BU KISIM, HULKİ CEVİZOĞLU'NUN 7.10.2008 TARİHLİ KÖŞE YAZISINDAN ALINTILAMADIR.( ALTTAKİ YAZISIYLA ALAKALI, HATTA GİRİŞ NİTELİĞİNDEDİR);
21 Temmuz 1919’da, İngiliz Yüksek Komiserliği Müsteşarı T.B.Hohler ülkesinin Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği yazıda şöyle diyordu: “(...) Bana öyle görünüyor ki, Mezopotamya’nın bizim olacağı kesin gibidir. Öyleyse Mezopotamya’nın bir kuzey sınırı olacaktır; bu sınır ovada değil, dağda olacaktır, o dağlar esas itibariyle Kürt’tür, dolayısıyla bize bir Kürt politikası lazımdır ve Kürt beyleriyle iyi geçinmemiz gerekir ki onları kullanabilelim. (...) Burada her renkten Kürt bulunduğunu, onlara güvenilemeyeceğine tarihin de tanıklık ettiğini akıldan çıkarmamak gerekir. Unutmamak lazım ki, Kürtler de Türkler de Müslüman’dırlar... Majesteleri hükümetinin niyeti Türkleri sonuna kadar zayıflatmaktır, Kürtleri Türklerden ayırmak da kötü bir plan değildir, dikkatle ve sabırla hareket edilirse bunun büyük ölçüde başarılabileceğini düşünüyorum..” Söylemekten hoşlanmıyorum ama, bu ve benzeri pek çok belgeyi, açıklamayı, gelişmeyi, ihaneti “Ya Sev Ya Sevr” adlı PKK’yı anlatan kitabım ile “1919’un Şifresi” adlı o dönemi anlatan kitabımda bulabilirsiniz. Ben yazmaktan bıkmadım, ama anlaşılan o ki okumaktan bıkanlar ve hatta hiç okumak istemeyenler var. Hem de milyonlarca.
BU KISIM DA, YİNE HULKİ CEVİZOĞLU'NUN 14.10.2008 TARİHLİ KÖŞE YAZISIDIR;
1919'DA KÜRTÇÜLÜK VE ATATÜRK!..
Geçen yazımda, 1919’da İngilizlerin yaptığı “Kürtçülük” ve Irak sınırımızın dağlık bölgeden geçirilerek ileride “kullanılması” politikasını anlatmıştım. İngiliz resmi belgelerine göre, Diyarbakır ve Irak’ta cirit atan Noel adlı İngiliz casus albay hakkında kendi diplomatları “O bir Kürt Albay Lawrence’ı olacaktır” diyorlardı!.. Bir başka ifadeye göre de, “Kürtlerin havarisi” ve “Kürtlerin peygamberi olmak isteyen kişi” idi!.. Türkler ise “beş para etmeyen alçaklar” idi.
İNGİLİZLERİN KÜRT PLANI!.. Son terör saldırıları ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Irak’a yapacağı resmi gezi öncesi, tarihi hatırlatmalar gerekiyor. Atatürk 1919’da da var olan bu sorun hakkında neler düşünüyordu, neler yapıyordu?.. Mustafa Kemal, sözde “Büyük Ermenistan’ın sınırını çizmek için Türkiye’ye gelen ABD Generali Harbord’a gerçekleri anlatıyor ve oynanan oyunları şöyle açıklıyordu: “İngilizler, imparatorluğu bölmek ve Türklerle Kürtler arasında bir kardeş savaşına neden olmak için Kürtleri, kendi himâyeleri altında bağımsız bir Kürdistan kurma planına katılmak üzere kışkırttılar. İleri sürdükleri tez, imparatorluğun nasıl olsa dağılmaya mahkûm olduğudur. Bu amaçlarını gerçekleştirmek için büyük paralar harcadılar, her türlü casusluğa başvurdular. Bunun için Noel adlı bir İngiliz subayı Diyarbakır’da uzun süre çaba harcadı ve faaliyetlerinde her türlü sahtekârlık ve aldatmaya başvurdu. Fakat bizim Kürt vatandaşlarımız, hazırlanan komplonun farkına vararak, onur ve vicdanlarını parayla satan diğer bir grup haini bölgeden kovdular. (...) Saf Kürt vatandaşlarımızı, isyana (ayaklanmaya) teşvik ettiler. Bu alçakça planın üç amacı vardı: Kürtlerin çıkar duygularını canlandırma, milli kuvvetleri yok etme ve aynı ülkenin evlatları arasında bir mücadele ve kan dökmeye neden olmak. (...) Bu entrikaların tümüyle dışında kalan yerel halk, çok geçmeden bunların gerçek niyetlerini anladı ve suçluları tutuklamak üzereyken, onlar kaçtılar.
TÜRK MİLLETİNİ SÜRÜLEŞTİRMEK İSTİYORLAR... Atatürk şöyle devam ediyordu: “İstanbul hükûmeti milli hareketi ve milletin kendi kendisini idarede gösterdiği kabiliyeti kötü gözle gördüğü için Milli Hükûmeti İttihatçılık ile lekelemek istemektedir. İngilizler de böyle düşünmekte ve davranmaktadırlar. Oysaki İttihatçılarla hiçbir münasebetimiz yoktur. Bolşevikliğe ise memleketimizde yer yoktur. Çünkü bizde ne sermayedar ne de milyonlarca işçi vardır. İngiltere, Hindistan ve Mısır’daki tecrübelerine dayanarak Türk Ulusu’nu bir sürü durumuna sokmak istiyor, aydınları hapse atıyor, yurdu parçalıyor, Kürtleri bizden ayırmak istiyor.”
MUSTAFA KEMAL: “AYRI BİR SINIR ÇİZİLEMEZ!..” Gazi Paşa, Ocak 1923’te İstanbul gazetecileriyle söyleşi yaparken de, Ahmet Emin’in sorusu üzerine, “Kürtlük meselesi” üzerine görüşlerini şöyle açıklıyordu: “Kürt meselesi; bizim, yani Türklerin menfaatına olarak da katiyen söz konusu olamaz. Çünkü malumu âliniz bizim milli sınırımız dahilinde mevcut Kürt unsurlar o surette yerleşmiştir ki, pek sınırlı yerlerde yoğunluğa sahiptir. Fakat yoğunluklarını kaybede ede ve Türk unsurlarının içine gire gire öyle bir sınır hasıl olmuştur ki, Kürtlük namına bir sınır çizmek istersek Türklüğü ve Türkiye’yi mahvetmek lazımdır. (...) Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem Kürtlerin ve hem de Türklerin salahiyet sahibi vekillerinden meydana gelmiştir ve bu iki unsur bütün menfaatlarını ve mukadderatlarını birleştirmiştir. Yani onlar bilirler ki, bu müşterek bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz.” Şimdi bu sözler için kaynak vereceğim, ama yine okunmayacak. O yüzden, itiraz eden olursa belgeleri sayfa numaralarına kadar açıklarım.
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER oyunları, KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER programı, KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER oyunu indir, KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER program yükle, KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER download, KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER hikayeleri, KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER resimleri, KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER haber, KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER yükle,
KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER videosu, KÜRTLERİ KIŞKIRTAN VE BÖLÜCÜLÜK YARATAN; İNGİLİZLER msn eklentisi, şarkı sözleri
Şimdi bu 5 paragraf - 45 satırlık yazıyı çoğu kimse okumadan terk-i diyar edeceğinden mütevellit, konuyu özetle açıklamakta yarar var.
Gördüğünüz gibi, tapusu Osmanlıya ait bereketli Mezopotamya topraklarında ve BİZİM TOPRAKLARDA gözü olan ülkeler sadece ABD ve İSRAİL değilmiş. Bu 3 MAYMUN GURUBUNUN 3. katil ülkesi görüyoruz ki İNGİLTERE.
Bugün Ortadoğu’nun ve bizim en büyük baş ağrımız bölücülük ve terörü, 1919larda İngiltere ateşlemiş. Bunu yaparken, kurban olarak Kürtleri seçmiş. Bizim kürt vatandaşlarımızı, kışkırtmış, bölmeye çalışmış, arasına ajan yollamış, fitne sokmuş… PKK terörünü bitiremeyişimizin en büyük nedeni, o gün İNGİLTERE nin planlayıp uyguladığı şeylerden dolayıdır. Kuzey ırak sınırının dağlık bölgelerden geçirilmesi… Saf kürt vatandaşlarımızı bölücülük adına kışkırtıp Türklerden, anadoludan bölmek… ve kuzey ırakta ütopik bir kürt devleti kurmak… kürt devleti kurmak istemesinin nedeni, öyle sarışın renkli gözlü Kürtlere hayranlığından, ya da hayırseverliğinden değil tabii ki… onları KULLANARAK Türkiyeyi, mezopotamyayı parçalayıp fitneleyip her türlü menfaati ele geçirmek… dahası o zmaanlarda dahi, bugünkü gibi bölücülerin, bizim Diyarbakır vs güneydoğu illerinde gözü varmış.
Mesele şu. Bölücülük yapmaya, ihanet etmeye kalkışan insanların bu gibi tarihi olayları bilmesi, dostun düşmanın kim olduğunu bilmesi gerek. Öğrenmesi gerek, araştırması gerek, haddini bilmesi gerek, pişman olması gerek, hala birilerine alet edavat, maşa olduğunun farkına varması gerek, bu seviyesizlikten kurtulması gerek, şu gerek, bu gerek…
bu gibi mevzularda hep sonuç üzerinde tartışmalar yapılır... herkes sonuç üzerinden bir takım yorumlar yapar... fakat tartışılan her bir sonuç bir sürecin doğurduğudur...
sürece bakarken de kronolojik olaylar takip edilir,stratejik ilişkiler göz önünde bulundurulur...
fakat ben bu olaylara biraz psikolojik aıdan yaklaşmak istiyorum...
sosyopsikolojik boyutundan seyretmek istiyorum...
ondan önceyse birey psikolojini ele almak istiyorum...
insan ana rahmine düştükten sonra içsel gelişimini 40 günde tamamlar... insanın yaradışılında var olan bu olgu tüm hayatına yerleşmiştir... doğum yapan anne kendini 40 günde toparlar... doğan bebekte 40 günde dünya tanımlanır... bu örnekler artırılabilir...
benim gelmek isteiğim noktaysa tüm bunlardan yola çıkarak vücud bulmuş bir deyim, ''birine birşeyi 40 defa söylersen olur.''
benim yaşımın birkaç katınca yıldır bu Kürt meselesi süregeliyor... malesef ki bir çözüm bulunamıyor... tabii bir çok faktör ve derin mevzular var çözüme gidilmesini engelleyen... fakat psikolojik yönden bakıldığında,yıllardır bu millete bölücü olduğu söyleniyor... yüzlerine alenen terörist deniliyor... belki basit geliyor bizlere bu işin psikolojik boyutuna bakmak... çünkü onların psikolojisini düşünene kadar çok daha mühim meseleler vardır!!!
ve böyle ithafların bir topluma genel olarak etiket edilmesi bu sonucun sebeplerinden bir tanesidir...
bir başka açıdan bakıldığında ise,malumumuzdur ki Doğu-Güneydoğu bölgeleri coğrafyamızın en fakir bölgeleridir...
ve tarih boyunca gördüğümüz üzre fakirliğin getirdiği çaresizlik sahip çıkanın himayesine girmekle hallolunur sanılır... ve bir kere girildi mi o himayeye geri dönüş için çok kan gerekir,çok zaiyat gerekir...
---------
konuya farklı bir boyut kazandırmak istedim...
paylaşımın için teşekkürler anadolu...
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2008, 21:40:23 Gönderen: tAneCan »
Logged
Yaklaşmanın hiçbir anlam ifade etmediği bir yer(de) mesafe -siz-leri yakınlaştırırdı ve en yakın çok uzak(tı) Bir adımın onlarca geri kaçması ve kendine küsler bu uzak savunmasız bırakıyor çünkü fazla güvenli...
Pekte fakir sayılmaz insanlar oradaki toprağın ne kadar verimli olduğunu bilir bu bir bahane güney doğuya yapılan yatırım türkiyenin ekonomisni düze çıkartacak miktarda parasal yardım edilmiştir ama olayın içinde şu var ki o yapılan yatırımlar ingilizlerce akılları yıkanmış olan vatandaşlar tarafından kllanılıyor örneğin belediyeler
Logged
Mezarımın taşınada iki yosun sarılır. Belki senden ozaman da gönlüm biraz ayrılır. Fakat ona da bugün çok büyük şüphen vardır. Sessiz bana bu dünya da mezardan bile dardır.
Mezarımın taşınada ismini kazısınlar. Kıymasınlar bu cana da seni bana versinler. Düştüm bu sevdalığa,bağrımı yakan odur. Sessiz bana bu dünya da mezardan bile dardır.
ülkemizde kürt - türk - alevi - çerkez ayrımı yapıp insanları birbirine düşman edenler varken elin ingilteresinden bizene. Önce doğan grubuna çare olun.
Logged
Bir Yerin Adına Denince Türk ülkesi, Gözüm Bayrak Arar, Kulağım Ezan Sesi!
Uğruna ölmekse eğer seni yaşatmak, bin defa ölürüm de adına leke sürdürmem. Gururdur, namustur bayrak ve sancak, Aksa da kanım korkma; haini güldürmem! "BİR UMUTTUR YAŞAMAK"
ülkemizde kürt - türk - alevi - çerkez ayrımı yapıp insanları birbirine düşman edenler varken elin ingilteresinden bizene. Önce doğan grubuna çare olun.
Kandaş bunu kimden istiyorsun? Çare olun vs. diyorsun da, tanıdığın bir spiDerman falan varsa söyle ben de bir şeyler isteyeyim... Aşırı sitemkar gördüm seni...Burada sonuçlar üzerinden çözümler aranır...Bu işin yolu, yordamı da budur...
Başımıza gelen bütün tekerrürler adamakıllı sentezleyemediğimizden geldi...Sonuçlar adamakıllı açıkça görümediğimizden geldi, doğru yola ulaşmaya çalışırken araya çomak sokmak isteyenlerden geldi, farkında ya da olmadan devletin zararına konuşanlardan geldi...Bu örnekler artırılabilir... :)
Bir de konuya farklı bakış açıları sunmaya çalışan arkadaşlar vardır ki bunlar dünyamız gibi hem güneşin etrafında hem de kendi etraflarında dönerler...Yanlış anlaşılmasın sözlerim, hepimiz aynı dünyadayız velhasıl. :) Lakin birilerinin bu sistemde başları dönüyor...Kaldıramıyorlar aynı dünyayı paylaşmayı.... Diyorlar ki ya biz ya da diğerlerinin hepsi...E ne yaparız, bu böyle olmaz...Birinin gözünün üstünde kaş var diye dışlayalım, bunları aç bırakalım, aç bıraktılar diyelim...Toprak vermeyelim, vatansız bırakıldılar diyelim...Katliamın daniskasını yapalım, asıl katliam bize yapıldı diyelim...Bu birilerini söylememe gerek yok herhal, başlıktan anlaşılıyor...
benim gelmek isteiğim noktaysa tüm bunlardan yola çıkarak vücud bulmuş bir SÖZ (deyim değil :) ),
Bizim bu sözde fakirlere ise bu iyi niyetli İngilizler sahip çıkmış mış arkadaşın tabiriyle...
Evet, evet... Şu yazıyı tekrar okuyun lütfen...
Alıntı sahibi: tanecan
bu gibi mevzularda hep sonuç üzerinde tartışmalar yapılır... herkes sonuç üzerinden bir takım yorumlar yapar... fakat tartışılan her bir sonuç bir sürecin doğurduğudur...
sürece bakarken de kronolojik olaylar takip edilir,stratejik ilişkiler göz önünde bulundurulur...
fakat ben bu olaylara biraz psikolojik aıdan yaklaşmak istiyorum...
sosyopsikolojik boyutundan seyretmek istiyorum...
ondan önceyse birey psikolojini ele almak istiyorum...
insan ana rahmine düştükten sonra içsel gelişimini 40 günde tamamlar... insanın yaradışılında var olan bu olgu tüm hayatına yerleşmiştir... doğum yapan anne kendini 40 günde toparlar... doğan bebekte 40 günde dünya tanımlanır... bu örnekler artırılabilir...
benim gelmek isteiğim noktaysa tüm bunlardan yola çıkarak vücud bulmuş bir deyim, ''birine birşeyi 40 defa söylersen olur.''
benim yaşımın birkaç katınca yıldır bu Kürt meselesi süregeliyor... malesef ki bir çözüm bulunamıyor... tabii bir çok faktör ve derin mevzular var çözüme gidilmesini engelleyen... fakat psikolojik yönden bakıldığında,yıllardır bu millete bölücü olduğu söyleniyor... yüzlerine alenen terörist deniliyor... belki basit geliyor bizlere bu işin psikolojik boyutuna bakmak... çünkü onların psikolojisini düşünene kadar çok daha mühim meseleler vardır!!!
ve böyle ithafların bir topluma genel olarak etiket edilmesi bu sonucun sebeplerinden bir tanesidir...
bir başka açıdan bakıldığında ise,malumumuzdur ki Doğu-Güneydoğu bölgeleri coğrafyamızın en fakir bölgeleridir...
ve tarih boyunca gördüğümüz üzre fakirliğin getirdiği çaresizlik sahip çıkanın himayesine girmekle hallolunur sanılır... ve bir kere girildi mi o himayeye geri dönüş için çok kan gerekir,çok zaiyat gerekir...
---------
konuya farklı bir boyut kazandırmak istedim...
paylaşımın için teşekkürler anadolu...
Sahip çıkmaktan bahsediliyor...Hala bile Osmanlı'yı bilip Türkiye'yi tanımayan insanlar varken, Osmanlı'ya mahsup kişilere elin İngiliz'i gelip de sahip çıkacak, sonra yanlış yaptıklarını anlayınca iş işten geçmiş olacak(mış)...
Yahu bırakın Allah aşkına şu çocuk masallarını. İlköğretim 8 İnkılap Tarihi kitaplarından mı öğrendiniz bu tarihi siz?
2 dakikada puşt İngilizleri merhametkar, vatanını satan köpekleri de sadık evciller ilan ettiniz!
Üstadlardan özür diliyorum...
Saygılar
madem ilköğretime döndük...
ben de size doğru okumayı tavsiye edeyim...
vurgu yaptığım kısım ingilizler değil...
Logged
Yaklaşmanın hiçbir anlam ifade etmediği bir yer(de) mesafe -siz-leri yakınlaştırırdı ve en yakın çok uzak(tı) Bir adımın onlarca geri kaçması ve kendine küsler bu uzak savunmasız bırakıyor çünkü fazla güvenli...
bence siz varlığınızla sorun oluşturmaya çalışıyorsunuz...
muhatabım değilsiniz...
Logged
Yaklaşmanın hiçbir anlam ifade etmediği bir yer(de) mesafe -siz-leri yakınlaştırırdı ve en yakın çok uzak(tı) Bir adımın onlarca geri kaçması ve kendine küsler bu uzak savunmasız bırakıyor çünkü fazla güvenli...
Bence siz benden kaynaklanan bir sorun oluşturmaya çalışıyorsunuz... Glob. mod. olmanıza rağmen açık oturum bir tartışmada konuyu kişiselleştirip kuralları ihlal etmeye çalışıyorsunuz...
yazılan her yorumdan tartışma çıkartıyorsunuz...
sadece yazılanları doğru okuyup,doğru anlamaya davet ediyorum sizi...
burası tartışma platformu değil...
aşağıda ettiğiniz hakareti göz ardı edip sizi muhatab almadığımı söylemeye çalışıyorum...
konunun akibeti açısından tartışma meydana getirip,uzatmayın LÜTFEN!!!...
Logged
Yaklaşmanın hiçbir anlam ifade etmediği bir yer(de) mesafe -siz-leri yakınlaştırırdı ve en yakın çok uzak(tı) Bir adımın onlarca geri kaçması ve kendine küsler bu uzak savunmasız bırakıyor çünkü fazla güvenli...
ülkemizde kürt - türk - alevi - çerkez ayrımı yapıp insanları birbirine düşman edenler varken elin ingilteresinden bizene. Önce doğan grubuna çare olun.
Bulundu kardeşim bulundu..ama yetmez..
« Son Düzenleme: 07 Mart 2010, 01:09:41 Gönderen: ALmi´ »