Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!  (Okunma Sayısı 628 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 16 Kasım 2006, 11:56:30 »
Fixforum Üye Profili anadolu007
Fixforumax
******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 160
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1870

"_FATİH SULTAN MEHMED HAN_"

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ

 

Birgün ashab Peygamberimiz (s.a.v)'den Hz. Ali'yi niçin çok sevdiğini sordu. Hz Peygamber o anda mecliste bulunmayan Hz. Ali'yi çağırmaya adam gönderdi ve orada bulananlara sordu:

- Birisine iyilik etseniz, o da size kötülük etse ne yapardınız? Cevap verdiler:

- Yine iyilik ederiz.

- Yine kötülük yapsa?

- Biz yine iyilik ederiz?

- Yine kötülük yapsa?

Ashab cevab vermedi, başlarını öne eğdiler. Bunun anlamı kötülüğe kötülükle mukabele etmesek bile iyilik yapmaya devam etmeyiz, demekti.

Bu sırada Hz. Ali o meclise geldi. Resulullah Hz. Ali'ye sordu:

- Ya Ali, iyilik ettiğin biri sana kötülük etse ne yapardın?

- Yine iyilik ederdim.

- Yine kötülük yapsa?

- Yine iyilik yapardım.

Hz. Peygamber soruyu tam yedi defa tekrarladı. Hz. Ali yedi defasında da "yine iyilik ederdim" diye cevap verdi. Ashab,

- Ya Resulallah, Ali'yi çok sevmenizin sebebini şimdi anladık, dediler.
Logged

"Şüphesiz ki biz milliyetçi insanların yanındayız. Onları yorumlarımızla destekleriz." 
(anadolu, 0/07)
Fix Robot Modu
Özel Bir Bottur =)
*****
Mesajlar: 27083
Re: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!
« Posted on: 12 Ekim 2008, 05:50:39 »

uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! oyunları, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! programı, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! oyunu indir, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! program yükle, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! download, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! hikayeleri, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! resimleri, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! haber, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! yükle, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! videosu, HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!! msn eklentisi, şarkı sözleri


Logged
« Yanıtla #1 : 16 Kasım 2006, 12:34:17 »
Fixforum Üye Profili bagdat caddesi
Profesyonel Üye
*****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 56
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1416

***aLi kurşun***

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

ellerine saglık guzel bı paylasım olmus!hz ali'yi cok severdı peygamber efendimiz. +rep
Logged

yÂLÑÍzCå ÇØCuKLåR ÂĞLåR Wê ¥ÂLÑÍzCå ÄLLåh 僃è&EThèR ßíRgÛÑ ß€ÑÏ T€RK€dE€RSèñ ÇoCÙk DÊğÏLÎM ÁğLÂMÄM ÂLLÄH D€ğÏLÍM ƒƒêtM€M <br /><br />3 4 ½ C a d d e tiKKy bOyS<br /><br />
« Yanıtla #2 : 16 Kasım 2006, 18:45:38 »
Fixforum Üye Profili anadolu007
Fixforumax
******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 160
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1870

"_FATİH SULTAN MEHMED HAN_"

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

evet Peygamber efendimiz Hz.Ali'yi çok severdi...Keza Hz.Ali de Peygamber efendmizi çok severdi... bu sevgiyi anlatacak bir olayı aktarayım gücüm yettiğince....

Peygamberimiz bir gün bir kenarda oturmuş ağlıyormuş...Hz Ömer gelmiş ve sormuş neden ağlıyorsun diye...peygamber efendimiz de oturduğu yerin yanında annesinin mezarının olduuğnu ve üzüntüden ağladığını söylemiş...bunun üzerine Hz.Ömer de hemen oraya oturup ağlamaya başlamış...
    az sonra Hz. Ali gelmiş...ve bakmış ki Hz. Muhammed (s.a.v.) ağlıyor, o da hemen birşey sormadan oturup ağlamaya başlamış...Hz. Ömer Hz. Ali'ye peygamberimizin ağlama sebebini bilmeden neden ağladığını sormuş.. Hz. Ali de şunu demiş ;  PEYGAMBER EFENDİMİZ AĞLIYORSA BENİM DE AĞLAMAM GEREKİR, SORMAYA NE GEREK VAR...

saygılar
Logged

"Şüphesiz ki biz milliyetçi insanların yanındayız. Onları yorumlarımızla destekleriz." 
(anadolu, 0/07)
« Yanıtla #3 : 16 Kasım 2006, 21:25:05 »
Fixforum Üye Profili bagdat caddesi
Profesyonel Üye
*****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 56
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1416

***aLi kurşun***

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

evet Peygamber efendimiz Hz.Ali'yi çok severdi...Keza Hz.Ali de Peygamber efendmizi çok severdi... bu sevgiyi anlatacak bir olayı aktarayım gücüm yettiğince....

Peygamberimiz bir gün bir kenarda oturmuş ağlıyormuş...Hz Ömer gelmiş ve sormuş neden ağlıyorsun diye...peygamber efendimiz de oturduğu yerin yanında annesinin mezarının olduuğnu ve üzüntüden ağladığını söylemiş...bunun üzerine Hz.Ömer de hemen oraya oturup ağlamaya başlamış...
    az sonra Hz. Ali gelmiş...ve bakmış ki Hz. Muhammed (s.a.v.) ağlıyor, o da hemen birşey sormadan oturup ağlamaya başlamış...Hz. Ömer Hz. Ali'ye peygamberimizin ağlama sebebini bilmeden neden ağladığını sormuş.. Hz. Ali de şunu demiş ;  PEYGAMBER EFENDİMİZ AĞLIYORSA BENİM DE AĞLAMAM GEREKİR, SORMAYA NE GEREK VAR...

saygılar

ellerıne saglık arkdasım.
bende seyı bılıorum dın derslerınde hocamız anlatırdı!peygamber efendımızı olduremeye geleceklermiş haz.ALi peygamber efendımızn yatagına yatmıs onu peygamber efendımız sanmıslar felan.peygamber efendımızı cok severmıs hz.ALİ allahın aslanı aynı zmanda yıgıtlıylede anılır
Logged

yÂLÑÍzCå ÇØCuKLåR ÂĞLåR Wê ¥ÂLÑÍzCå ÄLLåh 僃è&EThèR ßíRgÛÑ ß€ÑÏ T€RK€dE€RSèñ ÇoCÙk DÊğÏLÎM ÁğLÂMÄM ÂLLÄH D€ğÏLÍM ƒƒêtM€M <br /><br />3 4 ½ C a d d e tiKKy bOyS<br /><br />
« Yanıtla #4 : 17 Kasım 2006, 08:34:23 »
Fixforum Üye Profili zhr
Domates Güzeli
Fixforumania
*******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 210
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5465

zhr&SELİMOĞLU

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

elinine sağlık ergenekon07
gerçekten çok güzel
özellikle ikinci kıssa çok hoşuma gitti
Logged

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE
« Yanıtla #5 : 17 Kasım 2006, 09:27:03 »
Fixforum Üye Profili cCcмυяαтcCc
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 38
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 887

¢єηηєт вαнçєѕι

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

papaz ve HZ: ALİ (R.a)

Hz. Ali r.a. ordusu ile harbe gitmekteyken uğradığı son bir kaç konak yerinde su bulamaz. Sonunda bir kilise görür ve o yana yönelirler. Kiliseye varır su isterler. Kilisedekiler:
-10 mil uzakta su var.
Hz. Ali r.a.
- Oraya gitmeye gerek yok şurayı kazın.
İşaret edilen yer kazılır. Büyük bir taş ortaya çıkar. Uğraşırlar uğraşırlar değil taşı kaldırmak oynatamazlar bile.
Hazret-i Ali r.a. gelir. Mübârek parmaklarını taşın altına sokarlar, sanki bire tüy misali kalkar. Taşın kalkmasıyla beraber saf, tatlı ve soğuk bir su fışkırır. Sevinç ve şükürle sular içilir, kaplar dolar
Kilisenin Papazı diğer kilisedekiler uzaktan onları seyretmektedirler, durumu görünce, Sevinç içinde Hz. Ali'nin huzûruna gelir ve sorarlar::
-Peygambermisiniz?. Yoksa...
-Hayır ben peygamber değilim, ama son peygamberin dâmâdı ve halifesiyim!
Papaz hemen kelime-i şehâdet getirerek Müslüman olup şöyle der:
-Ey mü'minlerin emiri! Bu kiliseyi, bu taşı kaldıran zâtı bekleyip görmek için yapmışlardır. Kitaplarımızda yazar, büyüklerimiz anlatırdı; burada bir kuyu vardır. Üzerindeki taşı peygamber veya onun Halifesi kaldırabilir. Bu taşı sizin kaldırdığınızı görünce, yıllardır beklediğim arzuya kavuştuk.
Hazret-ü Ali buyurdu ki:
-Allahü teâlâya hamd olsun!

Ve râhib orduya katılıp, şehit olmak saâdetine kavuşur...
Logged



Bir Yerin Adına Denince Türk ülkesi, Gözüm Bayrak Arar, Kulağım Ezan Sesi!

Uğruna ölmekse eğer seni yaşatmak, bin defa ölürüm de adına leke sürdürmem. Gururdur, namustur bayrak ve sancak, Aksa da kanım korkma; haini güldürmem!
« Yanıtla #6 : 17 Kasım 2006, 09:30:11 »
Fixforum Üye Profili zhr
Domates Güzeli
Fixforumania
*******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 210
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5465

zhr&SELİMOĞLU

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

eline sağlık hudut kartalı
güzel bir kıssaydı
Logged

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE
« Yanıtla #7 : 18 Kasım 2006, 02:30:45 »
Fixforum Üye Profili bagdat caddesi
Profesyonel Üye
*****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 56
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1416

***aLi kurşun***

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!


Ali, Peygamberin katıldığı tüm savaşlarda sancaktar olarak hazır bulundu, bir tek Tebuk savaşına katılmadı. O da Peygamberin emri ile Medine'de Peygamberin yerinde kaldığı içindi. İşte o zaman, yine Hz. Ali’nin seçkin makamını ümmetine bildirmek gayesiyle Hz. Ali’ye hitaben: “'Sen bana oranla Harun’un Musa’ya oranla sahip olduğu mevkie sahipsin; ancak benden sonra peygamber gelmeyecektir'” buyurdu.

Hz. Ali, Bedir savaşında düşman ordusundan yirmi bir kişiyi öldürdü. Öldürdükleri kişiler arasında Muaviye’nin dedesi Utbe, dayısı Velid ve kardeşi Hanzele de vardı. Uhud savaşında ise (örnek olarak) Kureyş’in meşhur savaşçılarından dokuz kişiyi yere serdi. Bu savaşta bedeninden yetmiş yara alarak son ana kadar Hz. Peygamberi savundu. Oysa İslam ordusundan bir kaç kişi hariç diğerleri firar edip dağa sığındılar. Cebrail (a.s), Hz. Ali’nin bu fedakarlığını görünce bir kaç defa: “Zülfikar'dan başka kılıç, Ali’den başka da yiğit yoktur.” ('la feta illa ali, la feta seyfe zülfikar'), dedi.

Hendek gazvesinde, Arapların ünlü kahramanı Amr bin Abduved’i ağır bir darbeyle yere serdi. Bu çok değerli zaferle, düşman ordusunun kalbine büyük bir korku saldı. Resulullah (s.a.a) o darbeyi şöyle değerlendirdi: “Ali’nin Handek günündeki darbesi, ümmetimin kıyamete dek bütün amellerinden daha üstündür.”

Hayber savaşında, ilk iki taaruzu yönetenler bir başarı sağlayamayınca, Peygamber, Ali'yi çağırdı, Hz. Ali gözleri ağrıdığı halde Peygamber (s.a.a)’in yanına geldi. Hz. Peygamber, ağzının mübarek suyunu onun gözlerine sürerek bayrağı onun eline verdi. Allah-u Teala Hayber’i, onun eliyle fethetti. Hayber savaşında hücum edip kalenin kapısını yerinden söküp bir kenara atması, onun Allah'ın verdiği kudretine bir örnektir.

Mekke'nin fethinde Peygamber-i Ekrem (s.a.a) putların kırılmasına emir verdiğinde Ali, Peygamberin isteğiyle, o hazretin omuzlarına ayaklarını koyarak Kabe'nin üzerine çıkıp, oraya dikilen taştan yontulmuş koskocaman Hübel denilen putu yıktı.

Logged

yÂLÑÍzCå ÇØCuKLåR ÂĞLåR Wê ¥ÂLÑÍzCå ÄLLåh 僃è&EThèR ßíRgÛÑ ß€ÑÏ T€RK€dE€RSèñ ÇoCÙk DÊğÏLÎM ÁğLÂMÄM ÂLLÄH D€ğÏLÍM ƒƒêtM€M <br /><br />3 4 ½ C a d d e tiKKy bOyS<br /><br />
« Yanıtla #8 : 18 Kasım 2006, 02:32:42 »
Fixforum Üye Profili bagdat caddesi
Profesyonel Üye
*****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 56
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1416

***aLi kurşun***

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

Bazı Lakapları;

Emirel Müminin
Kuran-ı Natık ( konuşan kuran)
Haydar
Murtaza
Şah-ı Velayet
Allah'ın Aslanı
Şah-ı Merdan
Logged

yÂLÑÍzCå ÇØCuKLåR ÂĞLåR Wê ¥ÂLÑÍzCå ÄLLåh 僃è&EThèR ßíRgÛÑ ß€ÑÏ T€RK€dE€RSèñ ÇoCÙk DÊğÏLÎM ÁğLÂMÄM ÂLLÄH D€ğÏLÍM ƒƒêtM€M <br /><br />3 4 ½ C a d d e tiKKy bOyS<br /><br />
« Yanıtla #9 : 18 Kasım 2006, 02:34:31 »
Fixforum Üye Profili bagdat caddesi
Profesyonel Üye
*****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 56
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1416

***aLi kurşun***

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

ALİ İBN EBİ TÂLİB



Resulullah'ın amcasının oğlu, damadı, dördüncü halife. Babası Ebû Talib, annesi Kureyş'ten Fâtıma binti Esed, dedesi Abdulmuttalib'tir. Künyesi Ebu'ı Hasan ve Ebû Tûrab (toprağın babası), lâkabı Haydar; ünvanı Emîru'l-Mü'minin'dir. Ayrıca 'Allah'ın Arslanı' ünvanıyla da anılır.

Hz. Ali küçük yaşından beri Resulullah'ın yanında büyüdü. On yaşında İslâm'ı kabul ettiği bilinmektedir. Hz. Hatice'den sonra müslümanlığı ilk kabul eden odur. Hz. Peygamber ile Hz. Hatice'yi bir gün ibadet ederken gören Hz. Ali'ye Peygamberimiz şirkin kötülüğünü, tevhidin manasını anlattığında Hz. Ali hemen müslüman olmuştu. Mekke döneminde her zaman Resulullah'ın yanındaydı. Kâbe'deki putları kırmasını şöyle anlatır: "Bir gün Resul-u Ekrem ile Kâbe'ye gittik. Resul-u Ekrem omuzuma çıkmak istedi. Kalkmak istediğim zaman kalkamıyacağımı anladı, omuzumdan indi, beni omuzuna çıkardı ve ayağa kalktı. Kendimi istesem ufukları tutacak sanıyordum. Kâbe'nin üzerinde bir put vardı, onu sağdan soldan ittim. Put düştü, parça parça oldu. Resulullah'ın omuzlarından indim. İkimiz geri döndük." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 384).

Resul-u Ekrem, en yakın akrabasını uyarmak ve hakkı tebliğ etmek hususunda Allah'u Teâlâ'dan emir alınca onları Safa tepesinde toplayıp ilâhî emirleri tebliğ edince, Kureyş müşrikleri onunla alay etmişti. İkinci toplantıyı yapmasını Hz. Ali (r.a.)'ye bıraktı, Ali de bir ziyafet hazırlayarak Hasimoğullarını davet etti. Resulullah yemekten sonra: "Ey Abdülmuttaliboğulları, ben özellikle size ve bütün insanlara gönderilmiş bulunuyorum.

İçinizden hanginiz benim kardeşim ve dostum olarak bana bey'at edecek" dedi. Yalnız Ali (r.a.) kalktı ve orada Resulullah'a onun istediği sözlerle bey'at etti. Bunun üzerine Resul-u Ekrem, "Kardeşimsin ve vezirimsin " diyerek Hz. Ali'yi taltif etti.

Hz. Peygamber hicret etmeden önce elinde bulunan emanetleri, sahiplerine verilmek üzere Ali'ye bıraktı ve o gece Hz. Ali, Resulullah'ın yatağını da yatarak müşrikleri şaşırttı. Böylece Hz. Ali, Hz. Peygamber'i öldürmeye gelen müşrikleri oyalayarak onun yerine hayatını tehlikeye atmış, bu suretle Peygamber'e hicreti sırasında zaman kazandırmıştır. Hz. Ali, Peygamberimiz'in kendisine bıraktığı emanetleri sahiplerine verdikten sonra Medine'ye hicret etti. Medine'de de Hz. Peygamber'in devamlı yanında bulundu, bütün cihat harekâtlarına katıldı, Uhud'da gâzî oldu. Bedir'de sancaktardı. Aynı zamanda keşif kolunun başındaydı; hakim noktaları tesbit ederek Hz. Peygamber'e bildirdi. Bu mevkiler işgal edilerek, Bedir'de önemli bir savaş harekâtını başarıya ulaştırdı. Bedir gazasının başlamasından önce, Kureyşliler'le teke tek dövüşen üç kişiden biriydi. Bu döğüşte, hasmı Velid b. Muğire'yi kılıcı ile öldürdüğü gibi, Hz. Ebû Ubeyde zor durumdayken yardımına koştu ve onun hasmını da öldürdü. Kendisine "Allah'ın Arslanı" lâkabı ve Bedir ganimetlerinden bir kılıç, bir kalkan ve bir de deve verildi.

Hz. Ali, Bedir savaşından sonra Hz. Peygamber'in kızı Hz. Fâtıma ile evlendi. Nikâhını Hz. Peygamber kıydı. O zamana kadar Resulullah'la oturan Hz. Ali nikâhtan sonra ayrı bir eve taşındı. Hz. Ali'nin, Hz. Fâtıma'dan üç oğlu, iki kızı dünyaya geldi.

Hicret'in üçüncü yılında Uhud savaşında, müslüman okçuların hatası yüzünden müşrikler müslümanların üzerine saldırmışlar ve Hz. Peygamber de yaralanarak bir hendeğe düşmüş ve düşman onun öldüğünü yaymıştı. Halbuki o sırada döğüşe döğüşe gerileyen Hz. Ali, Hz. Peygamber'in içine düştüğü hendeğe ulaşarak, onu korumaya almıştı. İki tarafın da kazanamadığı bu savaşta Hz. Ali birçok yerinden yaralanarak gazi oldu.

Uhud savaşından sonra Hz. Ali "Benu Nadr" Yahudilerinin hainlikleri üzerine bu kabile ile yapılan savaşı bizzat idare etti. Bütün çarpışmalarda Hz. Ali kahramanca döğüşmüş ve müşriklerin en meşhur savaşçılarını öldürmüştür. Hudeybiye barışında sulh şartlarının yazılmasında o memur edildi. Hz. Ali, sulhnameyi yazmaya şöyle başladı: "Bismillâhirrahmânirrahîm . Muhammed Resulullah...." Ancak müşrikler bu ifadeye itiraz ettiler. Hz. Peygamber, "Resulullah" yerine "Muhammed b. Abdullah" yazmasını Hz. Ali'ye söylemiş fakat Hz. Ali "Resulullah" ifadesinin yazımında ısrar etmiştir.

Hz. Ali Mekke'nin fethi sırasında yine sancaktardı. "Keda" mevkiinden Mekke'ye girdi. Mekke kan dökülmeden fethedildi. Hz. Peygamber ile birlikte Kâbe'deki bütün putları kırdılar.

Mekke'nin fethinden sonra Resulu Ekrem, Hâlid b. Velid'i Benu Huzeyme kabilesine gönderdi. Bu kabile ya cehaleti, ya da bedevî olmalarından, "müslüman olduk" anlamındaki "eslemna" kelimesi yerine "sabbena" dediği için Hâlid b. Velid hiddetlendi ve onlarla harp etti. Hz. Peygamber olayı duyunca çok üzüldü. Hz. Ali'yi bu hatayı telâfi ile görevlendirdi. Hz. Ali Benu Huzeyme'ye giderek öldürülenlerin diyetini ödeyip mağdur olanların zararlarını telâfi etmişti.

Huneyn gazasında müslümanlar bir ara bozulup dağıldılar. Sayıları binleri bulduğu halde içlerinden ancak birkaç kişi sabredip dayanabildi. Hz. Ali bu savaşta yalnız sabırla tahammül etmekle kalmayarak gösterdiği yiğitlik ve kumandanlıkla İslâm ordusunun kendi safında toparlanmasını sağladı.

Resulu Ekrem hicretin 9. yılında Tebük seferine çıkarken Hz. Ali'yi ehl-i beytin muhafazası için Medine'de bıraktı, ancak bu sefere katılamadığı için müteessir oldu. Bunun üzerine Resulullah: "Musa'ya göre Harun ne ise, sen bana karşı o olmak istemez misin?" dedi. Ali, bu iltifattan çok memnun oldu.

Berae suresinin ayetleri nazil olunca, Resulullah Hz. Ali'yi Mekke'ye gönderdi. Bu suretle hiçbir müşrikin artık Kâbe-i Şerîfi bundan sonra haccedemeyeceğini bildirdi.

Yemen bölgesinin İslâm'a girmesi zordu. Görev yine Ali b. Ebi Talib'e verildi. Hz. Ali "Bu çok güç bir iş" dedi. Resulullah da "Ya Rabb, Ali'nin dili tercümanı, kalbi hidayet nurunun memba olsun" diye dua edince, Ali, siyah bir bayrak alarak Yemen'e gitti, kısa süren irşadları sayesinde Yemen'in bütün Hemedan kabilesi müslüman oldu.

Hz. Peygamber'in vefatı sırasında, hücresinde bulunanların başında geliyordu. Hz. Ebu Bekir halife seçildiği sırada Hz. Ali Resulullah'ın hücresinde tekfin ile meşgul idi.

Hz. Ömer devrinde devletin bütün hukuk işleriyle ilgilenip adeta İslâm devletinin baş kadısı olarak görev yaptı. Hz. Ömer'in şehâdeti üzerine yine devlet başkanını seçmekle görevlendirilen altı kişilik şûra heyetinde yer alıp, bu altı kişiden en sona kalan iki adaydan biri oldu.

Hz. Osman'ın hilâfeti döneminde idarî tutumdan pek memnun olmamakla birlikte İslâm devletinin muhtelif vilâyetlerinden gelen şikayetleri hep Hz. Osman'a bildirmiş ve ona hâl çareleri teklif etmişti. Hz. Osman'ı muhasara edenleri uzlaştırmak için elinden gelen gayreti sarfetti.

Hz. Osman'ın şehâdetinden sonra İslâm'ın ileri gelen şahsiyetleri ona bey'at ettiler. Ancak onun bu dönemi Allah'ın bir takdiri olarak son derece karışık bir dönem oldu. Hilâfete geçtiğinde hâlledilmesi gereken bir çok problemle karşı karşıya kaldı. Bu karışıklıklar Cemel ve Sıffın gibi iç çatışmaları doğurdu. İslâm devleti bünyesindeki bu ihtilâfları giderme konusunda büyük fedakârlık ve gayretler gösterdi.

Nihayet, Kûfe'de 40/661 yılında bir Hârici olan Abdurrahman b. Mülcem tarafından sabah namazına giderken yaralandı. Bu yaranın etkisiyle şehid oldu.

Hz. Ali devamlı olarak Hz. Peygamber (s.a.s.)'in yanında bulunduğu için Tefsir, Hadîs ve Fıkıhta sahabenin ileri gelenlerindendir. Hatta Resulullah'ın tabiri ile "ilim beldesinin kapısı" olarak ümmetin en bilgini idi. Hz. Peygamber yolunda insanları hakka iletmek için büyük gayretler sarfetmiş ve hilâfet dönemi iç karışıklıklarla dolu olmasına rağmen İslâm'ın öğretilmesi ve öğrenilmesi hususunda büyük katkıları olmuştu.

Medine'de duruma hakim olup yönetimi tam olarak eline aldıktan sonra öğretim için merkezde bir okul kurdu. Arapça gramerin öğretilmesini Ebu Esved ed-Düeli'ye, Kur'an okutma ve öğretme işini Abdurrahman esSülemi'ye, Tabiî ilimler konusunda öğretmenlik görevini Kümeyl b. Ziyâd'a verdi. Arap edebiyatı konusunda çalışma yapmak üzere de Ubade b. esSamit, ve Ömer b. Seleme'yi görevlendirdi. Devlet yönetimi ve hizmetlerini; maliye, ordu, teşrî ve kaza gibi bölümlere ayırarak yürütüyordu. Malî işleri, dağıtma ve toplama diye iki kısma ayırmazdı.

Ümmetin malını ümmete dağıtırken de son derece titiz davranırdı. Kendisine bir pay ayırma noktasında gayet dikkatli olup, kimsenin hakkına tecavüz etmemekte de büyük bir örnek idi. Kendisini Kûfe'de görenler, kışın soğuğunda ince bir elbisenin altında tir tir titreyerek camiye gittiğini aktarırlar. Devlet yönetici ve memurlarının nasıl davranmaları gerektiği konusunda şu yönetmeliği hazırlamıştı.

1. Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın .

2. Müslüman olsun olmasın herkese aynı davranın. Müslümanlar kardeşleriniz, müslüman olmayanlar ise sizin gibi bir insandır.

3. Affetmekten utanmayın. Cezalandırmada acele etmeyin. Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen öfkelenip kendinizi kaybetmeyin .

4. Taraf tutmayın, bazı insanları kayırmayın. Bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluğa çeker.

5. Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat edin.

6. Doğru, dürüst ve nazik kişileri seçin ve çıkar ummadan ve korkmadan acı gerçekleri söyleyebilenleri tercih edin.

7. Atamalarda araştırma yapmayı ihmal etmeyin.

8. Haksız kazanç ve ahlâksızlıklara düşmemeleri için memurlarınıza yeterince maaş ödeyin.

9. Memurlarınızın hareketlerini kontrol edin ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanın.

10. Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap verin.

11. Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırın .

12. Hiç bir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyin.

13. Esnaf ve tüccara dikkat edin; onlara gereken önemi gösterin, fakat ihtikâr, karaborsa ve mal yığmalarına izin vermeyin.

14. El işlerine yardım edin; çünkü bu yoksulluğu azaltır, hayat standardını artırır.

15. Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır.

16. Kutsal görevinizin yoksul, sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Memurlarınız onları incitmesin, onlara kötü davranmasın. Onlara yardım edin, koruyun ve yardımınıza ihtiyaç duydukları her zaman huzurunuza çıkmalarına engel olmayın .

17. Kan dökmekten kaçının, İslâm'ın hükümlerine göre öldürülmesi gerekmeyen kimseleri öldürmeyin.

Hz. Ali bütün bu emirleri kendi nefsinde eksiksiz uygulayan bir halifeydi. Beş yıllık halifeliği çok önemli olaylarla, savaş ve sıkıntılarla geçmişti. Fitnelere karşı sonuna kadar doğru yoldan sabırla mücadele etmek istedi sonunda şehid oldu.

Hz. Ali İslâm'ın bütün güzelliklerine vakıftı. Çünkü o, Resulullah'ın daima yanında bulunmuştu. Vahiy kâtibiydi, hâfız, müfessir ve muhaddisti. Hz. Peygamber'den beş yüzden fazla hadis rivayet etti. Ahkâmın nazariyatından çok amelî keyfiyetine bakardı: "Halka anladıkları hadisleri söyleyiniz. Allah ile Peygamber'in tekzip edilmesini ister misiniz?" (Buhârî, İlim) demiştir.

Hz. Ali'nin, Hz. Fâtıma'dan Hasan, Hüseyin, Muhsin adlı oğulları ve Zeynep, Ümmü Gülsüm adlı kızları oldu.

Hz. Ali âbid, kahraman, cesur, iyilikte yarışan, takva sahibi ve son derece cömertti. Medine'de müslümanların durumu düzeldikten sonra, Hz. Ali de bir hizmetçi almaya karar verip, Resulullah'a gitti. Resulullah kızıyla damadının arasına girerek: "Ben size hizmetçiden daha hayırlısını haber vereyim. Yatarken otuzüç kere Allahü ekber, otuzüç kere Elhamdülillah, otuzüç kere de Subhanallah deyin" buyurdu. Yine bir gün yiyecek çok az yemekleri olan Hz. Ali ile ailesi sofraya oturdukları sırada kapılarına bir dilenci geldi, onlar da yemeği dilenciye verdiler. Ertesi gün gelen bir yetime, üçüncü gün gelen bir esire yemeklerini verdiler. Bu olay üç gün sürdükten sonra şu ayet-i kerime indi: "şüphesiz en iyiler mizacı kâfur olan bir tastan içerler. Allah'ın kullarının taşıra taşıra içeceği bir kaynak. Adağı yerine getirirler ve şerri yaygın olan bir günden korkarlar. İçleri çektiği hâlde yiyeceği, miskine, yetime ve esire yedirirler. 'Biz sizi ancak Allah'ın rızası için doyuruyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz oldukça asık suratlı zorlu bir günden dolayı Rabbımızdan korkuyoruz' derler. Allah da bu günün şerrinden onları korur. Onlara parlaklık ve sevinç verir." (İnsan, 5/11)

Hz. Ali'nin "Zülfikâr" adı verilen meşhur bir kılıcı vardı. Kılıcın ağzı iki çatallı idi ve Hz. Ali'ye Resulullah tarafından hediye edilmişti.

Hz. Ali'nin cömertliği, insanîliği, Resulullah'a olan yakınlığıyla edindiği büyük manevî miras onu yüzyıllardır halk inançlarında destani bir kişiliğe büründürmüştür. Bir gün onun dört dirhemi vardı. Birini açıktan, birini gizliden birini gündüz, birini de gece infak etti ve hakkında şu ayet-i kerime indi: "Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık olarak infak edenler. Onlar için Rabbleri katında karşılıkları vardır ve üzülecek de değillerdir." (el-Bakara, 2/274).

Hz. Ali'nin peygamberimizden rivayet ettiği bazı hadis-i şerifler: "Günah işleyen biri pişman olur, abdest alır namaz kılar ve günahı için istiğfar ederse Allah'u Tealâ Nisâ suresinde 'Biri günah işler veya kendine zulmeder sonra pişman olup Allah'u Teâlâ'ya istiğfar ederse Allah'u Teâlâ'yı çok merhametli ve af ve mağfiret edici bulur' buyurmaktadır."

"Üzerinde farz namaz borcu olan kimse, kazasını kılmadan nafile kılarsa boş yere zahmet çekmiş olur. Bu kimse, kazasını ödemedikçe Allah'u Teâlâ onun nafile namazlarını kabul etmez. "

"Malınızın zekâtını veriniz. Biliniz ki, zekâtını vermeyenlerin bunu vazife kabul etmeyenlerin namazı, orucu, haccı ve cihadı ve imanı yoktur. "

Peygamberimiz (s.a.s.) Hz. Ali'ye buyurdu: " Ya Ali, altıyüzbin koyun mu istersin, yahut altıyüzbin altın mı veya altıyüzbin nasihat mı istersin ? " Hz. Ali dedi: "Altıyüzbin nasihat isterim." Peygamberimiz buyurdu: "Şu altı nasihate uyarsan altıyüzbin nasihata uymuş olursun: 1. Herkes nafilelerle meşgul olurken sen farzları ifa et. Yani farzlardaki rükünleri, vacipleri sünnetleri, müstehapları ifa et. 2. Herkes dünya ile meşgul olurken sen Allah'u Teâlâ'yı hatırla. İslâm'a uygun yaşa; İslâm'a uygun kazan; İslâm'a uygun harca. 3. Herkes birbirinin ayıbını araştırırken sen kendi ayıplarını ara. Kendi ayıplarınla meşgul ol. 4. Herkes dünyayı imar ederken sen dinini imar et, zinetlendir. 5. Herkes halka yaklaşmak için vasıta ararken, halkın rızasını gözetirken sen Hakk'ın rızasını gözet; hakka yaklaştırıcı sebep ve vasıtaları ara. 6. Herkes çok amel işlerken sen amelinin çok olmasına değil, ihlaslı olmasına dikkat et."

Hz. Ali buyurdu: "Kişi dili altında saklıdır. Konuşturunuz, kıymetinden neler kaybettiğini anlarsınız."

"İnsanın yaslanıp Rabbini bildikten sonra ölmesi, küçükken ölüp hesapsız Cennet'e girmesinden daha hayırlıdır. "

"Kul ümidini yalnız Rabbi'ne bağlamalı ve yalnız günahları kendini korkutmalıdır. "

"Cahil, bilmediğini sormaktan utanmasın. Âlim, içinden çıkamayacağı bir meselede en iyisini Allah'u Teâlâ bilir' demekten sakınmasın."

"Sizin için korktuğum şeylerin en başında, nefsinin isteğine uymak ve uzun emelli olmak gelir. Birincisi hak yoldan alıkoyar; ikincisi ise ahireti unutturur. "

"Amellerin en zoru üçtür. Bunlar; nefsin hakkını verebilmek, her halde Allah'u Teâlâ'yı hatırlayabilmek, kardeşine bol bol ikramda bulunabilmektir. "

"Takva, hataya devamı bırakmak; aldanmamaktır . "

"Kalpler, kaplara benzer. Hayırlı olanı, hayırla dolu olanıdır."

"Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. "

Hz. Ali bu ümmetin en ileri gelenlerinden biri olarak İslâm'ın bize kadar gelmesinde büyük rolü olan sahabelerdendir .

Şâmil İA
Logged

yÂLÑÍzCå ÇØCuKLåR ÂĞLåR Wê ¥ÂLÑÍzCå ÄLLåh 僃è&EThèR ßíRgÛÑ ß€ÑÏ T€RK€dE€RSèñ ÇoCÙk DÊğÏLÎM ÁğLÂMÄM ÂLLÄH D€ğÏLÍM ƒƒêtM€M <br /><br />3 4 ½ C a d d e tiKKy bOyS<br /><br />
« Yanıtla #10 : 05 Aralık 2006, 09:40:30 »
Fixforum Üye Profili cCcмυяαтcCc
Fix Üye
****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 38
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 887

¢єηηєт вαнçєѕι

Aktiflik
Seviye
Deneyim

WWW
Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

Zhr yedin konuyu yedin  Sırıtan
Logged



Bir Yerin Adına Denince Türk ülkesi, Gözüm Bayrak Arar, Kulağım Ezan Sesi!

Uğruna ölmekse eğer seni yaşatmak, bin defa ölürüm de adına leke sürdürmem. Gururdur, namustur bayrak ve sancak, Aksa da kanım korkma; haini güldürmem!
« Yanıtla #11 : 05 Aralık 2006, 09:52:30 »
Fixforum Üye Profili zhr
Domates Güzeli
Fixforumania
*******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 210
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5465

zhr&SELİMOĞLU

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

Zhr yedin konuyu yedin  Sırıtan

YAW ALLAH ALLAH
DÜZELTTİM İŞTE  Sırıtan
NEYSE KONULARI ÖZÜNDEN SAPTIRMAYAYIM
Logged

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE
« Yanıtla #12 : 24 Ocak 2008, 13:23:26 »
Fixforum Üye Profili neşelikız
Profesyonel Üye
*****


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 21
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1429

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

EMEĞİNE SAĞLIK...
Logged
« Yanıtla #13 : 26 Şubat 2008, 17:09:33 »
Fixforum Üye Profili .:є¢яιη:.
____LaL Aşklar'ın Tercuman'ı____
Fixforumania
*******


İRTİBAT GÜCÜ
RepGücü: 411
Offline Offline

BİLGİLER Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6361

İnsan kendine rağmen; yaşamayı bilmeli...

Aktiflik
Seviye
Deneyim


Durumum:

Ynt: HZ. ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ !!!

çok güzel bir paylaşım hepinize teşekkürler emeklerinize sağlık...

keşke hepimiz yapılan tüm kötülüğe karşı iyilikle yaklaşmasını öğrenebilsek...
Logged

şimdi sussam olurmu
yoruldum desem hayat durulurmu...
hayalet gibiyim
varken yok oluyor bedenim
sus...
soru sorma yüreğim...
meddücezir'deyim....


:є¢яιη:.
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer: