Sadece sosyal bir sorunmuş gibi görünse de horlama, kişinin sağlığını tehdit ediyor. Tedavi edilmediği takdirde kişinin yaşam kalitesinde ciddi kayıplara neden oluyor...
Daha çok erkeklerde görülen horlama ciddi hastalıkların habercisi olabiliyor. Horlamanın ağır formu olarak tanımlanan uyku apnesine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Murat Şirin, “Horlama hastalığı tedavi edilmez ise hastaların fizik ve mental kapasitelerinde düşüş yaşanır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi gibi ciddi rahatsızlıklar yerleşir” diye uyarıyor. Dr. Murat Şirin, Babalar Günü gelirken, erkek sağlığını tehdit eden horlama ile ilgili soruları yanıtlıyor.
Horlama Nasıl Meydana Gelir?
Horlama, burun girişinden ses tellerinin altına kadar uzanan ve üst solunum yollu olarak da adlandırılan solunum yolunda daralmış olan bölgelerden geçerken havanın çevredeki yumuşak dokuları titreştirmesi sonucu ortaya çıkan sestir. Fizik kanunlarına göre daralan bir bölgeden geçen hava akımının hızı artar ve çevreye uyguladığı vakum gücü artar. Bunun sonucunda titreşen solunum yolunun yumuşak dokuları soluk alıp verirken rahatsız edici bir ses çıkartırlar. Horlama bir ucunda basit horlama diğer ucunda ise çok ciddi bir hastalık olan obstruktif uyku apnesi olan uyku bozukluklarının bir parçasıdır.
Daha Çok Kimlerde Görülür?
• Solunum yolunda daralma yaşayanlarda,
• Boyun dokusu kalın olan şişman kişiler,
• Dil ve boğaz kaslarının gerginliğini azaltan alkol, kas gevşetici, ağrı kesici gibi madde kullananlarda,
• Aşırı yorgunluk durumunda,
• Yumuşak damak ve küçük dilin normalden sarkık ve uzun olması ya da dil kökünün iri olması durumunda,
• Çene yapısının küçük ve alt çenenin normalden daha geride yerleşmesi halinde,
• Geniz eti ve bademcikleri büyük olan çocuklarda,
• Burunda tıkanıklığa yol açan rahatsızlıklarda (burun kemiği eğriliği, kronik sinüzit gibi)
Hangi Hastalıkların Habercisidir?
Horlama öncelikle sosyal yaşamı tehdit eder. Horlayan insanların eşleri ile ciddi sıkıntıları olduğu gibi toplum içinde de alay konusu olurlar. Diğer taraftan horlamanın ağır formu olarak da tarif edebileceğimiz obstruktif apne çok ciddi bir sağlık sorunudur. Apne uyku sırasında solunumun 10 saniye üzerinde duraklamasıdır. Bu süre zarfında beyine giden oksijen miktarı azalır ve beyin solunum kaslarını uyararak solunumu arttırır. Ancak bu sırada uyku bölündüğü için hastalar sabah uykularını tam almamış olurlar. Uyku apnesi şeklinde horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi gibi ciddi rahatsızlıklar yerleşir.
Nasıl Tedavi Edilir?
Horlama, cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilebilir. Tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:
Cerrahi yöntemler: Öncelikle üst solunum yollarında darlığa yol açan anatomik bozukluklar cerrahi yöntemler ile düzeltilmelidir. Solunum yolu başlangıcından başlarsak öncelikle burun anatomisindeki bozukluklar ki burun kemiği eğrilikleri, burun eti büyümeleri, kronik sinüzit, burun polibi gibi rahatsızlıklar tedavi edilmelidir. Yumuşak damak, küçük dil, dil kökü ve özellikle çocukluk çağında bademcik ve geniz eti büyümeleri cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Bunlar klasik cerrahi yöntemler ile yapılabileceği gibi radyofrekans, laser, yumuşak damak implantları gibi yeni nesil yöntemlerde kullanılabilir. Çene kemiklerinin düzeltilmesine yönelik cerrahiler çok ender hastalarda uygulanması gereken oldukça ağır cerrahilerdir.
Cerrahi olmayan yöntemler: Ameliyata uygun olmayan veya ameliyatla iyi sonuç alınamayan hastalarda kullanılan ve başarı yüzdesi çok yüksek olan bir yöntem de CPAP adı verilen bir cihazın kullanılmasıdır. Bu cihaz uyku sırasında takılan bir maske ile basınçlı hava solunmasını sağlar. Bu basınçlı hava ile solunum yollarının uyku sırasında daralması önlenmiş olur. Nerdeyse bütün hastalar bu cihazdan fayda görür. CPAP'ın dezavantajları, bir maske takılmak zorunda kalınması, çok pahalı olması, cihazın çıkardığı gürültünün hastayı rahatsız etmesi sayılabilir.
Bunun dışında alt çeneyi öne çeken damak protezleri, burun deliklerinin açık kalmasını sağlamaya yönelik çok çeşitli protezler veya hasta horlamaya başladığında elektrik uyaran veren cihazlarda piyasada mevcuttur ancak başarı yüzdeleri oldukça düşüktür.
Tedavi Edilmezse Ne Gibi Sonuçlara Yol Açar?
Horlama hastalığı tedavi edilmez ise kişinin yaşam kalitesinde ciddi kayıp oluşur. Hastaların fizik ve mental kapasitelerinde düşüş yaşanır. Trafik kazalarında yapılan araştırmalarda kaza yapan insanlarda uyku bozuklukları tespit edilmiştir. Uyku apnesi rahatsızlığını uzun sürmesi sonucunda kalp yetmezlikleri, yüksek tansiyon, kronik obstruktif akciğer hastalıkları gibi hastalıklar gelişir ve hayatı tehdit eder.
Horlayanlara, Uykularında Rahat Etmeleri İçin Öneriler!
• Spor yapın,
• Uyku ilacı, sakinleştirici ve antihistaminik gibi ilaçları uykudan önce almayın,
• Uykudan 4 saat önce alkol almayın,
• Uykudan 3 saat önce ağır yemek yemeyin,
• Aşırı yorgunluktan kaçının,
• Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmayı tercih edin,
• Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metoddur. Böylelikle sırt üstü uyumanın önüne geçilebilir.
• Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınızı yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çevirin. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.
• Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın.



Logged








