Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil
Yunus EMRE
şu kıymetli sözlere kendi halimce değinmek istiyorum…
Efendim, zaten böyle hikmetli sözleri ancak şairliği de hikmetli olan bir usta yazabilirdi.
BİR KEZ GÖNÜL YIKTIN İSE, BU KILDIĞIN NAMAZ DEĞİL
Bu ne güçlü bir özettir ki, fani dünya ile ahret arasındaki dengeyi tek cümleye sığdırmıştır.
Şöyle ki;
Yunus Emre ürünü bu hikmetli sözlerin açılımı çok geniştir. Dörtlüğü layıkıyla yorumlamaya benim gücüm kesinlikle yetmez. Çünkü aciz ve cahil varlığımın sıradanlığı buna izin vermez. Yine de karınca kararınca, incir çekirdeğini dolduracak kadar olsa da, gönül ve namaz arasındaki kıyıda bir gezinti yapalım. Açılımın yelpazesi, dünya-ahret dengesinden, insan sevgisi-gönül hoşgörüsüne doğru uzanır. Biz de uzanalım efendim.
Dinimizin tavsiyelerinden biri de, yarın ölecekmiş gibi, ahret işleriyle uğraşmak, dinimizin görevlerini yerine getirmek; hiç ölmeyecekmiş gibi de, dünyevi işleri ihmal etmemektir. (AHLAKA VE DİNE AYKIRI OLMAYAN DÜNYA İŞLERİDİR KASTIMIZ. Yoksa “internet kafede porno izleyip, camide müezzinlik yapan insan modeli” gelmesin aklınıza ). Kudreti sonsuz Rabbimiz, bizi bu dünyaya misafir yollamış ancak, bize, dünya hayatını layıkıyla ve sorumlu bir şekilde yaşamamız için bir de uygun beden vermiştir. Sadece beden mi hem? Akıl, vicdan, duygu, gönül… İnsanları sevelim diye gönül vermiştir. Severken aldatmamak, yalan söylememek, hoşgörülü davranmak, kalp kırmamak için de akıl vermiş, vicdan vermiştir. Bunun için, tam Müslüman bir kişiye sadece namaz kılıp hacca gitmek yetmez! Gönül almalı gönül vermelidir, sevmelidir. Sevdiği ya da sevmediği,ve yahut iki yönden de ilgilenmediği insanları, kırmamalı, ihanet etmemelidir. Aksi halde, bir insanı ağlatıp, gönlünü yıktıktan sonra, 20 kerre hacca gitsen ne yazar! Bunu hiçbir lügat, dini kural, vs. yazmaz! Namaz kılmak boynumuzun borcu olduğu gibi, insanları kırmamak çabasını da boynumuzun borcudur. Din, sadece, bir eve kapanıp, ibadet olsun diye zikir faslı düzenlemek değildir. Din, sadece risale-i nur sohbetlerinde limonlu çay içmek de değildir. dini sohbetlere katılmak pek güzel ve faydalıdır ancak; bunlar yeterli olmaz dini görevleri yerine getirmiş olmak için. Çık dışarı git bir şeyler satın al, ye iç, gez, gönül al gönül ver. Korkma! Bir kız mı sevdin? Sev, ama en küçük bir terbiyesizlik, edepsizlik etmeden sev. Helalin olmak üzere sev… Zira dinimiz, insan sevgisi üzerine kurulmuştur.
Efendim, namaz ve ibadetle güçlenmiş gönüllerimizde, aynı zamanda, beşeri aşk da olsun ilahi aşk da…
Yaratılanı sevelim, Yaratan’dan ötürü…
Üstad Yunus Emre’yi saygıyla anıyor, bir insanın kalbini kırmış 5vakit namazlıları da yâd ediyoruz böylelikle…vesselam.
anadolu007
yarınlardan gelen düzeltme: limonlu çay faslında düzenleme yapılmıştır.



Logged








