Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
arkadaşlar ben de fıratta okuyorum ve bu üniversitenin açılması için öneride bulunulduğunda Ankaradakilerin orda sarı bina var ne üniversitesi dediğini de biliyorum elbette açıldığı günden bu yana gelişim göstermiştir ama şu bir gerçek ki gerçekten bilim yok burada herkes işini yapıp maaşını alma derdinde ben edebiyat öğrencisiyim ve edebiyat her yönden kendinizi kanıtlayabileceğiniz bir alan ama ne var ki hocalar kürsüden kalkıp öğrenci ne yapıyor diye bakmıyor 90 dk boyunca kitapta yazanları okuyorlar elbette tanıdığım için kendimi şanslı hissettiğim hocalar da var ama diğerlerinin kusurunu kapatmıyor işte danışmak için kapılarını çaldığınızda duvar gibi suratlarla karşılaşıyorsunuz açıkça söylemeliyim ki orta okul ve lise hocalarımı mumla arıyorum çoğu kez benim yazılarımı defterimin dışına çıkarmam yıllar alacak ama İstanbul ve Ankara gibi yerlerde okuyanlar daha öğrenciyken isimlerini duyurabilecek belki de bu ciddi bir adaletsizlik üniversite yalnızca kampüsten oluşmuyor işte içindeki beyinleri de tazelemek gerekiyor ve brad pıtt gördüğümüz yanlışların ileride olmaması için gitmiyoruz buradan kaçıp gitmek en kolaydır her zaman ve herkes giderse yalnızca siz okursunuz burada benim amacım yalnızca diploma değil zaten diploma derdinde olanların nasıl hoca olduklarını görüyoruz kaçıp gidecek korkaklar değiliz
Logged
-Hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de; geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile; tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar' a, ateş hırsızlarına, Ernesto'ya; yollara -yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz hiçbir zaman olmayacaklara; üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara... Sıcaklığımı gönderiyorum... Her şeye rağmen yeryüzünde şarkılar söyledim... Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya KAZIM KOYUNCU Teşekkürler dünya...
arkadaşlar ben de fıratta okuyorum ve bu üniversitenin açılması için öneride bulunulduğunda Ankaradakilerin orda sarı bina var ne üniversitesi dediğini de biliyorum elbette açıldığı günden bu yana gelişim göstermiştir ama şu bir gerçek ki gerçekten bilim yok burada herkes işini yapıp maaşını alma derdinde ben edebiyat öğrencisiyim ve edebiyat her yönden kendinizi kanıtlayabileceğiniz bir alan ama ne var ki hocalar kürsüden kalkıp öğrenci ne yapıyor diye bakmıyor 90 dk boyunca kitapta yazanları okuyorlar elbette tanıdığım için kendimi şanslı hissettiğim hocalar da var ama diğerlerinin kusurunu kapatmıyor işte danışmak için kapılarını çaldığınızda duvar gibi suratlarla karşılaşıyorsunuz açıkça söylemeliyim ki orta okul ve lise hocalarımı mumla arıyorum çoğu kez benim yazılarımı defterimin dışına çıkarmam yıllar alacak ama İstanbul ve Ankara gibi yerlerde okuyanlar daha öğrenciyken isimlerini duyurabilecek belki de bu ciddi bir adaletsizlik üniversite yalnızca kampüsten oluşmuyor işte içindeki beyinleri de tazelemek gerekiyor ve brad pıtt gördüğümüz yanlışların ileride olmaması için gitmiyoruz buradan kaçıp gitmek en kolaydır her zaman ve herkes giderse yalnızca siz okursunuz burada benim amacım yalnızca diploma değil zaten diploma derdinde olanların nasıl hoca olduklarını görüyoruz kaçıp gidecek korkaklar değiliz
ok..... sözüm yok sana haklısınnn ve bu konu burda kapansın.....
konunun kapanması beni cok sevindirdi aynı zaman da zeytin benim canım dostum duygularıma tercüman oldugun için tesekkür ederimmmmmmm
hastayı kaybettik ömrü azdı......zeytin......benim bu sitede oluşum onun sayesinde ona çok çok sevgi ve saygı sunarım....
benden de saygılar amacım burayı kötülemek değil ama insanlara güzel bir yer olduğunu söyleyip onları yanıltamam sadece daha güzel bir yer olmasını ümit ediyorum buradan kaçanları biliyorum ben kaçmıyorum buraya ufak da olsa bir katkım olursa ne mutlu bana
Logged
-Hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de; geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile; tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar' a, ateş hırsızlarına, Ernesto'ya; yollara -yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz hiçbir zaman olmayacaklara; üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara... Sıcaklığımı gönderiyorum... Her şeye rağmen yeryüzünde şarkılar söyledim... Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya KAZIM KOYUNCU Teşekkürler dünya...
konunun kapanması beni cok sevindirdi aynı zaman da zeytin benim canım dostum duygularıma tercüman oldugun için tesekkür ederimmmmmmm
hastayı kaybettik ömrü azdı......zeytin......benim bu sitede oluşum onun sayesinde ona çok çok sevgi ve saygı sunarım....
benden de saygılar amacım burayı kötülemek değil ama insanlara güzel bir yer olduğunu söyleyip onları yanıltamam sadece daha güzel bir yer olmasını ümit ediyorum buradan kaçanları biliyorum ben kaçmıyorum buraya ufak da olsa bir katkım olursa ne mutlu bana
-Hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de; geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile; tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar' a, ateş hırsızlarına, Ernesto'ya; yollara -yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz hiçbir zaman olmayacaklara; üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara... Sıcaklığımı gönderiyorum... Her şeye rağmen yeryüzünde şarkılar söyledim... Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya KAZIM KOYUNCU Teşekkürler dünya...