Nerdesin
bahar mı güzel olan
sen misin güzel kılan baharımı?
demiştim...
gülmüştün sadece
gülümsemiştin..
sana açtım gözlerimi
ellerim sana uyandı
aklım geceden kalma, gündoğumlarına...
sen
yoktun!
bir bahar bu kadar mı keser zemheriye ansızın
güneş bu kadar mı mat bakar hicapla
hangi moleküller terk etti havayı
daralıyor soluğum
kafesim firarda
azalan ben miyim
sen misin çoğalan git gide bende
nerdesin?
çiçeklerim neden açmamış bugün
neden bayat bugün sabah ekmeği
su bitmiş
birikmiş çöpler
yanmıyor ocak
çaysız başlayacak bu sabah günüm
dellenip sataşacağım önüme gelene bilirim
sen..
yoksun!
bak kapıcı da gelmedi
parmağım yapıştı zile
dibe vurmuş damacana
düşmüyor telefonu sucunun
yağ yok,
tuz yok,
tadım yok bugün can, tadım!
sen
yoksun!
bir sabaha daralır mı bu kadar
dün gecenin koca balkonu
neden çarpıyor nesneler bana
kim
ayağıma takılan terliklerin sahibi
neden bozuldu ütü
prizler neden sallanıyor tek vidayla
hey Edison!
neden üç günlük şu ampullerin ömrü
acır mı canım
hisseder mi yüreğim
yumruklasam duvarları
sen
yoksun!
korkuyorum basmaya düğmesine
teknoloji pirinin...
ya açarsam
ya bakarsam
ya
ya
biliyorum...
orada da...
sen yoksun!
camdan baksam hani
yok yok...
hey be!
dünün acar bebesi
neden ağlıyor bu sabah avaz avaz
direniyor okul yoluna
neden agresif bugün annesi
yahu
çimdiklenir mi öyle zalim
el kadar kızın kulak memesi
kim o çimleri çiğneyen düz taban
belediyemiz uyuyor mu
atsam hani dışarı beni
bahar gelir mi geri,
eser mi hava buram buram
gider mi bu kız okula
sever mi anası yeniden
açar mı güllerim rengarenk
kim bilir
ömrü de uzar ampullerin ha
kapıcı gelir
telefona bakası gelir sucunun
tuz olur
yağ olur
şekerlenirim belki ha
hey yönetici neden bozuldu bu asansör
otomatlar neden yanmaz
ne halta seçtik ki seni
zaten
“O”da yok!
hay ben Graham Bell’inde
hay operatöründe
hay istasyonunda
bazında
neden çalmaz bu meret
sen
yoksun!
akrep hangi kazaya kurban
kalbimi tekledi yelkovanın
neden yerinde sayıyor
neden geçmiyor zaman
nerdesin
yoksun!
çıktım...
neden üstüme geliyor insanlar
ne günaydın ne selam
kimin tavuğuna kış dedik ki
makarna dağıtacak sanki başkan babam
bir kuyruk ki
akraba olacak millet az daha
arka sokaktakiler bile var da
sen
yoksun!
gelmeyen otobüsün de
olmayan biletin de
yer vermeyen göbeklinin de
ter kokan kadının da
sus....
tum!
ama sen
hala
yoksun!
akşam yoksun
geceye döndü gün
yoksun
bak sabaha kavuştu halkalı gözlerim
sen hala yoksun...
nerdesin
nerede?
yokluğun deprem
yokluğun azap
canım yanıyor canım!
yoksun!
yok musun?
Gülten Kahraman
http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=36144&siir=959799&order=oto