Bir haber dolaşır semada pulpul; Kılınçlar bilensin akın var Çin’e. Yiğitler at sürer düşman içine; Tarihe hükmeden bir ses duyulur: - Vur! TÜRKLÜK aşkına vur!
Yüklenir bir ülke oymak ve avul, Sel olur ordular, batıya akar. Uçar elden-ele bozkurtlu bayraklar. Emreder bir başbuğ, sade ve vakur: - Vur! BAYRAK aşkına vur!
Karışır top sesi, nal sesi, davul.. Çağdan çağa çığır açar gemiler. Bir hâkan atını denize sürer Ve der ki: “Yıkılsın Bizans’ı koruyan sur, ” - Vur! FETİH aşkına vur!
Parçalanmak istenir bir ülke, Anadolu’dur: Şahlanır bir anda bin yıllık hınçlar; Eser poyraz poyraz eğri kılınçlar, Kütahya düzünde kelle savrulur... - Vur! TOPRAK aşkına vur!
Ya... işte tarihin böyledir oğul! Geçmişten hız alsın geleceğin de.. Göster Türklüğünü tunç bileğinle! Bu dine, bu ırka ve bu toprağa Sataşmak isterse herhangi gavur: - Vur! ALLAH aşkına vur!
Vur Emri(sh.16)
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Umutlar katiLLer elinde siLah oLmuş, sevdaLar çocuk eLinde oyuncak.Isyan kapısını kiLitLedim yüregimde, birdaha açıLmamacasına.Icimde kopan firtınaLarı hayaL denizine savurdum avunsunLar diye.SessizLiğimi bent yaptım gözyaşLarıma.Ama çığLıklarımı susturamadım gönüL üLkemde...
Dost yolları nakışlandı kanımdan Sevdiklerim vergi keser canımdan Sükûta muhtacım, ayrıl yanımdan İncitip günaha girme boşuna.
Aşk koymuşlar ıstırabın adını Alamadım yaşamanın tadını Yapacaksan eğer bana yardımı Öldür kurtar, ilâç verme boşuna.
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Yorulmam deme gönül mutlaka yorulursun Ortada seyrederken kenara savrulursun Zamanın tenceresi, penceresi çok farklı Temmuz’da buz tutarsın, Ocak’ta kavrulursun..
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Senin ak alnından, gök gözlerinden Önce dallar, sonra yapraklar öpsün. Eğilsin yıldızlar, tutsun elinden Gecelerden sonra şafaklar öpsün.
Aşk diyorlar en mukaddes hayale Ve sen de düşesin o sonsuz hâle Hazdan dudakların olsun bir lâle Güller, karanfiller, zambaklar öpsün.
Sende kemal bulmuş renk, şekil, biçim Yaşamanın öz suyusun bir içim Olanca suların sağlığı için Seni her gün göller, ırmaklar öpsün.
Kumral saçlarında nisan yağmuru Yazın, ak yüzünden gölgenin moru Ağzından en serin, hem de en duru Kayalardan akan kaynaklar öpsün.
Çimenler okşasın ayaklarını Çiçekler koklasın parmaklarını Ben öpmeden önce yanaklarını Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün.
Kıskançlık çakılı kazıktır serde Bölünsün bu rüya en tatlı yerde Seni canlı kullar öpmesinler de Kefenler sarılsın, topraklar öpsün.
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Çileyi koklayıp gül niyetine Zindana girersen, beni de çağır. Sabrı, kanaatı bal niyetine Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime Bazen iki güneş doğar içime Bazen gam yağmuru yağar içime Sen beni ararsan, beni de çağır.
Dostların var ise divanelerden Göz yaşın aktıysa minarelerden Binlerce senelik viranelerden Birşeyler sorarsan, beni de çağır
Ezelin ezelden öncesi vardı, Yine sonsuzluktur sonsuzun ardı. Zaman yumağına bizi kim sardı? Aklını yorarsan beni de çağır.
Dışarda göz yanar, içerde yürek, Taahhüt ehline tahammül gerek. Mazlum yarasına merhem diyerek Göz yaşı sürersen beni de çağır.
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir, İki gözüm pınar oldu gel gayrı. Elim değse akan sular tutuşur İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı, Sanma ki garibi eller düşündü. Bebekler evlendi, yollar aşındı Kozalaklar çınar oldu gel gayrı.
Hesap et, gideli sen gurbet ile Otuz ay tutuldu kolay mı dile? Hapisler, sürgünler, esirler bile Sılasına döner oldu gel gayrı.
Gönlüm sende, gözüm yollarda durdu, Saat isyan etti, takvim kudurdu. Hasret hançerini bağrıma vurdu Yüreciğim kanar oldu gel gayrı.
Emeği boşadır yuvasız kuşun... Nerdeyse toprağa değecek başın. Beni düşünmezsen kendini düşün Herkes seni kınar oldu gel gayrı.
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Kör dünyanın göbeğine Hak yol İslâm yazacağız. Kuşların göz bebeğine Hak yol İslâm yazacağız.
Yola, ağaca, pınara Esen yele, yağan kara Yağmur yüklü bulutlara Hak yol İslâm yazacağız.
Koç burcuna, yay burcuna Bebeklerin avucuna Minarelerin ucuna Hak yol İslâm yazacağız.
Bucak bucak, köşe köşe Kara taşa, kor-ateşe Yıldıza, aya, güneşe Hak yol İslâm yazacağız.
Askerlerin miğferine Kağnıların tekerine Buda´nın tunç heykeline Hak yol İslâm yazacağız.
Her kapının eşiğine Her sofranın kaşığına Balaların beşiğine Hak yol İslâm yazacağız.
Herkes duyacak, bilecek Saklanmaz gayrı bu gerçek Yaprak yaprak, çiçek çiçek Hak yol İslâm yazacağız.
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Ya... işte böyledir kardeşim Hasan 'Kazan ver, yiyelim, sen bak' diyorlar. Yiyince dursalar gam değil amma, Üstelik, adama 'ahmak' diyorlar.
Tecavüze uğrar din, ahlâk, töre De gel haber anlat sağıra, köre Utanmadan bir de göz göre göre, Herifler, boynuza 'kulak' diyorlar.
Yıkıp devirmektir tek çabaları Menfaatsiz olmaz merhabaları Bir kızıl baykuşun kör hempaları Ayağa 'baş', başa 'ayak' diyorlar.
Sen ak'a ak dersin, onlar 'kara' der Sen Allah dedikçe, onlar 'para' der Bilemedik gitti bu ne biçim yer Namusun kirine 'kaymak' diyorlar.
Gayeleri gedik açmak her safta Gezer ellerinde kirli bir yafta Aldatamazlarsa 'mürteci', softa Aldananlara da 'salak' diyorlar.
Bunlar sosyal adaletin tellâlı Bunlar sol açık'tır, sola sevdalı Bunlar su içerken ıslık çalmalı Öyle ya vatana 'otlak' diyorlar.
Söyletme be Hasan, dert kucak kucak.. Sardılar her yeri köşe ve bucak Yetmez mi, kemiğe dayandı bıçak? Ayının postuna 'bayrak' diyorlar.
Derler ki: Siz susun biz söyleyelim; Hep biz yönetelim, hep biz yiyelim. Artık bu oyuna hayır diyelim Biz sustukça onlar, 'korkak' diyorlar...
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Ergenekon kardeş çok sevdiğim bir Karakoç şiiride benden olsun
BAYRAMLAR BAYRAM OLA -1
Güneş yükselmeden kuşluk yerine Bir adam camiden döndü evine Oturdu sessizce yer minderine
Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..
Eli öpüldükçe içi burkuldu Konuşmak istedi, dili tutuldu Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu
Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı Adam “he ya” dedi, gözü kapalı..
Düşündü kış yakın, evde odun yok Tenekede yağ yok, çuvalda un yok Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok
Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını Adam “evet” dedi, sıktı dişini..
Çalışsa ne iş var, ne cepte para Dağ oldu içinde büyüyen yara Dikti gözlerini karşı duvara
Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı Adam “öyle” dedi, bağrında sızı..
Döndürse yönünü herhangi dosta Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta Aylar, yıllar, günler erirken yasta
Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı..
ABDURRAHİM KARAKOÇ
Logged
Kimi sessiz yaşayıp öyle göçer; Kimi teşyi olunur kollarda..... Biri vardır; yaşamış fırtınalı; Kalacaktır tükenip yollarda...H.N.A Avatarım Bayrağa aşık küçük kızım,adım iftiharım,imzam yaşadığım hayatın özetidir. (Tefrika girmezse bir millete düşman giremez.Toplu vurursa yürekler onu top sindiremez.M.A.E.)
Allah razı olsun...bu konudaki "isyanlı sükut" adlı şiiri okumanı isterim...çok güzel...
« Son Düzenleme: 04 Aralık 2006, 11:13:13 Gönderen: ergenekon007 »
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Göz değdi köyümün güzellerine ELİF, yad ellere göçtü be Hasan. SEVGİ size ömür; dört kulaç önce, Ecel çorbasini içti be Hasan.
ASALET, babasız çocuk doğurdu Nazlı HÜRRIYET'i haydutlar vurdu Viraneye döndü TÜRKHAN'ın yurdu Köyün tadı-tuzu kaçtı be Hasan.
ADALET felç oldu, yürür değnekle NEŞE ne halt etsin soğan-ekmekle... GÖNÜL delirdi de yol beklemekle, İsyan bayrağını açtı be Hasan.
SAADET'in adı HÜLYA'dır şimdi Her gün birimizi aldatır şimdi UMUT'lar rüyada, faldadır şimdi Unut, eski günler geçti be Hasan.
FAZİLET'i gelin ettik gurbete Kimbilir... belki de gurbetten öte Yağlı SERVET garaz eder ÜLFET'e Ara yere nifak saçtı be Hasan.
ZEYNEP bize küskün, İFFET sürgünde Rezalet, felaket yağar her günde... Yedi HASLET verem olur bir günde, ÜLKÜ kötü yolu seçti be Hasan.
Burada ne düğün, ne BAYRAM kaldı... En güzel UMUT'lar dalda ham kaldı! Korku, hasret, isyan, keder-gam kaldı Binalar temelden uçtu be Hasan.
Işte böyle... Malûm ola hâlimiz Naçar, böğrümüze düştü elimiz Güven duyduğumuz her güzelimiz Bizlere bir kefen biçti be Hasan.
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Ne çekersek deliden-kaçıktan çekeriz. Ve bir de yarımdan buçuktan çekeriz. Beri tarafta gözü gönlü kapalıdan Öte tarafta eti açıktan çekeriz.
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...
Başsız başsız erkâna ayırdık baş çukuru Zamanla boş adamlar doldurdu boş çukuru.. Çukurlar çukur için artık kavga yapmasın Kesin hepsine yeter görkemli Buş çukuru..
22.11.2006/Vakit
Abdurrahim Karakoç
Logged
ESKİ BİR SEVDADAN KURTULMUŞUM, ARTIK BÜTÜN KADINLAR GÜZEL, GÖMLEĞİM YENİ, YIKANMIŞIM, TIRAŞ OLMUŞUM, SULH OLMUŞ, BAHAR GELMİŞ, GÜNEŞ AÇMIŞ, SOKAĞA ÇIKMIŞIM, İNSANLAR RAHAT, BEN DE RAHATIM...