Ermeni Soykırımı iftirasının acısını yüreğinde taşıyan bir hukukçuyum.
Türkiye, Ermenilere toprak ve tazminat talebi yolunu açacak çok vahim bir
hatanın eşiğindedir. Bu konu, Sn. İlter Türkmen dışında kimse tarafından ele
alınmadı ve Türk Halkı aydınlatılmadı, anlamak mümkün değil.
"Dışişleri Bakanlığınca, Ermeni Soykırımı iddialarına karşı Uluslararası
yargıya başvurmaya hazırlanıldığı, hatta buna CHP'nin de destek verdiği"
haber edilmektedir.
(Milliyet Gazetesi 15.11.2006)
Oysa Türkiye,Uluslararası yargıya (Uluslararası Tahkim veya Adalet Divanı) başvurursa,
Ermenistan'a, Türkiye'den tazminat, mülklerin iadesi ve toprak talebinde
bulunma yolu açılmış olur.
1- 9.12.1948 tarihli BM Soykırım Sözleşmesi, 13.maddesi gereğince 12.01.1951
tarihinde yürürlüğe girmiştir ve 1951 tarihinden sonraki olaylara
uygulanabilmektedir. Dolayısıyla Ermeniler, hâlihazırda Türkiye'den toprak,
malların iadesi ve tazminat talebinde bulunamazlar. Bu durum Türkiye için
hukuki bir teminattır.
Türkiye'nin, 1915 yılına ait olayların esası hakkında karar talep edebilmesi
için, bu hukuki teminattan vazgeçmesi ve BM Soykırım Sözleşmesi hükümlerinin
geriye dönük uygulanabileceğini kabul etmesi gerekmektedir. Bu halde,
Ermenistan'a, Türkiye'den toprak, mülklerinin iadesi ve tazminat isteme yolu
açılmış olacaktır.
Oysaki Ermeniler, BM Soykırım Sözleşmesinin geriye dönük uygulanması için
bugüne kadar çeşitli girişimlerde bulunmuşlar, sonuç alamamışlardır.
2- Türkiye'nin Uluslararası Yargıya başvurması, hukuken bir "Menfi Tespit
Davasıdır." Türkiye, olmayan bir durumun olmadığını ispatlamak zorunda
kalacaktır. İspat yükü, iddia sahibi olan Türkiye'dedir. İddiasını kesin
olarak ispatlayamazsa, "Soykırım olduğu varsayılacaktır. "
3- Türkiye, Uluslararası Yargıya başvurursa, suçlu olmadığını ispatlamaya
çalışacak ve olumlu karar bekleyecektir. Tıpkı, 31 Temmuz 1959 tarihinde
AB'ne üye olmak için başvurduğumuz ve 47 senedir olumlu karar beklediğimiz
gibi.
Bu durum, muğlâk ve haysiyet kırıcı bir çözüm yoludur, kabul edilemez.
4- Pek çok devletin, Türkiye'nin gıyabında hüküm verdiği ve infaz ettiği
malûmunuzdur. Niyet, talep ve karar bellidir. Türkiye'yi sanık sandalyesine
oturtup yargılamayı başarabilselerdi, bunu bugüne kadar yapacaklarından
zerre kadar kuşku duyulmamalıdır.
5- Kaldı ki, 1. Dünya Savaşından sonra İstanbul işgal altında iken, Ermeni
propagandalarını haklı çıkarmak amacıyla haksız soruşturmalar ve
yargılamalar yapılmış, idam kararları bile verilmiş, 144 Türk İngilizler
tarafından Malta Adasına sürülmüştür.
Sonuçta, "soykırım diye bir şey olmadığı için", soykırım yaptığımıza ilişkin
bir tespit veya mahkeme kararı elde edememişlerdir.
SONUÇ;
Ben, Türk Halkının içinden gelmekle gurur duyan bir hukukçu olarak, Ermeni
Sorununda Uluslararası yargıya başvurmanın vahim bir tarihî bir hata olacağı
hususunu, kamuoyunun bilgilenmesi ümidiyle ve önemle, bilgi ve
değerlendirmelerinize sunarım.
Kaynak: Av. Gülseren S. Aytaş



Logged






