Deniz gibi saf sana olan aşkım, Bazen aklıma takıldı soramadım, Beni Seviyor musun Diye...
Yağmurlar yağarken bazen ağladım... Rüzgarla birlikte sildim gözyaşlarımı... Düşüncelerimden seni asla atamam, Öyle seviyorumki seni...
Aklımdan bir an cıktıgın var mı? sor bana... Cevabım asla olur bunu sakın unutma... Seni unuttugum gün öldüğüm gündür...
Seni sevmiyorum sanma sakın, Seni sevmesem yazar mıydım adını her yere, Kalbime Kazıdım, Alnıma Kazıdım adını... Seni Öyle seviyorumkii... Anlatılcak Kadar Küçük Değil Sana Olan Sevgim....
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: sEvgİm...... oyunları, sEvgİm...... programı, sEvgİm...... oyunu indir, sEvgİm...... program yükle, sEvgİm...... download, sEvgİm...... hikayeleri, sEvgİm...... resimleri, sEvgİm...... haber, sEvgİm...... yükle,
sEvgİm...... videosu, sEvgİm...... msn eklentisi, şarkı sözleri
Sevdim seni, aşkımdan sanki asırlar geçmiş gibi, sanki senden kopamayacak kadar bağlıyım sana, beni öyle düğümledinki kendine, beni öyle sardınki bedenine, asırlar boyu içinde bir yerde konaklayacağım... sevdim seni, sevgimden bir zerre eksiltmeden, bu aşka ihanet etmeden, bu sevgiye bir söz bir göz değdirmeden sevdim... sana şimdi öyle hasretimki, öyle seviyorumki seni bilemezsin... sevdim seni, seneler aratsada sevgiyi, azrail her saniye çalsada kapımı, gönül yorulsada, sevda bahçemde aşk gülllerim solsa da sevdim seni, bu dünya başıma yıkılsada sevdim... sevdim seni, hala da seviyorum, hala da yakıyorum bu ateşi, sönen közleri görmeyen gözleri yakıyorum yeniden, sevgilere bağladım ümitlerimi, aşklara haykırdım yıllara ah çektim... sevdim seni, bozmadan bu yemini, hiç bıkmadan hiç usanmadan, birgün döner deyipte ağlarken bile sevdim... geceleri bir hayale kapılıpta düşersen gönlüme, bende seni oraya hapsettim, hapsedeceğim, bir daha çıkmamak üzere...
Öyle anlar vardır ki anlatılmaz, hissedilir... Mutluluk gibi, sevgi gibi... Sadece yaşarsın Öyle ki, kelimeler kifayetsiz kalır anlatmaya, Ya da bulamazsın mutluluğu anlatacak kelimeyi Anlatmaya çalışırsın ama beceremezsin... Denersin, saçma gelir başkasına Bir kuş kondu yüreğime, aldı uçurdu beni, pırpır etti yüreğim Sen de anlamadın dimi? Yine bazı anlar vardır ki, onlar da anlatılmaz Ayrılık gibi, Yalnızlık gibi... Kime ne anlatabilirsin, Kimi boşver unut der, kimi zamanla geçer Ne anlarlar ki Sen yaşamışsın sen hissetmişsin Bir ara anlatmaya çalışırsın yine beceremezsin... Bir kor düştü yüreğime Boğazım düğümlendi, yaktı kavurdu beni... Acısını ruhumda hissettim... Yine anlamadın di mi? çünkü anlatamadım... Tek kişilik oyun gibi, ben oynadım Sen seyrettin...
Anlamsızlığın içinde yok oluyor gece Kapı çalınıp açıldığında umuda Yalnızlık içeri girip sarılınca boynuna Ruhunu senden alıp götürmek istiyor Gücün kalmamıştır artık teslimiyet aşka hangi dumanlı geceden düştün ki dizelere arsız duygularımın yüzü mahcup sensizlik dar ağacım yaprak misali savruluyor zaman içinde kayboluyor insan sevdayla pazarlığım vardı oysa yüreğim çivilenince hasrete buruşmuş bir ömürde ertelenmiş sözler kaldı umutlarım bir güvercin kanadında kırık sözcüklerin ucuna yükledim duyguları ki düşenler! sessiz harfleriydi yüreğimin boş başak taneleri gibiyim başım dik gözüküyor ama rüzgarın ezikliği içime işliyor savuruyor beni, sensizliğin çaresizliğinde... yar sevmedim üstüne sevemedim canım can kalkan olmuş sevdan yüreğime...
Şimdi yüreğimin gelgit sahillerinde Mevsim sonbahar, Unutulmazlığın hazan bahçelerinde savrulur, Sararmış hüzünlü yapraklar Sözler önemini kaybetti biliyorum, Kelimeler yetersiz, suskun Suskunluğum Az sonra Kaybolacak, yok olacak Ve Bitecek bir hayatı Bilerek İzliyor olmamdan Hep bir açık kapı bıraktım, Pişmanlıklar olmasın diye, Hayatımızı esir alan gurur Bugün yenilsin diye Bu yüzden; Duyduğun öfkeye, nefrete Bir meltem oldum estim Estirdiğin kasırgada Kum tanesi oldum Savruldum Ezildim küçüldüm yok oldum Karşında Durulursun Anlarsın sandım Dostluğunu istedim, dostluğumu sundum sana Şüphe duydun Tıpkı ölüm gibi; Bir gün önce sevdik... Bir gün sonra kaybettik...
Olabilseydim mesala bir yağmur damlası içindeki oksijen olsaydım içine çektigin nefes teninde parlaklık ruhunda dua olabilseydim. her an bana ihtiyaç duysan ben olmasam sen yaşayamaz olsaydın...
kaybolan umutsuzluğun içinde umut olabilseydim beni arasaydın düşüncelerinde bir ben çaren olsam ben olmasam sen çaresiz olsaydın...
yatağına kıvrılıp girdiğim rüyan olsaydım dudaklarına ninni söyleyebilseydim geceleri düşünde gündüzleri hayalinde olabilseydim ben olmasam sen uyuyamaz olsaydın...
gözlerinden süzelen bir damla yaş olsaydım her özlediğinde aksaydım yanaklarından bir öpücük gibi konabilseydim bak yanındayım dermişcesine sevincin olabilseydim her sevindiğinde ben olsaydım ben olmasam, sen üzülüyor olsaydın...
bir yelkenli olsaydım engin denizlerde sende bir rüzgar açılıp sana gelseydim içimde dalgalanmalarla her estiğinde kucaklasaydım ben olmasam sen esmez olsaydın...
ben buralarda değilde senin yanında olabilseydim ben olmasam sen yalnız olsaydın...
dudaklarında bir melodi gözlerinde bir damla yaş yüreğinde bir volkan olabilseydim...
Uçacak zannetmezdim kanatlanıp da yüreğim birgün Uçmadım desem yalan, uçup gittim sana doğru Çıkar mı diye sorarken karşıma sevecek biri Ben sevmedim diyemem, sevdalar sana doğru...
Bir kaçış mı bilemem getiren beni sana Bir inat mı bilemem aşkı yaşatan bana Kaderse hiç diyemem bağlayan birbirimize Ben kayboldum diyemem tüm yollar sana doğru...
Tükendikçe korktum yıllar, ya biterse umutlarım Zamanı yitirdikçe ürktüm, ya geçerse arzularım Dünleri unuttukça beklediğim yarınlarım Ben tükendim diyemem yarınlar sana doğru...
Sen gidiyorsun aramızdan Her yerde görülmedik bir telaş Sanki kıyametler kopuyor Ses gelmiyor maveramızdan Yeryüzü kararıyor Sen gidiyorsun Ellerinde ellerim Yüreğinde yüreğim gidiyor...
Hangi şiire başlasam suskunum sana Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun Güneşte kavrulan bir kum tanesi Çatlayan dudaklarım oluyor her gece Yağmura suskun yaşamaya suskun Haykırabilsem Belki bir nehir köpürebilir sesimde Silinebilir kuraklığın bütün izleri Upuzun çöller vadileşebilir içimde
Hangi güzelliği özlesem suskunum sana Yürek boşluğunda bir of kadar suskun Özlüyorum seni masmavi Koşuyorum sana bembeyaz Ve kahroluyorum bir anda kapkara Ah oluyorum Of oluyorum Ve susuyorum Oysa haykırabilsem Işık yumağı bir pınar olur soluğum
Hangi türküye uzansam suskunum sana Ağıt ağıt, özlem özlem suskun Tut ki vurulmuşum Aşktan ve kandan bir damla olmuşum Bir saçlarının rüzgarına Bir de ağzının kıyılarına konmuşum Hangi dalga silebilir beni senden Hangi kasırga koparabilir Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum Coşkuların her şahlanışında Sana deprem deprem susmuşum Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum
Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası Sözlerinde baskı yasası yeter Hangi kavgayı özlesem suskunum sana Zafer sabahlarında gece kadar Bayram sabahlarında yas kadar suskun Böyle güzelliklere de Böyle suskunluklara da lanet olsun Al bu suskunluğumu al artık Al ki Bütün gürültüler kahrolsun!...
Aşkı yağmurlu bir kış gününde tanıdım, Soğuk bir günde aşkın ateşiyle ıslandım... Şimdi mevsim sonbahar, Ben hala sana aşığım... Dışarıda yine yağmur var, Kalbimde yine bir ateş yanar... Her yağmur aşkımın yıldönümü sanki, Her yağmur aşkımın şarkısını çalıyor gibi, Bir melodi fısıldıyor kulaklarıma Yağmurun her damlası, yağmurun her çisesi...
Aşkı yağmurlu bir günde tanıdım... İlk defa o gün dinledim aşkımın bestesini, İlk defa o gün sevdim yağmurla gelen birisini... İlk defa o gün, Ve şimdi de bugün, Yağmur yağdığı her gün Bir şarkı geliyor kulaklarıma, Aşkımın şarkısı çalıyor sokaklarda...
Ben aşkı yağmurlu bir kış gününde tanıdım, Ben aşkı ilk ve son kez seninle yaşadım...