SODOM-Gomore’yi hatırlatan, bunca şehidin kutsal ruhları üzerinde adeta şuursuzca tepinen güruh sadece dün saydıklarımdan ibaret değil elbette...
PKK’nın adı var ve hunharca kıydığı Kürt-Türk sivil vatandaşlarla gencecik evlatlarımız Kürt kökenlilerin de bulunduğu Türk gençleri, Mehmetçiklerimiz... (Bu çetenin neden canlara kıydığını anlamak mümkün değildir!.. Oysa daha 1984’ten beri, bu can alma vahşetinin içerisinde olmasalar, Türkiye’yi eline geçiren siyasilerden bütün beklentilerini söküp almaları mümkünken, bu taleplerini sadece ve sadece cinayetleri önledi... Neyse bu ayrı bir yazı konusu...)
Bu çete, vahşi bir cinayet şebekesi olmasa, bunca cana kıymamış olsa,üzerinde kara nokta olarak geriye, siyasi despotizm ve nüfuz tacirliği, devlet ihalelerine çöreklenme (!), insan kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, arazi yağması, haraç, kadın ticareti gibi ayak takımı pislikleri kalıyor!..
Ve bendeniz kendi hesabıma derim ki; Bu şebeke eğer ki cana kıymamış olsa idi, cinayetten uzak durmuş olsaydı üzerlerine kalem oynatmazdım pek fazla!.. Çünkü beyim, bu durumlar adi vakadan işlerdir ve sıradandır da!..
Ve ozaman, yani cinayetlerden azade bir PKK’dan kat be kat daha büyük alçakların mevcudiyeti de daha net olarak ortalıkta olacaktır...
Bir başka deyişle, öylesi alçakların kuşatması altındadır ki bu cennet vatan, içindeki çakal sürüsü tarafından milim milim kemirilmektedir ve bu çakallar, PKK canavarlarına yakın alçaklıktadırlar kendi ülkelerinin tahribi konusunda!..
Bu alçaklıkları örneklemeden, size bir haber aktaracağım ve bir karara varmanızı dileyeceğim... İstanbul’da tarihi tütün deposunun başına gelenleri değerlendirir misiniz?.. “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, özel şirkete satılan tarihi tütün deposunun restore edilerek otel yapılması yönündeki projeye onay vermişti. Bu projeye göre tarihi duvarlar korunacaktı ancak Kurul’un daha sonra duvarın “Yıkılması” yönünde karar değiştirdiği iddia edildi. Mimarlar Odası Danışma Kurulu Genel Sekreteri Mücella Yapıcı, yıkıma tepki göstererek “1930’ların eski tütün deposu var, statik açıdan, hem fonksiyonel açıdan hem de mimari açıdan endüstriyel miras taşıyan bir yapımız vardır burada” diye konuştu. Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu ise ise “Yapılan fiili uygulamada, koruma kurulunun önemsediği cephelerin korunması ilkesi yok sayıldı ve bu cepheler yerle bir olmuş” dedi.”
Birkaç gündür dehşet içerisinde okuduğum bir haber vardı ve o haber şöyle idi... Bir Holding, Bodrum Güllük Körfezi’nde 49 yıllığına kiraladığı ormanlık kıyıda denizi “Kafasına göre” doldurmuştu... Bu holdingin patronu çok ilginç bir kişilikti!.. Kendileri Özal’ın Mesut’un ve bu dönemin iktidarının yıldız iş adamlarındandı... Özal’dan sonra biraz sarsılmış ama Mesut abisi kendisini kurtarıvermişti ve bu günlere emanet etmişti! Her ne ise, bakınız bu “Dolduirma” işinin parmak ısırtan ayrıntıları nedir!!.
“Firma 1200 yataklı tesisin inşaatından çıkan molozları denize boca etmişti” ve çevre ayaklanmıştı... Tepkiler üzerine meseleyi “Soğutmaya” almışlardı ve ahaliden balıkçı Hasan Tokcan “Bu dolgu kalkacak mı diye görmek için Göltürkbükü’nden buraya geldim. Şirket ‘Devletten güçlüyüm’ diyor. Bunların kimseden korkusu yok” diyordu...
Zira!.. Devleti yönetenler, yaklaşık üç futbol sahası büyüklüğündeki dolguyla denize dalan bu şirketi, 16 Nisan günü Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında, turizme katkılarından ötürü plaket verdi!.. Bu “Kokulu” işin içinde kaymakamların valilerin adı geçiyor!..
Daha ne diyeyim!?. “Bu işler nasıl bu kadar kolay oluyor. Bu sahipsizliğin sebebi ne” diyeyim ama cevabı belli gibi...
Habere bakın... “Türkiye’de işadamları, rantiyeler, doktorlar ve avukatlar yoksulluk sınırının altında yaşıyor(!) Ortalama gelir vergisi beyanlarına göre 81 ilin tümünde beyannameli gelir vergisi mükellefleri yoksulluk sınırının altında yaşam sürdüyor. Hiçbir ildeki ortalama kazanç tutarı, Türk-İş’in nisan sonunda ilan ettiği 2 bin 336 YTL’lik yoksulluk sınırına ulaşamadı!.. Sadece İstanbul, Ankara, Bursa, Eskişehir, Aydın, Denizli, Zonguldak, Balıkesir, Manisa, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Muğla, Adana, Ordu, Kocaeli, Trabzon ve Çanakkale’de açlık sınırının üstüne çıktılar. 43 ilde gelirler, asgari ücret kadar da olamadı...”
Bu anlatıklarım neyin sinyali?..



Logged




