bırak gözlerini geceye yıldız yıldız parlasın saçlarını savur tel tel rüzgarlara sinsin kokusu ellerin sür toprağa suya yağmurlara geçsin sıcaklığı yüzünü aydan geri çevirme özlersen gökyüzüne bak sevgili çünkü ben seni gökyüzü gibi sevdim öyle çoğul öyle büyük gülünce baharlar gibi çiçek açtım ağlayınca tuhanlar gibi ağladım sevgili denizler gibi dalgalandım nehirler gibi çağladım çöller gibi yandım yokluğunda
Logged
ne yağmurun elleri var ateşimi söndürmeye yetecek ne rüzgarın nefesi var hasret gemimi sıla limanına cekecek ne de toprağın nemi var sevda tohunu yeşertecek ne de zamanın kıyısında saatlerin zehir zemberek döngüsünde bir an var sensiz geçecek
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: BEKLERKEN SENİ oyunları, BEKLERKEN SENİ programı, BEKLERKEN SENİ oyunu indir, BEKLERKEN SENİ program yükle, BEKLERKEN SENİ download, BEKLERKEN SENİ hikayeleri, BEKLERKEN SENİ resimleri, BEKLERKEN SENİ haber, BEKLERKEN SENİ yükle,
BEKLERKEN SENİ videosu, BEKLERKEN SENİ msn eklentisi, şarkı sözleri
gökyüzünden pırıl pırıl yıldız kaydı şu dünyama karanlıklar aydınlandı aşkı vurdu yollarıma..
sendin dünyama düşen o yıldız sendin hem gecesiz hem sabahsız.. sendin kaybolan o yıllarımda her an aradığım o günahsız..
bu şarkı geldi aklıma.. ne güzel betimlemişsin sevdiğinin gülümsemesini.. gözlerini.. saçlarını.. kısacası Sevdiğin kişiyi..
yüreğine sağlık kardeşim.. Sevgin hiç bitmesin..
Logged
Sana yazacak bir sen bırak bana! Öfkelerin orada kalsın! Kaçamaklar hanesinde değil ismin Anlasana! Ömrümün tam ortasına Kocaman harflerle yazmışım: SENİ SEVİYORUM... SENİ SEVİYORUM...
Ölüm Dediğin Nedir Ki GüLüm ? Ben Senin için Yaşamayı Göze Almışım.....
"kim gidecek olursa gidene kal biraz daha nolur diyebilsin kalanlar artık" gözü yere değse gözlerinle toplamaya çalışırsın gözlerini, başını dönse başka bir yöne, bakışlarını...içinde hep bir ses... "vaktin daralıyor..." akrep ve yelkovan ezer zamanı arasında, ezilen zaman aslında yüreğindir...ve hep bir ses, o ses, o ses "vaktin daralıyor..."
yarılanmamanız dileğiyle...ne kimse gitsin yarım kal, ne gidene "kal biraz daha ne olur" diyebilsin kalanlar...
akrep ve yelkovan ezer zamanı arasında, ezilen zaman aslında yüreğindir...
aşkı tanımlar gibi sızlayan kelimeler. bir gemi mana yüklü bir cümleydi yüreğine sağlık can
Logged
ne yağmurun elleri var ateşimi söndürmeye yetecek ne rüzgarın nefesi var hasret gemimi sıla limanına cekecek ne de toprağın nemi var sevda tohunu yeşertecek ne de zamanın kıyısında saatlerin zehir zemberek döngüsünde bir an var sensiz geçecek
ne desem ne yazsam duymuyorsun nafile çırpınışlarım boşuboşuna iki farklı zamandayız artık asırlar ardında kalmışım sense yarınlarda bir yerde çare yok ne sen durabilirsin ne ben koşabilirim ardınsıra farklı zamanların figüranlarıyız öyle çaresiz umutsuz değiliz korkma sevgili can teni terk eder bir gün can kabuğundan sıyrılır elbet buluşur mahşeri cümbüşde ellerimiz
Logged
ne yağmurun elleri var ateşimi söndürmeye yetecek ne rüzgarın nefesi var hasret gemimi sıla limanına cekecek ne de toprağın nemi var sevda tohunu yeşertecek ne de zamanın kıyısında saatlerin zehir zemberek döngüsünde bir an var sensiz geçecek
aşka düşeli azığım düğümlenir boğazımda ilacım gözlerindir aç gözlerini yar aç yumma nolur bak gör selvi boyumu kuruyor gün be gün duy beni yar duy susma nolur dilersen haykır nefesin yettiğince dilersen tükür boğ devrilesi bedenimi ama susma nolursun susma çakmak çakmak bak gözlerime varsın yeniden erisin içim nasılsa can sıyrığı değil mi her aldanış her seviş şüphe yok düçar olmak da yetmiyor unutmaya çare yok kaçış yok pazar pazar dolaşsa da deligönül alan yok satan yok gel hibe edeyim kendimi heba olmadan sana
Logged
ne yağmurun elleri var ateşimi söndürmeye yetecek ne rüzgarın nefesi var hasret gemimi sıla limanına cekecek ne de toprağın nemi var sevda tohunu yeşertecek ne de zamanın kıyısında saatlerin zehir zemberek döngüsünde bir an var sensiz geçecek
aşk öldü sevgili öldürdüler aşkı uluorta bir metropol çılgınlığıydı belki bir merdiven kenarı bize kalan çığlık can sıyrığı haykırışlar gömdüler anıları örttükçe filizlendi gömdükçe boy verdi kardelenler gibi mağrur aşk öldü sevgili öldürdük uluorta
Logged
ne yağmurun elleri var ateşimi söndürmeye yetecek ne rüzgarın nefesi var hasret gemimi sıla limanına cekecek ne de toprağın nemi var sevda tohunu yeşertecek ne de zamanın kıyısında saatlerin zehir zemberek döngüsünde bir an var sensiz geçecek
hasretin avlusunda nefessiz geçti gecelerim yıldızlı ayaz bir göğün altında hayaline sarıldım ısınayım diye toprağın bağrında uyandım bulanık bir düş görmüş gibi SENdeledim hasretin bağrında taş toprak üstü sert düşüşlerde kanattım en zayıf yanlarımı özlemin kan çanağı gözlerimden sızdı isyanlarım damla damla hasretin avlusunda vuruldum kan bezdirmedi kurşunlar yakmadı canımı aşk dedim neyleyim yara acısını yar açmış en derin yarayı kurşun sıkmaz geçmez ateşe sarsam ellerimi yanmaz ellerinin yaktığı kadar suya salsam boğmaz gözlerin kadar derin değil yar coğrafyanın her hangibir yeri öğrendim nihayet YOK senden arda kalan acının eşdeğeri
« Son Düzenleme: 17 Mayıs 2008, 21:12:57 Gönderen: miralay »
Logged
ne yağmurun elleri var ateşimi söndürmeye yetecek ne rüzgarın nefesi var hasret gemimi sıla limanına cekecek ne de toprağın nemi var sevda tohunu yeşertecek ne de zamanın kıyısında saatlerin zehir zemberek döngüsünde bir an var sensiz geçecek
seni sevmek bir cumartesi sabahı yalnızlığa uyanmak gibi birşey yüzyıllık kuraklık gibi susuz afrikada bir ormanda yem olmak çakallar sofrasına seni sevmek bir şarapçı şişesine daldırmak burnunu amansızca çekmek sigara dumanını ırak bir ülkede ıraklardan gelen bir kurşuna dayamak göğsümü cesurca tibette zülum gibi gözlerin avrupada ahlaksız bar köşesi özlemim filistinde bir plastik mermiye kalkan yüreğim seni sevmek varya sevgili yaşarken acılar içinde inatla ümitle gülümsemek
Logged
ne yağmurun elleri var ateşimi söndürmeye yetecek ne rüzgarın nefesi var hasret gemimi sıla limanına cekecek ne de toprağın nemi var sevda tohunu yeşertecek ne de zamanın kıyısında saatlerin zehir zemberek döngüsünde bir an var sensiz geçecek
buğulu bir camdan muhteşem bir manzarayı izlemek istersin ya hani camın buğusuna bir kalp iki harf çizersin ya cama yağmur yağıyordur hani şimşek çakar gecenin karanlığını yırtar ya gök gürler ya ansızın öyle bir gecede bekle beni aldırmam yağan yağmura sessizliği parçalayan gürültüye karanlığı yırtan şimşeklere aldırmam sırıl sıklam bir hasretle koşarım ardınsıra
« Son Düzenleme: 17 Mayıs 2008, 21:17:23 Gönderen: miralay »
Logged
ne yağmurun elleri var ateşimi söndürmeye yetecek ne rüzgarın nefesi var hasret gemimi sıla limanına cekecek ne de toprağın nemi var sevda tohunu yeşertecek ne de zamanın kıyısında saatlerin zehir zemberek döngüsünde bir an var sensiz geçecek
hasretin avlusunda nefessiz geçti gecelerim yıldızlı ayaz bir göğün altında hayaline sarıldım ısınayım diye toprağın bağrında uyandım bulanık bir düş görmüş gibi SENdeledim hasretin bağrında taş toprak üstü sert düşüşlerde kanattım en zayıf yanlarımı özlemin kan çanağı gözlerimden sızdı isyanlarım damla damla....
emeğine sağlık....
Logged
Döne döne durmadan sen de bir garip oldunn sarhoş musun dünyaa? Şişede şarap gibi yorgun bir kadın gibi yalnız mısın dünyaa?
ne yağmurun elleri var ateşimi söndürmeye yetecek ne rüzgarın nefesi var hasret gemimi sıla limanına cekecek ne de toprağın nemi var sevda tohunu yeşertecek ne de zamanın kıyısında saatlerin zehir zemberek döngüsünde bir an var sensiz geçecek