O en çok ta // kaybettiklerimizi;
O en çok yitirip te // bulamadıklarımızı;
O en çok bulup ta // yaşayamadıklarımızı,
Katliamları; Anmak değil // Anlamak gerek İNSANI...
Kaybetmek değil; inadımıza-inat //olsun diye doğurmak gerek İNSANI...
Yürüdüğüm yollar tükendi ve kayboldum // yitirdim.
Yakın zaman, yakın mekân ve yakın ``iç`` insanı unutarak,
Tipkı yarin koynun da / harın için de: Közün yalazın da yanarak;
Kül olmuş zer-recik te:
Savrularak // Kaybolarak ve doğurarak;
Buluşmak hevesine...
Ben senin yüreğin oldum: Sen benim aklım.
Her kayboluşta, kendi çocukluğumu aradım.
Yaşama sevdalı // saygılı olmayı biraz böyle içtim.
Av û kevser rahmin de; Kan revan doğuran gülüstan da,
Derisi /can û ahi; lime-lime yüzülen; Nesimi`nin paresin de.
Bir türlü buluşma; yı beceremediğim; Sabıkalı // Halep şehrin de.
Ömrümüzün soy-adı da // cevheri de bu değil mi zaten,
Neyi ve neleri ve kimleri kaybettiğimizi hatırlamak / ANLAMAK...
önündeki yollar yürüne-bilinir ise ``istenç ile`` o insan kaybolmuştur...
Eline sımsıkı yapıştığım; dudakları viran //göğüsleri ``vatan`` anam, sevdasına...
Yanım da göremeyince duyduğum kaygı, kaybolmak sandığım şey; yeni bir buluşmay dı;
Alıp başını dağlara gitmek hevesimiz çok pahalıya mal oldu
Kaybettiklerimiz ile birlikte; bir o kadar da çılgın dünya tenhalaştı.
Sakın / sakınmak isterken; Zulmün katmerli ve de köşeli çehresinden..
Katliamlar / zulümler / cetvel ile çizilen yurdum da kalabalıklaşıp / çogaldık,
Sırtında vurulmuş, insanlar arasında bir sürüklenip bir yok-olup // bir buluştuk..
Ah-le-haq ustalarım; kavim // kavram; çeliskiler le sınırsız güzellikler düşünürlerken...
Sevdası güneş KIZIL``ı; kadar uzak //çilesi insan soylu, yüce Ararat kadar yakın:Haki-kat..
Aşina / aşiretlere dörtnala giden bir atın ``terkin`` de,
Huysuzca / acemice kayıp düştüğüm anı: kaybolduğum yeri,
Uslanmadan / usanmadan; ortakça / yaşamak / paylaşmak istemi,
Gün ortası; rüyalarıma dar gelen, eziyetleri // sürgünleri, yitirme yi,
Yırtılan yüreğimin kara deliklerden, geçmiş zamanlara savrulma yı,
Munzurun, akışın da 'gidenin' gittiğini, bir daha hiç gelmeyeceğini bilme yi,
Elleri / gözleri / yüregi; Zarif`çe bir Ananın gülüşün de; kayboldum / buluştum.
Nasıl da gözü kara ve cesur olur, tutkuya ters yönde bir yel eser esmez.
Nasıl da her şey çok farklı olur, her farklılık arsız ikiz doğururken,
Gör ve duyumsa süslediğim yalanlarla / sencil-bencil ihanetleri.
Doğum sancılarını, kendime aitmiş gibi hoyratça harcadım
Cömertçe bana emanet edilen yürekleri, güvenleri.
İstençle; kendime sonsuz sebepler üretirken,
Derinler de: ta içer de: eskinin süzülen,
Ve uzaklaşan güzelliğin de.
insan sevgisini,
Çogaltmak.
Yaşamak,
Anlamak,
Celladın; akordunu bir kez bozmayı görsün insan,
Ve kurulu-ayarlı ``kul-luk`` düzene karşı baş kaldırmayı,
Hızla kaybeder; dengesini /düzer-gahını, bencilliğini //senciliğini,
Yolunu // Yurdunu; fikrini // zikrini değiştiri verir, dünya yı anlamak AŞKINA...
Topraktan özün de öyle; bi haber, Perişan-perwer öyle; bi yalnız,
Çoğul-nefese öyle; ya da böyle, Çiftleşip; ikiz-doğum soyunur,
Soğuk gerçeğe çarpar hızla atan sıcacık yürekler;
Nasıl titreşir; ellerimiz ve de kendi yazdığımız sözcükler;
Usul usul, yavaş yavaş pişmanlığı bilgeliğe dönüştürürken;
İnsan nasıl da küçülür / büyür...Kıymet bilmeyi, sahip çıkmayı;
Asıl sarhoşluk; Asil ser-serilik; kalabalıklarla bilinçli birliktelikse;
Ve de içerde ki ``bencil-sencil`` olanı ortakça aramak sa // bulmak sa;
Kaygıyla / saygıyla / doğumla beraber // bir şeyleri eksilecek // ve artacak;
Kaybolmanın keyfine bıçak çekerken ve yureğimizi üç kez üst-üste ateşlerken;
özgürlük / doğum: Keder / sevda ``içerde`` ki; çocukla `arsızca` çiftlesir bulusur;
O en çok ta // kaybettiklerimizi;
O en çok yitirip te // bulamadıklarımızı;
O en çok bulup ta // yaşayamadıklarımızı,
Katliamları; Anmak değil // Anlamak gerek İNSANI...
Kaybetmek değil; inadımıza-inat //olsun diye doğurmak gerek İNSANI...
alıntı.....
O en çok yitirip te // bulamadıklarımızı;
O en çok bulup ta // yaşayamadıklarımızı,
Katliamları; Anmak değil // Anlamak gerek İNSANI...
Kaybetmek değil; inadımıza-inat //olsun diye doğurmak gerek İNSANI...
Yürüdüğüm yollar tükendi ve kayboldum // yitirdim.
Yakın zaman, yakın mekân ve yakın ``iç`` insanı unutarak,
Tipkı yarin koynun da / harın için de: Közün yalazın da yanarak;
Kül olmuş zer-recik te:
Savrularak // Kaybolarak ve doğurarak;
Buluşmak hevesine...
Ben senin yüreğin oldum: Sen benim aklım.
Her kayboluşta, kendi çocukluğumu aradım.
Yaşama sevdalı // saygılı olmayı biraz böyle içtim.
Av û kevser rahmin de; Kan revan doğuran gülüstan da,
Derisi /can û ahi; lime-lime yüzülen; Nesimi`nin paresin de.
Bir türlü buluşma; yı beceremediğim; Sabıkalı // Halep şehrin de.
Ömrümüzün soy-adı da // cevheri de bu değil mi zaten,
Neyi ve neleri ve kimleri kaybettiğimizi hatırlamak / ANLAMAK...
önündeki yollar yürüne-bilinir ise ``istenç ile`` o insan kaybolmuştur...
Eline sımsıkı yapıştığım; dudakları viran //göğüsleri ``vatan`` anam, sevdasına...
Yanım da göremeyince duyduğum kaygı, kaybolmak sandığım şey; yeni bir buluşmay dı;
Alıp başını dağlara gitmek hevesimiz çok pahalıya mal oldu
Kaybettiklerimiz ile birlikte; bir o kadar da çılgın dünya tenhalaştı.
Sakın / sakınmak isterken; Zulmün katmerli ve de köşeli çehresinden..
Katliamlar / zulümler / cetvel ile çizilen yurdum da kalabalıklaşıp / çogaldık,
Sırtında vurulmuş, insanlar arasında bir sürüklenip bir yok-olup // bir buluştuk..
Ah-le-haq ustalarım; kavim // kavram; çeliskiler le sınırsız güzellikler düşünürlerken...
Sevdası güneş KIZIL``ı; kadar uzak //çilesi insan soylu, yüce Ararat kadar yakın:Haki-kat..
Aşina / aşiretlere dörtnala giden bir atın ``terkin`` de,
Huysuzca / acemice kayıp düştüğüm anı: kaybolduğum yeri,
Uslanmadan / usanmadan; ortakça / yaşamak / paylaşmak istemi,
Gün ortası; rüyalarıma dar gelen, eziyetleri // sürgünleri, yitirme yi,
Yırtılan yüreğimin kara deliklerden, geçmiş zamanlara savrulma yı,
Munzurun, akışın da 'gidenin' gittiğini, bir daha hiç gelmeyeceğini bilme yi,
Elleri / gözleri / yüregi; Zarif`çe bir Ananın gülüşün de; kayboldum / buluştum.
Nasıl da gözü kara ve cesur olur, tutkuya ters yönde bir yel eser esmez.
Nasıl da her şey çok farklı olur, her farklılık arsız ikiz doğururken,
Gör ve duyumsa süslediğim yalanlarla / sencil-bencil ihanetleri.
Doğum sancılarını, kendime aitmiş gibi hoyratça harcadım
Cömertçe bana emanet edilen yürekleri, güvenleri.
İstençle; kendime sonsuz sebepler üretirken,
Derinler de: ta içer de: eskinin süzülen,
Ve uzaklaşan güzelliğin de.
insan sevgisini,
Çogaltmak.
Yaşamak,
Anlamak,
Celladın; akordunu bir kez bozmayı görsün insan,
Ve kurulu-ayarlı ``kul-luk`` düzene karşı baş kaldırmayı,
Hızla kaybeder; dengesini /düzer-gahını, bencilliğini //senciliğini,
Yolunu // Yurdunu; fikrini // zikrini değiştiri verir, dünya yı anlamak AŞKINA...
Topraktan özün de öyle; bi haber, Perişan-perwer öyle; bi yalnız,
Çoğul-nefese öyle; ya da böyle, Çiftleşip; ikiz-doğum soyunur,
Soğuk gerçeğe çarpar hızla atan sıcacık yürekler;
Nasıl titreşir; ellerimiz ve de kendi yazdığımız sözcükler;
Usul usul, yavaş yavaş pişmanlığı bilgeliğe dönüştürürken;
İnsan nasıl da küçülür / büyür...Kıymet bilmeyi, sahip çıkmayı;
Asıl sarhoşluk; Asil ser-serilik; kalabalıklarla bilinçli birliktelikse;
Ve de içerde ki ``bencil-sencil`` olanı ortakça aramak sa // bulmak sa;
Kaygıyla / saygıyla / doğumla beraber // bir şeyleri eksilecek // ve artacak;
Kaybolmanın keyfine bıçak çekerken ve yureğimizi üç kez üst-üste ateşlerken;
özgürlük / doğum: Keder / sevda ``içerde`` ki; çocukla `arsızca` çiftlesir bulusur;
O en çok ta // kaybettiklerimizi;
O en çok yitirip te // bulamadıklarımızı;
O en çok bulup ta // yaşayamadıklarımızı,
Katliamları; Anmak değil // Anlamak gerek İNSANI...
Kaybetmek değil; inadımıza-inat //olsun diye doğurmak gerek İNSANI...
alıntı.....



Logged




