bir ay doğdu ,niye doğdu..beni kederlere boğdu… yokluğun ömrümü sardı, tütün bastım ay yarama.. geceler ömrümü sardı, tütün bastım ay yarama…. Vedalaşmadan gidersen yürek anlar ayrılığı, Ayrılıkta sevdadandır, bilirim ben sevdalığı...
Logged
senin olmadığın sokaklarda izimi kaybediyorum.. çıkmaz aşklara gidiyorum.. nerede bir boşluk görsem; dalıp dalıp bakıyorum.. ve ne zaman baksam; her boşlukta gözlerine düşüyorum..
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) oyunları, seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) programı, seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) oyunu indir, seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) program yükle, seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) download, seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) hikayeleri, seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) resimleri, seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) haber, seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) yükle,
seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) videosu, seyduna ve şehrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) msn eklentisi, şarkı sözleri
_aK Ve giT yüRek suYum aK Ve giT.. iSteR deRin suLar giBi dinGin,iSteR deLi suLarca öZ kuYusunu kaZıP.. bıRak iÇimdeki yaTağın kuRusun, bıRak haSretinLe yüReğim kavRuLsun saBah göZünü aÇmadan güNe,gözLerin deĞmeden yüReğime.. giT teRket..! giTmek heR aKarsuyun yazGısıdıR..._
Logged
Biri sana sorarsa; Sana, beni sorarsa; Gitti, der misin? Gittiğimi söyler misin? Gidiyorum ben sana Benimle gider misin?
Ey bu çağın Nuh'u! Sen denizden eser yokken karada gemini yapmaya devam et. İnsanların söylediklerine aldırma. Bittim! dediğinde deniz ayağına gelecektir
cümlelerin renksizleştiği anların birindeyim, dilimde çuval çuval kelime var yığılmayı bekleyen. sevdiğim! kadehimi doldur hüzünlerle, bu anı hatırlamak istemiyorum..! bu kabulleniş ben değilim biliyorsun, gidişindeyse mutluluğun, yolun açık olsun..
“öpüyorsam ayrılığı gözünden söküyorsam yüreğimi göğsümden geçiyorsam gözlerinin içinden sana olan sevdamdandır bilesin”
iklim iklim seriliyor bakışların.. kirpiklerin demir parmaklık, baktığın uzaklara sürülüyor sevdam, boğuluyorum. etten bir duvar olasım, yoluna serilesim geliyor; zor tutuyorum kendimi.. içimden bir ses geri döneceğini söylüyor, inanmak isteyip kalemini kırıyorum elvedanın..
isyanlarım bastı sensiz bu kenti, faili meçhulleri arttı sessizliğin, hüzünler bire bin veriyor gidişine…
boynumu büküyor, dudağımı büzüyor, kendimi ilk rüzgara teslim edecek kadar güçsüz hissediyorum. sirenleri çalıyor yalnızlığımın, yanımda sen olmayınca yürüdüğüm yollar bir bir kararıyor, gözlerimden akan kanlarla kızıllaşıyor her yer.. sol yanım uyuşuyor.. bu şehirde sadece çığlıklarım var, sana dokunamayacağım kadar yoksun artık..
“meğer ne yalnızız insan olmuşsak yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak yeri gelmiş acıya da gülmüşsek sana olan sevdamdandır bilesin yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek sana olan sevdamdandır bilesin”
giyindim karakalem gülümseyişlerimi, ilk adımı attım. başı sonu yok içine düştüğüm boşluğun, bir körkuyu.. yalnızlık bu olsa gerek; senle dolu, düşe kalka bir yapayalnızlık.. zulaladığım düşlerimle yerçekimi infilak etti sanki.. hapsettiğim umutlarım firar planları kurarken ben yine göğsümde pamuklara sardım acılarımı..
“karşılıksız sevebilmekse sevda gerçek seven küle dönmüş her çağda elim kolum bağlanmışsa kıyında sana olan sevdamdandır bilesin”
yakıyorum yüreğimi cehenneme inat, üşümesin yokluğun.. sustukça konuşuyorum, kızgın bir demir gibi yaralarımı dağlayan gecelerle boğuşuyorum.. tek çözemediğim şey var; göz kapaklarıma ağırlığını mı sürdün sevdanın giderken¿ güneşi göremiyorum….
Sen hiç mi bahar görmedin Yüreğin aşka sermedin Beni kovsan gitmem derdin Yavan; kokusuz yalancı !
Şehirde ezgimiz yandı gittin Deva bulmam, gözlerime değdin Şimdi kupkuru bir çöl gibi sözlerin Yavan, Kokusuz yalancı!
"Sana geldim Sana Sen de yeryüzüdür gökte bulan Ey Suların sonsuzluğu Bakışlarım demir atsın gözlerinin limanına Fırtınalara yorgun yüreğim ; Sana Bütün Sabahlarım sesinde ağarsin Keder tırmanmasın yüzüme bir daha;Sarmaşık gibi; Öpüşlerin damlasın çöl dudaklarıma Biliyorum; Yüreğim durgun sudur; dindiğim Korku kıyılarımı sildiğim Sana geldim Sustum ve yumdum İki damla ateş düşürdün gözlerime Al uslandır korsan bedenimi Gece kanat çırpsın parmaklarımda Birbirimizden kaçıracak yerimiz kalmasın Birleşsin yağmur soylu ellerimiz Bırak öpüşlerim ağzını kapatsın Uzun uzadıya susarak kalalım birbirimizde Sabaha söyleceyek Söz bırakmayalım Köpekler gibi havlayan acılarımız sussun Sevda çözmesin kendini bizden Sularca gülüşelim Yüreğim alıkoysun gitmelerimi Sana geldim sana"
En Kaynar su bile olsan Ateşimi sündürürdün Yüreğine bir sorabilseydin Bu zulümü bitirirdin!
Yangına el olanın Umutları ot olur Bir ömür yangınsız sevda Yanar yanar kül olur
Sen hiç mi bahar görmedin Yüreğin aşka sermedin Beni kovsan gitmem derdin Yavan; kokusuz yalancı !
İki ayrı baharın dalıydılar; biri ilk, diğeri sondu ve kan ter içinde bir yaz aralarında duruyordu. Bahara yenildiler. Şahrud taptazeydi. Filizdi. Yüreği güneşi içecek denli kar yangınıydı,her ucu ayrı bir yeşile sevdalı... Cemreler yaşamla arasında ana sütüydü.Toprak var gücüyle ayakta tutuyor,kendini ve doğurganlığını ona sunuyordu... Şahrud ise her dalı yeşile bir tomurcukla karşılık veriyordu.İçtiği her damla güneşle çiçekleri çıtlıyordu... Sanırsın rengarenk gülümseyen yeryüzüydü... Seyduna ölüme ölümüne yakındı. Çınardı. Şahrud`un giyindiğini soyunuyordu ve gelinsi dalları soyundukça çıplaklığından utanıyordu. Solan yüreğiyle her seher güne biraz daha sarı duruyor ve biliyordu: Ten soğuması çoğu kez elinde ak keteniyle vaktinden önce geliyordu. Ölümle yakın dostluğuna biraz da bu yüzden yakınlık duyuyordu. Seyduna`yla Şahrud`un tek ve bütün bağları ayrılıkları da olan mevsimin en uzak uçlarına tutunmalarıydı. Mevsim haziran sonunda kendini yakınca koptular. Artık birbirlerinin kışında bile yoktular...
« Son Düzenleme: 29 Mayıs 2008, 18:59:54 Gönderen: tAneCan »