Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: VATANSEVERLİK ?  (Okunma Sayısı 123 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 22 Mayıs 2008, 10:54:07 »
Fixforum Üye Profili mete_yasar
Yeni Üye
*

İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

VATANSEVERLİK ?

    Ait olduğu yüzyılın değişen ve gelişen üretim biçimine ayak uyduramaması, elinde bulundurduğu üretim araçlarını geliştirememesi, yönetim eksiklikleri, düşün insanlarının yaratılamaması, bilimsel/felsefik/teknolojik/ekonomik gelişmenin sağlanamaması ve birbirlerine sıkı sıkıya bağlı benzeri nedenlerin sonucunda Osmanlı İmparatorluğu hızla çöküşe geçmiştir, bütün bu nedenlere vatana ihanet eden iktidar da eklenince çöküş bir kat daha hızlanmıştır.


    Değişimin/gelişimin gereğini yapan ülkeler ise hızla kapitalist gelişimlerini tamamlamış, yeteri kadar hızlı olmayan imparatorlukların çatısı altında yaşayan farklı milliyetleri ayaklandırıp, kendilerinin satranç tahtalarında birer piyon yapmış ve devamında güçlü ülke kendileri kalmış, pazarlarını artırmış, açık işgallerine bir yenilerini eklemişlerdir, haritaları masa başlarında değiştirmeye başlamışlardır.

    Her zaman olduğu gibi, nedenler sonuçları doğurmuş, beklenen olmuş, Osmanlı İmparatorluğu sırça gibi dağılmış ve satranç tahtasında şah-mat olmuştu ama tüm leş kargalarının hesaplayamadığı bir birey vardı, Mustafa Kemal ATATÜRK. İşte Türk Milleti’nin yol başı, yol ayrımı bu mucizevi insanla başladı, işgalci ülkelerden biri olan İngilizler her ne kadar Türklerin yol başının farkına varıp, engellemeye çalıştıysa da, Yolbaşımız Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yüreği, aklı, bilgisi, yeteneği; değil var olan Türk milletini kurtarmaya, yeni bir millet yaratmaya bile yeterdi. Ve Yolbaşı’nın 19 Mayıs 1919’da başlattığı savaşımdan 4 yıl sonra 29 Ekim 1923 tarihinde, sonsuza dek yaşayacağı bilinen Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, tüm Acun’a duyuruldu. Türk Milleti’nin, Demokrasi ile yönetilen, çağdaş Hukuku olan, Merkeziyetçi, Ulus devleti doğmuş, daha da inanılmazı köhne Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllarca gerçekleştiremediği her değişimi, ilerlemeyi de sağlamıştı. Osmanlı’nın küllerinden oluşturulan yeni bir cumhuriyetin, Milliyetçi, Devletçi, Halkçı, Laik, Cumhuriyetçi, Devrimci, Merkeziyetçi, Ulusal, çağdaş Hukuku ve Demokrasiyi uygulayan yapısını İşgalci barbar güçlerin düşünmeleri bile hayalken, Türkiye Cumhuriyeti’ni karşılarında başı dimdik görmeleri inanabilecekleri bir şey değildi, inanmadılar da, hala da inanmamaktadırlar ve Sevr’i uygulamakta direnmektedirler. Bu umutlarını beslemekte şu anlamda haklılardı; o dönem olağanüstü varlık Mustafa Kemal ATATÜRK’ü tam anlamıyla anlayan bir ekipten söz edilmediği gibi, ne yazık ki ilerleyen dönemlerde de bu pek gerçekleşmedi, her süreçte Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yolunu paylaşan vatanseverler azınlıkta kaldı. Yaşadığımız bu dönemde, “Sevr’in gelme olasılığı” ortadan kalktı, çünkü SEVR yerli işbirlikçilerin yardımıyla zaten geldi, kapımızdadır, ATATÜRK’ün yolunu, kurduğunu bozmaya yemin etmiş, Türkiye Cumhuriyeti’nin on özelliğinin -Milliyetçi, Devletçi, Halkçı, Laik, Cumhuriyetçi, Devrimci, Merkeziyetçi, Ulusal, çağdaş Hukuku olan, Demokratik- gerçekte her birine karşı olan, her birini yıkmaya yeminli insanlar -değiştiklerini söyleseler de inandırıcı değillerdir- hükümettedir. Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı, hiç bıkmadan, inatla, iç ve dış hain güçlerce uygulanmaya çalışılan SEVR, Osmanlı’nın son döneminin gerçekleşemeyen, şimdi de gerçekleşemeyecek bir istila planıdır, ama köpekliğe varan SEVR işbirlikçisi iç ve dış çabalar, ATATÜRK’ün yolunda yürüyen Vatanseverliği uyandırdığı gibi, paniğe ve aceleciliğe de neden olmuş, ATATÜRK’ün yolundan farklı yol izleyen Vatanseverlik akımları doğmuştur.

    Vatanseverliğin yalnızca toprak sevgisi ile sınırlı olmayan bir tanımı vardır, ancak izlediği yolun, karakterinin hiçbir tanımı yoktur, olamaz da; kimi ülkelerde ATATÜRK’ün yolunu izler, kimi ülkelerde Gandhi’nin. Bizim ülkemizde Vatanseverlik on temele otururken, başka ülkelerde farklı sayıda, farklı nitelikte temeller kullanır, Vatanseverliğin yolu kimi ülkelerde/zamanlarda savaşçıl, kimi ülkelerde/zamanlarda da barışçıldır.

    Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir dönem böylesine yoğun yağmalara, talanlara, yalanlara, dayatmalara, ihanetlere, kendini Atatürkçü sanan ATATÜRK düşmanlarına vitrin/kalkan olacak kadar şaşkın, çömez milletvekillerine sahip olmamıştır. Her kötülüğün bir yanının iyiliğe hizmet etmesi kaçınılmazdır ve bu kadar kötü gidiş de olumlu gelişmeleri tetiklemiştir; uykuda olan Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları uyanmış ve Vatanseverliği sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Milli İstihbarat Teşkilatı’na, Türk Emniyet Teşkilatı’na bırakan anlayış değişmiştir, “Oy”una sahip çıkmanın, siyasetin erdemli olanlara geçmesinin, talana/rüşvete bulaşmamanın, bulunduğu kademelerde dürüst kalmanın, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini savunmanın Vatanseverlik olduğunu anlamaya başlamışlardır. Vatanseverlerin çoğunluğu bu yolu kavrarken, bir bölümü de Türkiye Cumhuriyeti’nin üzerine yükseldiği on temelin bir bölümünü arka planda, bir bölümünü ön planda tutan bir yörünge izlemeyi seçmişlerdir. Elbette ki bu insanların içlerinde yaşadıkları vatanseverliklerini sorgulamıyoruz ama yol ve yöntemlerini, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine göre sorgulamak bizlerin vatan borcudur.

    Mustafa Kemal ATATÜRK’le aynı yolda yürüdüğümüzü söyleyebilmek için Türkiye Cumhuriyeti’nin on temeline gönülden bağlı ve aynı oranda, hiçbirini ihmal etmeden uygulamamız gerekir, zaman zaman gelen saldırılara karşı ilkelerin biri önem kazanıyor görünse de, ya da uygulamada önem kazansa da dönem geçtiğinde yine on temele dönülmeli ve gözden kaçırılmamalıdır.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal konumları, düşünceleri, sorumlulukları, yapabilecekleri farklı 70 milyon yurttaşı vardır, bunların Vatanseverlikleri bulundukları mevzilerde olacaktır. Vatanseverliğin yolu, ülkelere göre değiştiği gibi, bireylere göre de değişir, memurun rüşvet çarkını kırması, yanlışa kafa tutması, polisin adaleti tam tarafsız uygulaması, istihbaratçının tam doğru istihbarat toplama gayreti, askerin bir mevziyi savunması vatanseverliktir. Kimsenin işine, mevzisine karışmamak gerekir, köyde yaşayan vatansever yurttaş ürünün bereketli olması için her şeyi yapacak, seçimlerde de oy’unu vatanını sevenlere verecektir, bunlar Vatanseverlik için yeterlidir. Eğer polis toprak sürmeyi vatanseverlik sayarsa, köydeki yurttaş askerler gibi savaşmayı vatanseverlik sayarsa, askerler fabrikada çalışmayı vatanseverlik sayarsa sonuç bir felaket olur, anarşi olur, bu uğurda eğitim alanlara saygısızlık olur, herkesin kendi dalında aldığı eğitimler heba olur, bilmeden vatanın servetleri, yatırımları çöpe atılmış olur, iyi bir şey yapıldığı sanılarak vatanın aleyhine çalışılmış olur.
   
    Her birey, her oluşum kendi olduğu konumda, ihtisasında Türkiye Cumhuriyeti’nin on temel özelliğine uygun Vatansever yollar uygulamalıdır. Ama ne yazık ki söylemlerinde , Vatansever sözcüğünü kullanan bazı oluşumların 1000 kişilik, 2000 kişilik telsizli, coplu motorize birlikler oluşturmaya çalıştıklarını okuyoruz, gerekçelerini yukarıda da belirttiğimiz gibi bu yanlış bir girişimdir, Vatansever gençlerin anarşiye, ülkenin de karışıklığa yönlendirilmesidir. Vatanseverlik eğitim almamış gençlerin, güvenlik güçlerine yardımcı olmaya çalışması değildir, güvenlik güçlerine eğitimleri esnasında hukuk ilkelerinden insan haklarına kadar yüzlerce konu öğretilmekteyken, bunlardan bihaber grupların, ortalarda güvenlik, istihbarat nedenleriyle dolaşmasının neresi vatanseverliktir, kaldı ki böyle bir mantığa sahip yasa dışı oluşum kuruluş amacından da kaymaya başlayacaktır, eğitimsiz, hiçbir yasaya dayanmayan benzeri oluşumların adı Çete’dir, yapılanların tanımı çete kurmaktır, bu yanlıştan dönülmelidir.

    Vatanseverlik sağcısıyla, solcusuyla, her yurttaşın sahip olacağı bir davranış biçimidir, eğer bir siyasi görüşe, zora, çete kurmaya, marjinalliğe mahkum bırakılırsa -ki böyle oluşumlar buna hizmet eder- hukuka, devlete, cumhuriyete saygılı, her yaştan yurttaşın benimsediği “Vatanseverlik” kavramına yazık olur, Türkiye’de bir dönem “Milliyetçilik, Ülkücülük, Devrimcilik” marjinalleştirilmiş, Millet bu kavramlardan uzaklaştırılmıştır, şimdi “VATANSEVERLİK” için, benzer sonu hazırlamaya kimsenin hakkı yoktur. Yasadışı eylemler, yanlış felsefeler savunulursa ülkenin çoğunluk yurttaşlarının yöneldiği “Vatanseverlik” marjinal bir durum konumuna getirilecektir ki bu işgalci iç ve dış düşmanlara, hayalini bile kuramayacakları bir fırsat yaratacaktır, bu girişimleri sağduyuya davet ediyoruz, eğer güvenlik güçlerinin azlığı, araç eksikliği gözleniyorsa güvenlik güçlerine 1000 adet motor hibe etsinler, böylece daha fazla Vatanseverlik etmiş olurlar ama Vatanseverlikten başka niyetler söz konusuysa onu da bilemiyoruz.

    Ülkemizin içinde bulunduğu bu kadar olumsuzluklara karşın Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli kaleleri olan Hukuk, Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı ele geçirilememiştir, 19 Mayıs 1919’dan daha iyi durumda olduğumuz açıktır ki tüm bu kalelerini de yitirmiş Osmanlı İmparatorluğu zamanında bile, Kurtuluş Savaşı başlatmış olan, Türk evladı Mustafa Kemal ATATÜRK, her şeye rağmen panik yaşamamış, oldukça soğukkanlı biçimde hem siyasi, hem sosyal, hem ekonomik, hem de askeri hamlelerini gerçek Vatanseverliğin istediği vasıflarla -akıl, sağduyu, dürüstlük, soğukkanlılık, uzak görüş, özveri, eğriyi/doğruyu ayırt etme gücü ve tüm bunları yapacak bir yürek ile- gerçekleştirmiştir. Vatanseverlerin şu an yapması gereken, yasal çerçevelere sahip çıkmak, halkın doğru bilgilendirilmesini sağlamak, 2007 seçiminde bu işbirlikçileri bir daha iktidara getirmemek, hatta bu Vatan’da din, bayrak, ATATÜRK istismarcılarını, tarihte bir daha gün yüzü göremeyecekleri biçimde tarihe gömmek, bu günde, bundan sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nin temel özelliklerini titizlikle gözetmek ve yolsuzluğu, talanı affetmemektir. Ve son söz olarak, eğer bu ülkenin düşmanı değilse, hiç kimsenin VATANSEVERLİK tanımını Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşlarının çoğunluğundan koparmaya hakkı yoktur.

Mehmet Refik YÜCEL
Vatanseverler Partisi Genel Başkanı
Logged
Fix Robot Modu
Özel Bir Bottur =)
*****
Mesajlar: 27344
Re: VATANSEVERLİK ?
« Posted on: 19 Kasım 2008, 12:16:42 »

uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: VATANSEVERLİK ? oyunları, VATANSEVERLİK ? programı, VATANSEVERLİK ? oyunu indir, VATANSEVERLİK ? program yükle, VATANSEVERLİK ? download, VATANSEVERLİK ? hikayeleri, VATANSEVERLİK ? resimleri, VATANSEVERLİK ? haber, VATANSEVERLİK ? yükle, VATANSEVERLİK ? videosu, VATANSEVERLİK ? msn eklentisi, şarkı sözleri


Logged
« Yanıtla #1 : 22 Mayıs 2008, 19:39:56 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: VATANSEVERLİK ?

Eklediğiniz konuyu okudum aslına bakarsanız okurken zevk almadım da değil konunuzu muhalefet olmak değil sadece bir konuda ekleme yapmak istemekteyim

Vatan severlik birey olarak yaşanan ve bu bireylerin bir araya gelmesiyle meyve veren bir oluşumdur tıpkı sizinde söylediğiniz gibi mustafa kemal ve onun la aynı fikri paylaşanlar halk içinde vatan sevgisi paylaşmasaydı mustafa kemal belkide bu büyük zaferi kazanamayacaktı.
Demekki türk milletinin belli bir tarihten önce miili vatan sevgisi daha üst sıralardaydı şimdi konuda da bundan bahsettiniz santranç tahtası üzrerinde şah mat olmamak için vatan sevgisinin topluma enjekte edilmesi gerekmekte işte burada halkı milli birlik ve vatan sevgisini aşılamanın önemi bir kez daha öne çıkmakta.
yaşadığımız y.y da hazırcı bir ekonomiye bağlanmakta ve gidişad inanın ki 1919 dan daha da vahim hale gelmekktedir burada sizinle aynı fikirde olmadığımı beyan etmekteyim esarek özgürlüğü ateşler

Son olarak konuyu eklemeniz ve bu sizin ilk mesajınmız olması ayrıca mesaj sahibinin bir siyasi parti lideri olması ilk bakışta kasıt arattırı ve ben şahsım adıma sizin bu mesajı ekleme anlamında kayıt olduğunuzu düşünmekteyim 
Saygılarımla
SELİMOĞLU
« Son Düzenleme: 22 Mayıs 2008, 19:41:49 Gönderen: SELİMOĞLU » Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
« Yanıtla #2 : 17 Haziran 2008, 12:27:28 »
Fixforum Üye Profili mete_yasar
Yeni Üye
*

İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: VATANSEVERLİK ?

Eklediğiniz konuyu okudum aslına bakarsanız okurken zevk almadım da değil konunuzu muhalefet olmak değil sadece bir konuda ekleme yapmak istemekteyim

Vatan severlik birey olarak yaşanan ve bu bireylerin bir araya gelmesiyle meyve veren bir oluşumdur tıpkı sizinde söylediğiniz gibi mustafa kemal ve onun la aynı fikri paylaşanlar halk içinde vatan sevgisi paylaşmasaydı mustafa kemal belkide bu büyük zaferi kazanamayacaktı.
Demekki türk milletinin belli bir tarihten önce miili vatan sevgisi daha üst sıralardaydı şimdi konuda da bundan bahsettiniz santranç tahtası üzrerinde şah mat olmamak için vatan sevgisinin topluma enjekte edilmesi gerekmekte işte burada halkı milli birlik ve vatan sevgisini aşılamanın önemi bir kez daha öne çıkmakta.
yaşadığımız y.y da hazırcı bir ekonomiye bağlanmakta ve gidişad inanın ki 1919 dan daha da vahim hale gelmekktedir burada sizinle aynı fikirde olmadığımı beyan etmekteyim esarek özgürlüğü ateşler

Son olarak konuyu eklemeniz ve bu sizin ilk mesajınmız olması ayrıca mesaj sahibinin bir siyasi parti lideri olması ilk bakışta kasıt arattırı ve ben şahsım adıma sizin bu mesajı ekleme anlamında kayıt olduğunuzu düşünmekteyim 
Saygılarımla
SELİMOĞLU

Ekleme yapmak istediğiniz kısmın ne amaç güttüğünü açıklarsanız sevinirim. Ne gerekli yani, olmayan ekonomik özgürlüğümüzü mü vurgulamak istediniz ya da 1919 a mecbur kılan koşulların tekrar oluşmasının gereğini mi savundunuz ekleme derken ben bir vatanseverim vatan seven ama o sevilenin hangi vatan olduğu belli olmayan değil Türkiye Cumhuriyetinin ekmeğini yiyen ve O nu sevenim ve onun için, O'nun için çalışanım.

Bunlardan dolayı yazıyı ekledim ve de derdim siyasi propaganda değil etrafımdaki insanların olan bitenler açısından daha dikkatli bakabilmelerini sağlamaktır. Ayrıca bu ve benzer yazılar adına ve de burada yazılanlar için çalışılıyor kanımca, bu nedenle de propagandasını yapmaktan da onur duyarım zira savunulan, bahsedilen bizleriz bunda ne sakınca olabilir ki?

Sizi anlayamadığım için tüm bunları yazdım kanımca anlayabilmiş olsa idim bu kelimelerim için özür dilemem bile gerekebilir. Lütfen benim bu iletinizle ilgili cehaletimi aydınlatın.

Kolay gelsin
Logged
« Yanıtla #3 : 17 Haziran 2008, 15:47:21 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: VATANSEVERLİK ?

Konu sahibinin  (bir teşkilat lideri) yazısına muhalif değildim ama sadece ekleme yaptığım konu şudur yazarın gözünde köhne olarak adlandırılan ve Mustafa Kemalin yaptıklarını osmanlı hiçbir zaman yapamamıştır sözü doğru değildir ki 1919 dan önceki dönemi bu kadar kötülenmesi düşündürücüdür.Osmanlı dönemi yazarın tabiriyle köhne dönemadlandırılması doğru değildir,tarihin hiç bir yerinde görülmemiştir biten yokalan bir imparatorluk yeni bir rejimle ortaya çıksın işte burada osmanlı yıkılmamış sadece yok olmak yada olmamak devresinde idi yokolmadan canlanan bir ırk bir milletten bahsediyoruz aniden oluşan bir devlet değiliz hala osmanlı ruhuyla gelenekleriyle yaşayan temelleri hala oraya oturmuş bir nesiliz ki buna köhne diyemeyiz
Ama köhne derken ekonomik yönden söylenmişse o zaman şunuda söylemek gerekir hala köhneyiz.Ama bunu kabul etmiyoruz genel olarak yazar konunun ehemmiyetinde ve düşünceleri doğrudur aksini idda etmedim ama her fikrin bir karşıtı bulunmaktadır.1991 dan önce osmanlının son dönemlerinde teknolojik ve bilimsel yönden duraklanmış olması osmanlıyı kötülemez ki sultan II abdülhamit han döneminde bir çok faliyet gerçekleştirilmiştir son 15 yılında yok olmak üzreyken mustafa kemalin önderliğinde o osmanlı ruhu inanmış ve direnişe geçmiştir
İşte burada halkın direnişe geçmesindeki tek unsur inanıştır esaret insanları özgürlüğe sevk eder.Halk içinden bu ateşe yol gösterecek tek lider de Mustafa Kemal dir
« Son Düzenleme: 17 Haziran 2008, 15:53:47 Gönderen: SELİMOĞLU » Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
« Yanıtla #4 : 17 Haziran 2008, 16:15:55 »
Fixforum Üye Profili RolBabe
Yeni Üye
*


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 2
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 48

Sonsuzluk.....

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: VATANSEVERLİK ?

İlginçç..Teşekkürler..
Logged

Dal Rüzgarı Affetse Bile Dal Kırılmış Bir Kere...
« Yanıtla #5 : 26 Haziran 2008, 09:22:46 »
Fixforum Üye Profili mete_yasar
Yeni Üye
*

İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: VATANSEVERLİK ?

Konu sahibinin  (bir teşkilat lideri) yazısına muhalif değildim ama sadece ekleme yaptığım konu şudur yazarın gözünde köhne olarak adlandırılan ve Mustafa Kemalin yaptıklarını osmanlı hiçbir zaman yapamamıştır sözü doğru değildir ki 1919 dan önceki dönemi bu kadar kötülenmesi düşündürücüdür.Osmanlı dönemi yazarın tabiriyle köhne dönemadlandırılması doğru değildir,tarihin hiç bir yerinde görülmemiştir biten yokalan bir imparatorluk yeni bir rejimle ortaya çıksın işte burada osmanlı yıkılmamış sadece yok olmak yada olmamak devresinde idi yokolmadan canlanan bir ırk bir milletten bahsediyoruz aniden oluşan bir devlet değiliz hala osmanlı ruhuyla gelenekleriyle yaşayan temelleri hala oraya oturmuş bir nesiliz ki buna köhne diyemeyiz
Ama köhne derken ekonomik yönden söylenmişse o zaman şunuda söylemek gerekir hala köhneyiz.Ama bunu kabul etmiyoruz genel olarak yazar konunun ehemmiyetinde ve düşünceleri doğrudur aksini idda etmedim ama her fikrin bir karşıtı bulunmaktadır.1991 dan önce osmanlının son dönemlerinde teknolojik ve bilimsel yönden duraklanmış olması osmanlıyı kötülemez ki sultan II abdülhamit han döneminde bir çok faliyet gerçekleştirilmiştir son 15 yılında yok olmak üzreyken mustafa kemalin önderliğinde o osmanlı ruhu inanmış ve direnişe geçmiştir
İşte burada halkın direnişe geçmesindeki tek unsur inanıştır esaret insanları özgürlüğe sevk eder.Halk içinden bu ateşe yol gösterecek tek lider de Mustafa Kemal dir


Evet... Size hak verdiğim yerlerin varlığıyla birlikte istediğinizi yapıp düşünmeye çalışıyorum hem yazıdakileri hem de yazdıklarınızı. Birkaç sorum olacak, aydınlayırsanız sevinirim.... Bu arada bu forumda bahsi geçen konuyu açan kişi benim ve ben bir teşkilat başkanı değilim, bunu da ekleyerek;

-"...Mustafa Kemalin yaptıklarını osmanlı hiçbir zaman yapamamıştır ..." sözcükleriyle bahsettiğiniz ve kanımca rahatsız olduğunuz  kısım ola ki bu ise :"...daha da inanılmazı köhne Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllarca gerçekleştiremediği her değişimi, ilerlemeyi de sağlamıştı. ..."  akan paragrafın ve hatta yazının tümünü okumanızı tavsiye etmek durumundayım. Ya da Osmanlı İmparatorluğunun o rahatsızlık duyduğunuz 1919 tarihinden öncesi döneminin hangi kısmını savunduğunuzu anlatıp beni ve bu konuyu izleyecek müstakbel arkadaşlarımızı aydınlatmanızı rica ediyorum. Zira yazılmış olan tarih gelişmelere ayak uyduramamış Osmanlı İmparatorluğu'nu açıkça yazıyor ve bu sürecin devamında iyiden iyiye çöküşe geçtiğinde vatana ihanet eden iktidara da sahiptir bahsi geçen imparatorluk.

Şimdi tam da burada vahdettinin torunu fransada yaşıyor.... Türkçe biliyor mu? Annesi Türk mü? peki babası? Babaannesi?.. Tüm bu soruların anlamsızlığının farkındayım. Kesinlikle yazının SONDERECE HAKLI BULDUĞUM CAN ALICI NOKTALARI DEVAMINDA yeter ki üçüncü paragrafı aşabilelim. Osmanlı hayranı olmadığımı öğrendiniz.

Vatanseverlik kavramını yalnızca toprak sevgisi ve de milliyetçilik kavramını da yalnızca ırkçılık olarak düşünmediğimi de bilesiniz.

Görüşmek üzere.
Logged
« Yanıtla #6 : 28 Haziran 2008, 16:56:01 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: VATANSEVERLİK ?

Mehmet Refik YÜCEL
Vatanseverler Partisi Genel Başkanı konunun sahibi adını yazdığım insan olsa gerek ben yazının sahibi hakkındaki fikirlerimi beyan ettim ama aslını inkar edenlerin gelecekleri olmaz bunu asla unutmamak gerek

Konuda rahatsız olduğum pek bir nokta yok sadece kelimeler konuyu belli kesimlere yönlendiriyor 3 günb sonra daha iyi bir lider çıksa acaba atatürk içinde böylemi demek gerekecek?Unutmamak lazım tarihte hangi lider gelmişse gelmiş memlekete bir çivi çakmıştır yiğidi öldür hakkını ver misali   
Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Serkan

Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Güzel Şiirler Burçlar Çocuk Oyunları ssk - tatil - Sohbet