allahı en büyük bir hakem olarak kabul edersek, ona göre herşey insan için yaratıldı, diğer her şey insanlar için yaratıldı.
benim için (sizde kendinizce hürsünüz) bir insanın manevi değeri başka hiç şeyin değeri altına düşemez.
şehitlerin değeri bence bayrakla ölçülmez, bıraktıkları toprağı güzel bir idare ile yönetmekle ve kanun gereği davranmakla ölçülür/ödenir, mesela vergi kaçırmamakla.
sağ tarafta bayrak yanmak üzere sol tarafta bir insan yanmak üzere, hangi tarafa koşulur? bayraktan tarafa koşup öbür taraftaki insanın yanmasını mümkün eden o bayrağı kurtardıktan (o insanı öldürdükten) sonra bir daha hiç bir insandan yardım talep etmesin, bir derdi/ihtiyacı varsa kurtardığı bayraktan talep etsin.
ben bir insanın benim ona yardımımı esirgemem yüzünden ölmesinin hesabını ne vicdanım önünde ne tanrı önünde verebilirim.
===
bu konuya vermek istediğim asıl cevap şu:
denildi, bayrağa tecavüz eden devlet tarafından şarhoştu filan denilerek beraate uğrar.
böyle bir devlete 1000 maşallah, benden böyle devlete destek, çünkü:
ortaçağ üç kısma ayrılır. ilkincisine parlak ortaçağ denilir. bu devirde hür düşünce isteniyordu, hür ifadeye ceza yoktu, ve bu devirde iki kişi arasında olan bir gerginliğin/düşmanlığın giderilmesi için her iki taraf barışmaya yönlendiriliyordu.
hür ifadeden (cezalandırılmayan) bir örnek:
- allahın gücü her şeye yetermi?
- yeter.
- peki kendisininde kaldıramayacağı ağırlıkta bir kaya yaratabilirmi?
yada:
- allahın sonu yoktur?
- yoktur.
- peki 1:3ün sonucu nedir?
- 0,33..
- bu rakamın sonu varmıdır?
- yoktur.
- yani allahın sonu olmadığı gibi?
- şey..
- yani sonsuz olmakta allah tek değil?
ama birde karanlık ortaçağ var.
hür düşünce yasaklandı, iki kavgalıyı barıştırma yoluna değil cezalandırma yoluna yönelindi. masum kişilere işkence edilerek ifadeleri alındı, o ifadeye göre hatta yakılarak öldürüldüler.
birde rusya (ve diğer devletlerde) her bir harekete ceza verildi, af nedir devlet bilmez ve uygulamaz oldu. iki polis bir apartman bakıcısına bu evde kaç kişi yaşar diye sordu. diyelim cevap 10 aile. polis bakıcıya "yarına kadar bir kağıda 5 ailenin ismini rejim düşmanıdır diye yazıp bize vereceksin, 4 ailenin adını anarsan 5. aile senin ailen" dedi.
ben her suçu görmeyen ve cezalandırmayan, af veya bahane nedir bilen ve uygulayan bir devlet istiyorum. benim türkiyeye saygım ve onu takdirim mümkün olduğu kadar vergimi samimi bir şekilde ödemekle ve bu güne tek kuruş rüşvet vermeden gelmiş olmam. hatta bir kaç saat esarette bile yattım ama yine rüşvet vermedim, eh beni salıvermekten başka çareleri kalmadı. bir kaç kuruş verseydim beni tutuklamayacaklardı. vermediğim halde ve beni asker kaçağısın diye tutukladıkları halde bir kaç saat sonra salıverdiler.
benim adım turgut. manası hoş mekan, bana öğretilen insanları korumak ve yaşatmak ve onları af ettirici sebepler bulmak. ben bir zamanlar (toyluk) musevi düşmanlığıda yaptım, ama allaha şükür artık değilim, çünkü imam gazali'den azarı güzel yedim.
kimseye sitem etmeden yazdım. anlamadığım tek şey, bayrağa bu kadar değer sayan neden aynı bayrağın bir parti tarafından kullanılmasına sessiz kalıyor

?? türk bayrağının AKP ile hiç bir ilgisi yoktur, bu parti yarın yok olsa bayrak kalacak ve kanunen bayrak türkiye'ye aittir, bir parti, şahış, kurum vs tarafından çıkar amaçlı kullanılamaz.
bayrağa saygısızlığın YTL cezası AKP tarafından oldukça düşürüldü, ve kimse çıt demedi (1 avukat hariç).