Biliyor musun...
Yaşam bir kuyu gibi, yaşadıkça günlerin derinleştirdiği.
Gördüklerinin hiç bir zaman bildiklerine yetmediği onca saatler...
Yaşamak, başından başlayıp kıyıyı göremeden yüzmektir... kıyıya yaklaştıkça üstümüze aldığımız bir parça toprakla içimiz doldukça derin denizlere döneriz…
Biri gelince kıyımıza, zannederiz ki, boşaltacak etrafımızdaki suları.. ellerini boş kova sandığımız.
Nasıl çekersin kendi suyunu kuyunun dışına... istersin o birini… hep yanıbaşında kalsın, sabırla zamanla…
ne zaman sana gelmeye kalksam
aklım başımda değil
bilmiyorum bastığım yerleri
yüreğin mayın döşeli
gönül masamda bir anda duygular banko!
ne çabuk geçiyor, geçti sevinçler
ve diğerinin bu ayrılığı bir türlü eskitemeyişi...
biz ki,
zevkle çiğnerdik, ağzımızda
aşk, aşk, aşk
bu sessizlik var ya
seni de, beni de sağır sanıyor
içimde yanıyor gidişin kıvrıla, kıvrıla...
ay baktı penceremden merakla
ölü doğdu kucakta gün
üstünü açtı anılar, temeli göçtü sandıktan
işkencedir artık hatırlamak
sanmaki uslu, uslu oturdu içime gidişin
içini çekerek şarkı söylüyor duygular
ağlıyor bedenim bir telaşla
yetişecekmiş gibi ikindi selasına...
hasret çarpıp kırarken burcuları
gömerim yeşili ki yeniden dirilsin!
aşk, aşk, aşk
ne zaman seni kendime anlatmaya kalksam
soyunur bir cümle, sivrilir yüreğim
atar kendini yuvarlanır uçurumdan
-seni s e v i y o r u m- ...lar
Yaşam bir kuyu gibi, yaşadıkça günlerin derinleştirdiği.
Gördüklerinin hiç bir zaman bildiklerine yetmediği onca saatler...
Yaşamak, başından başlayıp kıyıyı göremeden yüzmektir... kıyıya yaklaştıkça üstümüze aldığımız bir parça toprakla içimiz doldukça derin denizlere döneriz…
Biri gelince kıyımıza, zannederiz ki, boşaltacak etrafımızdaki suları.. ellerini boş kova sandığımız.
Nasıl çekersin kendi suyunu kuyunun dışına... istersin o birini… hep yanıbaşında kalsın, sabırla zamanla…
ne zaman sana gelmeye kalksam
aklım başımda değil
bilmiyorum bastığım yerleri
yüreğin mayın döşeli
gönül masamda bir anda duygular banko!
ne çabuk geçiyor, geçti sevinçler
ve diğerinin bu ayrılığı bir türlü eskitemeyişi...
biz ki,
zevkle çiğnerdik, ağzımızda
aşk, aşk, aşk
bu sessizlik var ya
seni de, beni de sağır sanıyor
içimde yanıyor gidişin kıvrıla, kıvrıla...
ay baktı penceremden merakla
ölü doğdu kucakta gün
üstünü açtı anılar, temeli göçtü sandıktan
işkencedir artık hatırlamak
sanmaki uslu, uslu oturdu içime gidişin
içini çekerek şarkı söylüyor duygular
ağlıyor bedenim bir telaşla
yetişecekmiş gibi ikindi selasına...
hasret çarpıp kırarken burcuları
gömerim yeşili ki yeniden dirilsin!
aşk, aşk, aşk
ne zaman seni kendime anlatmaya kalksam
soyunur bir cümle, sivrilir yüreğim
atar kendini yuvarlanır uçurumdan
-seni s e v i y o r u m- ...lar
__alıntı__



Logged










