Kara...Karanlık kara...Çoğalan kara...Şimdi herşey kapkara...
Bir kuyruklu yıldız gibi kapılıyorum karanlığa...
Düşüyorum dışımdan içimdeki boşluğa...Bir ben oluyorum...Bir sen...Bir ben ölüyorum...Bir herşey...Masalları bile böyle başlıyor dünyanın:
-Bir varmış,bir yokmuş...
-Masalcı masalcı! İyi söyledin hoş söyledin de,hani gökten üç elma düşecekti? Sana inananın annesi gözlü kurabiye yapsın mı? Gözlü kurabiyelerin gözleri çıksın mı? Ne sanıyorsun sen beni? Ben güzelim bir kere.Söyle aynam güzel miyim? Söyle aynam bu ben miyim?Ölüleri sever miyim? Dirileri bilir miyim? Nerede o koskoca dünya? Ben nerede? Sen nerede?
-Masalcı,ey masalcı! Masallarım nerede? Nerede o eski çocuk? Peri kızları nerede? Nerede başka birşey? Nerede herşeylerim?
Ben senin herşeyinim.Sen benim herşeyimsin.Hiç başka birşeyi olmadığım yalan,sen senken,ben de ben,bir çift ayakkabıya sığmıyoruz ikimiz.Sen beni seviyorsun.Ben seni seviyorum.Sen seni sevmiyorsun.Ben beni sevmiyorum.Bir gün öleceğim kestirme ya da uzak.Bir ben bekleyeceğim seni,bir de bu mavi kazak.Bu dünya çok acıklı sevgili yalan,bu dünya çok acıklı.Ellerimizi olsun çekelim yaşamaktan.
Ah yaşamak!..Çılgın fikir!..Pis şaka!..Şöyle diyecekler arkamdan:
-Gördük ve bitti.Hiç başka birşeyi olmadığım yalan,ağlamanın kulbunu billur bir hasretle sundu.Gecenin kor alacasında ve mavinin yeşil sanılan tonuyla gözlerim ,savruk bir çobanın düzenli yalnızlığını seçti.Yaşadım.Yaşadım ya da kendimden geçtim.Büyüdüm. Büyüdüm de kaç kelime etmiş? Yalnız,bir çağlayanın ana rahminden,kendime,hep kendime sürüklendim.
Bilin,duyun,görün ey insanlar!..Ben de sizin gibi geldim.Ağladım bunca sene,bilmem ki ne anlama geldim? Ben geldim gider oldum.Toprağı avuçladım,bilmeden heder oldum.Yağmur gibi ağladım,gözlere keder oldum.Yağmur yağmıyor şimdi,şimşek çakmıyor.Arap kızları uzak,camdan bakmıyor.Sanki dünya sevgilerini benden saklıyor.
-Masalcı masalcı!..Gözlerin dolansın birbirine.Ellerin kepeklensin.Çenen düşsün yerlere.Kaşların kilitlensin.Yalancısın yalancı!..Yüzüne kimse bakmaz.Ateşlerin toplansa,yatsı mumunu yakmaz.Hem ağlar hem dinlerim.Kim bilir kıymetimi? En sona sakladım reel etiketimi:
-Tin tin tini mini hanım,seni seviyor canım.Sen bir fabrikatör kızı,ben acı patlıcanım.İnemezsin yanıma,bir garip solucanım.
Ah benim şu zamansız gençliğim,erkenliğim!..Ah şu düzenler bozan ,asimetrik benliğim!..Yoluna halılar gibi serili tenim.İçime Günah Kent kurdular benim.İçime ...Günah-Kent...Kurdular...Benim...
-Masalcı masalcı!..Neden pot kırıyorsun? Deveyi ağlatıyor,pireyi sıkıyorsun.Doğdum ve geri teptim,biliyorsun hepsi bu...Sökülmek kaderimmiş,bütün yamalar tabu...İki şıklı bir soruyum:
-Ya suskun bir ağırlık,ya tarifsiz maskara...
Hiç başka birşey olmayan saat,gelip çatınca birgün...Sevgilim ol!..İletişimim!..Çatalkaram!..Çingenem!..Fotokopin geçersiz,tek nüshalı kal birtanem!..Seninle doldu gönlüm,tuttum soluklarımı.Kova belleme.Sen de,kapa musluklarımı.
Seni bilmek soruların en zoru...Bir sen vardın bende benden içeru.Yalnız sen seveceksin beni.Yalnız ben seveceğim seni.Yalnız ben ağlayacağım seni.Yalnız sen ağlayacaksın beni.Bir ben özleyeceğim seni.Bir sen özleyeceksin beni.
Hiç başka birşey olmayan gün,uzaklığından öpeceğim seni.Hayat bitince,bir balıkçının oltasına takılan lastik bir çizmede bulsalar bizi.
Sevseler,sevgiler biriktirip...Çizseler suya bizi.
Kaybolsak,üzülseler.Sırça kalpler kırılsa...
Çücuklar ağlasalar...Çocuklar ağlasalar...Herşey gitse gitse de hüzünler bize kalsa.Ah yaşamak dedikleri oyun,senden ibaret olsa.Ah ölümün kontenjanı yalnız benimle dolsa!..
Huzurum yok güzelim,böyle nahoş bitemem.İçim sende dururken,ben dışımla gidemem.
-Masalcı masalcı!..İndir kepenklerini.Acıtıyor masallar,unut bildiklerini...Bir varmış,hiç yokmuş,biliyor muydun bunu?Çeke çeke getirdin içimizin sonunu.Artık sevmeyeceğim,işte budur kararım!
Alkışlayın,durmayın,baylarım bayanlarım! Kötü bir espriyim,işte huzurlarınızda:
-Ölümün küçük gözleriyle yaşadım aranızda.
Ölümün küçük gözleriyle...yaşadım...aranızda...
Ölümün küçük gözleriyle...
Ölümün...
GÖKHAN ÖZCAN
Bir kuyruklu yıldız gibi kapılıyorum karanlığa...
Düşüyorum dışımdan içimdeki boşluğa...Bir ben oluyorum...Bir sen...Bir ben ölüyorum...Bir herşey...Masalları bile böyle başlıyor dünyanın:
-Bir varmış,bir yokmuş...
-Masalcı masalcı! İyi söyledin hoş söyledin de,hani gökten üç elma düşecekti? Sana inananın annesi gözlü kurabiye yapsın mı? Gözlü kurabiyelerin gözleri çıksın mı? Ne sanıyorsun sen beni? Ben güzelim bir kere.Söyle aynam güzel miyim? Söyle aynam bu ben miyim?Ölüleri sever miyim? Dirileri bilir miyim? Nerede o koskoca dünya? Ben nerede? Sen nerede?
-Masalcı,ey masalcı! Masallarım nerede? Nerede o eski çocuk? Peri kızları nerede? Nerede başka birşey? Nerede herşeylerim?
Ben senin herşeyinim.Sen benim herşeyimsin.Hiç başka birşeyi olmadığım yalan,sen senken,ben de ben,bir çift ayakkabıya sığmıyoruz ikimiz.Sen beni seviyorsun.Ben seni seviyorum.Sen seni sevmiyorsun.Ben beni sevmiyorum.Bir gün öleceğim kestirme ya da uzak.Bir ben bekleyeceğim seni,bir de bu mavi kazak.Bu dünya çok acıklı sevgili yalan,bu dünya çok acıklı.Ellerimizi olsun çekelim yaşamaktan.
Ah yaşamak!..Çılgın fikir!..Pis şaka!..Şöyle diyecekler arkamdan:
-Gördük ve bitti.Hiç başka birşeyi olmadığım yalan,ağlamanın kulbunu billur bir hasretle sundu.Gecenin kor alacasında ve mavinin yeşil sanılan tonuyla gözlerim ,savruk bir çobanın düzenli yalnızlığını seçti.Yaşadım.Yaşadım ya da kendimden geçtim.Büyüdüm. Büyüdüm de kaç kelime etmiş? Yalnız,bir çağlayanın ana rahminden,kendime,hep kendime sürüklendim.
Bilin,duyun,görün ey insanlar!..Ben de sizin gibi geldim.Ağladım bunca sene,bilmem ki ne anlama geldim? Ben geldim gider oldum.Toprağı avuçladım,bilmeden heder oldum.Yağmur gibi ağladım,gözlere keder oldum.Yağmur yağmıyor şimdi,şimşek çakmıyor.Arap kızları uzak,camdan bakmıyor.Sanki dünya sevgilerini benden saklıyor.
-Masalcı masalcı!..Gözlerin dolansın birbirine.Ellerin kepeklensin.Çenen düşsün yerlere.Kaşların kilitlensin.Yalancısın yalancı!..Yüzüne kimse bakmaz.Ateşlerin toplansa,yatsı mumunu yakmaz.Hem ağlar hem dinlerim.Kim bilir kıymetimi? En sona sakladım reel etiketimi:
-Tin tin tini mini hanım,seni seviyor canım.Sen bir fabrikatör kızı,ben acı patlıcanım.İnemezsin yanıma,bir garip solucanım.
Ah benim şu zamansız gençliğim,erkenliğim!..Ah şu düzenler bozan ,asimetrik benliğim!..Yoluna halılar gibi serili tenim.İçime Günah Kent kurdular benim.İçime ...Günah-Kent...Kurdular...Benim...
-Masalcı masalcı!..Neden pot kırıyorsun? Deveyi ağlatıyor,pireyi sıkıyorsun.Doğdum ve geri teptim,biliyorsun hepsi bu...Sökülmek kaderimmiş,bütün yamalar tabu...İki şıklı bir soruyum:
-Ya suskun bir ağırlık,ya tarifsiz maskara...
Hiç başka birşey olmayan saat,gelip çatınca birgün...Sevgilim ol!..İletişimim!..Çatalkaram!..Çingenem!..Fotokopin geçersiz,tek nüshalı kal birtanem!..Seninle doldu gönlüm,tuttum soluklarımı.Kova belleme.Sen de,kapa musluklarımı.
Seni bilmek soruların en zoru...Bir sen vardın bende benden içeru.Yalnız sen seveceksin beni.Yalnız ben seveceğim seni.Yalnız ben ağlayacağım seni.Yalnız sen ağlayacaksın beni.Bir ben özleyeceğim seni.Bir sen özleyeceksin beni.
Hiç başka birşey olmayan gün,uzaklığından öpeceğim seni.Hayat bitince,bir balıkçının oltasına takılan lastik bir çizmede bulsalar bizi.
Sevseler,sevgiler biriktirip...Çizseler suya bizi.
Kaybolsak,üzülseler.Sırça kalpler kırılsa...
Çücuklar ağlasalar...Çocuklar ağlasalar...Herşey gitse gitse de hüzünler bize kalsa.Ah yaşamak dedikleri oyun,senden ibaret olsa.Ah ölümün kontenjanı yalnız benimle dolsa!..
Huzurum yok güzelim,böyle nahoş bitemem.İçim sende dururken,ben dışımla gidemem.
-Masalcı masalcı!..İndir kepenklerini.Acıtıyor masallar,unut bildiklerini...Bir varmış,hiç yokmuş,biliyor muydun bunu?Çeke çeke getirdin içimizin sonunu.Artık sevmeyeceğim,işte budur kararım!
Alkışlayın,durmayın,baylarım bayanlarım! Kötü bir espriyim,işte huzurlarınızda:
-Ölümün küçük gözleriyle yaşadım aranızda.
Ölümün küçük gözleriyle...yaşadım...aranızda...
Ölümün küçük gözleriyle...
Ölümün...
GÖKHAN ÖZCAN



Logged










