Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben oyunları, Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben programı, Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben oyunu indir, Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben program yükle, Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben download, Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben hikayeleri, Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben resimleri, Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben haber, Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben yükle,
Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben videosu, Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben msn eklentisi, şarkı sözleri
Ne sen geldin.. ne de kokunu getirdi rüzgârlar.. kurur elbet birgün aşk adına tutunduğum dallar yemyeşil yapraklar bile sararır birgün demedim mi?
Seni bir masalda buldum ben.. kendi göğünde kanat açarken yapayalnız kaç git buralardan, durma uç git, aşkın Kaf dağında bir Anka ol, masallarda kal sen demedim mi?
Med ve ceziri görmüş müydün yüreğimde? hani gözlerinin ay gibi dağlardan doğduğu gece.. ölürsem bu gece öleyim dizlerinde dediğim hani işte o gece hatırlar mısın bilmem.. her yanımda alabildiğine sen olmazsan eğer gurbetin bu tenha kıyılarında yokluğun gezinir birgün de ölürüm.. demedim mi?
Sevdim seni boynu tasmalı köleler gibi, sevdim ve melanet yağmurları yağdı üstüme böylece karlı bir kış gününde ellerin değil.. alev alev ateşti avuçlarıma bıraktığın, demedim mi sana.. yakmaz bu ateş beni diye aşkın onulmaz ateşlerinde sınanmış bir semenderim ben demedim mi?
Demedim mi bütün güzel şiirler sanadır diye.. kutsanmış bütün bu sözler.. yaşanmamış bütün zamanlar senindir ve senindir baştanbaşa yanmış bu yürek şimdengeri parsel parsel yap ve sat demedim mi?
Ey sevdâmın kar çiçeği, ey iki gözü iki çeşme Züleyhâ'm.. say ki Yusufu'm ben.. tutmazsan eğer elimden.. aşkın en sığ sularında boğulur giderim ben demedim mi ?
ya da hüznün kapkara çiçeklerini, sonra hasreti ve sensizliği bir gül gibi takıp yakama bir derviş gibi ömrümce beklerim seni demedim mi?
Ey ömrümün taze gülü.. ey gözleri öksüz bir çocuk gözlerime bakıp bakıp dalmasaydı gözlerin.. kızıl bir alev gibi girmeseydin kanıma.. ak bir güvercin olup uçmasaydın elimden bir âh ile yakardım o güzellik sarayını demedim mi ?
Demedim mi sana.. güvenme gözlerine bu kadar diye yakar bu sevdâ ateşi ikimizi de kül eder bu hasretlik.. bu ayrılık.. söndürmez bu ateşi sonra denizler bile demedim mi ?
Koklamak ellerimi güneşin her doğuşunda gülleri koklar gibi.. bir sevda türküsünü birlikte söylemek sonra her sabah bir gül bırakmak toprağıma yüreğinden.. bir de ıslanmak bu şehrin yağmurlarında ve sırılsıklam ıslanmak sevgiden bırakmamak ellerimizi, kopmadıkça kıyamet hiç bırakmamak, andımız ve ahdimiz olsun demedim mi ?
Ağlama, aya bakıp ağlama öyle ne olur.. ağlamak bize yakışmaz.. say ki hiç görmedik birbirimizi.. say ki hiç tanışmadık .. bakıştık belki de bir gecenin en koyu karanlığında say ki hiç görmedin beni sen... görmedim seni ben.. demedim mi ?
Demedim mi sana.. sakın kimse el sürmesin saçlarına diye.. düşmesin gözlerine bir yabânî bakış demedim mi ? sen Leylâyı bilmezsin, Mecnunu tanımazsın sen.. kimdir Şirin, nerede şimdi Ferhâd bilemezsin.. ey sevgili / ey sevdâmın meçhul kelebeği.. ben sana.. aşkın bir adı da ayrılıktır demedim mi ?
Ayrılığın acısını yaşadım senin gözlerinde ben geçip giden zamanı bir de.. unuttum sonra sana hazırlıksız yakalandığımı nisan yağmuru gibi geldiğini ansızın.. zamansız gelen, apansız gider birgün demedim mi?
demedim mi sana ben.. giremem senin girdiğin sokaklara / giremem... gittiğin yerlere gelemem ben.. demedim mi? bil ki suya yazılmıştır bizim aşkımız silinir gider birgün.. demedim mi ?
Ey benim kederlerimin soylu prensi. ey sevgili.. ben sana demedim mi? ayrılıktır şimdi üstümüze lapa lapa yağan, kar değil diye.. buğulu gibi gözlerin, soğuk soğuk ellerin.. esmerim, gece gözlüm, ben seninle ağlamış seninle gülmüşüm.. baksana bana.. tel tel olmuş dağılmışım. yapayalnız kalmışım bir gecenin ortasında sensiz....
şimdi sen, can çekişen kuşlar gibi uzaklarda. çok uzaklarda sen / ben, her gün her gece.. korku ve hasret çiçekleri açan alabildiğine içinde.. bir ayrılık türküsü kalmış dilinde elinde gayr-i menkul bir yürek.. beklerim gelmediğin yollarda, beklerim.. demedim mi ?
“Bahçemde açan gül değil, ayrılık yarasına çektiğim bir kızıl tüldür bunlar.. sen, sönmüş bir volkandan şiir mi beklersin hâlâ yakıp geçtiğin bir yürekten geriye kalan bir yığın küldür bunlar” demedim mi ?
ey şimdi uzaklarda açan sevdâ çiçeğim demedim mi sana.. “bin bahar açsan da yaban ellerde yaprağını dökeceğin son bahçe yine benim” demedim mi?
söyle ey hüznümün ince gülü.. bütün bunları ben sana demedim mi? diyemedim mi ?
diyemedim mi...?
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2006, 23:39:36 Gönderen: נαѕмιηє »
Logged
Ya Herseyim Ya Hicim.. Sorma Dunya Ne ßicim.. ßir Kordugum ki İcim.. Cozdukce DoLaniyor....
Umut, bir beyaz güvercindir, uçar gider bir gün pencerenden habersiz.. masmavi bir ölüm gibidir o, bilirsin dolaşır durur gözlerin pervazlarda bir zaman senin bakışların olur uzaklarda titreşen, yıldızlar değil, hasret ne acılar büyütür kollarında denizlerin her akşam her akşam gözlerin doğar dağlardan ve zaman beyaz bir düş olur avuçlarımda..
Gün olur en kutsal yeminleri hatırlarsın ardından bomboş göl kenarlarını bir de mevsimi geçmiş parklarda başıboş salıncaklar görürsün ne bekleyen vardır, ne beklenen kim bilir, ağladığını duyarsın belki de kuşların ömrün kaybolan günlerini ararsın sırılsıklam yaz yağmurlarında..
Sen de bilirsin illâ toprakla örtülmek değildir ölüm, ölmeden önce ölmek de değil kuşkusuz cansız oluşumuz, sonra sensiz kalışımız bir doğu şehrinde yapayalnız duruşumuz ve bir yaz günü kucak dolusu baharlar taşıyışımız dağlardan bir de gül bahçesi gözlerinden geçişimiz bir sana mâlumdur aah bir de benden sorulur yaşadıkça..
Geceler aslâ tekin değildir bilirsin fâili meçhul bir aşka dönüşür birden hayât öyle değilmiş o söz şimdi anladım dağ dağa kavuşur, ben sana kavuşamam sen beyaz bir kuş uçurursun kızıl yüreğinden umut gibi, sevmek gibi benimse yüreğim kanar tââ derinden şarkıya dönüşür birden ağlayışlarımız ve zaman beyaz bir düş olur avuçlarımda..
Şimdi, geceleri pür-telaş geçiyorum senin geçtiğin sokaklardan ellerimde yüreğim, uykularından geçiyorum habersiz çoğu kez bestelenmemiş bir şarkı oluyor adın seni yürüyorum ayak seslerimde geceler boyu neden senden kaçtıkça hep sana varıyorsam gece gözlüm işte o yüzden alabildiğine kırmızı bir gül oluyor hayât o yüzden.. vefâsızlığın rengârenk güllerini büyütüyorsun gözlerinde o yüzden her akşam.. suskunluğum bazen, en derin konuşmalarım oluyor aah her bakışında o yüzden hüzün doluyor gözlerim o yüzden zaman.. beyaz bir düş oluyor avuçlarımda her akşam...
Logged
Ya Herseyim Ya Hicim.. Sorma Dunya Ne ßicim.. ßir Kordugum ki İcim.. Cozdukce DoLaniyor....
Beni öldürmek vakti geldiğinde bir hintli gibi ateşlerde yak sonra yak ve küllerimi Ganj yerine gözlerinin en kutsal ırmaklarına savur istersen sürme diye gözlerine çek sen bilirsin ama bir dileğim olsun benim de senden en vahşi, en ürkek bir ceylan olsun ayışığında gözlerin...
Hayatın şu yorgun ve doyumsuz yalanları arasında kaybolan yıllarım ve değer veripte ulaşamadığım sevgimin arasında kaybolup gidiyorum..Ve yorulduğumu hissediyorum..
Tam uyumaya çalıştığım an sen ve umutsuzluğumun kaybolduğu karanlıklar arasında ki senin varoluş hayalin beni ayakta tutuyor...Ve yavaş yavaş nefes almaya çalışıyorum.. Ve senin hayalin kaybolmasın diye geceye lanet okuyorum.. Kaybolmasından korktuğum için...
...Yürüyorum karanlıktaki hayaline.Ellerimi uzatıyorum ama karanlıklar arasında kayboluyor. Gölgenle yarışıyorum.Sen bırakıp gitmek için;ben seni yakalayıp göndermemek için savaşıyoruz.
Yoruluyorum..Koşmaktan, yakalayamamaktan,yakalayıpta tekrar kaybetmekten yoruluyorum... Susuyorum..Sessiz çığlıklar atıyorum duyamayacağın... Korkuyorum..Bu seferki başka.Artık korkmamaktan korkuyorum.. İçimin kurumasından,ağlayamamaktan korkuyorum. Bana anlamsız bakan gözlerinde;gözlerimin yaşarmamasından korkuyorum....
Anlıyor musun? Hayır!anlamıyorsun...Anlamadın,anlamayacaksınd a.
Kayboluyorum... Sende kaybettiğim ruhumu bende bulamıyorum... Çırpınıyorum,çırpındıkça da batıyorum... Elimi uzatıyorum tutan yok... Karanlığı avuçluyor parmaklarım... Yalnızlığım bile beni yalnız bırakmış.... Sessiz çığlıklar atıyorum duymuyorsun..duymuyorsuuunn...
Bir insani hayatindan sonsuza kadar cikartmak zorunda kaldin mi hic? Hani ölmüs gibi, hani uzatsan da elini tutamayacagini bilmek gibi, her an kapindan iceri gülümseyerek girecegini bekleyip ama aslinda hic gelemeyecegini de bilmen gibi. Ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek , ama ölmüs gibi ulasilmaz olmasi artik o insanin sana, ne kadar katlanilmaz bir gercek degil mi sen hala bu kadar sevgili iken? Özlemek, bu kadar özlemek,etini kemigini yakarcasina özlemek. Cok kötü degil mi?Bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak, onu isitememek , artik sonunun "Pi" hali degil mi? Biliyorsun degil mi? Ne kadar umutsuz bir arayistir o, kalabalik caddede gecen binlerce yüze bakmak belki bir kez daha görebilmek icin o yüzü, belki biraz önce gecti bu kaldirimdan diye düsünmek, belki su an arkamda yürüyen insanlarin icinde bir yerde demek, belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yasamak ne zordur degil mi?
Ne kadar eritir insani fark etmeden. Sende biliyorsun degil mi bunlari.? Bir sinema koltugunda sende iki kisi gibi oturdun mu hic? Hic iki kisi gibi zevk aldin mi bir konserden yalniz basina. Güzel bir kafe kesfettiginde, güzel bir film seyrettiginde, güzel bir sarki dinlediginde güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi paylasamadigin icin onunla. Bir barin kalabaliginda hic yarim vücudunla sallandin mi ortada? Hic iki kisilik beyninle yarim insan olabildin mi? Baktiginda aynana sadece yüzünün bir yarisini gördügün oldu mu hic? Sana hayatindaki en büyük yoksunlugu yasatandan nefret edemedigin zamanlar oldu mu hic? Gözünün icine baka baka kolunu bacagini kesen bir insanin yüzüne sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildigin zamanlar oldu mu hic? Onu icinde korumanin seni yok etmek oldugu zamanlara feda oldun mu hic? Icinde aglayan cocuga umut sarkilari söyleyemediğin, özlemini, susuzlugunu, açlığını gideremedigin zamanlar oldu mu hic? Kanayan yarasini gördügün ama merhem olamadigin zamanlar. Gücünün, hani o tanrisal gücünün bir cocugun aglamasini susturamayacak kadar oldugunu gördügün zamanlar oldu mu hic? Hiiiiiiic.... Hiic....Bir Hicim iste..
« Son Düzenleme: 19 Aralık 2006, 00:08:36 Gönderen: נαѕмιηє »
Logged
Ya Herseyim Ya Hicim.. Sorma Dunya Ne ßicim.. ßir Kordugum ki İcim.. Cozdukce DoLaniyor....
Biliyorum bir gün hiç bilmediğim bir şehirde beklemediğim bir anda bir köşe başında birdenbire karşıma çıkacak biliyorum gözlerinden tanıyacağım O'nu suçlu bakışlarından bir de düşmemek için duvarlara tutunacağım belki kim bilir belki de kolumdan tutacaklar O olsa bile.. O değil diyeceğim bu, O değil.. hep böyle olacak biliyorum bir gün mutlaka O'nu göreceğim bir gün mutlaka.. bir gün...
Gokce'm... Seni cok seviorum.. guzeL yuzLu.. guzeL gozLu.. guzeL huyLu.. cok guzeL kaLpLi ßitanem ßnim...
Logged
Ya Herseyim Ya Hicim.. Sorma Dunya Ne ßicim.. ßir Kordugum ki İcim.. Cozdukce DoLaniyor....
Zaman alıp sürüklüyor.. beni ben yapan anılarımı engin sulara.. Karışıyor denizlere, sonra okyanuslara. Ardında bir yığın anı kahramanları belli olmayan. Kimi zaman çoşan kimi zaman durgun yaşamlarla besleniyor bu koca okyanus. Kim bilir hangi ananın gözü yaşlı hikayesi yatıyor yada hangi aşıkların hazin sonu? Yaşam ateş çemberi bazılarına göre, bazıları da güneş saçlı çocuklara benzetiyor yüzü hiç solmayan. Ne olursa olsun son bulmayacak mı her şey karışmayacak mı okyanuslara anılar? Seni sen yapan değerlerin bir gün son bulmayacak mı yaşarken yada toprakta? Arkana yaslan dostum bak pencerenden dışarıya ve gör dünyada nokta kadar bile olmayan varlığını. Yaşa doyasıya her şeyi. Geç kaldığını düşünme hiç.. Keşkelerini söküp at beyninden izi bile kalmasın. Aç kollarını fırtınaya ben buyum diye haykır. Zaferi yaşa, hüznü yaşa, mutluluğu yaşa ... Sadece yaşa dostum. Hedeflerin olsun. Gerçekleştirmenin öz güvenini yaşa. Sürüye katılma, senin sürün olsun. Belki okyanustaki mavi pırıltılı dalgalardan biride sen olursun..
Bu yazida yaziLarima katkida ßuLunan degerLi arkadasLara...
Logged
Ya Herseyim Ya Hicim.. Sorma Dunya Ne ßicim.. ßir Kordugum ki İcim.. Cozdukce DoLaniyor....
Benden yazmamı istiyorsun günlerdir... Tek kanatlı solgun düşlerimi, yüzünde kanayan o kutsal ışıkla aydınlatan sonsuzluk meleğim.
Sana neyi anlatayım?
Ruhumu yaktıktan sonra artık damarlarımda dolaşan sensizliğin tenimi yakan acısını mı? O acıyı uyutsun diye sığındığım ama sevgini orda da hep ama hep kaybettiğim soğuk rüzgarları mı? Odamın tavanındaki, yoksulluğumu ve kimsesizliğimi harç yapıp içine doldurduğum o derin o sonsuz çatlakların altında, sen diye her gece koynuna girdiğim o zamansız ölümleri mi? Gözlerinden özgürlüğe akan mavi nehirlerde boğulduğum canım sevgilim, söyle; sana neyi anlatayım?
Şimdi burada değilsin... Ama duyuyorsun beni biliyorum, kapat gözlerini benim için ve dinle ne olur: Bak yoksun... bunun anlamını biliyor musun? Yokluğun; yüreğimdeki bu yıldızsız, bu dipsiz karanlık gece... Yokluğun ; odamın duvarlarına astığım suretlerine bakarken, gözlerinde unuttuğum dalgın gözlerim... Yokluğun; gönül bahçenden kopartıp verdiğin için soldurmayıp kuruttuğum ve tıpkı sevdam gibi sonsuzluğa mahkum ettiğim bu kırmızı güllerin, sırf kalemini değdirdiğin için atmaya kıyamadığım bu kağıtlar, peçetelere yazdığın şiirlerin, hediyelerini sardığın paket kağıtların, sen gidince; hala sen kokuyordur diye üzerime giydiğim ve derin derin soluduğum giysilerin...
Yokluğun; elinin, kokunun, soluğunun değdiği her şeyi dünyanın en kıymetli hazinesi gibi saklayan, bu yari deli, bu hayattan kopuk ruhum. Kapat gözlerini ve bana bak. Ben diye ne varsa gördüğün, iste o senin yokluğun..
Söyle, sana neyi anlatayım?
Beni, ay ışığının rutubet kokulu duvarlarına vurduğu, tek odalı sensizliğimde aşkımla, deliliğimle, bu hayata hep yabancı ruhumla bir başıma bırakır; masanın üzerine senin için bıraktığım o tek sigarayı yakar ve giderdin. Şimdi benden sana hayattan daha kötü davranmamı istiyorsun. Sırf sana, seçimlerine ve hayatına duyduğum saygıdan..."Neden biraz olsun kendine merhamet duymuyorsun" diyerek seni koruma hakkını bile kendinde görmeyen bu yaralı ruhumdan sana kötü davranmasını istiyorsun. Her gece sen diye koynunda uyuduğum ölümün o soğuk nefesi, gözlerimi kapatmadan önce, artık şahidi olduğum hayatının vücudunda bıraktığı o yaraları, morlukları, savruluşları iyileştirmesi için, seçimlerinle mutlu olman için Tanrıya dualar eden benden, sana kötü davranmamı istiyorsun, öyle mi?
Şimdi burada değilsin. Ama beni duyabiliyorsun, biliyorum. Kapat gözlerini benim için ve dinle ne olur. Bunu sana ancak bir kez söylemeye cesaretim var...
Aşk... Hala yüzünde taşıdığın o derin, o bir türlü iyileşmeyen yara izin değildir sevgili. O iz hırstır, o iz bencilliktir, o iz sana değil kendine tapan bir ihtirastır. O iz senin o sonsuz ve hep kendini kanatan merhametin gibi değil. O iz sen gibi değil sevgili. Sen hep sana hayat kadar kötü davrananları sevdin. Sakin benden de bunu isteme ne olur, yapamam...
Sen beni hiç tanımadığın bir kentin tek odalı ve rutubet kokan bir evinde, aşkıma ve ölümüme bıraktın. Beni soluksuz, umutsuz, sensiz bıraktın. Benim o kırılgan öfkem yalnızca kendi yüreğimi kanattı; senin yüzündeki o kutsal ama o artık durmadan kanayan ışığı değil. İsyanlarımın çığlığı bu kimsesiz ömrüme saplandı hep; senin özgürlüğüne değil. Fırtınalarında sürüklendi aşkımız. Korkularının, yaralı geçmişinin, savruk benliğinin dalgalarında beni kaybedip kaybedip sonra yeniden buldun. Seni hep uzaklara çağıran o yalnızlık rüzgarının alabora ettiği parçalanmış düşlerini yeniden topladım sensizlik sürgünlerimde. Kanayan sevdamı, vurgunu olduğum yüzündeki o kutsal ışıkla sardım. Sığındığım bu huzurun bedelinin hayatımla ödedim hep. Bilmediğim yollardan geçtim kanatarak kendimi. Ve şimdi sorular cevaplarını buldu. Sükunetin ve güvenin o bilge dinginliginde süzülüyor aşkımız. Artık, biliyorsun ki; sevgimin inadı hiç kırılmayacak. Yüzümde gördüğün, o bu dünyaya ait olmayan iyilik ve en zor anlarımda çıktığını söylediğin o"yasadışı gülümseyiş" bir kez olsun sönmeyecek. Benim sonsuzluk meleğim, affet ama, bedeli ebedi sensizlik olsa dahi sana hayattan daha kötü davranmayacağım...
Günlerdir sana yeniden yazmamı istiyorsun benden... Sana neyi anlatayım;
"Her sarnıç küflü bir yağmuru, Her sevda bir ayrılığı yaşar.."
Logged
Ya Herseyim Ya Hicim.. Sorma Dunya Ne ßicim.. ßir Kordugum ki İcim.. Cozdukce DoLaniyor....
Umutlar katiLLer elinde siLah oLmuş, sevdaLar çocuk eLinde oyuncak.Isyan kapısını kiLitLedim yüregimde, birdaha açıLmamacasına.Icimde kopan firtınaLarı hayaL denizine savurdum avunsunLar diye.SessizLiğimi bent yaptım gözyaşLarıma.Ama çığLıklarımı susturamadım gönüL üLkemde...
BuGu.. ßn tesekkur ederim okudugun icin,yuregine sagLik.. cok ozeL ßir siir o.. onu hep goreyim die koydum imzama.. seninde siirLerin cok guzel.. tesekkkurLer iLham perine..
Logged
Ya Herseyim Ya Hicim.. Sorma Dunya Ne ßicim.. ßir Kordugum ki İcim.. Cozdukce DoLaniyor....
BuGu.. ßn tesekkur ederim okudugun icin,yuregine sagLik.. cok ozeL ßir siir o.. onu hep goreyim die koydum imzama.. seninde siirLerin cok guzel.. tesekkkurLer iLham perine..
Yüreğine nazar değmesin inş...
Logged
Umutlar katiLLer elinde siLah oLmuş, sevdaLar çocuk eLinde oyuncak.Isyan kapısını kiLitLedim yüregimde, birdaha açıLmamacasına.Icimde kopan firtınaLarı hayaL denizine savurdum avunsunLar diye.SessizLiğimi bent yaptım gözyaşLarıma.Ama çığLıklarımı susturamadım gönüL üLkemde...