Bu yazıda size bir “Kurtuluş Savaşı kahramanı”nı takdim edeceğim. Hacı Bedir Ağa.
İstiklal Savaşı Gazisi, İstiklal Savaşı Madalyası sahibi, çok değerli bir Kürt beyi.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, onlara borcumuz büyüktür.
Bakın, bu kahraman kişi kimdir?
“İstanbul Hükümeti’nin başında olan Damat Ferit Paşa, İngilizlerin de baskısıyla Sivas’ta Kongre’yi engelleyip Mustafa Kemal’i tutuklamak ister. Harput Valisi Ali Galip, İngiliz Binbaşı Novil, Bedirhanilerden Kamuran, Cemil ve Celadet ve silahlı taraftarları Sivas kongresini basarak Mustafa Kemal’i yakalamak için Malatya Valisi Bedirhanlı Halil Bey’e gelirler.
Mustafa Kemal, bütün askeri tedbirleri alır. Bu grup yakalanacağını anlar. Ve Kahta’da Hacı Bedir Ağa’nın yanına giderler. Mustafa Kemal hareketini anlatırlar. Hacı Bedir Bey’e kendilerine yardım etmeleri karşılığında bir torba altın teklif edildiği söylenir. Ama Hacı Bey, bunu geri çevirir ve Mustafa Kemal’den yana tavır alır. Bu hareketi ile bir anlamda Mustafa Kemal ve Sivas Kongresi’ni kurtarır.
TBMM sırasında ÖMustafa Kemal, Hacı Bedir Ağa’yı çağırır. Aralarında şöyle bir konuşma geçer.
-Seni Malatya’dan ‘milletvekili’ yapmak isterim.
-Paşam, ben okuma-yazma bilmem...
-Keşke herkes cahil olup da senin kadar bu vatana hizmet vermiş olsun. Seni Meclis’te görmek isterim.
Hacı Bedir Ağa iki dönem milletvekilliği yapar. Üçüncü dönem İsmet İnönü, onu listeye almaz. Çünkü, okuma-yazma şartı getirilmiştir. Mustafa Kemal, listeleri gözden geçirir ve onu Kars Milletvekili yapar. Milletvekilliği Kanunu’nu onun için değiştirir. Yasaya şu maddeler eklenir:
Okuma-yazma bilmeyen milletvekili olamaz. El gayrı Hacı Bedir Ağa.
Hacı Bedir Ağa, 300 atlısıyla Antep savunmasına katılır. 1921’de 7 kişide bulunan İstiklal Madalyası’yla ödüllendirilir. Hacı Bedir Ağa, hep Mustafa Kemal’in yanında olmuştur.”
Tekrar soralım; kimdir bu kahraman kişi?..
AK Parti’nin üst düzey yöneticisi, Milletvekili Mir Dengir Mehmet Fırat’ın büyük dedesi.
Dengir Bey, çok iyi yetişmiş gerçek entelektüel birikime sahip bir kişidir. Türkiyemizi de bütün dengeleri ile iyi tanır. Yanlış bir kanı ile kendisi hep “Şeyh Sait” ailesi ile özdeşleştirilir, oysa bir ilgisi yoktur ve aslında “İstiklal Savaşı Madalyalı” bir gazi torunudur.
Peki, Dengir Bey’in bu dönemde, Atatürk Devrimleri’ne bodoslama dalması yakıştı mı?!. Denilebilir ki “Kurtuluş Savaşı Gazisi dedesine bir dizi haksızlıklar yapıldı, ailesi ‘İnönü dönemi’nde sürgünler yedi, bu birikimlerin öfkesi ile!..”
Bilgilerden devam edelim...
“Cumhuriyet, devrimler yapmaya başlamıştır. Tepkiler vardır ve bu tepkilerin en büyüğü de Doğu’daki Şeyh Sait Ayaklanması idi. Bu isyanı tarihçedeki Mirdes Aşireti’nden Şükrü Ağalar da destek vermiş ve idam edilmişlerdir. Cumhuriyeti kuranlar, Doğu bölgesindeki feodal beyleri artık bir tehlike olarak görmeye başlamışlardır. Bir de Mustafa Kemal’in toprak reformu ve Şeyh ağalara karşı olan tutumu, Hacı Bey’i de etkileyecektir. 1926 yılında Hacı Bedir Ağa, Mersin’e zorunlu göçe tabi tutulur. Tüm arazileri kamulaştırılmış ve karşılığında Mersin’de büyük bir bahçe verilmiştir. Hacı Bedir Ağa, 1928 yılında vefat etti. Ve kabri Mersin’dedir.
Prof. İsmet Turanlı’ya göre, Hacı Bey, Mersin’e sürgün edilmemişti. Kardeşi Zeynel Bey Mersin’de tutukluydu. Mersin’e giderek kardeşini ziyaret etmiştir. Buna çok üzüldüğü için Hacı Bedir Ağa, kalp krizi geçirip vefat etmiştir. O, sadece Kahta’daki mülküne karşılık Mersin’de bir çiftliğe sahip olmuştur. Şimdi bu çiftliğin büyük bir kısmı Dengir Fırat ve kardeşlerine aittir.
1936 yılında ailenin diğer tüm fertleri (Zeynel Ağa-Niğde, Mehmet Ağa-Amasya, Haydar Ağa-Bolu) sürgün edilir. Ancak daha sonra, hepsi Malatya’ya getirilmişlerdir. 1946 yılında ‘çok partili sistem’e geçilmesiyle beraber durumlar değişir ve Menderes Hükümeti ile birlikte aşiret, Demokrat Parti saflarına katılarak eski güçlerine döner. Sürgünde olan ailelerin çoğu, Kahtaya geri döner.”
Bu tarihi bilgilere bakılınca görülüyor ki acılarla birlikte hak yerine dönmüştür ve sancıların sonunda söz konusu olan adalettir.
TBMM mensubu Sayın Mir Dengir Mehmet Fırat’tan Cumhuriyet Devrimleri’ne sahip çıkmasını diliyoruz.
Dedesinin silah arkadaşı Mustafa Kemal Paşa’ya bağlılık, sanki onun için aile mirasıdır.
Behiç Kılıç



Logged




