Son aktör, Sevan Nişancıyan adlı bir sapık!.. Bu herifi de piyasaya sürdüler!.. Bu da ahlaksız da ìbüyük iş yapmanın!" hazzı ile ortalığa bakın neler saçıverdi... Atatürk ve “Cumhuriyet" için söyledikleridir...
“Atatürk milliyetçiliği, Kurtuluş Savaşı yıllarında İslami cihat anlayışı üzerinden hareket etti. 1924'te ise İslam unsurunu çıkardılar ve yerine 'vatan, millet, Sakarya' diye bir siyasi amentü kurdular. Bu amentü, 'Kurtuluş Savaşı, Atatürk, 29 Ekim, halifenin kovulması, düşmanın denize dökülmesi' gibi, bir dizi semboldür. Bu amentüyü kutsayana vatandaş, kutsamayana vatan haini dediler. Atatürk milliyetçiliği denen ve çok modern, çağdaş ve sol zannedilen şeyin özü, en klasik anlamıyla 1920'ler faşizmidir..."
Herifin bir başka incisi!..
“Harf devriminde amaç, Batılılaşmak değil, eski yazıyı yasaklayarak Türkiye'nin geçmişiyle bağlarını koparmaktır. Bu ülkenin dokuz yüz yıllık kültürel geçmişiyle bağları, halka on beş gün süre verilerek tek bir hamlede koparıldı ve sıfırdan başlayan bir toplum haline getirildi..."
Bir başkası;
“Cumhuriyet'in laiklik politikası gerçek bir laikliği gerçekleştirmedi. Dinin, devlete karşı nispi özerkliğini ve devletin mutlak gücünü kısıtlayabilme potansiyelini yok etmekten ibaret oldu. Çünkü amaç laiklik değildi. Amaç mutlak iktidardı. Yani iktidarı kimseyle paylaşmamaktı. Amaç, cumhuriyeti kuran şahısların iktidarıydı..."
Hemen belirtelim, Nişanyan adlı bu kişinin öteki söyledikleri de aynı usul,üslup çerçevesinde... Bu sözler de,Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne,Türk Milleti'ne karşı başlatılan küresel devlerin saldırısı çerçevesinde geliştirilen, "Haçlı" patentli stratejik satırlardır.
“İngiltere kalsa idi daha iyi olacaktı!..", "Bağımsızlıktan bahsetmek barbarlıktır", "Elbette AB hesap soracak!.." türünde piyasaya pompalanan ve Türk Milleti'ni teslimiyete zorlayan ìajan itemeleri" çerçevesinde geliştirilmiş bir dökümandır!..
Atatürk'e sövdürmek, sövenleri beslemek de ìçağdaş saldırı" usulü!.. Mebzul miktarda sövgücü alçak var zaten...
Bunlar zaten üçü beşi bir araya gelip, sığındıkları kovuklarında Atatürk'ün arkasından sövüp saymayı marifet bilirlerdi. Hamamböcekleri gibi rutubetli kuytularda, yarasalar gibi karanlık mağaralarda birbirleri ile bir araya gelince, ağızlarına ne gelirse sıralarlardı.
Çünkü Mustafa Kemal, bu uşak ruhlu asalakların elinden koparıp almıştı, vatan parçasına kurdukları ikbal rahlelerini!..Tekkeler, zaviyeler, tarikat dümenleriyle kurulan derebeylikler, toprak ağalıkları, zavallı, cahil ahalinin sırtında oluşturulan ve uluslar arası sömürgecilere peşkeş çekilen imtiyazlar ellerinden uçup gitmişti. İşte bu yüzden, Mustafa Kemal, en azından ìdeccal!'dı bu aşağılık sürü için.
Cesaretleri yoktu da bu yüzden hep sütre gerisinde, gizliden gizliye, saldırı halindeydiler, ama şimdi!!?.
Arkalarında, iplerini tutan emperyalizm, şimdi onları daha bir ìcesur"ca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üzerine sürüyor; "Haydi saldır koçum, korkma kus içindekini!.." diyor, yem torbalarını da diri tutuyor tabii!..
Onlar'da “vaktin" geldiği dolduruşundalar!..
Dönelim bu son ürün, Sevan denilen ahlaksıza. Boşuna sapık demiyoruz bu kişiye çünkü “ispatlanmış marifeti" mevcut ve o da gazete haberlerine göre şöyle;
“Şirince'deki otel kompleksinin ortakları olan ünlü Nişanyan çifti boşanıyor.
Sevan Nişanyan, Şirince'deki evlerinde şiddetli bir kavganın ardından bir kavanoz dolusu dışkıyı karısının üzerine boşaltmış, eşi şikâyetçi olmuştu. Yazar Sevan Nişanyan, 'Bu tür kavgalar her ailede olur. Dışarı yansımasına üzüldüm' demişti."
Karısının üzerine sidiğini dökecek kadar şuursuz bir herifi Atatürk'e hakaret ettiriyorlar ya!..
Kaliteleri, kalibreleri budur alçakların.
Bu Nişanyan denilen herifin, Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti'in bütün nimetlerinden yararlandığı, ortamla Türk vatandaşlarından daha üst bir hayat şartına sahip olduğunu da belirtelim.
Nedir bu başıboşluğun sebebi var mı bu sorunun cevabı ve de Çankaya'da Atatürk nöbetindeki kişi, bu gelişmelere karşı neden bir söz etmez acaba?..
Soruya da bak!!?
Behiç KILIÇ



Logged







