BEĞENDİĞİNE VE ÖNERDİĞİNE SEVİNDİM TARİHE SAYGI DUYANLAR KENDİLERİNE VE ÇEVRESİNDEKİLEREDE SAYGI DUYARLAR +REP Neden diye soracaksan güzel şeyler okuduğun için ve araştırdığın için
Logged
Ey Güneş Senin Batma Vaktindir! Artık HİLAL'im Doğacak
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM oyunları, TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM programı, TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM oyunu indir, TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM program yükle, TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM download, TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM hikayeleri, TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM resimleri, TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM haber, TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM yükle,
TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM videosu, TARİH,SİYASET SEVEN ARKADAŞLARI BU KİTAPLARI OKUMAYA DAVET EDİYORUM msn eklentisi, şarkı sözleri
Teşekkür ederim tarihi okumak özellikle Osmanlı tarihini okumak ayrı bir lezzet
Kaynak yayınları - Osman Alagöz
Bıçağın kemiğe dayandığı bazı anlar vardır. Artık olmak ile ölmek kavgasının en kritik zamanında kınalı narin eller de katılırlar bu kavgaya. Kimi elindeki mavzerin tetiğine asılır kimi cephane taşıdığı kağnısının boyunduruğuna. Kimi yollarda çocuğunu bırakıp top mermilerini kucaklar kimi ise kan kusmak pahasına düşmanın attığı güllelerin ateşini. Kağnı yolları Cennet’e uzanan yollardır artık, atılan gülleler ise Cennet’in gülleri… Şehit verilen babanın, kocanın, kardeşin oğulun hasreti dinmiştir Cennet yamaçlarında. Ve bir tebessüm belirir belki dudaklarda "Vatan kurtuldu ya.." Bu kitap Millî Mücadelemizin kadın kahramanlarını anlatan ilk hikaye kitabı… Var olmak mücadelesinin şanlı kadınlarının bilinmeyen destanlarının kağıda yansıyan bir parçası. Onların destanını okurken ruhlarına bir fatiha göndermeyi unutmayınız lütfen. Çünkü biz onların kurtardığı vatanın üzerinde yaşıyoruz ve temellerimizin onların asil ruhları gibi sağlam olduğunu biliyoruz.
Gençlik nereye gidiyor diye sorup duruyor büyüklerimiz.Hep delikanlılardan birşeyler bekleniyor.Peki kızlarımız hemcinslerim tarihteki Türk kadınlarının neler başarmış olduklarını biliyorlarmı?Geçmişimize layık bir nesilmiyiz bizler?Bu kitabı özellikle genç kızlara öneriyorum haddim olmayarak Mutlaka okunmalı demektende kendimi alamıyorum açıkcası...
Buda dün akşam 1 soluka ta okuduğum çok harika bir kitap tavsiye ederim
Hristiyanlığı yaymak için yapılan örgütlü faaliyetlere misyonerlik, bu faaliyetleri yürüten kişilere misyoner denir.
Misyonerler asıl amaçlarının Hristiyanlığı yaymak olduğunu, bunu dinlerinin mecbur kıldığını söyleyerek örgütlü hareket ettiklerini saklamaya çalışırlar.
Ancak asıl amaçları insanlara Hristiyanlığı teklif etmek değil, insanları çeşitli vaadlerle ve özel yöntemlerle Hristiyanlaştırmaktır. İkisi arasındaki farka ilerdeki sayfalarda değineceğiz.
Misyonerler özel eğitimden geçerler ve yüksek bütçeli açık ya da gizli örgütlerin kontrolünde çalışırlar.
Misyonerlerin amacı ülkemizde karışıklık çıkarmak, ülkemizi bölmek ve onu teslim olmaya zorlamaktır.
Misyonerler bu amaç için her şeyden önce zihinlerde, sosyal düzende ve inançta büyük bir hasar oluşturmaya çalışırlar.
Adnan ODABAŞ
Logged
Ey Güneş Senin Batma Vaktindir! Artık HİLAL'im Doğacak
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Türkiye'nin son elli yıllık tarihinin bir bölümünü deyim yerindeyse 'büyüteç altına almaya' çalışmaktadır.
Reis kitabında, devletin kullandığı bir tetikçinin yaşamöyküsünü anlatırken, bir yandan da ona ve onun gibilere ihtiyaç gösteren tarihsel ortamı ortaya koymaya çalışmıştık.
Şimdi de, aynı olayların başrollerinde yer almış bir istihbaratçının yaşamöyküsüyle bir adım daha ilerliyoruz ve biraz daha merkeze, perde arkasındaki kişilere ve olaylara ulaşmaya çalışıyoruz. Bu anlamda Bay Pipo'ya, Reis'in bir devamı veya ikinci bölümü de denebilir.
Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndaki istihbarat çalışmaları, ülkeyi zapt etmek isteyen emperyalist düşmanlardan ve onlara teslim olmuş olan padişah çevresinden bilgi toplamak temelinde kurulmuştu. Milliydi ve genellikle dış istihbarata yönelikti. Bu sayede halkın hem saygısını hem de fiili desteğini yanına almıştı.
okumanızı tavsiye ederim
Logged
Ey Güneş Senin Batma Vaktindir! Artık HİLAL'im Doğacak
O, bir Türk kadın savaşçısıydı ve durmaksızın saklandığı evden ateş ediyor, evi boşaltıp teslim olmayı reddediyordu. Sonunda ele geçtiğinde, yanında yaşlı annesi ve çocuğu da vardı. (...) Şarapnel parçaları, makineli tüfek mermileri yanı sıra, pusuda ateş eden keskin nişancı kadın savaşçıların ateşi altında, adeta cehennemde ilerlemek gibi bir şeydi bizimkisi. Burada, pusuya yatıp çarpışan keskin nişancıların çoğu kadın veya kız. (...) Çanakkale Anafartalar’da 56.Fırka’da silahımla muharebelere iştirak ettim. Adım Ahmet idi. Benim kadın olduğumu kimse bilmiyordu. Şarapnel ve kurşunlarla dokuz yerimden yaralandım. (...) Reşit Paşa’ya bindik. Çanakkale’ye geldik, Akbaş Mevkii’nde demirledik. Hastaları, yaralıları toplamaya başladık. Ne yaralılar, ne yaralılar. Şu parmakları görüyor musunuz? Ben bu parmaklarımla kaç delikanlının gözlerini bir daha açılmamak üzere kapattım
Mutlaka okunması gereken bir kitap.Çok dikkatimi çekmişti alırken iyki almışım okumuşum dedim.Çok beğendim tavsiye ediyorum okumanızı.
« Son Düzenleme: 17 Ağustos 2008, 11:17:13 Gönderen: Fesleğen »
Çanakkale Savaşı, bir dizi yenilgi ve başarısızlıklardan sonra gelen büyük bir zaferdir. Kendisinden her bakımdan üstün düşmana karşı Osmanlı Devleti’nin son kalesi İstanbul’un ele geçmemesi için canını dişe takarak yaptığı, âdeta küllerinden yeniden doğan bir Anka kuşu gibi var olduğu bir zaferdir. Bu zaferi, ülkenin kaymak tabakası denilen okumuş gençleri feda ederek kazandık. Bu kitabı okurken; Mehmetçiğin savaşta bile düşman askerine olan merhametine şahit olacak, 276 kiloluk mermiyi kaldıran, Seyit Onbaşı’ya hayran kalacak, Nusrat Mayın Gemisinin, o boğazı düşmana dar eden ufacık bir geminin hikâyesini okurken, gözyaşlarınızı tutamayacaksınız… Bu kitabı okurken; Seddülbahir’deki çarpışmada tüfeği bozulunca, öfkeden deliye dönen Mehmet Çavuş’un düşmana taşla, kürekle saldırışını, gözlerinizin önüne getirecek, Ertuğrul Tabyası’nda küçük bir destan yazan Ezineli Yahya Çavuş’un takımıyla tam 15 saat 2.500 düşman askerine karşı koyarken, sadece sabah bombardımanında siperlerine atılan 4.650 adet top mermisinin sayısından ürküp, titreyeceksiniz…
Bu kitabı okurken; adını raporlara yazmaktan çekinen Mahmut Sabri’yi, savaş esnasında bile “Bu koca gövde ile siper almak zor oluyor” deyip de ayakta duran Binbaşı Halis Beyi, emrindeki subaylara “Ben size ölmeyi emrediyorum!” diyen Yarbay Mustafa Kemal’i gözlerinizin önüne getirecek, ölme emrini yerine getirmek için birbiriyle yarış eden askerlerimizi hatırlayacak, o anları yaşayacak, toprakların değil, ağaçların, denizin bile titrediğini sanacaksınız… Bu kitabı okurken, Çanakkale Destanı’na tanıklık edeceksiniz… Kendisinden her bakımdan üstün düşmana karşı osmanlı Devleti’nin son kalesi Istanbul’u kaybetmemek için canını dişine takarak yaptığı, âdeta küllerinden yeniden doğduğu zaferdir.
İsmail Bilgin'nin anlatımını Sarıkamış Beyaz Hüzün kitabında çok beğenmiştim.Çanakkaleyi birde onun kaleminde okumak güzel oldu.Tavsiye edeceğim bir kitaptır yine.Zaten tarihle ilgili alıpta okuyupta pişman olduğum bir kitap olmadı hiç. "Bu kitabı okurken, Çanakkale Destanı’na tanıklık edeceksiniz…" diyor kesinlikle öyle bir an kendini o anda o karede hissediyor insan...