
İstersen de yağmur ol sessizce ağlayan
İçime düşsün sevinçlerin
İçime düş tutkulu düşlerinle
Rengarenk yuvarlansın
Tebessümünden haykıran sevginle çağlayan
Logged
« Yanıtla #514 : 20 Nisan 2007, 21:32:21 »
Fixforum Üye Profili aspava54
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 22
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 652

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Logged

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
« Yanıtla #515 : 28 Mayıs 2007, 10:33:11 »
Fixforum Üye Profili aspava54
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 22
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 652

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Önce sevdim..Sevdiğimi öğrendim, sevebildiğimi farkettim: sevdikçe kendimi kainatla topladığımı gördüm.

Affetmeyi öğrendim: Affetmenin, dostlarımı onla çarpmak olduğunu farkettim.

Pişman oldum:Pişman olduğumu itiraf ettim, pişman oldukça, hatalarımı küçük, anlaşılır ve bağışlanabilir parçalara bölebildiğimi gördüm.

Hatırlamayı öğrendim: Hatırladıkça sevgilerimin karekökünü bulup, onlardan hüznü çıkardığımı farkettim.

Değer vermesini öğrendim: Değer verdikçe sevgilerin küpünü bulup, onları mutlulukla çarpabildiğimi gördüm.

İltifat etmesini öğrendim: İltifat ettikçe, insanlarla aramdaki en kısa mesafenin bir tebessümün resmettiği eğri bir çizgi olduğunu gördüm.

Özür dilemesini öğrendim: Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza bölündüğünü, böylece dargınlıkların limit sıfıra giderken yok olduğunu farkettim.

Aşık oldum, aşkı tattım: Böylece bir üçgenin iç açılarının toplamının 180 dereceyi aşıp, bütün yamukları kendi içinde barındıra bildiğini gördüm.

Hüzünlendim: Hüznü sevdim, hüznün kalbime dokunmasına izin verdim.böylece bütün mutlulukların ve zevklerin sonunda ayrılık çizgisine teğe geçip geri döndüğünü gördüm.

Ve bir gün öleceğim: Kesinlikle öleceğim ve öldüğüm gün anlayacağım ki, yaşadığım hayat, paydası sonsuz olan basit bir kesirden ibaremiş. kesrin payında ne olursa olsun, ne kadar çok şey biriktirmiş olursam olayım, hepsi son işlemde sıfıra eşitleniyor.kesrin üzerine , yani bu dünyaya, sonsuzluk içinden bir şeyler koymam gerekiyor. yoksa elde var sıfır.

Tüm bu işlemlerin sağlamasını yapmak isterseniz, kalbinize bir bakın...
Logged

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
« Yanıtla #516 : 28 Mayıs 2007, 11:12:49 »
Fixforum Üye Profili Gözyasim
Fixforumax
******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 304
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1822

Sessiz gözyaşları biriktirdim içimde..

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Özür dilemesini öğrendim: Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza bölündüğünü, böylece dargınlıkların limit sıfıra giderken yok olduğunu farkettim.

Hüzünlendim: Hüznü sevdim, hüznün kalbime dokunmasına izin verdim.böylece bütün mutlulukların ve zevklerin sonunda ayrılık çizgisine teğe geçip geri döndüğünü gördüm.
 
Güzeldi..emegine saglik.
Logged

 


'' Bundan sonra Yokum''

« Yanıtla #517 : 29 Haziran 2007, 20:38:44 »
Fixforum Üye Profili aspava54
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 22
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 652

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

ölümle Yazişma






Ağlıyor saatler tenhalaşan bekleyişlerde.
Kusurunu biliyor gibi gölgeler çekiliyor sabahın ilerleyişiyle
yakamozlar evvelden beri yanık allı güllü kayıklara
İncelmiş halatlarla bağlı ölüm mısraları sahillerin,
Yakamozların ve kayıkların susuz kaldığı sabahlara…
Parçalanmış kelimeleri döküyor bir heyula
Daha yeni doldurduğu geceden.
Rıhtımlar dolmuş taşmış
Rivayetlerdeki silahsız cinayetlerin meçhul tanıklarıyla.
Simalarında kısır sevişlerin zuhur ettiği kuklalar,
Tepkisiz her dalga boyunun ölümün boyunu aşmasına.
Ağlaşmasında gam değil delilik gizli dalgakıranların.
Sitemle, ses ve sükût yalıyor boyası dökülmüş sandalları.
Azrail oluyor ses rıhtıma, dalgaların çığlığında sükûtu kovalarken.
Her harf bir sonraki hecede öleceğini bile bile ölüme koşuyor.
Ölüm koşuşturuyor ıssız masallardaki peri kızlarının eteklerinde.
Ölüm susturuyor fikri sarmış zehirli kanıksayışları.
Dile denizin tuzunu bulayan, çıplak denizyıldızlarından kalma bir hayal.
Ciğerlere dolmuş kara suların kopardığı fırtınayı
Ne kendi kanında boğulan yürek anlatabiliyor,
Ne de yitik yolu bulmuş kara sular.
Gün ışığının sokulganlığı bile karalığını ağartamıyor gittikçe koyulaşan dipsizliğin.
Derinlere çekiyor ölümün sessizliği, kurşun gibi ağır teni…
Derinleşecek ölüm tende…
Deşilecek kapısız kederlerin vakti,
Keşmekeş değilse bu.
Ya da yazışlardan ibaret.
keyfiyetsiz bir nüans olmaktan öteye geçemeyecek cümlelerce intihar.
Mim koy sahillerden uzaklaşan siluetlerin kaygısız söylemlerine.
Durmak lazım…
Ölümce durmak…
Yol almak lazım…
Ölüme yol almak,
Değil yollarca ölüm olmak…

N.YEŞİLYURT
Logged

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
« Yanıtla #518 : 02 Ağustos 2007, 11:15:45 »
Fixforum Üye Profili aspava54
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 22
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 652

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

SEN BENDE KALDIN                          Tanıdık bir şarkı geliyor kulaklarıma biryerlerden. Önce doğrumu duydum derken açıyorum sesi sonuna kadar. Ne çok anı biriktirmişim sevgili sende. Yaşanan onca yılların ardından başbaşa kaldığım kah beni üzen, kah güldüren anılar... Zaman geçtikçe daha iyi anlıyorum galiba bende kalan senleri...! Sildim desede silemiyormuş insan. Nerden çıktı şimdi bu şarkı derken bile içimden bir seste “iyiki çıkmış belki uzun zamandır duymak istediğin işte” diye sesleniyor sanki bana. Birbirimizi azat ettiğimiz günden beri gitmediki elim bir türlü. Çünkü biliyordum duyduğumda yüreğimin dışarı fırlayacak küçük bir kuş gibi çırpınacağını. Şimdi ise üst üste kaç defa dinlediğimin sayısını bile hatırlayamıyorum...

Yaşadıklarım ve yaşayacaklarımın ikilemindeyim sanki. Hangi tarafa tutunacağımı bilmez bir avarelik var üzerimde. Bir adım atsam açarmısın bana kollarını tekrar. Dermisin yeniden hoşgeldin diye. Belki kalmıştır sende de benden bir parça avuçlarında. Söyle kaldı mı sahii?

Hep istediğim geçmişimin peşimi bırakması değilmiydi. Şimdi nerden çıktı bu sımsıkı sarsın beni arzusu hem de hiç bırakmamacasına. Tutsun ki düşmeyeyim; dursun zaman ki ben hep öylece orda kalayım isteği.

Nedenler, niçinler zaten allak bullak olan beynimin içinde dört dönerken; bırak herşeyi artık kora dönen ateşi küllendiripte yangını daha da büyütme diye içimde bas bas bağıran o sesimi dinlemeliyim yoksa!

Gelmiş, geçmiş ve gelecek derken bile son durak yine sana çıkıyor sevgili. Belki de ta en başından beri sana açılıyormuş bütün kapılar ve hep sana geliyormuş tüm yolculuklar ama ben farkedememişim.

Hatırlıyorum yeniden; bir zamanlar Ben ve Sen demek çok şey demekken şu anda sen ve ben sadece koca bir hiç olsada, varsın olsun. Ne güzel bak bende daha o kadar çok sen varken gülebilmek, anılara gömülüp kahretmek yerine iyiki varsın demek ne güzel. Seni hala sevebilmek bile ne güzel bir bilsen. Biliyorum bendeki senin varlığı yüzümü güldüren , acaba sendeki bende güldürebiliyormu seni? Tıpkı beni güldürebildiği gibi? HERŞEYE RAĞMEN...


Getirirdim tabiki bütün yıldızları sana
İstersen doldururdum ay ışığı avucuna...

BİRTANEME
Logged

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
« Yanıtla #519 : 07 Ağustos 2007, 08:44:19 »
Fixforum Üye Profili aspava54
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 22
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 652

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Al Yağmurlarını Çekil Başımdan...


Bir eylüldü ama saçlarımı ıslatan şöhretli bir yağmur değildi. İçimden acıyı almak için başımda bekleyen bulut, yağmuru mısralarıma bahane olsun diye salmıştı. Gökten yağan ordular misali düştüler toprağıma, ama bilmediler ki ben zaten ıslanmıştım, her bir damlası bin yağmur tanesine denk olan gözyaşlarıyla.



Gözyaşından ordularım vardı. Güllerden yapılmış miğferler takarlardı. Şafakları sağar gecelerde mısralarıma ağarlardı. Onlar sade benim yüreğimde ağlar sadece benim yüreğime yağarlardı. Hiçbir hava tahmin raporu kayda değer bulmadı bu yağmuru bulutların getirdikleri kadar. Ama ben anlardım ki yakında gelecek yüreğimi yakacak ve yüreğime yağacak. Hiçbir bulut taşımadı böylesini, çünkü hiçbir gök yanmadı benim gibi.



Gelinliğini yırtan bir gelin gibi, bir ömür hayalini kurduğu yarine kavuşmamak pahasına düğün günü kaçmayı yeğlemiştir yüreğim. Aşkın hasretlik asaletini, kavuşmanın silik kayboluşuna tercih etmiştir. Tarih kavuşanları anmamıştır yaşlı dudaklarında ama hasreti boyunlarında madalya gibi taşıyan kahramanların hikayelerini ağzına sakız etmiştir. Bir kahraman çıkarda belki Romayı yakar, bir Ferhat daha bulur muyum diye yanıp durmaktadır tarihin eskimiş sayfaları.



Şimdi eylül, şimdi yağmur git başımdan, ne kahraman olmak niyetim nede tarihin o eskimiş sayfalarında bir satır istiyorum. Şimdi yağmurlarını al ve çekil kapımdan, ben kendi yağmurlarımla sırılsıklam olmak istiyorum…
Çünkü bu yağmur tek kişiye fazla iki kişiye yetmeyecek kadar. Diğerlerine ıslanmak değil seyretmek düşer ancak.



not: Sen gitme can gider, ben görmeyim seni , gideceksin diye canım gider....


Logged

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
« Yanıtla #520 : 07 Ağustos 2007, 08:54:30 »
Fixforum Üye Profili Gözyasim
Fixforumax
******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 304
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1822

Sessiz gözyaşları biriktirdim içimde..

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Ama ben anlardım ki yakında gelecek yüreğimi yakacak ve yüreğime yağacak. Hiçbir bulut taşımadı böylesini, çünkü hiçbir gök yanmadı benim gibi.

Cok begendim yazilari... emeginize saglik.
Logged

 


'' Bundan sonra Yokum''

« Yanıtla #521 : 05 Şubat 2008, 11:59:43 »
Fixforum Üye Profili aspava54
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 22
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 652

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Mürûr-u Yusuf

Bir Yusuf Hikayesi


buzlu saçaklardan düşüyorum orta yerine insafsız tenhalıkların...
sen ben de mürteciyken...,
acıdır, büzgü büzgü sarmalar bağrı..
yüreğim ki, karia..
bir yanılgı ki, deprem.., yerle bir etti aşkın doruklarını...
kelimelerim karaya vurmuş bir kere..
yolu yok yutmanın... yolu yok unutmanın..
bir vurgun benim ki.. kanadı meksur bir lâle belki..
söze çiğ vurmadan.., benliğini çalmadan.., hükmünü kaldırmadan...
unutarak her şeyi.. unutmayarak hiç bir şeyi..
anıtlar dikerek beled-i yamanın göbeğine...
bir savaşçı edasıyla kılıç sallayarak varakların üzerinde..
kayıtlara geçecek bir cinayet haberi gibi..
uzaktan gül,
yakından kan kokan...
ben ki kırgınım, değmesin ahıma kimseler..
yüreğimin bir ucundan diğer ucuna hicretteyim şimdi...
zulmedildi aşka!...
yerim yok bu diyarlarda.. yerim yok ihanet kokan ücralarda...

kaç kere geçtim sabahlara kapan kuran gecelerin içinden...
ben hep boz bulanık.. ben hep gamgüzar.. ben hep ebr-i teessür..
sen!
hep külli muhayyel...
bilmiyorsun... müntehir bir aşk uğruna feda ettiğimi kendimi...
tıpkı.., ipek böceği gibi...
kalbine ipek sundum..
kalbime kara vurdum..
ve,
yok oldum...
ben y-o-k-u-m!...
o var...
salınıp duruyor yokluğumun üzerinde...
ipek bilmedi kozanın kendisi uğrunda feda edildiğini..

yaşananlar giyotine giden bir mahkumun acısı kadar dokunaklı...
kaç kere ölüme koştum soluk soluğa..
yetişemedim yine de.
pranga vurdum bu ömre.. azaplar verdim gecelerime..
yeşillerimi çiğnedim..
en deli halimle dualar ettim oysa..
nafile.., dibe vurdu tüm tedbirlerim.
tarihleri yaktım..

tüm zamanlar aralık kadar acımasızdı çünkü..
soğuktu.. yalancıydı..
ve,
sen... yusuf sandığım mütenezzil!
nârevandın yüreğime... bilemedim!
halime karalar bağladı, brindar akşamlar...
kapılar kapandı, dünya kilitlendi üzerime.
bîgirân ağrıdı bedir..
şüride hâl kaldı güneş, ay ve on bir yıldız...
zaman zemheriydi..
katlime fermandı sessizlik.. yüreğime cellat...
neden... Ney?
neden kastettin muradıma?..
ne istedin yüreğimden...
mor ufuklara demirlenmiş gözlerimden...
şimdi parça parça ömrüm., haddi hesabı yok kanamaların..
seni yakup misali sevdiğim için suçluyum..
hatırladıkça saçlarıma esen rüzgarları, kıyameti kopuyor umutların...
işte
tam da burada, oylumlanan sorular ortasında..
her şey bitti derken...
gökten dağlarıma kıvılcım ağar..en çok ağlamaklı sayıklamalar duyulur yatağımın tenhasında..
döküle döküle tütsülenmiş morlar kalır benden geriye...
sen, inancın bekaretini bozandın...
iki büklüm kılandın karanfilleri...
yağmaladığın ben değil,
yıllanmış baharlardı..., nevruzları kıskandıran..
gelip geçti işte... kalmadı senden yana hiçbir imge!
ne ellerin de toprak kokusu..
ne gözlerin de kumru..
sen yusuf değildin ki... ben yanıldım..
yordum yüreğimi hiçliğine..
yordum yüreğimi kör kuyularının gizemine...
vefasız kaldım kalbimin gerçek sahibine..
yüreğimi yormanın aşka vefasızlık olacağını unuta unuta..
ya sen.., uğruna kan ter içinde kaldığım!
sana yakışan ne kaldı geriye..?
hayır...!
sonsuza kadar yut kelimelerini.. yok ol, varlığıma en uzak noktalardan bile...
konuşursan,
fütursuzluğuna lanet okuyacak arş-ı âlâ...
çek git.. gönlümün ummanından...
soluk aldığın her an ahım ulaşacak bedenine., çürüyeceksin...
unutma!
ahde borcun var..
onurunu zedelediğin her şeyin hesabı var...
sorulacak bir bir..
hani nupelda masalı... hani..
yanarım. yanarım ki..,
nasıl kırdıysan aşkın onurunu..
nasıl savurduysan çakır derelerden topladığım incileri..
nasıl ziyan ettiysen düşlerimin hasadını..
nasıl çaldıysan muradımın hikmetini...
nasıl erittiysen yirmi bir yıldır kalbimde duran,
yusuf yüzlü kartanemi...
nasıl boynu bükük bıraktıysan gülşenimi..
nasıl öldürdüysen beni....
işte öyle..
işte öyle olasın....

aşkta kısas olmaz sanırdım...
oysa.., yanıldım..
sen de
ya-nı-la-cak-sın...



. zaman: sene-i sûzan
. yer: çah-ı yusuf
. hâl: ah-ı derun


/Ayşe eyyüpkoca/
Logged

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
« Yanıtla #522 : 06 Şubat 2008, 09:29:46 »
Fixforum Üye Profili aspava54
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 22
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 652

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Ceylan bakışlı yetim bir sevdadır dağlarda. Nur`lar içinde uyuyan avcıya aşık tek yürek belki de... En tatlı sesidir imkansız bestelerin ve aşk için alınan her nefes dağ yollarında bir seherdir. Kısa vadeli ölgün bir hayata inat, doyasıya yaşamaktır tek arzusu.

Cesurdur ceylan bakışlı sevda, bir o kadar da yalnız. Avcının ellerinde sunulan ölüme aşıktır. Kim bilir kaç sevda canını bırakmıştır namlunun ucuna... Her göz göze gelişlerinde ölümü unutur, o gözlerde kaç kişinin kendini bulduğunu düşünür yetim ceylan. Dualar eder, vuslat zamanına adar tüm sevdalı gülleri. Tek silahı suskunluktur, haykırır sessizliğiyle ve onulmaz dertlere vurulur gönülden.

Kaçsa gidemez, gitse de bitemez bir sevdadır yürekte. Tatlı huzuruyla ne düşler emzirir ürperten karanlıklarda. Uzun düş seferlerine çıkarken gönül, gözlerinde kalan umutlarıyla uyur ceylan her gece. Usul usul güller kanar her nefeste ve imkansız bir dilek gerçek olur. Ceylanın gözlerinde bir kız vardır. Ay düşen saçları geceye uzanır. Ciğerine dolan sevda ve bedenindeki ruh yetim ceylandır. Lakin güzel bir kıza dönüşmüştür bedeni. Sabah uyandığında şaşırmıştır, ceylan bakışlı nazende bir sevda olur ve rüzgara bırakır özlemli saçlarını.

Sorar yürek:
- Bugün günlerden ne ?
- Sevda...

Günlerden sevdadır... Çılgın bir rüzgarla savrulur sararan yapraklar, suçlu değildir gözler birbirine değdiğinde. Sevdalı nağmelerle sarılır bedenler, son nefesini vermeye razıdır beste boylu ceylan bakışlı güzel. Namlunun ucundaki ölümü beklerken, hayatı yudumlar avcının avuç içlerinden. Zaman gibi sessizce sarılırlar birbirlerine, mutlulukla aydınlanır yüzleri. Lakin kısa sürer bu mutluluk, buz kesen ellerde tutulmayan bir yemindir, bir avuç küldür gönülde savrulan, yamalı bir sevdadır yaşanan ve bir mazidir nur içinde haykıran.

Sorar yine yürek:
- Bugün günlerden ne ?
- Sevda... Belki de veda... Zamansız bir elveda...

Sıcak bir Eylül akarken gözlerinden, gün sevdadır, gün vedadır... Tek suçludur Eylül, o çağırmıştır sevda sancılarını ve bitmeyecektir. Aralık kapıları kapanırken günlerin yüzüne, yeni merhabalar kucaklanır acımadan... Bunu sezer yürek ve kırılır aynalardaki gülümseyişe. Yalnız dillerde kraliçedir ceylan bakışlı sultan... Bir kez daha anlar ki aşk yoktur. Bir suret asılıdır yürekte, acıtan. Her nefeste yaşananın aslı yoktur.

Güller, sakınır sevdalı gülüşlere dokunmaya. Yaşanmayan avcı bir ömür vururken gözbebeklerine, üşür elleri beste boylu nazendenin... Yürek okunmamış bir kitaptır, hiç açılmadan rafa kaldırılır. Bilinmese de kıymeti, yıkılmaz bir sözle, gücenmez... Kırgındır Eylül`e lakin kızamaz bir türlü... Gecelerin deminde Eylül, bir parçasıdır sonbaharın ve sonbahar tebessüm eden sevdanın en tatlı mevsimidir.

Sırtındaki bıçaklarla yalnızlığın sağır yoluna devam eder sevda. Kendi gibi bir yürek yoktur. Sultanı olamamıştır, gökkuşağı dolayamamıştır beline, aşka aşık hasretlere sarılmıştır biçare. İhanetle süslenmiş ayrılıklara gülümser gamzeleri.
"Olsun" der "Olsun, zamanla unutulur."

Rüzgarla savrulup gider uzaklara ki zaten hiç yakın olmamıştır aşkın yakamozlu efsane mehtabına. Zaman dolmuştur. Gitmelere itilmiş yüreğini toplar ve hiç bitmeyen Eylül`e döner hazan. Geriye ne kalmıştır, sararmış yaprakların dışında...Yaralı bir kalpten arta kalan herşey anlamsızdır. Atılır, satılır, kıyılır, bomboştur şarkılar... Ne emeklerle göğe serilen yıldızlar saçlarına dökülmüştür. Göz pınarları çağlamış, yürek çöllenmiştir artık. Kesin dönüş yollarında deliliktir hala sevmek, dilindeki nakaratla haykıran yürek kendine varmak üzeredir.

Bilmez günlerden nedir...
Bir soru cevap bulur hazin hazin

- Ey sevda, söyle hayat nerdedir ?

"Hayat Gözlerine değdiğim yerdedir"

Ayşegül TEZCAN
Logged

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
« Yanıtla #523 : 03 Mayıs 2008, 22:49:28 »
Fixforum Üye Profili aspava54
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 22
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 652

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: aspava54´den DaMLaLar.....

Söz sustu;
Artık kalemim konuşuyor..
Seni yazamalımı yoksa içinemi gömmeli..?
Daha ne kadar saklayabilir ki körpe yüreğim..?
İç kanamalı bir duruluş ardında,
Asi bir yürek ve haykırış içinde benliğim,
Patlamaya hazır yanardağ...

Durulmalı mı? yoksa biran olsun hiç susmamalı mı?
Bilmiyorum..
Belki de biliyorum,ama çok korkuyorum...
Seni yazmaktan yazdıkça kaybolmaktan,
Karanlığa gözyaşına esir olmaktan...

Masaldan öteye gidemeyecek bir düş benimkisi,
Sen masalımın baş kahramanı,
Bense dış kapının dış mandalı..
Kendi düşümde bile bana yar değilsin..
Yar/a/sın...

Tenimde yeni kabuk bağlamaya yüz tutmuş derin bir yara,
Elimde çakı içimde o tarifsiz acı,
Eşeledikçe akan her kanda,
Yüreğimde dinmeyen kasırga,
Ne zaman dinecek bu kasırga..?
Sen söyle:

-

Doğru ya masal kahramanı konuşmaz,sadece rolünü oynar..
Ve bittiği anda çeker gider..
Geride bıraktıklarını düşünmeden....
Logged

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!
Sayfa: 1 ... 33 34 [35]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer: