Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
Konu: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)  (Okunma Sayısı 297 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 08 Eylül 2008, 00:13:00 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

1. Ders - İngilizce' ye Başlarken

İngilizce’ye meraklanan bir insanın ilk iş olarak, bazı temel noktaları anlaması gerekir. Hatta, diyebilirim ki, İngilizce öğrenebilmek bir zihniyet devrimini gerektirir. Peki, ama, ne yapmalıyım? Diyorsanız. Şunları dikkatle okuyun:

1.İngilizce Cermen dil ailesine aittir. Cermen dilleri, Indo-Avrupa dil ailesinin bir koludur. Türkçe Altay dil ailesine ait bir dildir. İngilizce, Türkçe’den tamamen farklı bir dildir Mesela, Türkçe’de gramer kuralları mutlak geçerliliğe sahiptir; istisnalar yoktur. İngilizce’de ise, her kuralın istisnası vardır.

Türkçe’de genel cümle kalıbı = Özne-Nesne-Fiil (Subject-Object-Verb) sırasını izler. İngilizce’de genel cümle kalıbı = Özne-Fiil-Nesne (Subject-Verb-Object) biçimindedir.

İngilizce telaffuzda vurgu ilk hece veya hecelerdedir. Türkçede ise, kural olarak, vurgu son hecelerdedir.

2.Lisanda mantık olmaz. Zira, dil doğal bir oluşumdur. Bu nedenle dilde mantık aramak çoğu kez beyhudedir. Daha da kötüsü, böyle bir arayış öğrenmenizi geciktirir. İngilizce’nin mantıksızlığından yakınanlara, Türkçe’mizin daha az mantık içerdiğini söylemeliyim. Nedeni, dilimizin İngilizce’ye göre daha doğal bir dil olmasıdır.

3.İngilizce’yi gerçek anlamda öğrenmek için Anglo-Sakson kültürünü tanımanız gerekir. Bunu tersinden okursak: Lisanlarını öğrenirken, mecburen bu ulusların kültürünü de öğreniriz. Kültürün en önemli unsuru ise, lisandır. Örneğin, İngilizceyi ana dil olarak konuşan milletlerde, “teşekkür” ve “lütfen” sözcükleri bizlere göre daha sıklıkla kullanılır. O kadar ki, bu kelimeler ağızlardan refleks olarak çıkar.

4.İngilizce’yi öğrenmenin ve özellikle öğrendikten sonra muhafaza etmenin yolu, İngilizce’yi sevmek ve onu hayatın bir parçası haline getirmektir. Bu bağlamda önerim: BBC ve CNN gibi kanalları düzenli şekilde izlemek, hafta sonları orijinal film seyretmek, vesaire önerilir.

5.Lisan bir bütündür ve bütünlüğü içinde: okumak, yazmak, anlamak ve konuşmak gerekir. Bunların hepsi önemlidir. Biri olmadan, diğeri olmaz. Ancak, konuşmanın özel bir ehemmiyeti vardır. Nitekim, “dil konuşmak için öğrenilir” söylemi oldukça yaygındır.

Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
Fix Robot Modu
Özel Bir Bottur =)
*****
Mesajlar: 27344
Re: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)
« Posted on: 19 Kasım 2008, 09:06:43 »

uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) oyunları, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) programı, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) oyunu indir, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) program yükle, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) download, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) hikayeleri, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) resimleri, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) haber, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) yükle, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) videosu, sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar) msn eklentisi, şarkı sözleri


Logged
« Yanıtla #1 : 08 Eylül 2008, 00:15:34 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

Ders - İngiliz Alfabesi - English Alphabet

Alfabe (alphabet) sözcüğü İngilizce’ye Latince’den girmiştir. Latince “alphabetum” sözcüğü ise Yunan alfabesindeki “alpha” ve “beta” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.
1- Alfabe Sırası - Alphabetical Order
26 harften oluşan İngiliz alfabesi, A harfiyle başlar, Z harfi ile biter.



a b c d e f g h i j k L m n o p q r s t u v w x y z

A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z


Alfabedeki harflerin bu düzenine alfabe sırası denir. Listeler genellikle alfabetik sırada yazılır. Mesela, sözlük, kitap endeksleri, telefon rehberleri, ülke isimleri, insan veya eşya isimleri alfabetik düzende sıralanırlar.
A,E,I,O,U harfleri sesli harflerdir (vowels), Y ve Q yarı sesli harflerdir (semi vowels).Geri kalan harfler sessiz harflerdir (consonants).
İngilizce’de en çok kullanılan harf “E” harfidir. En az kullanılan harfler ise: “Q,X, ve Z” harfleridir.
-Türkçe alfabemizde bulunmayıp, İngiliz alfabesinde yer alan harfler: W, X,Q
-Türkçe alfabede bulunup, İngiliz alfabesinde olmayan harfler: Ç,Ş,Ğ, Ü, Ö
-Küçük harflerde İngilizce’de ı yoktur, i vardır. Buna mukabil, İngilizce’de büyük İ yoktur. İ’nin büyüğü daima I dır.

2- Harflerin Okunuşu
I) “e” sesi verenler
A, H, J, K
II) “i” sesi verenler
B, C, D, E , G , P ,T
III) “e” sesi verenler
F, L, M, N, S, X
IV) “Ay” sesi verenler
I, Y
V) “u” sesi verenler
Q, U, W
3- İngilizcede Telaffuz
* İngiliz alfabesi Türk alfabesinden çok farklı değildir. Ancak, Türkçemizde harfler daima aynı sesi verir, fonetik kuralları düzenlidir. Buna mukabil, İngilizce’ de harflerin sabit ses değerleri yoktur. Bu iki alfabe arasındaki en büyük farktır. Bu yüzden, İngilizce’de bazı kelimelerin okunuşunu tahmin etmek veya öğrenip, ezberlemekten başka çare yoktur.
* İngilizce’de bazı harfler yazıldığı halde, konuşma dilinde telaffuz edilmezler.
* İngilizce sözcükler genellikle tek hecelidir. Birden fazla hecesi olan kelimelerde vurgu ilk hece üzerindedir.
İngilizce’de her kuralın istisnası olduğunu söylemiştik. Ancak bu İngilizce kuralsızdır demek değildir. Telaffuz konusunda da durum aynıdır. İstisnaları olmalarına rağmen, aşağıdaki kuralları iyi öğrenirsek, telaffuz konusunda fazla zorluk çekmeyiz.
4) “A a” harfi; e veya ey şeklinde okunur.

Örnekler:
apple : epıl (elma)

anonymous : enonimus (anonim)

ambitious : embişıs (ihtiraslı)

table : teybıl (masa)

make : meyk (yapmak, marka)

alien : eliyın (yabani, yabancı, yaratık)

5) “C c harfinin” 3 türlü telaffuzu vardır.
i- Bu harften sonra, yumuşak ünlü (e, i) gelirse “s” şeklinde okunur.
City : siti (şehir)
Cite : sayt (zikretmek, bahsetmek)
Circus : sörkıs (sirk)
Cell : sel (hücre)

Cease : sîz ( durdurmak, kesmek)

Ceiling : siling (tavan)

Face : feys (yüz, sima)
* Concept = konsept (konsept, mefhum) Dikkat! kelime başındaki c ‘yi kalın ünlü izlediği için –k- okunur; aradaki c yi ince bir ünlü “c”izlediği için s okunur.

İzleyen ünlü harf, sert bir ünlü ise (a, o, u,); veya ünsüz ise “k” şeklinde okunur.

Cat : ket (kedi)

Catastrophe : ketistrof (felaket)

Cup : kap (kupa, fincan)

Current : körınt (cari, meri, yürürlükte)

Custom : kastım (gümrük, adet)

Conduct : kondakt ( iletmek, davranmak, orkestra idare etmek

Common : kamın (ortak, müşterek)

Bacon : beykın (domuz eti)

Lecture : lekçır

Concrete : konkrit (somut)
ii- “Ch” ç olarak telaffuz edilir.

Chat : çet (sohbet)

Chief : Çîf (şef)

Cheese : Çîs (peynir)

School : sıkul (okul)
Teacher : Tîçır (Öğretmen)
6)“PH ph” harfleri –f- sesi verir.

Phantom : fentım (hayalet)

Philosopy : Filosofi (felsefe)

Telephone : telıfon (telefon)

Pharmacy : Farmasi (eczacılık)

Dikkat : bu kelimedeki c den sonra gelen y,i şeklinde okunduğu için c, s gibi okunur.
7)“i” harfi kelime içinde“ay” şeklinde telaffuz edilir.

Might : mayt (güç, kudret)

Night : nayt (gece)

White : vayt (beyaz )

Side : sayd ( yan, kenar)

United : yunaytıd ( birleşik)

Karizmatik “Th th”: t ile s seslerinin birleşiminden doğan peltek s şeklinde okunur. Arap alfabesini bilenler için söylüyorum. Arapça’nın üçüncü harfi olan ve üstünde üç nokta bulunan harfin okunuşu da böyledir.

Think : (ts)ink (düşünmek, sanmak)

Theory : (ts)iori (Teori)

Myth : mi(ts) (mit, söylence)

Three : (ts)ri (üç)
9) “Sh”, -ş- gibi telaffuz edilir.

Share : şeer ( pay, hisse)

Shell : şel (raf, kabuk, midye)

Shy : şay (utangaç, utanmak)

Shop : şop (dükkan, alışveriş)

Cash : keş (nakit)

Cushion : kaşın (yastık, tampon)

Fashion : feşın (moda )

Mushroom : maşrum (mantar)
10) “Uu” harfi kelime başlarında; ye, yu şeklinde ve uzun okunur.

Union : yunion (sendika, birlik)

Uniform : yuniform (üniforma, yeknesak, tek düze)

Unit : Yunit (birim)

11) Kelime sonlarındaki “y” harfi i biçiminde okunur.
Agony : egıni (acı, ızdırap)
Treaty : trıti (anlaşma)
Salty : solti (tuzlu)
Bossy : bosi (patronvari, amirane)

Yazıldığı halde okunmayan harfler:

Knowledge : novlıc (bilgi)

Know : nov (bilgi)

Knee : ni (diz)

Knight : nayt (şövalye)

Hour : avır (saat)

12) Türk alfabesinde olmayan harflerin Okunuşu
i) W w”, (dabılyu), v harfinin ağzı doldurarak okunmasını gerektirir. Arapça bilenler, bu harfi “vav” harfini söylediklleri gibi söylerlerse, doğru telaffuz etmiş olurlar.
ii) “X x”(eks); ks şeklinde okunur.

Fax : feks (faks)

Tax : teks (vergi)

Axe : eks (dingil, aks)
Paradox : perıdoks (ikilem, paradoks)

“Q q” Bizim “k” harfinin sertçe okunmasıdır. Telaffuzu, Arapçadaki kaf harfi gibidir.
Queen : Kuin (kraliçe)
Frequently : Frekuntli (sık sık)
Quasi : Kuazi (benzer)
Quantity :Kuantiti (miktar)

13)“G g” harfi 3 şekilde okunur.
a) a, o, ,u, l, r harflerinden önce gelirse, aynen Türkçe’deki gibi “g” okunur.
Glad :gıled (mutlu)
Good : gud(iyi)
Guy :gay (arkadaş, erkek)
Grade :greyd (derece, not)

b) e, i harflerinden önce, g veya c okunur.
get : get (almak, elde etmek)
general :cenıral (genel, umumi)
generate :cenereyt (meydana getirmek, yaratmak)
genius :cinııs (dahi)
Gee :ci (hayret nidası)
Gilbert :cilbırt (erkek ismi)
c) “Gh gh” önüne i gelmeyince “f” okunur.
Enough :inaf (yeterli)
Tough :taf (sert, kuvvetli)
- "SCH sch" sk okunur.

Scheme :skim (plan,program)
Schedule :skecul (program )
- "TİON tion", şın olarak okunur.

Competition :kompetişın (rekabet, yarışma)
Frustration :frustration (hayal kırıklığı)
Multiplication :çoğalma (maltıplikeysın)
Combination :kombineyşın (kombinasyon, birleşim)

14) İngilizce’nin Bazı Özellikleri

* Dünyadaki mektupların % 75'i İngilizce yazılır ve elektronik olarak depolanan bilginin % 80'i İngilizce'dir.
* Dünya üzerindeki bilim adamlarının üçte ikisi İngilizce okur.
* İngilizce, Fransızca ile birlikte, Avrupa Birliği' nin resmi dilidir.
Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
« Yanıtla #2 : 08 Eylül 2008, 00:16:22 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

Bayan İsimleri Anlamı Adela - Asil (noble)
Barbara - Yunanca yabancı demek olan barbaros kelimesinden türeme
Calanthe - Güzel çiçek (beautiful flower)
Deborah - İbranice kökenki “arı” (bee)
Erica - Ebedi hükümran. Eric erkek isminin dişili.
Flora - Çiçek (flower)
Gardenia - Tropikal bir çiçeğin adı
Heaven - Cennet (paradise)
Isabel(veya Isabell) - Elizabeth isminin eski İspanyolcadaki karşılığı

Jacqueliny(veya Jacqueeline) - Kökü İncil’e dayanan bir isim
Katherina - Eski bir Hristiyan şehidin ismi
Lessie - Kutsal bahçe
Mabelle - Fransızcadaki “ma belle” sözünden alıntı: güzelim

Nerissa - Denizin Ruhu, Deniz Tanrısı
Olivia - Şekspir’in 12. gece adlı komedisinde yarattığı bir isim. Page Uşak, iç oğlanı
Rosemary - Rose(gül) ve Mary isimlerinin kombinasyonu
Scarlett - Kızıl, kırmızı kumaş
Tamela - Tamara ve Pamela isimlerinin bileşimi.
Ursula - Küçük ayı (little bear)
Valerie -Güçlü olmak(to be strong)
Winona - Kızılderili Siyu kabilesinin lisanında ilk doğan kız evladı (first born daughter)
Xenia - Misafirperverlik(hospitality)
Yasmin - Yasemin
Zena - “Zeus’un Yaşam”ı anlamına gelen Zenobia’nın kısaltılmışı.
Erkek İsimleri Anlamı
Abraham - İbrahim, çok veya “evladı çok” anlamlarını taşıyan İbrani Kökenli isim. İbrahim Peygamber.
Benjamin - Bünyamin. İbranice kökenli bir isim. Anlamı, güneyin oğlu veya sağ kolun oğlu
Calvin - Kel, çıplak(bald)
Dominic - Tanrıya ait(of the Lord)
Edward - Zengin Muhafız (rich guard)
Hector - Sıkı tutmak, sahiplenmek (to hold fast, to possess)
Issac (Isaac) - İbrahim Peygamberin Oğlu
Jack - Alelade insan, iskambilde vale.
Kevin - İyi, nazik, yakışıklı( kind, gentle, handsome)
Leonard - Cesur aslan (brave lion)
Malcolm - Aziz Columba’nın müridi
Neil - Şampiyon, bulut.
Oswald - Tanrı(God) ve kanun (rule) kelimelerinin bileşimi.

Paula - Küçük, mütevazi
Ronald - İskoçya’yı fetheden ve oraya yerleşen İskandinavya’lılara verilen isim.
Samuel - Allah’ın adı veya Allah duyar.
Tex - Teksas’tan gelen adam
Vincent - Fethetmek
Wesley - Batıdaki çayır (west meadow)
Xavier - Yeni ev (the new house)
Yancy - Bilinmeyen
Zachary - Zekeriya’nın İngilizce şekli

__________________
Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
« Yanıtla #3 : 08 Eylül 2008, 00:18:50 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

1)Büyük Harfler Aşağıdaki türden kelimelerin başına büyük harf (Capital Letter) koyulur:

Günler (Days), Aylar (Months), Genel Tatiller(Public Holidays):

Monday (Pazartesi), February (Şubat), Christmas (Noel)

İnsanların ve Memleketlerin İsimleri -Names of People and Places:

Levent, Jack, New York, Germany

İnsanlara ait unvanlar - Titles for People:

General, Doctor, Mister, Madam

Milliyetler ve Bölgeler - Nationalities and Regions:

Dutch (Hollandalı), French (Fransız), Turkish (Türk ) Amerikan(Amerikalı)
2) Son ünsüz harfin çiftlenmesi - When to Double Final Consonants
*Bir kelimenin son sessiz harfi; ed, ing, er, est eklenirken genellikle ikilenir.

Rob - robbing: soygun, soygun yapmak
sad – sadder üzgün, daha üzgün
big – bigger büyük, daha büyük
travel – traveller seyahat, seyyah
skim – skimming kayamak, kaymak almak
win – winner kazanmak, kazanan
pop – popping fırlamak, fırlamak
prefer – preferred tercih etmek, tercih edilen
hit - hitting vuruş, vurmak
*Birden fazla hecesi olan kelimelerde, ancak son heceye vurgu yapıldığında ünsüz ikilemesi yapılır.

begin - beginn ing (başla, başlamak)

Fakat,
open – opening (aç, açmak)
Defer - deferr ing (ötele, ötelemek)
offer - offering (öneri, önermek)
organ - organise (organ, organize etmek)

Dikkat!
“V, j, k, w, x” harfleri, hiç çiftlenmez.

3)Sondaki e
Aşağıdaki durumlarda, sondaki e düşürülür.
*Kelimenin sonunda “e” varsa, sesli bir son ek yapılır.

make – making (yap, yapmak)
note - notable (not, önemli, kayda değer) ride-riding (ata binmek), force-forcing (güç, zorlamak),
nose - nosy (burun, ukela), race-racist (ırk, ırkçı), slice-slicing (dilim, dilimleme)
*Kelimenin sonunda “ee” varsa, e düşürülmez.

agree - agreeable (kabul etmek, kabul edilebilir)

*“ge”' and “ce” ile biten kelimelerde sondaki e düşmez
encourage - encouragement
embrace - embraceable

İstisna: Kelime, “ce” veya “ge” ile biterse ve kelimeye giren ünlü, “o” veya “u” ise, böyle durumlarda "e" harfi düşmez:
manage- manageable (yönetmek, yönetilebilir), notice-noticeable (dikkat, dikkat edilebilir)change-changeable (değiştirmek, değiştirilebilir)
4) ie ve ei
Ana dili İngilizce olanların bile hataya düşebildiği bir imla meselesidir.Şu tekerlemeyi hatırda tutarsak, hatadan kaçınabiliriz.
“e”den önce,” i” ama “c” den sonrası hariç- i before e, except after c
relief (rahatlama)
thief (hırsız)
believe (inanmak)
Fakat “c” den sonra, “ei” gelir.
Perceive (kavramak)
receipt (alındı, makbuz)
ceiling (tavan)
5) “y” ve “i”
y ile biten bir kelimeye ek yapıldığında, genellikle “y”, i harfine dönüşür.

party - parties
hurry - She hurries to work.
Kelimenin biçimini değiştirirken de y, i harfine dönüşür. (mesela, sıfattan zarfa dönüşürken)
happy - happily
lazy - lazily
easy - easier
“y” harfinden sonra, ünsüz gelirse, sondaki “y” değişmez.

stay – stays (ikamet etmek)
enjoy - enjoys (eğlen, eğlenmek)
Ama bu kuralın istisnaları da var. (Exceptions)

say, lay, pay - said, laid, paid
“y” harfinden sonra, “-ing”, “-ism” “-ish” gelirse, “y” aynen kalır.

boy – boyish (çocuk, çocukça)
try – trying (dene – denemek)

6) “y” harfine, “ie”Kelime “ie” ile bitiyorsa, (ing) eklemeden önce, bunu “y” harfine dönüştürmek gerekir.
die – dying (ölmek, ölüm)
lie - lying (uzan – uzanmak)
7) “c” harfi en yaygın imladır. Kelimelerin her yerinde kullanılır.
cat (kedi), actor (aktör), victim (kurban), public (halk), cactus (kaktüs)

Karizmatik“k” harfi her türlü sesi izler.
Milk (süt), soak (batırmak), tank (tank), perk (domuz), peek (zirve)

9)“j” harfi genelikle “a, o, or, u” dan önce kullanılır.

just,(tam), jam(reçel), Japan (Japon), job (İş), injure (yara), Benjamin (özel isim, bizdeki Bünyamin)

10)Normal bir İngilizce kelime hiçbir zaman “v” harfiyle bitmez. Daima, “ve “ ile biter.

have (sahip olmak), give (vermek), brave (cesur), love (sevmek), receive (almak)
11) Dikkat! telaffuzda çok kolayca yararlanacağınız bir kural: Ünlüler arasındaki “s” harfi “z” şeklinde telaffuz edilir.
nose - nouz (burun), noise – noiz (gürültü)
result – rizalt (sonuç), present – prezınt (hal, şimdi)
12)“ist” ile “est” son eklerinin okunuşu aynıdır. Aradaki farkı anlamak için aşağıdaki kuralı öğrenmeniz gerekir.-ist- son eki, bir insanın ne iş yaptığını gösterir:
artist (ressam), machinist (makineci), druggist (ilaçcı)
-est – son eki, üstünlük sıfatıdır. (superlative) :

best (en iyi), fastest (en hızlı), shortest (en kısa), youngest (en genç), oldest (en yaşlı)
13- - “cian” ile “ tion” ve “sion” son ekleri ayni şekilde telaffuz edilir. Aradaki farkı çıkarmak için şunu öğren:
-cian- son eki daima insanlar için kullanılır.
Musician (müzisyen), tactician (taktisyen)

Halbuki,
- tion- ve –sion- hiçbir zaman insanlar için kullanılmaz.

Kural olarak, İngilizce kelimeler, sonuna “s” veya “es” ilavesiyle, tekilden çoğul hale getirirler.
Book – books (kitap, kitaplar), boy- boys (erkek çocuk, erkek çocuklar), girl – girls (kız, kızlar)

Ancak, kural dışı kelimeler de çoktur ve bunları ezberlemekten başka çare (maalesef) yoktur.

Child – children (çocuk, çocuklar)
Foot – feet (ayak, ayaklar)
Goose – geese (kaz, kazlar)
Man – men (adam, adamlar)
Tooth – teeth (diş, dişler)

Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
« Yanıtla #4 : 08 Eylül 2008, 00:21:11 »
Fixforum Üye Profili scorpion_
Fixforumax
******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 44
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2365

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

bunun burada öğrenilmesi yıllar sürer bence...

ama yinede tşk...

Logged
« Yanıtla #5 : 08 Eylül 2008, 00:21:32 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

İngilizcede Adlar - Nouns

İngilizce eğitiminde kuvvetli bir temel kurmak için öğrenmemiz gerekenlerden biri de(nouns) adlardır. Bir çocuğun anadilinde ilk bellediği lisan unsuru adlardır. Bu nedenle, biz de adları temel konularımız arasına aldık.
Adlar kişiler,hayvanlar,yer,nesne,olay, nitelik,etkinlik ve soyut fikirleri isimlendiren sözcüklerdir. Ahmet, Mehmet gibi isimler de bu tanıma pekala uyar.Ama “nouns” kavramı bundan çok daha geniştir. “Nouns” (adlar); bir dilde kim, nerede ve nedir? Sorularını yanıtlayan kelimelerdir.
Her cümlede mutlaka bir ad bulunur. Bu nedenle adlara cümle kurucular veya cümlenin yapı taşları denebilir. Örnekler:
The cat sleeps. Kedi uyur. (Hayvan ismi)
Sakarya is a city. Sakarya bir şehirdir. (Yer ismi)
He is reading a book. O bir kitap okuyor. (nesne ismi)
Too many accidents happen in our country. Ülkemizde çok sayıda kaza olur.
I love freedom. Özgürlüğe bayılırım. (Fikir adı)
She is nice. O güzeldir. (Nitelik adı)
She has no courage. Onun cesareti yok.(Soyut kavram)
Turkey is a lovely country. Türkiye güzel bir ülkedir.(yer ismi)
Arda is a handsome boy. Arda yakışıklı bir çocuktur. (insan ismi)
1)Adlarda tekil ve çoğul hal(Singular and Plural Nouns):Adlarda tekil ve çoğul durumu, o nesnenin bir tanemi yoksa, yoksa birden fazla mı olduğunu gösterir. Daha da önemlisi, adın tekil veya çoğul oluşu, başta fiil olmak üzere, tüm cümlenin şeklini etkiler. Örnekler:
The girl is at home. Kız evde.
The girls are at home. Kızlar evde.
There is a book on the table. Masanın üstünde bir kitap var.
There are books on the table. Masanın üstünde kitaplar var.
He is an engineer. O bir mühendistir.
They are engineers. Onlar mühendislerdir.
2)Adları tekilden(singular), çoğula (plural) dönüştürmede en yaygın kural, tekil adın sonuna “s” harfini eklemektir.
Dog - dogs at – atlar
house – houses ev – evler
Boy – boys erkek çocuğu
matter – matters nesne – nesneler
name – names isim – isimler
colour – colours renk – renkler
eye – eyes göz – gözler
ear - ears kulak – kulaklar
wall – walls duvar – duvarlar

book -books kitap – kitaplar
chair -chairs sandalye – sandalyeler
worker – workers işçi – işçiler
boat – boats sandal – sandallar
husband – husbands koca – kocalar

3) Tekil ad ch,sh,s,x,yada z ile bitiyorsa, sonuna –es eklenir:
Church - churches kilise kiliseler
Brush - brushes fırça – fırçalar
Bus – buses otobüs - otobüsler
Box/boxes - kutu – kutular
buzz/buzzes - vızıltı – vızıltılar
4)Tekil ad ünsüz + y ile bitiyorsa(-by,-dy,-ty) –y kaldırılır ve –ies eklenir:
Baby babies - bebek – bebekler
Party – parties parti – partiler
Lady - ladies hanım – hanımlar
City – cities şehir – şehirler
5) y’den önce ünlü varsa genel kurala uyulur:
toy – toys oyuncak - oyuncaklar
monkey – monkeys maymun- maymunlar

6) sonu-f yada –fe ile biten adlarda ‘f’ yerine ‘ve’ konulur,-es(yada-s) eklenerek çoğullaştırılır.
Half - halves yarım – yarımlar
leaf - leaves yaprak - yapraklar
life - lives hayat – hayatlar
shelf – shelves çekçece – çekmeceler
Thief - thieves hırsız – hırsızlar
Wife – wives karı – karılar
Knife – knives bıçak – bıçaklar
7) Çok sayıda adın çoğul hale gelmesinde hiçbir kural yoktur. Bu adlarda, tekil ve çoğul farklı kelimelerdir.
foot – feet ayak – ayaklar
tooth – teeth diş – dişler
goose - geese kaz – kazlar
man - men adam – adamlar
woman – women kadın – kadınlar
Mouse - mice fare – fareler
Child – children çocuk – çocuklar
Person – people kişi – kişiler
Karizmatik Tekili - çoğulu aynı olan adlar:


aircraft - savaş uçağı – savaş uçakları
deer - geyik – geyikler
fish - balık - balıklar
means - imkan – imkan lar

species - tür – türler
sheep - koyun – koyunlar
people - insan
9) Özellikle bilim dilinde kullanılan çoğu başka dillerden alınmış sözcüklerin çoğulları kuralsızdır:
Tekil Çoğul Anlamı
cactus cacti - kaktüs - kaktüsler
datum data - veri - veriler
fungus fungi - mantar – mantarlar
bacterium bacteria - bakteri - bakteriler
criterion criteria - kriter - kriterler
nucleus nuclei - çekirdek – çekirdekler
radius radii - yarıçap – yarıçaplar
crisis crises - kriz – krizler
hypothesis hypotheses - hipotez – hipotezler
thesis theses - tez – tezler
medium media - medya - medyalar
stimulus stimuli - uyarıcı – uyarıcılar
phenomenon phenomena - olay - olaylar
vertebra vertebrae - kaburga - kaburgalar

10)Sonundaki “s” harfinden dolayı, görünüşte çoğul, anlamı tekil olan adlara dikkat edilmelidir: Örnekler:
linguistics - dil bilimi
mathematics(maths) - matematik
Politics - politika
Economics - ekonomi, iktisat
Physics - fizik
Electronics - elektronik
Gymnastics - jimnastik
Athletics - atletizm
Cümle içinde kullanım:
I hate mathematics. Matematikten(matematiklerden değil) nefret ederim.
Gymnastics is the best sport. Jimnastik (jimnastikler değil) en iyi spordur.
Economics is a social science. Ekonomi (ekonomiler değil) bir sosyal bilimdir.
İstisna: News çoğul değil, tekildir.
What time is the news? ( What time are the news değil) Haberler ne zaman?
11) Sonu “s” ile biten bazı adlar tekil de, çoğul da olabilir. Örnekler:
means - imkan, vasıta
Train is a means of transport. Tren bir nakliye vasıtasıdır
There are many means of transport. Bir çok nakliye vasıtası vardır.
Series (seri, dizi):
He is watching a television series. O bir televizyon dizisi izliyor.
There are three television series in Channel 2. Kanal 2’de iki televizyon dizisi oynuyor.
Species (tür, cins)
Parrot is a species of bird. Papağan bir kuş cinsidir.
In Turkey, there live 600 species of animals. Türkiye’de 600 hayvan türü yaşar.


12)Bazı tekil adlar genellikle çoğul bir fiil ile kullanılır. Bu adlar tek bir şeyi değil, insan gruplarını ifade eder. Örnekler:
The government want(wants değil) to increase the taxes. Hükümet vergileri artırmak istiyor.
The staff of the company are not(is not değil) happy. Şirketin kadrosu mutlu değil.
The police are(is değil) chasing the the robber. Polis soyguncuyu kovalıyor.
Turkish team are (is değil) playing very well. Türk takımı çok iyi oynuyor.
PO have(has değil) reduced the price of petrol. Po petrol fiyatını indirdi.
Dikkat: Bunları tekil fiille de kullanmak mümkündür. Mesela, the government wants, PO has .. gibi.
Person (şahıs, kişi) kelimesinin çoğulu persons olmasına rağmen, genellikle people kelimesi tercih edilir.
13)Para miktarını, zaman peryodunu, mesafeyi vs. bildiren kelimeler tek bir şey olarak düşünülür. Dolayısıyla, tekil adlar olarak kullanılır. Örnekler:One thousand YTL is a good money. Bin YTL iyi bir paradır.
Two years is a long time to spent in prison. İki yıl hapis geçirmek için uzun bir süredir.
5 kilometers is a long way to walk on foot. Yaya yürümek içim 5 kilometre uzun bir mesafe.

14) Kimi adlar hep çoğul olarak kullanılır :
the police - polis
trousers - pantolon
pants - pantolon
riches - zenginlik
15) Tek bir nesne olan fakat, iki bölümden oluşan bazı eşyalar için çoğul şekil kullanırız. Örnekler:
trousers - pants Pantolon (iki ayağı var)
jeans - blucin ( “ “ “ )
tights - tayt ( “ “ “)
shorts - şort ( “ “ “)
pyjamas - pijama ( alt ve üstten oluşan iki bölümü var)
glasses – spectacles gözlük (iki camı var)
binoculars - dürbün (iki gözü var)
scissors - makas (iki parçalı nesne)
Bunlar çoğuldurlar ve çoğul fiili alırlar.
My trousers are too short. (My trouser is too short değil). Pantalonum çok kısa.
I bought new glasses. (I bought a new glasses değil) Yeni gözlük satınaldım.
Your jeans(pyjamas) are nice. (Your jean(pyjamas) is nice değil).Senin Blujinin(pijaman)6 güzel.

16)İngilizcede bazı adlar çoğul yapılmaz; bunlara kütle adları veya sayılamayan adlar(uncountable nouns) denir.( bu konu ileride daha detaylı incelenecektir).
Advice - tavsiye
Ammunition - cephane
Anger - kızgınlık
Assistance - yardım
Behaviour - davranış
Bread - ekmek
chaos - kaos

conduct - yönetmek, iletmek, orkestra idare etmek
courage - cesaret
dirt - kir, pislik
employment - istihdam
evidence - kanıt
fun - eğlence
furniture - mobilya
harm - zarar
housework - ev ödevi
information - enformasyon
knowledge - bilgi
laughter - kahkaha, gülüş
legislation - mevzuat
leisure - dinlenme, boş vakit
lighning - yıldırım
luck - şans, talih
luggage - bagaj
machinery - makinalar, makine parkı
money - para
moonlight - ay ışığı
news - haber, müjde
permission - izin, müsaade
Photography - fotoğraf
poetry - şiir
produce - üretmek,imal etmek
progress - ilerleme, inkişaf
rubbish - çöp, saçma söz
safety - güvenlik
shopping - alışveriş
sunlight - güneş ışığı
thunder - gök gürlemesi
transport - nakliye
underwear - iç giyim
weather - hava, hava koşulları
Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
« Yanıtla #6 : 08 Eylül 2008, 00:22:56 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

bu günlük bu kadar yeter devam edeceğiz?
uzun zaman alabilir ama belki işe yarar
Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
« Yanıtla #7 : 08 Eylül 2008, 00:24:12 »
Fixforum Üye Profili scorpion_
Fixforumax
******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 44
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2365

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

bu günlük bu kadar yeter devam edeceğiz?
uzun zaman alabilir ama belki işe yarar
inş...
Logged
« Yanıtla #8 : 08 Eylül 2008, 00:36:06 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

Dikkat : Bu kelimeler, belirsizlik artikeli olan ve bir, veya herhangi bir anlamına gelen (a,an)ile kullanılmaz.
17) Birleşik isimlerde çoğul eki olan “s” bazen birinci, bazen ikinci kelimeye eklenir.


Son-in-law - sons-in-laws üvey evlat – üvey evlatlar
man-of-war - men-of-war savaş adamı – savaş adamları
armchair – armchairs koltuk – koltuklar

18) İyelik (sahiplik) genel olarak tekil adlara (‘s) eklenerek yapılır. İyeliği (sahipliği) göstermek adların çok önemli bir fonksiyonudur. My friend’s car arkadaşımın arabası

the boy’s shirt çocuğun gömleği
The student’s note-book talebenin defteri
Her husband’s job Kocasının işi(mesleği)

19) Kurallı çoğul adlara yalnızca(‘) eklenir.
The girls’ teachers kızların öğretmenleri
The studens’ grades öğrencilerin notları

20)Kuralsız çoğul adlara(‘s) eklenir.
the children’s show çocukların şovu
men’s wear erkek giyimi
gentlemen’s agreement centilmen anlaşması



21) İlk ad cansız ise iyelik göstermek için ad+of+ad yapısı daha sık kullanılır.
the shadow of your smile - gülüşünün gölgesi
the fall of Rome - Roma’nın yıkılışı
the urgency of the matter - meselenin aciliyeti
the cost of the production - üretimin maliyeti

22) -s ile biten özel adlar İngiliz İngilizcesinde (‘s) takısı alır.
Charles’s diary - Charles’in günlüğü

Amerikan İngilizcesinde ise, (‘) yeterlidir:
Socrates’s peech - Sokrat’ın savunması

23) Kimi zaman çifte iyelik kullanılabilir.
She is a friend of my father’s. O babamın bir arkadaşıdır.

24) Genel kabul görmüş zaman, para vb. ile ilgili ifadelerde (‘s) kullanılır.
Ten minutes’walk - On dakikalık yürüyüş

a year’s profit - bir yılın karı
a day’s work - bir günün çalışması
A hard day’s night - Zor bir günün gecesi

25) Özel Adlar ve Cins Adlar - Proper nouns and common nouns

Bunlara ayni zamanda özel isimler de denir. Bunlar biricik olan kişi ve kurumların isimleridir. Mesela,
Emre, Hasan, John, Paul, Jupiter, Almanya, Aksaray, The President, The Cenral Bank
İngilizce ve Latin alfabesiyle yazılan lisanlarda özel isimlerin ilk harfi büyük yazılır. Böylece, özel isimleri diğerlerinden kolayca tefrik edebiliriz. Ancak, bu Almanca için geçerli değildir. Çünkü Almanca’da her türlü ad büyük harf ile başlar.
Özel isimlerde adın sözlük anlamıyla, kişi arasında anlam ilişkisi aranmamalıdır. Mesela, bir kimsenin ismi Aslan olabilir, ama kendisi tabii ki aslan değildir. Bu nedenle, özel isimler tercüme edilmez, aynen yazılır.
Özel adlar (proper nouns) dışındaki bütün adlar cins (common) adlardır. Örneğin,
Board - tahta
country - ülke
planet - gezegen
love - aşk
officer - subay
room - oda
26) Sayılan Adlar ve Sayılamayan Adlar - (countable nouns and mass(uncountable) nouns

Günlük hayatta çok kullandığımız sayılabilir adlar (countable nouns), somut, sayılabilir maddelere işaret eder. Örneğin; eye (göz), table (masa), event (olay).
Ertrafımızda gördüğümüz ve sayıya vurulabilen herşey sayılabilir adlardır(countable nouns). Yukarıdaki ilgili maddelerde gördüğümüz gibi,sayılabilir adların çoğulu yapılabilir.
Sayılamayan Adlar ( non-countable nouns), Sayılamayan şeyleri gösterir Doğal olarak, bunların çoğulu yapılamaz. Örnekler:
Laughter - kahkaha
Helium - helyum
Water - su
Air - hava
Milk - süt

wine - şarap
Beer - bira

cake - kek

sugar - şeker

rice - pirinç

meat - et

cheese - peynir

flour - un
Heat - ısı, sıcaklık
Smoking - sigara içmek

sunshine - güneş ışığı

electricity - electricity

biology - biyoloji


Dikkat:
Genel kural olarak, sayılamayan adlar çoğullaştırılamaz. Çünkü, sayılamayan şeylerin çoğulunu aramak mantıklı değildir. Ancak, kuralın istisnası vardır. Şöyle ki bazı adları tür, çeşit (type) bildirmek için kullandığımızda çoğullaştırabiliriz. Örneğin:
Newwines are introduced to the market everyday - Piyasaya her gün yeni şaraplar sürülüyor.
The waters of Atlantic is salty – Atlantiğin suları tuzludur.
In a world map, we see different peoples. Dünya atlasında farklı ülkeler görürüz.

*Sayılamayan adlar genellikle artikelsiz kullanılır. Örneğin:

Smoking is bad for health. Sigara içmek sağlık için zararlıdı

Poetry is a beaty. Şiir güzeldir.

Sugar is sweet. Şeker tatlıdır.
Experience is the best teacher. Tecrübe en iyi öğretmendir.
Practice makes master. Alıştırma yapmak ustalaştırır.
Salt is poison. Tuz zehirdir.

*Sayılamayan adlardan önce şu edatlar kullanılabilir.

some, any, enough, this, that, and much. Örnekler:

I need some money. Paraya ihtiyacım var.

Give me that (this) book. Bana şu kitabı ver.

This man is crazy. Bu adam çılgın.

He can speak much English. Çok (iyi) İngilizce bilir.

We have much(enough) water. Çok (yeterli) suyumuz var.

I don’t see any person. Hiçbir şahıs görmüyorum.

*Sayılamaz oldukları için, bu adlar şu edatlarla birlikte kullanılmaz.

these, those, every, each, either, and neithe

-Aşağıdaki ifadeleri kullanmak mümkündür.
much harm çok zarar

The fire brought about much harm. Yangın çok zarara yol açtı.

little harm - az zarar

The accident caused little harm. Kaza az zarar verdi.

27) Adların Cinsiyeti (Noun Gender)
Eski İngilizce’de bir çok ad, refere ettiği insanın dişi veya erkek oluşuna göre, farklı şekil alırdı. Bugün bu uygulama çok azalmıştır. Ama, halen mevcuttur
Actor aktör (erkek)
actress aktör (bayan)
Waiter garson (erkek)
Waitress garson (bayan)
Steward hostes (erkek)
Stewardess hostes (bayan)

Logged

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşardım gitmeli olanların arkasından, Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve bir daha dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar uzun sürmez doğanlık, Her
ışığın altında gizlidir bir karanlık...
« Yanıtla #9 : 08 Eylül 2008, 00:43:49 »
Fixforum Üye Profili SELİMOĞLU
Şimal Rüzgarı
Global Moderator
***


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 164
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3351

Son Osmanlı

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: sıfırdan ingilizce öğretimi (belki işe yarar)

Pronouns - Zamirler

Zamirler, nesnelerin ve kavramların gerçek adları yerine geçici olarak kullanılan kelimelerdir. Zamirlerin anlamları yoktur. Bir zamir tek başına hiçbir nesneyi karşılamaz, zihinde hiçbir nesne canlandırmaz, hiçbir kavram düşündürmez.
Bu nedenle, zamirlere isimlerin yerini tutan kelimelerdir diyebiliriz.

Zamirlerin çeşitleri vardır. Örneğin: şahıs zamirleri, işaret zamirleri, dönüşlülük zamirleri, soru zamirleri, belirsizlik zamirleri ve bağlama zamirleri gibi.

A- Personal Pronouns (Şahis Zamirleri)
Yalın halde kullanılan “I,YOU,HE,SHE,IT,ONE,WE,YOU,THEY” cümlelerin özneleri olup
“ME,YOU,HIM,HER,IT,ONE,US,YOU,THEM” nesneleridir. Örneğin ;
-Ahmet saw me the other day.(= O beni birkaç gün önce gördü.)
=He
Özne +fiil+nesne

The books belong to me/you/him/her/it/us/them (Kitaplar bana/sana(size)/ona/onlara aittir.
=They
(onlar bana/sana(size)/ona/bize/onlara aittirler.
Konuşma ingilizce’sinde; That’s her
(hım,us,ete)."ıt is only me" kullanımı doğru oldugu
halde,standart Yazı İngilizcesinde:
“ıt is he ( I,you,she,we,ete.)who did it” kullanımı varır.
(= onu yapan odur)

1.She (her),gemi,uçak, motorlu vasıta, memleket ve hatta sehirler için sevgi ifadesinde kullanılır.
-That is the Love Boat. She is a beatiful ship
-Turkey is our country. We love her very much.
2.“It”, normalde cansız nesneler ve hayvanlar için kullanıldığı halde bebekler için de kullanılır.

3.“It” in diğer kullanımları:
a)Bilinmeyen bir şahıs ya da şeyden bahsedildiğinde
-Someone is moving stealthily about the house. It must be a burglar.

b)Hava durumlarını ilgilendiren fiillerle:
It is raining /snowing/freezing. It is very warm / cold /wet.

c)Zaman ne ölçü ifadelerinde:
It is half past two. . It is fifteen miles to our village.

d)Cümlede takip eden “mastar” veya “yan cümleye referans
vermek üzere “özne” ya da nesne olarak:
-It is easy enough to talk.
-İt was clear that he didn’t want to come.
-I take it for granted that she will stay with us.
-I find it difficult to solve this puzzle.

e)“It is/was…” ile başlayan cümlelerde “ gerçek
özne” ve “sıfat cümle”sinden önce:
-It was our training that we had that made us good teachers.

f)Gerçek özneyi vurgulamak için:
-It was my father, not my mother, who wanted me become an engineer.

g)Tüm cümleye referans vermek için:
-She has saved my life. I will never forget it.

h)“Say,thınk,hope,believe,suppose,expect,hear,tell ,imagine,fear,beafraid
gibi fiillerden sonra “SO”,”IT” yerine
kullanılabilir.
Will you pass your exam?
I thınk/hope/believe/suppose/expect so

Bu yapıların olumsuz şekilleri, iki şekilde ifade edilebilir:
1.I thınk/believe/suppose/expect so.
2.I don’t thınk/believe/suppose/expect so
NOT: İkinci kullanım,"hear,hope ve am afraid" ile kullanılamaz.
- “So” bir sıfat veya isimle birlikte “to be, to seem, to make” fiilleri ile kullanılır.
- There is nothing either good or bad, but thinking makes it so.
- She has been a teacher there for more than fifteen years and I hope she will be so (= a teacher ) for many years.
4.“One”, bir sayı olup tüm sayılar gibi “zamir” olarak kullanılabilir.
- There is only one student there, not two
One of your brothers came to see me today.
Take one these chocolates.(singular)
Take some of these chocolates.(plural)
5.”One” in diğer kullanımları:

a) Özne ya da nesne olarak kullanılan “ONE” in “ONES” ve "ONE SELF" şekilleri vardır:• One can only do one’s best.
• I don’t thınk one should overwork oneself.
“When one is given one’s choice of courses of action any of which would be to one’s disadvantage, one often has a difficulty in deciding what one ought to do” cümlesini aşağıdaki gibi ifade etmek
çok daha iyidir.

“When someone is/you are given his/your choice of courses of action any of which would be to his/your
disadvantage, he/you often has/have diffuculty in deciding what he/you ought to do”

b) Herhangi bir kimse anlamında:- You are the first one who has ever explained it to us clearly.
- She is not one to be easily deceived.

c) “ Other! veya “another” ile zıtlık oluşturulduğunda, sayı anlamının bir diğer şeyle kullanımında:
- There were two choices open to us. We had to take either the one or the other
- These two twins are so much alike that we can’t tell the one from the other.

d) Önceden bahsedilmiş sayılabilen isim ya da isimlerin yerine “ONE” ve ONES” kullanımı:- Mr Brown’s old car is a good one. It is even better than our new one .
- I like strong cup of tea beter than a weak one.
- I prefer red roses to whıte ones.
-There was mother bird in the nest and there were four young ones.
-Which girl is Mary Robinson?
-The one in the pink dress.
-Which biscuits do you like best?
-The ones with chocolate on them
Not: “ One” ,”own” ile kullanılamaz.
- I can’t write properly with your pen. I’d rather use my own.

e) “One” nın “idiomatıc” kullanımı:- She is a teacher that is liked by one and all(=everybody).
- She can go or she can stay. It’s all one to me.


B - Possesive Pronouns( Mülkiyet Zamirleri)“possessive adjectives” yani mülkiyet sıfatlar: “ MY, YOUR,HIS,HER,ITS,OUR,YOUR,THEIR” isimlerden ve “ONE” dan
önce kullanılabili.oysa “ Possessive Pronoun”lar yani “mine, yours, his, hers, its, ours, yours, theirs” tek başlarına kullanılır.
a)That is my book. That book mine.(= Şu benim kitabımdır Şu kitap benimkidir.)
- That is your car. That car is yours.
- That is his pencil. That pencil is his.
- That is her purse. That purse is hers
- That is its tail. That tail is its.
- Those are our cats. Those cats are yours.
- Those are their dogs. Those dogs are theirs.
- Our’s is the only garden that has trees in it
- Their house is older than yours( onların evi sizinkinden daha eskidir.)
- He took the bone from his dog and gave it to hers.
- The cherry tree gives it s share of color to the garden and the
Lilac tree gives its.
b)He is a friend of mine. ( one of my friends)- This is a car of theirs. ( one of their cars)
- It was no fault of yours that we mistook the way.
- I gave him some plants of ours (= some of our plants)in exchange for some of his( some of his plants).
c) Note:A portait of Rembrandt ( one portraying him)-A criticism of shaw (=opinion about shaw)
-A criticism of shaw’s ( =opinions by shaw)

C- Demonstrative Pronouns(=işaret Zamirleri)“This,that,these,those,”isimlerle birlikte kullanıldığında “belirtme sıfat”ları oldukları halde,isim olmaksızın kullanıldığında “işaret zamirleri”dir.
a)I’d like to by this car, not that car. (sıfat)
This is what I want you to do. (zamir)
That is exactly what I did.
I believe you, but there are those who don’t.
My seat was next to that of the Mayor.
Compare Chopin’s waltzes with those of today.
That is what I thought last year; this is what I thınk now.
b) “The former” ve "The latter" da aynı zamanda işaret zamiri olarak kullanılır:
-The orchestra played two Beethoven Symphonies, the Third and the
Fifth;
- The former was played magnificiently, the latter was not so well done.
c) “Such”, “I have had such a busy day” cümlesinde “belirtme sıfatı” olduğu halde, “His carelessness is such as to make it unlikely that he will pass the exam.” Cümlesinde “işaret zamiri” dir.

d)They export a lot of fruıt, such as(=for example) oranges, lemons ete.

e) He gave me his help such as it was
=but it wasn’t of much use
My services, such as they are, entirely at your disposal.


D- Reflexive and Emhasizing Pronouns (Dönüşlü ve vurgulayıcı zamirler)
“Myself, yourself, himself,herself,ıtself,oneself, ourselves, yourselves, themselves” zamirleri
a) Öznenin yaptığı eylemi tekrar o özneye döndürürler yani özne ile nesne aynı kişilerdir.- I shave myself every morning.
- You are teaching yourself English.
- They helped themselves to the cakes
- She saw herself in the mirror.(kendini aynada gördü)
- One should try to see onself a others see one
- It is pity we can’t see ourselves as others see us.
- Make yourself at home.
- There was so much noise that I could hardly hear myself think.
- I told myself there was nothing to be afraid of.
1) “Preposition” lardan sonra kullanılır.
She looked at herself in the looking glass
My darling loves me for myself, not for my money
I want a little time to myself
She is proud of herself.
Fakat zamirle ifade edilen şahsın kimliği hakkında hiçbir şüphe yoksa."Preposition" dan sonra şahıs zamirlerinin “objective” halleri kullanılır.

He took the food for the day with him.
She shut the door behirid her.
We have the whole day before us.

2 ) Dönüşlü olarak kullanılan fiilerle:
I pride myself on always having a tidy garden.
I hope the childiren will behave themselves.
We hope you’ll enjoy yourself at the party.
He applied himself to the task of organizing the finances of the firm.
Vurgulayıcı “SELF” zamirlerinin fonksiyonu tamamen farklı olup cümleden çıkarıldıklarında, o cümlenin anlamı bozulmaz ve genellikle cümlelerin sonunda kullanılır.

You yourself ( You and not anyone else) told me the story
(Bizzat kendin bana hikayeyi anlattın.)
I saw hım do it myself.
He went into the village itself.
Never leave to others what you should do yourself.
Bu zamirlerin bazen “alone/on one’s own/without any help” anlamları vardır. Bu durumda “by” ile kullanılır.
This is a machine that works by itself(=alone/on its own/ without help)
(= Bu kendi başına çalışan bir makinedır)

The little boy travelled from Ankara to New York by himself
We can’t do all the work ourselves(=withoult help)in a such a big house.
I tried to move the piano into the other room myself, but couldn’t manage it.

E- İnterrogative Pronouns (= soru zamirleri)
Bu zamirler “WHO, WHOM,WHOSE,WHICH,WHAT” olup, her zaman fiillerden önce soru oluşturmada kullanılır.
Who/ What broke the dishes?
Which do you prefer, coffee or tea
Whose are these gloves?
Who(m) did they ofter the scholarship to?
(=To whom did they ofter the scholarship?)
Who /what is that man talking to the journalist?
What is he like to look at as a person?
a) “ What” daha fazla şeylerden “which” ise sınırlı sayıda olanlardan seçim yapıldığında kullanılır.
What are you talking in your examination?
I’m talking English,French and German
Which of them is your best subject?
English.
1. who would like to go out with me?
2. which of you would like to go out with me?
Birinci cümlede konuşmacı dışarı cıkmak isteyen herkesi, ikinci cümlede ise belli sayıda kişiyi dişarı çıkarmak ister.
b) Hayret,kızgınlık ve öfke ifadeleri:“WHAT,WHO,WHİCH+EVER” ile yapılır.Whoever can be calling at this time of night?
(=on earth/in the world)
(= Hay Allah kahretsin! Gecenin bu vaktinde kim arıyor olabilir?
What ever were you thinking of to suggest such a plan?
Who ever heard of such a stilly idea?
He gets up at five o’clock every morning.
What ever for?

F- İndefinite Pronouns (Belgisiz zamirler)
Pek çoğu sıfat şeklinde “determiner”lar olarak da kullanılan bu gruptaki zamirler aşağıdaki içerirler:
Some (=thing,body,-one)
any (-thing,boyda;-one);no(-thing,body;-one);every(-thing,body;-all,one,none,other,another,much,many,less,more;(a) few,(a)little,enougheach,either,neither.
A : Have you any money? (= Do you have any money ?)(sıfat)
B : No I have not any Money.( =No, I don’t have any Money)
=no Money
=none
Ask john if he has any. (zamir)
If only (=I wish) I had some red roses. (sıfat)
I must try to grow some next year.(zamir)
He told me a lot of other things that I can’t remember now.(sıfat)
Which one are you goingto choose that one or the other. (zamir)
At the party each child was given an apple and a bag of sweets.(sıfat)
Each of them was gıven a present from the host. (zamir)
Either of these machines is suitable for the work I want done.(zamir)
Neither of my friendes has yet to come (zamir)
There is a train at 11:35 and one at 12:00; either train will will get you thare in time for the conferance.(sıfat)
If you don’t want either of these , there is another one at 12:30.(zamir)
We have travelled by the 11:30 train and the 12:50 and neither train had a restaurant car.(sıfat)
When the genaral saw his troops retreat, he cried:” All is lost”(=everything)
All is well that ends well.(the whole of)
All the students are present.(sıfat)
All are welcome.(zamir)
I don’t like to speak before all these people .(sıfat)
He has written six novels and all of them are good (zamir)
That is the sort of job that all boys like doing.
That is the sort of job that every boy likes doing.
The explosion broke all the Windows.(bütün pencereleri)
The explosion broke every window.(her pencereyi)
Anlam ve kullanım açısından “EVERY”(=her)ve “EACH” (=her bir/i) arasında bazı farklılıklar vardır:
"Each" toplam sayı iki veya daha fazla olduğunda; "every",toplam sayı ikiden fazla olduğunda kullanılır.
"Every" ayrı ayrı olanları bir bütün içine topladığı halde , “each” bunları teker teker bir bütün içine yayar:
Each must do his best. (zamir)
They each signed the paper. (zamir)
The teacher came to school with a bag of apples and gave the students two each.(zamir)
Each man must do his best (sıfat)
Each person signed the paper. (sıfat)
He gave each boy two apples.(sıfat)
Before choosing a pen, she looked at each one. (sıfat)
Every man must do his best. (sıfat)
Every person signed the paper. (sıfat)
He gave every boy two apples. (sıfat)
Everyone knows that Ankara is the capital of Turkey.
Everything he say is true.
I have kept every one of her letters.


NOT 1:

"each, every, everyone, everybody, everything" kendilerine tekil fiil alırlar.
NOT 2:
Aşağıdaki yapılarda “every” nin yerine “each” kullanılmaz:
I go there every other day. (=gün aşırı)
=on alternete days.
He visits us every two days.(=her iki günde bir)
We have a lesson on Monday, but on every other days there are no lessons.
(=there are no lessons on all the other days)
“All” gibi sıfat ve zarf olan “BOTH” bütünlük fikri verir ve sadece iki şey/ kişi için kullanılır.
I have two sons: they are both doctors(zamir)
I don’t know which book is the beter. I will read both (zamir)
-Which of the two girls is he in love with?
-Both!
Both his legs were broken in a car cras(sıfat)
There are houses on both sides of the avenue.(sıfat)
Both (the) men were found guilty (sıfat)
a) Sıfat ve zamir olarak “SOME” sayılabilen/sayılamayan çoğul isimlerden önce kullanılır.
There are some cows in the field (sıfat)
He has spilt some ink on the t5able cloth(sıfat)
He didn’t have any cigarettes so he went out to buy some(zamir)
If you ha ve no Money , I will lend you some (zamir)
b) Tekil sayılabilen bir isimden önce kullanıldığında “SOME” “A/AN” anlamı verir.
He arrived with some old book that he had picked up at a second hand book shop

c) “SOMETHING” ve “SOME” “Yaklaşık olarak” anlamını da verirler:
I will whistle the tune for you: it goes something like this
It will take some three or four thousand pou