SIĞINAK
Göz yaşlarımı akıttım
Kocaman bir göl yaptım
İçine daldım yüzdüm,nefes alamadım
Ama boğulmadım
Sudan çıksaydım asıl o zaman ölürdüm
Seni değil,sen sandığımı özledim
Hiç olmayan birini
Bedenine çizdiğim karakteri
Kokunu,kokundaki dokunuşunu
Ellerinde ki çizgileri ve kaderini özledim
Değiştirmeye çalıştığım kaderini...
Seni tanıdığımda nisandı
Ben meğer nisanı tanımışım
Nisanı sen sanmışım
Şimdi ben en çok nisanda ağlayacağım
Nisan sıcakta kanyak içecek
Boğazı yanacak
Ve bir temmuz gecesi yağmur yağacak yine
Temmuz ağlayacak
Temmuz gülecek
Şimdi en çok temmuz bekleyecek seni
Senin gittiğin geceyi her temmuzda
Kanyakla kutlayacak nisan;
Boğazı yanacak,içi yanacak
Ve bedenime asla erkek eli değmeyecek
Nisandan temmuza geçişteki o kaygan
hatıranın hatrına
Ve bir daha hiç nisan kokmayacak bedenim
Tebrik ederim
Aferim çok güzel terk ettin beni
Kendimi bu büsbütün verişte..-ki aşkın bedelini
Ancak böyle ödeyebilirdin...
-alıntı-
DOSTUM A..
yaşanması gereken saten bir yazdı sadece
ne kadar bana aittin bilmem
biraz fazla isterdim sevdiklerimden
ama az verirdim gerçekten sevmezsem...
sen saten bir esintiydin,
yolcular alır,yolcular taşırdın;
çoğalsın diye alfaben
ve bakmaya kıyamazken yaz sana
idam ederdin her yazı küçük masallarınla
bazen erkek hikayeleri biriktiriridin
biz dinlerdik kısa metrajlı filmlerini
teması,konusu,unsuru her neyse unutulurdu
unutuşunu severdik biz
biraz da gereksiz bir tavırla mreydan okuyuşunu....
yalan yoktu ama yalansız dönmezdi dünyade
dünyayı durdurmayacak pembe yalanlaar bulurduk bizde
ilk ten altı insan kokusunu duymayı sen öğrettin bana
iyi ki yaptın,
bir kale vardı göğsünün sol tarafında kullanamazdığımız
ancak sen izin verirsen girilen bir sığınak
ve meydan okumak falan gerekmiyordu öyle
sol tarafında köşe kapmaca oynamak için...
saten üşütür derler insanı
oysa sen öyle sıcaktın ki...
ve bir de buz tarafın vardı tabi
elimde olmadan tanıştım
açıkcası memnun olmadım
kadri bilinir bir sonbahar akşamını yaşanmamış saymak gibi bir şeydi bu..
yine yazdı,yaşanması gerekiyordu
biz tanıştığımızda kıştı
aynı yolun bohçası değildi sanrılarımız
ve acılarımız..ve belki de bu yüzden vardılar
kusursuz da değilim..mükemmel de..
ama bildiğim tek şey var
gerçekten acı çektiğinde
kolum senin ağlayabileceğin son sığınak da olsa
sana tahsis edilmiş durumda
ve ruhsatım anılarımda
ve varsa bir kira bedeli
ödersin ben ağladığımda...
-alıntı



Logged











