inan canım ablam inan...gerçek bunlar...sanatsal olmaalrını çok isterdim...kalbim ağrıyor artık...
seninde okuyan güzel gözlerine sağlık...
seninde güzel yüreğin dert görmesin arkadaşım...okumana sevindim aysema...[/
Logged
akLıMa düşüyoRsuN düşüyoRuM... düşüNcE üşüyoRuM... aZgıN hüZünLerLe körLüĞüMe göÇüyoRuM ayRıLığıN saati kaÇ geÇiyoR biLmiyoRuM... yaLanlarıMLa bir hiçLikteyiM beNi iÇindeN kaÇ...
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... oyunları, LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... programı, LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... oyunu indir, LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... program yükle, LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... download, LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... hikayeleri, LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... resimleri, LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... haber, LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... yükle,
LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... videosu, LoDoS vAr Bu GeCe...AşKıMı SüPüRüYoR... msn eklentisi, şarkı sözleri
Bu kadarmış kıymetim diyorum kendi kendime bu kadar...Hem ne gelir elden zorla yürümüyormuş tekerlek...Buraya kadarmış...KIymetim kadarmış... ------------------------------------------------------------------------------------------ kardeşim ne demeli bilmem, gerçekten çok ama çok güzel olmuş.... helede aldığım kısım beni çok duygulandırdı, yüreğin dert görmesin dilerim.... yüreğine sağlık.....
Logged
Dostlar da muhabbeti, kestiler lüzum da yok, Zaten senden ziyade, sohbetim sözüm de yok, Sen dönmeden kimseye, bakacak yüzüm de yok, Aynalarda kendimi, göresim sende kalmış....
güzel temenniniz için teşekkür ederim kontkara...sizinde okuyan gözlerinize sağlık...
sağol güzel ablam...beğenmene sevindim...seninde güzel gönlün dert görmesin çilekeşim...
çok teşekkür ederim gönüllü yol arkadaşım...iltifat etmişsin...bilmukabele seninde en güzel günleri temenni ediyorum...
Logged
akLıMa düşüyoRsuN düşüyoRuM... düşüNcE üşüyoRuM... aZgıN hüZünLerLe körLüĞüMe göÇüyoRuM ayRıLığıN saati kaÇ geÇiyoR biLmiyoRuM... yaLanlarıMLa bir hiçLikteyiM beNi iÇindeN kaÇ...
beğenmenize sevindim...yorumunuz için teşekkürler bywampier
Logged
akLıMa düşüyoRsuN düşüyoRuM... düşüNcE üşüyoRuM... aZgıN hüZünLerLe körLüĞüMe göÇüyoRuM ayRıLığıN saati kaÇ geÇiyoR biLmiyoRuM... yaLanlarıMLa bir hiçLikteyiM beNi iÇindeN kaÇ...
Sabah uyandığımda bakamıyorum aynaya...Çok yamalı yüzüm...Haddinden fazla eksik...Üstelik hissetmiyorum artık,iğneden ipliğe yüreğimi yıkadığım yağmur sesini bile geç farkediyorum..
bende özellikle bu kısmı çok beğendim yazı zaten başlı başına çok harika olmuş duygularını en güzel şekilde dile getirmişsin okurken insanı içini biraz hüzün kaplıyor..... yüreğine sağlık canım...
akLıMa düşüyoRsuN düşüyoRuM... düşüNcE üşüyoRuM... aZgıN hüZünLerLe körLüĞüMe göÇüyoRuM ayRıLığıN saati kaÇ geÇiyoR biLmiyoRuM... yaLanlarıMLa bir hiçLikteyiM beNi iÇindeN kaÇ...
Ahh deli Lodos... Nicedir uğramamaktasın arka bahçeme... Ve yokluğunda hepten dinginleşti duygular... Fikriyat kılını kıpırdatmıyor... Sen de yoksun tümden sessizliğe kesti gece...
Yağmur... İğneden ipliğe deli yağmur... Nerelerdesin... Nicedir yıkamadın ruhumu...
Vefayı yitirdi dostlarım anlaşılan...
Kasvet var şimdilerde sokağımda...odamda...ruhumda... Ne yağmura ne de deli lodosa benzemiyor... Kavuruyor...susturuyor herşeyi... Öyle bencil ki yer vermiyor kendisinden gayrı hiç birşeye...
Dağılsın havaya iyice sinen kasvet diye,bu kez ''İncesaz'' dinliyorum...
'Akşamın Renkleri'yle uçuruyor ruhumu keman... Ardından 'Muhalebicinin Oğlu' ritim katıyor hücrelerime...envai çeşit tınıyla... 'Şehnaz Zeybek' huzur dolduruyor içime... İşte 'Sarnıç Sokak' yürüyoruz birbirimize doğru...ince,titrek bir ışık altında... Ve hüznün rengini katranlaştırıyor 'İncesaz Çiftetellisi'...sitem ediyorum nasıl çiftetellidir bu yahu...ağaltıyor beni... Sitemime alınmış olsa gerek 'Balıkçılar'la hareket katıyor...aradaki o müthiş ıslık...nasılda kendinden geçiyor kanunun telleri... 'Sekizonbeş Treni' bir telaş kaplıyor içimi...sanki geç kalıyorsun benim yüzümden işe... Aahh 'Sırma'...maziyi serdi yine dizlerime...saçları okşanası mazi...mazim...sevdiğim... Sevdiğim İstanbul'u hissettiriyor 'İstanbula Dair'...ve seviyorum ne varsa bir daha İstanbula dair... Son noktayı koyuyor 'Yaz Bitti' Dügah makamıyla...
Ve anlıyorum bende nihayet yaz bitti...şimdi sonbahardayız...hatta kıştayız... Hissiyatım,ruhum,şehrim,şehrin,ellerimiz üşüyor...
Hadi es deli lodos...es ve dağıt üstüme çöken şu kasveti... Yağmur...toprak ve ben kanadık sana... Ey yar...nasıl seslenmeliyim ki sana... Yaradandan en güzel armağan...
Kasvet var bugünlerde burada...
tAnaCan...
« Son Düzenleme: 06 Mart 2008, 13:44:22 Gönderen: tAneCan »
Logged
akLıMa düşüyoRsuN düşüyoRuM... düşüNcE üşüyoRuM... aZgıN hüZünLerLe körLüĞüMe göÇüyoRuM ayRıLığıN saati kaÇ geÇiyoR biLmiyoRuM... yaLanlarıMLa bir hiçLikteyiM beNi iÇindeN kaÇ...
Yola baktım... Yollarda yalan... O kadar yürüdüm...delicesine yürüdüm...koşar adım yürüdüm... Uçar adım yürüdüm... Ve vardım nihayete...
Yollar yalan yollar... Şimdi yine yürüyorum... Kerbelayı içiyorum yudum yudum... Bu kez gerisin geriye yürüyorum...
Çok zor geliyor... Geriye koşamıyorum... Sendeliyorum... Düşmemeliyim...yol boş...kim kadırır ki beni...
Hani bıçak geçer ya tenine... Geri çıkarmak nasıl zorsa,nasıl parçalıyorsa canını... İşte öyle zor bu yolu geri yürümek... Senden geriye dönmek... Hani kayalıkta açan mine çiçeği var ya o soldu ben geri dönerken... Şalımı gördüm yol kenarında kan damlamış üzerine...
Ben en akllı deliyim... Nerede deli gömleğim... Bu yolda böylece gömülmeliyim...
tAneCan...
« Son Düzenleme: 06 Mart 2008, 13:44:44 Gönderen: tAneCan »
Logged
akLıMa düşüyoRsuN düşüyoRuM... düşüNcE üşüyoRuM... aZgıN hüZünLerLe körLüĞüMe göÇüyoRuM ayRıLığıN saati kaÇ geÇiyoR biLmiyoRuM... yaLanlarıMLa bir hiçLikteyiM beNi iÇindeN kaÇ...
Geldi yine mütemadiyen yaptığım kısa mesafeli yolculuk vakti. Yüzüm asık,gönlüm buruk,içim öfke dolu...
Yolculuklarda geride bıraksak sızılarımızı ne güzel olurdu değilmi?Hızla giderken yola baka baka geride kalsa ya derim hep yolculuklarda.Orayada gelmese bir ordan eksik kalsa bu sefer...Ama olmuyor işte...Ama var işte
Yüreğinize kaleminize sağlık...
İçten içe gözümda canlandı buna benzer bir yolculuğum...
her arşınlanan yolla birlikte geride kalabilse herşey...
beğenmenize sevindim feslğen...
anlayan yüreğinize sağlık...
Logged
akLıMa düşüyoRsuN düşüyoRuM... düşüNcE üşüyoRuM... aZgıN hüZünLerLe körLüĞüMe göÇüyoRuM ayRıLığıN saati kaÇ geÇiyoR biLmiyoRuM... yaLanlarıMLa bir hiçLikteyiM beNi iÇindeN kaÇ...
Bazı Günler Uygun Değildir Aslında Günlerin demini alamadığı zamanlar vardır. Güneş doğar gece karanlık perdesini çekmeyi unutur şehrin üstünden. Günaydınlar , bir başka güne ertelenir. İnsanların neşeli sesleri akşama kadar dolduramazlar caddeleri. Böyle günler uygun değildir aslında başlamaya. Ama başlarız. ............... Günlerin neredeyse hiç yürümediği zamanlar vardır Bir ağustos sıcağının her yeri kaplayıp kurutması gibi durur hayatın akıntısı. Sadece , bir ağustos böceğinin sesini işitiriz , uzaktan , belli belirsiz. Devranın döndüğünü unutmamak için , derin nefesler alırız. Böyle günler , uygun değildir aslında sürdürmeye Ama sürdürürüz. .............. Günlerin ağırlıkları kaldıramadığı zamanlar vardır. Sözler dibe vurur ; hiçbir maviliğin kaldıramayacağı bir ağırlığa ulaşır. Sessizlik , seslerin ötesinde bir hayalet gemi olur. Gider , en gidilmez limanlara demirler. Böyle günler , uygun değildir aslında konuşmaya. Ama konuşuruz. ................... Günlerin surat asmaktan hoşlandığı zamanlar vardır Hüzün düşer yüzümüzden ; parçalanır , bin parça sıkıntıya sığınır parçaları. İçimizdeki her şey , kendini tene vurmanın bir yolunu arar. Acıyı tırnaklarımızda bile hissederiz. Böyle günler , uygun değildir aslında gülümsemeye. Ama gülümseriz. ............. günlerin pembe kıvılcımlar çıkarttığı zamanlar vardır. İçimizde startını vermediğimiz baharla yeşerdiğini görür , şaşırırız. Kalbin doğruları , aklın yanlışlarına galebe çalar. Bu heyecan , bu akıl almaz körlük , bir koşuya sürükler bedenimizi. Bağrımıza saplanan gerçeklerle uyanırız. Böyle günler , uygun değildir aslında sevmeye. Ama severiz. ............ Günlerin ince sarsıntılar uydurduğu zamanlar vardır. Neden olduğunu bilmediğimiz kırgınlıklarla açarız gözlerimizi dünyaya. Bütün titreşimler bir yerimizi acıtır mutlaka. Bütün , izler bilmediğimiz bir ateş tutuşturur bir köşemizde. Çaresiz teslim oluruz. Böyle günler , uygun değildir aslında kırılmaya. Ama kırılırız. ........................ Günlerin diğer günlere benzemediği zamanlar vardır. Elimize aldığımız her şey pörsüyüp söner. Biriktirdiğimizi sandığımız geçmiş , ufalanıp gider avuçlarımızda. ' sonra ' da kaybeder anlamını ' önce ' nin ardından. Bir mum ışığımdan yansıyan gölgeye dönüşürüz. Böyle günler , uygun değildir aslında yaşamaya. Ama yaşarız. ............... Günlerin sona ermediği zamanlar vardır. Kelebeğin ateşe yakalandığı gibi yakalanırız. Hiçbir şey anlamadan... Akreple yelkovanın bu nedensiz duruşundan hiçbir anlam çıkaramadan... İpi yeniden bağlayamadan ve çözemeden.... Böyle günler , uygun değildir aslında ölmeye. Ama ölürüz.
Gökhan Özcan
Logged
akLıMa düşüyoRsuN düşüyoRuM... düşüNcE üşüyoRuM... aZgıN hüZünLerLe körLüĞüMe göÇüyoRuM ayRıLığıN saati kaÇ geÇiyoR biLmiyoRuM... yaLanlarıMLa bir hiçLikteyiM beNi iÇindeN kaÇ...
Bir viraneye ne kadar derinden bakarsak bakalım; gözümüze çarpan herşeyle aramıza, eskimenin küf kokulu örtüsünden türeyen mesafeler giriyor mutlaka.
Kurşuni bir sis bulutunun ortasında, yakınlaştıkça uzaklaşan bir virane var. Duvarlarının yıkık yerlerinden, kimbilir hangi kırık yaz sonundan kalma çerçöple karılan harç tozları dökülmüş.
Sıva çatlaklarında geçmişin gelgitinden sağ kurtulan avazeler, kahkahalar çınlıyor.
Hava soğuk...
Yerlerde toprağa bulanarak mevsimini yitiren çürümüş ayva yapraklarına rastlanıyor.
Çatının açılmış yerlerinden aşağılara sarkan gümüş rengi soğuk ışık huzmeleri bu notları aydınlatıyor.
Tavandan sarkan teli kopmuş bir ampul, ara sıra uğrayan ayaz yeline kapılarak sallanmasını sürdüyor.
Tahta kalaslarda çivi delikleri bitmek tükenmek bilmeyen paslı kanamalar geçiriyor.
Baktığımız her yönde, duvarda izini bırakıp hayattan çekilen birkaç tahta çerçeve iziyle karşılaşıyoruz.
Elimizi hayatın tozlu hafızasına uzatmaya cesaretimiz varsa, sararmış birkaç resim parçasına da rastlayabiliyoruz kıyıda köşede.
Çünkü böylesi viraneler, herşeyin bir parçasını gizliyor mutlaka kuytularında.
Ne tam hatırlanabilsinler, ne tam unutulabilsinler diye...
Ne kadar dikkat etsek de, hafif bir burkulma hissinden başka bir tad kalmıyor damağımızda bu eski köhne hesaplardan.
Bir viraneye ne kadar derinden bakarsak bakalım; gözümüze çarpan herşeyle aramıza, eskimenin küf kokulu örtüsünden türeyen mesafeler giriyor mutlaka.
Ya da virane, rutubetin zorba dokunuşlarıyla çözülen çaput parçalarından, dayama yastıkları ve ot minderlerin etrafa yaydığı saman sarısından, bütünlüğünü kaybetmiş, anlamsızlaşmış cam parçacıklarından, dua kitaplarından, gazete kırpıntılarından, eski okul defterlerinden, bükülüp atılmış tel yumaklarından, yamulmuş alüminyum tavalardan, kızılı çıkmış bakır sahanlardan, şişe tıpalarından, mum eriyiklerinden, yağ lekelerinden dokunmuş bir şala bürünerek gizleniyor ve koruyabildiğince koruyor meraklı varlığımızdan kendini.
Virane ne kadar bize ait bir sızıysa, bir o kadar bizden uzak bir sızıdır sonuçta.
Kurşuni bir sis bulutunun arasından hayatımıza dokunan bütün bu görüntüler; görmekten kaçınamadığımız ve aynı zamanda görmekte zorlandığımız ayrıntılarıdır bir köşede çılgınca birikmekte olan hayatlarımızın.
Kurşuni bir sis bulutunun arasından, içimize açılan derin pencerelerden ve nabız atışlarımızdaki beklenmeyen ritim değişikliklerinden ayrı ayrı sızarak avuçlarımızı dolduran bu esrarlı hayal, bu inkar edilmez gerçek, gerçekle hayalin bu sarsıcı hatıra fotoğrafı, dişlerimizin arasına sıkıştırılmış metal bir künye gibi soğutur günlerimizi.
Ona bakar dururuz, o bize bakar durur, zaman akar durur ve biz zamanın kıvamı kaçmış bulamacına akar dururuz.
Hepimiz üstümüzdeki bu betonarme geleceğin altında eziliyoruz.
Gökhan ÖZCAN
Logged
akLıMa düşüyoRsuN düşüyoRuM... düşüNcE üşüyoRuM... aZgıN hüZünLerLe körLüĞüMe göÇüyoRuM ayRıLığıN saati kaÇ geÇiyoR biLmiyoRuM... yaLanlarıMLa bir hiçLikteyiM beNi iÇindeN kaÇ...