ben size Peygamber efendimizin geceleyin yatmadan önce yaptığı şeyi söyledim.ama vuslatım şafak kardeş gene bana dinle gelenekleri karıştırarak cevap verdin..kaşların alınmasına gelince bunu bende çok komik buluyorum ve senin dediğin gibi erkeğin birazcık ........ama sürme öle değildir...sürme gözlerin sağlığı için çok faydalı ve bu zamanla erkeklerden kızlara geçmiş birşeydir...Bu arada ben hac sürmesinden bahsediyorum yanlışlık olmasın............
Logged
GÖZLERİM GÖZLERİNDE AŞKI SEÇMİYOR,ONLARDAN KALBİME SEVDA GEÇMİYOR BEN YORDUM RUHUMU BİRAZDA SEN YOR,ÇÜNKÜ BENCE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN GÖNLÜMLE BAŞBAŞA DÜŞÜNDÜM DEMİN;ARTIK BİR SİHİRSİZ NEFES GİBİSİN, ŞİMDİ TA İÇİNDE BOMBOŞ KALBİMİN AKİSLERİ SÖNEN BİR SES GİBİSİN MAZİYE KARIŞIP SEVDA YEMİNİM BİRANDA UNUTTUM SENİ EMİNİM; KALBİMDEN KALBİNE YOK BİLE KİNİM BENCE ARTIK SENDE HERKES GİBİSİN
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: sizce erkekler sürme çekmelimi? oyunları, sizce erkekler sürme çekmelimi? programı, sizce erkekler sürme çekmelimi? oyunu indir, sizce erkekler sürme çekmelimi? program yükle, sizce erkekler sürme çekmelimi? download, sizce erkekler sürme çekmelimi? hikayeleri, sizce erkekler sürme çekmelimi? resimleri, sizce erkekler sürme çekmelimi? haber, sizce erkekler sürme çekmelimi? yükle,
sizce erkekler sürme çekmelimi? videosu, sizce erkekler sürme çekmelimi? msn eklentisi, şarkı sözleri
Benim asıl aklıma gelen şu oldu : Makyaj ve erkeklik arasındaki değişken ilişki !
Erkekler gözlerine sürme çekince "erkek" kavramının dışına taşmıyor. Bunu Barış Akarsu ya da Karayip Korsanlarındaki kişide görebiliyoruz . Kesin başka örnekleri de var ama aklıma gelmiyor .
Küpe takabiliyoruz artık . Saçımızı da boyatabiliyoruz . Bunları yaptığımızda "erkeklik" kavramından yine taşmış olmuyoruz . Galiba sadece ruj ve oje denilen hadiselerin gerisindeyiz. Bunları kullandığımızda hâlâ "erkek" kümesinin bir elemanı olamıyoruz.
aman cekmesinler cekenlerde zaten topdur.. öncelilke ağzını toparla.. nickin herneyse....sen sürmeyi neden çekiyorsun erkeklerin sana ıslık çalmaları için mi??yada arkandan bir parmak işareti gelsin diyemi??yoksa biraz daha güzel gözüküp o erkeğin şu erkeğin aklına girebilmek için mi??eğer sürme çekiyorsan tabii ki çekiyorsundur??
ve aynı zamanda ilk söyledimi tekrar söylüyorum..ne yukardaki arkadaş gibi bi kaç şarkıçı nede film artisi size söylüyorum benim size söyleğdim kişi Hepimizin Peygamberi HZ Muhammed (sav)de sürme çekermiş.........
Logged
GÖZLERİM GÖZLERİNDE AŞKI SEÇMİYOR,ONLARDAN KALBİME SEVDA GEÇMİYOR BEN YORDUM RUHUMU BİRAZDA SEN YOR,ÇÜNKÜ BENCE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN GÖNLÜMLE BAŞBAŞA DÜŞÜNDÜM DEMİN;ARTIK BİR SİHİRSİZ NEFES GİBİSİN, ŞİMDİ TA İÇİNDE BOMBOŞ KALBİMİN AKİSLERİ SÖNEN BİR SES GİBİSİN MAZİYE KARIŞIP SEVDA YEMİNİM BİRANDA UNUTTUM SENİ EMİNİM; KALBİMDEN KALBİNE YOK BİLE KİNİM BENCE ARTIK SENDE HERKES GİBİSİN
SéN yoruLma béN Gidérim,Silahı çékiP vuRmana geRek yok SéNsiz zatén bitérim,SéNi sévérkén SaNa SoRmadım Ki,danı$madım Ki, $imdi SéNi unutmak için SéndéN yardım diLéyim,kafanı takma acılar bénim içimé atar G!DéR!MM..
transvestisizm haric escinsellik kendini kisinin karsi cinsin kiyafet ve hareketlerine burunmesiyle gostermez..kendisiyle barışık, sürmenin sadece kadınlara özgü olmadığını düşünen erkekler. sürme gözleri belirginleştiren ve anlam kazandıran bir makyaj malzemesidir. erkeklerin de gözlerinin güzelleşmesini ve anlam kazanmasını istemelerinde bir sakınca yoktur. bazı erkeklerde de gayet güzel görünür.
bizim toplumumuz bilgisiz olduğundan dolayı erkeklerin sürme çekmesini yadırgıyor.Halbuki sürme çekmenin erkek olmakla kız olmakla alakası yoktur.Medeni insanlar saygı duyar ama maço erkek isteyen cahil kızlar dalga geçebilir.Ama ben sürmeyi topluma bir başkaldırı olarak çekicem!
Kara Melek dost, acaba sen Yüce Peygamber Efendimiz S.A:V. in yanında mıydın ? Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa'nın sürme çektiğini sana onun sevgili eşi Hz. Hatice mi söyledi ya da ? Peygamber Efendimizin Yüzünü gören var mı ? (ki) sürme çektiğini gören söylesin... Hem Arapların gözlerine sürme gereksiz zaten... Onların ve Kısmen de Hindistanlıların gözleri zaten ilahi olarak sürmeli gibi dururlar... Allah aşkına arkadaşlar Sürme bir bayan güzellik malzemesidir. Hatta ben bayanlara bile önermem çünkü insanın kendi doğal hali doğuştandır. Yaradan canlıları istediği gibi şekillemiştir... Onun kusursuz olan yaratma gücüne diyecek yok... Ama ille de gerekiyor bana diye düşünen varsa eğer ki bu erkeklere yakışmaz. Bir güzellik malzemesi çünkü, Doğal olarak da erkeklere "Yakışıklı" , kadınlara da "Güzel" denir. Kadın yaratılış olarak zaten zariftir... Anatomik olarak ta, ruhen de ve daha incedir her haliyle... Makyaj bir inceliğin daha da inceltilmesi işidir... Erkek yaratılış olarak anatomik ve ruhi olarak daha tabiri caiz ise "Kaba" dır... Sesi bile farklı değil mi ? Eee nerede kaldı sürmenin kadına has olduğu, hani nerede erkek ve kadının yapısal farkı söyler misiniz ?
ya arkadaşlar sürme çeken çeker çekmeyen çekmez kişinin kendisini bağlar yakışıyorsa yapmalı kardeşim sizi protesto ediyom ayrıca burda kişiyi tartışmıyoz tek belli bikişiyi tartışmıyoz yakışan yapmalı
Yani asLında etrafımdaki insanLaRın çok fazLa baRiz bir şekiLde sürme çekmeLeri pek te hoş oLmaz ama Tv'deki bir artist çekmek zorundaysa,gözLerini ön pLana çıkaRmak zorundaysa çekmeLdir eLbette ..
Yani ne evet,ne hayıR (:
Logged
İnancını yitirmiş bir kaLbin En tehLikeLi oLabiLeceği andır; yaLnızLık ..
HZ. PEYGAMBER'İN KİŞİSEL BAKIMI Saçları Yazılı vesîkalara göre Hz. Peygamber, ustura tıraşlı değil, uzun saçlıdır. Saç biçimi ise, uzunluk kısalık durumuna göre, üç şekil arzetmektedir. En kısa şekli kulak yumuşağına kadar olup, en uzun şekli de omuzlarına dokunacak derecede olandır ki, her durum için üç ayrı tâbir kullanılmıştır. Kısadan uzuna doğru, kaynaklardaki ifâdeler şöyledir: Kulak yumuşaklarına kadar olan haline, "vefre", kulak yumuşağını biraz geçene, "limme", omuzlarına dokunacak kadar olan haline de "cümme" denmiştir. Rivâyetler arasındaki değişiklik ise son derece normaldir. Her râvî, kendi gördüğü andaki hâlini anlatmış olacağına göre, rivâyetler arasındaki farklılığı, bir çelişki olarak değerlendirmemek gerekecektir. Hz. Peygamber'in saç tarama şekline gelince: İbn Abbâs (r.a)'ın rivâyetinden anlaşıldığına göre, Hz. Peygamber döneminde Hicaz bölgesinde iki türlü saç tarama biçimi yaygındı. Ehl-i kitap olanlar, kâküllerini önlerine düz tararlardı. O günün putperestleri ise perçemlerini ortadan ikiye ayırarak yanlara bırakırlardı. Yeni bir model getirme yoluna gitmemişler; başlangıçta ehl-i kitâbın uygulamasını benimseyerek, onlar gibi perçemlerini önüne düz taramışlar; Hicaz bölgesinde putperestliğin kökü kazınıp toplumda taraftarı kalmayınca, bu def'a da, saçlarını önden ikiye ayırarak sağ sola bırakır olmuşlardır. Saç Bakımı Peygamber Efendimiz, saç bakımı husûsunda, umûmî bir tavsiyede bulunmuşlardır: "Kim saç bırakmışsa, onun bakımına dikkat etsin". " Saçı olan, saçına ikrâm etsin". İslâmî kaynaklar, Hz. Peygamber'in dâimâ yanlarında bulundurdukları bazı zâti eşyalarını da kaydetmişlerdir. Bunlar; tarak, ayna, misvâk, kürdan, makas, sürmedân gibi eşyalardır. Peygamber Efendimiz, üst-baş temizliğine son derece dikkat ettiği gibi, üstlerinin başlarının tertipli olmasına da o ölçüde itinâ gösterirlerdi. Üst başın tertipli olmasını ve buna titizlik gösterilmesini isteyen Peygamber Efendimiz, sadece süslenmekle vakit geçirmeyi ise hoş karşılamamışlar; şık ve sâde olmakla, süslenmeyi bir meşgale haline getirmeyi birbirinden ayırmışlardır. Bize ulaşan bilgilerden anlaşılacağı üzere, Rasûlullah Efendimiz'in mübârek saçları ve sakal-ı şerîfleri, göze batacak kadar ağarmamıştı. Esâsen, Kâinâtın Efendisi'nin vücûd yapılarında, son nefeslerine kadar bir değişiklik husûle gelmemiştir: İhtiyarlık belirtileri, diş dökülmesi, az görme, yavaş işitme, saç dökülmesi, sakal ağarması, ve benzer ârızî durumlar, O'nda görülmemiştir. Mevcut metinlere göre, ak düşen yerler; sakal başları, yâni gözle kulak arasındaki favori yerleri, alt dudakla çene arasındaki bölge ile saçlarının dağınık yerlerinde olup, sakal-ı şerîflerindekilerin sayısı, saçlarındakinden fazla idi. Bunlar da, karşıdan fark edilecek cinsten değildi. Ağarmaya yol açan sebepler ise, yine kendilerince şöyle îzâh edilmektedir: "Benim saçımı sakalımı, Hûd ve benzeri sûrelerdeki âyet-i kerîmeler ağarttı". Peygamber Efendimiz, saç boyası kullanmamışlar; ancak başlarını zaman zaman zeytinyağı ile yağlamışlardır. Yağı başlarına sürdükten sonra, sarıklarına bulaşmaması için, sarığın altına bir tülbend koyarlardı. Bu tülbend, yağın fazlasını emer ve sarıklarını yağlanmaktan korurdu. İbn Sa'd'ın kaydettiği bir vesîkadan anlaşıldığına göre, Hz. Peygamber, başlarını, sidr ağacı yaprağının kaynatılmasıyla elde edilen bir karışımla yıkardı. Mü'minlerin Annesi Ümmü Seleme (r.a) başta olmak üzere, ashâb-ı kirâm'dan pek çoğu, Hz. Peygamber'in mübârek saçlarını ve sakal-ı şerîflerinin kıllarını, teberrüken saklamışlardır. Bunların, bir kutsal mîras ciddiyetiyle, nesilden nesile intikal ettiğini de biliyoruz. Güzel Koku Sürünmeleri Hz. Âişe (r.a), Rasûlullah Efendimiz'in giyim kuşamı ve kılık kıyâfeti ile birinci derecede ilgilenen güzîde hanımlarındandı. Kendisi, hayatının her safhasında Rasûlullah Efendimiz'i, "bulabildiği en güzel kokular" sürerek giydirirdi. Peygamber Efendimiz, yanında "sükke" tâbir edilen bir koku bulundurur ve gerektikçe ondan sürünürdü. Özellikle yolculuklarında birlikte götürülmesi mûtad olan eşyaları arasında bir de "koku şişesi" yer almaktadır. Hz. Peygamber'in güzel koku ile ilgili davranışlarından biri de, O'nun ikrâm edilen kokuyu reddetmemesi idi. "Zîrâ koku, külfetsiz bir ikrâmdır!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 320; Ebu Dâvûd ve Nesaî). "Dünyâda bana, kadın ve güzel koku sevdirildi; namaz da, gözümün nûru kılındı" (Nesâî, VII,61,62; İbn Sa'd, 1, 398; el-Hâkim, el-Müstedrek). Peygamber Efendimiz sokağa çıktıkları zaman, kokularının o kendine has güzelliği ile çevredeki insanlar tarafından hemen farkedilirdi. Bu durumu, Enes b. Mâlik (r.a) şöyle ifâde etmektedir: "Rasûlullah Efendimiz Medîne sokaklarının birinden geçtiğinde O'nun misk gibi kokusu hemen sezildiğinden, halk, o yoldan Hazreti Peygamber'in geçtiğini söylerdi. Bizler, Peygamber Efendimiz'in gelişini, kokusunun güzelliğinden anlardık" (İbn Sa'd, Tabakât, 398-399; Mecme'uz-Zevâid, VIII, 282; el-Metalib'ül-Âliye, IV,25; Behcetül-Mehafil, II, 254). Gözlerine Sürme Çekmesi Peygamber Efendimiz, hıfzısıhha dediğimiz koruyucu hekimliğe son derece önem verirlerdi: Saçlarını yağlaması, dişlerini misvakla temizlemesi, gözüne sürme çekmesi, suyu dinlene dinlene içmesi, fazla kireçli ve kalitesiz suları içmeyip Medîne dışındaki pınar ve kuyulardan içme suyu getirtmesi, yediği gıdaların vücut ihtiyaçlarına göre ayarlanması ve daha pek çok tatbîkatı, hep sıhhati korumak için almış olduğu tedbîrlerdendi. Hz. Peygamber, sürmeyi, gece yatacağı zaman kullanırlardı. Yatmadan önce, üç def'a sağ gözlerine, üç def'a sol gözlerine çekerler; ondan sonra yataklarına girerlerdi. Gerek sürmeyi kullanma zamanı, gerek sürmenin faydalarına dâir bilgilerden, sürmenin, süslenmek için değil, gözün sıhhatini korumak için kullanıldığı anlaşılıyor. İbn Abbâs rivâyet ediyor: Peygamber Efendimiz: "Gözlerinizi ismid ile sürmeleyiniz. Zîrâ ismid ile sürmelemek göze cilâ verir ve kirpik bitirir" buyurmuşlardır. İbn Abbâs der ki: "Hattâ Rasûlullah Efendimiz'in bir sürmedan'ı olup, her gece yatmadan önce bu sürmedandan üç kere sağ gözlerine, üç kere de sol gözlerine sürme çekerlerdi".
abim belki bize direk söylenmemiştir belki biz kendimiz Hz.muhammed sav. görmemişizdir ama onu bize bildiren rivayetler hadiseler mevcuttur kayıtlarda..burada görüldüğü gibi..biz bu kaynaklarıda asıyorsak neye inanalım...
Logged
GÖZLERİM GÖZLERİNDE AŞKI SEÇMİYOR,ONLARDAN KALBİME SEVDA GEÇMİYOR BEN YORDUM RUHUMU BİRAZDA SEN YOR,ÇÜNKÜ BENCE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN GÖNLÜMLE BAŞBAŞA DÜŞÜNDÜM DEMİN;ARTIK BİR SİHİRSİZ NEFES GİBİSİN, ŞİMDİ TA İÇİNDE BOMBOŞ KALBİMİN AKİSLERİ SÖNEN BİR SES GİBİSİN MAZİYE KARIŞIP SEVDA YEMİNİM BİRANDA UNUTTUM SENİ EMİNİM; KALBİMDEN KALBİNE YOK BİLE KİNİM BENCE ARTIK SENDE HERKES GİBİSİN