hayatın kendi ritmi var _en uzak_ ve varoluşun kendi planları, yine de nerede beni duyduğunu bilmediğim o var oluşa giden dualar.. ....tıpkı senin duaların gibi.... dualarına dikkat et _en uzak_ gerçek olabilir, dualarını duyuyorum... yaşayışlar acıtabilir; çağırma beni artık.. gördüklerin rüya deil ki, ben senin kabuslarınım tıpkı senin benim kabuslarım olduğun gibi.. ruhunu özgür bırak, benden uzaga git... ruhunu da al, ki acıtmayayım seni içindeki gitarın tellerini tek tek kopart bir daha şarkım çalmasın içinde.. boş sokaklarda bağır, bana küfret hemde bildiğin bütün kötü sözlerle sık yumruklarını boş duvarlara vur suratıma vurur gibi tekrar vur, tekrar tekrar vur! kendinden nefret et beni yıktığın için benden nefret et senin o tutulası üşümüş ellerini parçalanmaya mahkum ettiğim için ve kanasın ellerin kanasın ellerimi sımsıkı saran ellerin kanlar aksın göz yaşımı sildiğin ellerinden.. kanlar aksın başkasına değen kirli ellerinden..._en uzak_ ve ellerindeki yaralar geçtiğinde ruhunu özgür bırak başka duaların olsun ve nefes aldığını hissederek çek göğün tümm maviliğini ciğerlerine _en uzak_ bir yarım kalacak şiirde daha sana merhaba diyeceğim..
harika bir şiir gönlünüze sağlık..duygulanmamak elde değil.
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: karanlık oyunları, karanlık programı, karanlık oyunu indir, karanlık program yükle, karanlık download, karanlık hikayeleri, karanlık resimleri, karanlık haber, karanlık yükle,
karanlık videosu, karanlık msn eklentisi, şarkı sözleri
hayatın kendi ritmi var _en uzak_ ve varoluşun kendi planları, yine de nerede beni duyduğunu bilmediğim o var oluşa giden dualar.. ....tıpkı senin duaların gibi.... dualarına dikkat et _en uzak_ gerçek olabilir, dualarını duyuyorum... yaşayışlar acıtabilir; çağırma beni artık.. gördüklerin rüya deil ki, ben senin kabuslarınım tıpkı senin benim kabuslarım olduğun gibi.. ruhunu özgür bırak, benden uzaga git... ruhunu da al, ki acıtmayayım seni içindeki gitarın tellerini tek tek kopart bir daha şarkım çalmasın içinde.. boş sokaklarda bağır, bana küfret hemde bildiğin bütün kötü sözlerle sık yumruklarını boş duvarlara vur suratıma vurur gibi tekrar vur, tekrar tekrar vur! kendinden nefret et beni yıktığın için benden nefret et senin o tutulası üşümüş ellerini parçalanmaya mahkum ettiğim için ve kanasın ellerin kanasın ellerimi sımsıkı saran ellerin kanlar aksın göz yaşımı sildiğin ellerinden.. kanlar aksın başkasına değen kirli ellerinden..._en uzak_ ve ellerindeki yaralar geçtiğinde ruhunu özgür bırak başka duaların olsun ve nefes aldığını hissederek çek göğün tümm maviliğini ciğerlerine _en uzak_ bir yarım kalacak şiirde daha sana merhaba diyeceğim..
di'li geçmiş zamanla seni anlatmaya alışamadım henüz... adın... adını duyduğumda boğazıma bi şeyler takılıyor hala ellerim terliyor senin avuçlarına değemeden ıslaklığı acın beni daha mı olgun yapacak seninle bambaşka olan şehrimize gitmek zorundayım yeniden.. ilk kez elini tutmadan çıkacağım o yokuşları.... şehrin kuru soğuğunda kendime sarılıp ısınacağım geceleri sabah ezanlarını yalnız karşılayacağım seni soracaklar... gülümseyeceğim... susacağım.. aynı şehirde aynı yağmurda ıslanacağız yolun karşısından geleceksin ben nereye gittiğimden habersiz yürüyor olacağım ama bu kez yağmur altında verdiğin sözler yerine.. tutamadıkların eşlik edecek bana o an gözgöze geleceğiz o yağmuru hatırlayacakmısın bilmem verdiğin sözleri bu kadar çabuk silebilmek yakacak mı vicdanını bilmem yağmurlara senin için anlam yüklemeyeceğim.. baharda sümbül de alıp koymayacağım odanın penceresine.. ben artık sadece ıslanacağım yağmurlarda.... uzaktan gülümsemek normal olacak zamanla.. içime eklediğimle kalacaksın senden gidemeyeceğim...
« Son Düzenleme: 02 Eylül 2008, 20:27:53 Gönderen: kanamak_yaşamak »
Di'li geçmiş zamanla seni anlatmaya alışamadım henüz... adın... adını duyduğumda boğazıma bi şeyler takılıyor hala ellerim terliyor senin avuçlarına değemeden ıslaklığı acın beni daha mı olgun yapacak seninle bambaşka olan şehrimize gitmek zorundayım yeniden.. ilk kez elini tutmadan çıkacağım o yokuşları.... şehrin kuru soğuğunda kendime sarılıp ısınacağım geceleri sabah ezanlarını yalnız karşılayacağım seni soracaklar... gülümseyeceğim... susacağım.. aynı şehirde aynı yağmurda ıslanacağız yolun karşısından geleceksin ben nereye gittiğimden habersiz yürüyor olacağım ama bu kez yağmur altında verdiğin sözler yerine.. tutamadıkların eşlik edecek bana o an gözgöze geleceğiz o yağmuru hatırlayacakmısın bilmem verdiğin sözleri bu kadar çabuk silebilmek yakacak mı vicdanını bilmem yağmurlara senin için anlam yüklemeyeceğim.. baharda sümbül de alıp koymayacağım odanın penceresine.. ben artık sadece ıslanacağım yağmurlarda.... uzaktan gülümsemek normal olacak zamanla.. içime eklediğimle kalacaksın senden gidemeyeceğim..
{{YüReğine,gönLüne,kaLemiNe sağLık}}
Logged
İnancını yitirmiş bir kaLbin En tehLikeLi oLabiLeceği andır; yaLnızLık ..
karanlık bir rüyada güneşin doğuşundan ümitsiz bir cümle kurdum kelimeler varla yok arası tasvir etmiyorum tasvip etmiyorum beklemiyorum söylenenlere aldırmıyorum kendi zindanımda duracağım güneşin hiç doğmayacağına kendimi inandıracağım
Logged
...
....
Ey bu çağın Nuh'u! Sen denizden eser yokken karada gemini yapmaya devam et. İnsanların söylediklerine aldırma. Bittim! dediğinde deniz ayağına gelecektir