Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... oyunları, HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... programı, HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... oyunu indir, HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... program yükle, HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... download, HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... hikayeleri, HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... resimleri, HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... haber, HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... yükle,
HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... videosu, HENÜZ OKUDUĞUM İKİ ŞİİR... msn eklentisi, şarkı sözleri
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı. Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara. Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim. Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi. Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa. Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri. Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana
Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi. O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla Artık sevmiyorum ya severim belki yine Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Belki bana verdiği son acıdır bu acı Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona
Pablo Neruda
......
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür; Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
Bir zaman vardı ya tarih-i mukaddes modası… Yeni yaptırdığı köşkün büyücek bir odası Mutfakta eski resimler ile hep süslensin Diye ressam aratır hayli zaman bir zengin. Biri peyda olarak ‘Ben yaparım’ der, kolunu Sıvayıp akşama varmaz, sekiz arşın salonu Sıvar ama ne sıvar…Sahibi der: -Usta bu ne?
Kıpkızıl bir boya çektin odanın her yerine! .. -Bu resim, askeri basmakta iken Firavun’ un Kızıl Deniz yarılıp geçmesidir Musa’ nın -Hani Musa, be adam? -Çıkmış efendim karaya -Firavun nerde? -Boğulmuş. -Ya bu kan rengi boya? -Kızıl Deniz, a efendim yeşil olmaz ya bu da! -Çok güzel levha imiş, doğrusu şenlendi oda! ..
MEHMED AKİF
Logged
...
....
Ey bu çağın Nuh'u! Sen denizden eser yokken karada gemini yapmaya devam et. İnsanların söylediklerine aldırma. Bittim! dediğinde deniz ayağına gelecektir
Sevgili Fahri..Yokluğumda sayfamı yalnız bırakmadığın için çok teşekkür ederim..
UKDE
Dünyamın güzeli martılar Sizden nasıl da yok yere korkmuşum Kaşık Ada’nın orda! Dalın üstüme dalın Vurun beni, urun Denizanası kokan gagalarınızla! Ah sizden ben nasıl da yok yere korkmuşum! Bilmiyordum ki çünkü Ben hem balığım hem kuşum Ben ama hala anlayamıyorum ki Bunca zaman niye sizden ayrı oturmuşum
....
FARZET HİÇ AYRILMADIK
Farzet hiç ayrılmadık Gözümde tütüyor Gözümü tütsülüyorsun hala Hep birlikteyiz sanki Seninle ben ve DÜNYA
Sevgili Moon uzun süreden beri senin yoklugunu hissediyoruz forumda...
en kısa zamanda aramızda görme umuduyla..
senin sayfana bir şiir yolluyorum.
Ağla Yanıyorken Çukurova
Ağla sevgilim Yanıyorken Çukurova Pamuk tarlalarında tutuşmuş Bir çocuğun dudakları Cehennem sıcağıdır şimdi Akdeniz Güneş saklanamaz Yalnız ağaçların gölgesine
Yanıyor bir kız Kürtçe bir türkü' ye düşüyor egenin rüzgarı Yasla başını göğsüme Islansın sütü kesilmiş memelerim Yarım öykülerini tamamla Sessizliğim dinliyor sessizliğini Göremediğim ellerini yazıyorum Nasır tutmuş çırçırda
Ağla sevgilim Aklında hain bir pusu Pusuda sevdalı bir düş Gözlerinde bir iz
Getir gözlerini, gözlerime ver Yıkansın kirden, izden, pisten Ne varsa heybemizde Islansın Çukurova,serinlesin güneş
Ağla sevgilim ağla Benim için, bir kerecik Ben olmasam da. 27/05/2006
sen de olmasan..unutulacak bu sayfa..sağolasın arkadaş..
teşekkür ederim..sevgi ve özlemle..
...... ..... ......
Biliyor musun Nereden Geliyorum?
Oradan: senin gideceğin yerden- en dibinden acıların en içinden sevinçlerin: ikimizin gideceği yerden.
Oradan: ikimizin olduğu yerden- çevremizden gelen etkilerden sıyrılıp, kendiliğimizden oluştuğumuz yerden.
Oradan: bizim yerimizden- ikimizin de geldiği yerden: yenilgiden üzüntüden yeşillikten mavilikten.
Biliyor musun nereden?
Yaşamın en dibinden. İçtenliğin en içinden.
Sen ve ben neden gelmişsek ve gideceksek o yere, o yerden kendiliğimizden, gideceğiz ve geleceğiz o yere yeniden-
Sen ve ben yeniden ve yeniden.
senin elin serin elin benim elim derin elim
senin elin benim elim benim elim senin elin
senin elim benim elin
dingin elin suskun elim
Gidiyorsun: Bütün ışıklarımı göndersem seninle aydınlanır mısın?
Gidiyorsun: Bütün sevinçlerimi göndersem seninle mutlanır mısın?
Gidiyorsun: Bütün hüzünlerimi göndersem seninle üzülür müsün?
Gidiyorsun: Bütün acılarımı göndersem seninle yıkılır mısın?
Ben üzüntülü ve yıkık kalırken sen aydınlık ve mutlu git ışıklarımla ve sevinçlerimle: üzülme yıkılma aydınlan mutlu ol.
ışık ol aydınlık ol sevinç ol mutluluk ol.
Bırak bana hüzünleri, üzüntüleri acıları, yıkımı- al götür ışıkları, aydınlığı sevinçleri, mutluluğu.
Gidiyorsun: Bütün kendimi göndersem seninle götürür müsün?
Bak, denizdeyim diyecektim: bir serin ürperti yaladı geçti dalgaları- diyemedim.
Zaten yoktun ki.
Kim bilir nasıl kuru, nasıl tozlu nasıl gürültülü- ama, belki nasıl da renkli, nasıl canlı nasıl dingin bir yerdeydin günboyu.
Şimdi son pırıltılar çekilirken suların üstünden sen, belki nasıl kuru, nasıl cansız nasıl boğucu bir yerdesin- ama, belki de nasılsa renkli, canlı, dingin- yerliyerindesin.
Ama yoksun ki.
Bak, denizdeyim diyecektim- diyemedim.
Oraya senin olduğun yere baktım. Bir serin ürperti gibi yaladı geçti dalgaları o eski deyiş: How do I love thee? Let me count the ways-
Gördüm seni. Geldin gözümün önüne: nasıl da duru, nasıl arı nasıl canlı- kuru, cansız, boğucu yerinde, bütün bezginliğinin içinde denizde gibiydin.
Ama yoktun ki.
Bak, denizdeyim diyecektim: bir ıslak esinti düştü dalgaların üstüne- diyemedim.
Zaten yoktun ki.
Yokum ben sensiz yoksun sen bensiz
benimle sen seninle ben
Var mısın? Yok musun?
Yok musun? Var mıyım?
Orada beni düşünüyorsun Hissettim bunu: Bir şiddetli rüzgar gibi aşarak tepeleri geçerek boğazları ulaştı buraya geldi dokundu bana düşünmen beni.
Orada beni düşünüyorsan hissetmelisin bunu: Bir rengarenk ışın gibi aşarak tepeleri geçerek boğazları ulaşmak oraya gelip dokunmak istiyor sana düşünmem seni.
sen de olmasan..unutulacak bu sayfa..sağolasın arkadaş..
teşekkür ederim..sevgi ve özlemle..
...... ..... ......
Biliyor musun Nereden Geliyorum?
Oradan: senin gideceğin yerden- en dibinden acıların en içinden sevinçlerin: ikimizin gideceği yerden.
Oradan: ikimizin olduğu yerden- çevremizden gelen etkilerden sıyrılıp, kendiliğimizden oluştuğumuz yerden.
Oradan: bizim yerimizden- ikimizin de geldiği yerden: yenilgiden üzüntüden yeşillikten mavilikten.
Biliyor musun nereden?
Yaşamın en dibinden. İçtenliğin en içinden.
Sen ve ben neden gelmişsek ve gideceksek o yere, o yerden kendiliğimizden, gideceğiz ve geleceğiz o yere yeniden-
Sen ve ben yeniden ve yeniden.
senin elin serin elin benim elim derin elim
senin elin benim elim benim elim senin elin
senin elim benim elin
dingin elin suskun elim
Gidiyorsun: Bütün ışıklarımı göndersem seninle aydınlanır mısın?
Gidiyorsun: Bütün sevinçlerimi göndersem seninle mutlanır mısın?
Gidiyorsun: Bütün hüzünlerimi göndersem seninle üzülür müsün?
Gidiyorsun: Bütün acılarımı göndersem seninle yıkılır mısın?
Ben üzüntülü ve yıkık kalırken sen aydınlık ve mutlu git ışıklarımla ve sevinçlerimle: üzülme yıkılma aydınlan mutlu ol.
ışık ol aydınlık ol sevinç ol mutluluk ol.
Bırak bana hüzünleri, üzüntüleri acıları, yıkımı- al götür ışıkları, aydınlığı sevinçleri, mutluluğu.
Gidiyorsun: Bütün kendimi göndersem seninle götürür müsün?
Bak, denizdeyim diyecektim: bir serin ürperti yaladı geçti dalgaları- diyemedim.
Zaten yoktun ki.
Kim bilir nasıl kuru, nasıl tozlu nasıl gürültülü- ama, belki nasıl da renkli, nasıl canlı nasıl dingin bir yerdeydin günboyu.
Şimdi son pırıltılar çekilirken suların üstünden sen, belki nasıl kuru, nasıl cansız nasıl boğucu bir yerdesin- ama, belki de nasılsa renkli, canlı, dingin- yerliyerindesin.
Ama yoksun ki.
Bak, denizdeyim diyecektim- diyemedim.
Oraya senin olduğun yere baktım. Bir serin ürperti gibi yaladı geçti dalgaları o eski deyiş: How do I love thee? Let me count the ways-
Gördüm seni. Geldin gözümün önüne: nasıl da duru, nasıl arı nasıl canlı- kuru, cansız, boğucu yerinde, bütün bezginliğinin içinde denizde gibiydin.
Ama yoktun ki.
Bak, denizdeyim diyecektim: bir ıslak esinti düştü dalgaların üstüne- diyemedim.
Zaten yoktun ki.
Yokum ben sensiz yoksun sen bensiz
benimle sen seninle ben
Var mısın? Yok musun?
Yok musun? Var mıyım?
Orada beni düşünüyorsun Hissettim bunu: Bir şiddetli rüzgar gibi aşarak tepeleri geçerek boğazları ulaştı buraya geldi dokundu bana düşünmen beni.
Orada beni düşünüyorsan hissetmelisin bunu: Bir rengarenk ışın gibi aşarak tepeleri geçerek boğazları ulaşmak oraya gelip dokunmak istiyor sana düşünmem seni.
.
Oruç Aruoba
Titizlikle şiir süzgecinden süzüp süzme şiirler paylaşıyorsun..