mısra ile ben güzel güzel yurda dönmeyi planladık akşam 9 servisiyle gitmeye karar verdik.
aşk-ı bekada "vakit geç oldu bu saatten sora eve gidersem kapı dışarı atarlar" dedi ve bizimle yurda gelmeye karar verdi.
başımıza geliceklerden habersiz bi şekilde tamam dedik.ama bir sorun vardı ki biz bu kızı o saatte nasıl sokucaz yurda çünkü kimlik kontrolu var...
taksi tutup aşk-ı bekayı bagaja koymayı düşündük fakat taksici kabul etmezdi.

arabası olan arkadaşları aramaya başladık buarada vakit geç olmaya başladı bizimde gece 12'ye giriş hakkımız vardı zaman çok önemli yani...
vefalı arkadaşlardan biri bizim için taaa avrupa yakasından gelmeyi kabul etti bizi götürücek aşk-ı bekayı da saklıycaz

ama öyle çok trafik vardıki arkadaş gelemeden dönmek zorunda kaldı...
tabi biz tutuştuk arayabiliceğimiz herkesi aradık fakat kimse gelemiyo kaldık ortada resmen

sonunda benim sevgili kuaförüm mahmut bizi götürmeye karar verdi ve kuzeniyle geldiler...
mutlu mutlu yola çıktık fakat şöfor arkadaş bizi farklı yollardan götürmeye başlayınca korktuk meğer arkadaş polis tarafından aranıyormuş ve çevirmelere yakalanmamak için arka sokaklardan gidiyomuş...

artık sonumuzu düşünemiyoduk ya yurt ya karakol

neyseki okulun yoluna girdik şimdiki sorun aşk-ı bekayı nereye saklıycaz
bagajda boğulucağını düşündüğümüz için arka kontukta ben ve mısranın ayaklarımızın altına yatırdık üstüne mont,poşet,çanta ne varsa yığdık üstüne bizi bu hallere düşürdüğü içinde arada bi ayaklarımızle tepiniyoruz üstünde zavallım havasızlıktan aldığı darbelerden ölmek üzere bi haldeydi çıktığında

sonunda okula giriş yapabilmiştik ama bi sorun daha vardı
yurda yöneldiğimizde karşımızda kocaman iki tane kurt köpeği

resmen dizlerimizin bağı çözüldü fakat güvenlik gelicek diye bağıramıyoruz da
köpeklerden biri başını benim bacaklarıma sürtmeye başladı o an hayatımın en korkunç anıydı fakat bi türlü bağıramıyodum
diğer köpek de mısranın bacaklarına yapışmış zavallım korkusundan "yapma neolur yapma" diye yalvarmakla meşgüldü köpeğe...

aşk-ı beka kurnazı da o anda çoktan kaçmış
bende çantamdan uzun uğraşlar sonunda anahtarı çıkardım
mısra ve ben atak yaparak hızla yurda girdik
tabi kuduruk aşk-ı beka kapıçı arayalayıp köpeğe sürekli 'hadi gelsene hadi gelsene deyip duruyordu

güya korkusuz aşk-ı beka köpeğe nispet yapıyordu
ve böylece bu maceramızda son bulmuştur



Logged












