Yine aynı gece Semaverde aynı demlik Aynı bardak Aynı kahve Yıldızlar aynı yerinde Yine aynı fokurdama sesi Bir kahve daha Bir sigara daha
Aralıktı aynı gecede yine Hedef yıldızlardı Seyr-ü sefa gecede Ve sabaha dektik birlikte! Ve bir bir kaydı yıldızlar Ne de neşeliydi Ne coşkuluydu atmosfer Tüm defterler kapanmıştı Hazzına kalmıştı gecenin Vakit! Zamansızdı! Bir daha Yine kaymıştı yıldızlar! Nefes nefese kalmışlardı ardı sıra! Yine aynı fokurdama! Aynı yatak! Aynı gece! Aylar geçti kendimden geçeli! Sanki aynı ben! Yine parlak yıldızlar! Doyumsuz seyre Açılmış kucağı 17 Aralık'tı Ve birdaha kaymadı yıldızlar Ben kaçtım pusudan Kavga ettim aylarca Kendimle! 'Ne garip' Şiir yapmıştınız o gece beni Tüm perdeleri aralamıştınız Vaktin seyrinde! Susmamı emretmiş Olduğum yerde kalmamı istemiştiniz! Ne oldu hatırlamıyorum ondan sonra Hala ayılamadım! sarhoşluğunuzda! Ne ayıldım Düne dair Ne yarında kaldım Bir siz, bir ben Bir mevsim geçti Zaman benden hızlı koştu! Belki ileri Belki geri Ben ayılmadım daha
Yine aynı gece Aynı bardak! Ve hala AYNI SİGARA Tadı boğazımda! İrkilten gece ! Soğuk gece !
Anlamadım Anlatamadın! yahut! Yine aynı pencere! Aynı korku! Ne tuhaf Yıldızlar aynı! Semaverde buharlaşan Su Ve ben tek farkı!
13,03,07
« Son Düzenleme: 25 Aralık 2007, 00:08:05 Gönderen: zєђiг »
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: Yığın&Dokunmak oyunları, Yığın&Dokunmak programı, Yığın&Dokunmak oyunu indir, Yığın&Dokunmak program yükle, Yığın&Dokunmak download, Yığın&Dokunmak hikayeleri, Yığın&Dokunmak resimleri, Yığın&Dokunmak haber, Yığın&Dokunmak yükle,
Yığın&Dokunmak videosu, Yığın&Dokunmak msn eklentisi, şarkı sözleri
SéN yoruLma béN Gidérim,Silahı çékiP vuRmana geRek yok SéNsiz zatén bitérim,SéNi sévérkén SaNa SoRmadım Ki,danı$madım Ki, $imdi SéNi unutmak için SéndéN yardım diLéyim,kafanı takma acılar bénim içimé atar G!DéR!MM..
Belkide en iyisi böyle yok ki zaten gönülden gönüle gerçek aşk varken yok olmanın en hafifi acının en iyimseri tavanda yılgınlık herşey ne güzel SANKİ......................
Dokunmak (mahkum) Sana dokunmak incinmekiş Dokunmak sana incitmek Tarumar etmekmiş zihinleri Tarumar olmakmış zihinlerde Sana dokunmak ne zormuş Tenin ne narin! Hayatmış sana dokunmak!
Bile bile girmekmiş nezarethaneye Sonra olmayan suçları itiraf edip Mahkum olmakmış
Dokunmak sana! Bedeli ağırmış! Gitmekmiş buralardan! Sana aitcesine yaşayıp kalmakmış! Dünyanın bir ucunda!
Dokunmak sana Sıkıştırırmış içimi içime! Birgün,bir yerde Karşı koyamamakmış kendine!
Suçmuş sana dokunmak En güzel günahmış Kovulmakmış evinden sana dokunmak! Canından olmakmış
Sürgünmüş,dokunmak sana! Hiç bilmediğin vatanlara! Bedeli ağırmış! Hayatmış..... Güzelmiş sana dokunmak! Herşeye değermiş!
Dokunmak (arsız) Yalnız kalmakmış! Uçsuz bucaksız olmak! Doğa kanunlarına aykırıymış sana Dokunmak! Esaretmiş! Beş para etmezmiş! Bir şiirle geri dönmekmiş Sana dokunmak! Arsızlıkmış!
Dokunmak (geçmiş)
Geçmiş olmakmış Dokunmak sana! İçinden geçmekmiş Geçip gitmekmiş!
Dokunmak (huzur) Bir bardak çaymış Mavi bardak Küçük demlikte! Huzurmuş dokunmak sana! Kıvrılıp kalmakmış Kıvırcık saçlarına İz bırakırmış Kaşının üstünde O bile güzelmiş Herkes seyredermiş İyileşmezmiş!
Uzun bir hikayeymiş Bitecek gibi değilmiş Sürükleyücüymiş! Ömürmüş! Ömre sığabilirmiş!
Dokunmak(hayat sigortası)
Tek taş pırlantaymış Sana dokunmak Meleklerin parmağına takılırmış! Saçmalamakmış!.
Umut nerdeydi? Sahi umut neydi? Umut yıkık dökük bir evin içine saklanmıştı! Siz gördünüz mü 'umut' nereye gizlendi! Umut hep kovalanır mıydı? İstemek yeter miydi? Umut hep bir kuş gibi miydi, elinin üstüne konup kaçar mıydı? Umut üç oda bir salonlu Hayalet evde miydi? Kim getirmmişti umudu oraya! Kim saklamıştı! Ev yıkılacak bir gün ve umut oracıkta can mı verecekti? Umut radyonun içinde miydi acaba? Ne de umutluydu az önceki şarkı... Yoksa çekmecenin gözündeki liseden kalma silginin içinde miydi? Umut yalancının biri miydi yoksa? Aramaya dmeğez miydi? Umut çöplükte miydi, atılan eşyalarla birlikte mi gitti acaba? Umut nerdeydi? Hep kaçar mıydı? İyi bişey miydi, Başa bela mı? Umut sadeleşmezmiydiki bile! Hep şişirilip şişirilip patlatılır mıydı arsız bir sakız gibi! Umut kız mıy dı,erkek mi? Okşanırsa mı gelirdi, bir tokatla mı sana bağlanırdı? Umut hep hayalde mi kalırdı? Umut sahtekar mıydı? Elimi uzatınca hep yakar mıydı? Umut istemesem gelir mi acaba? Yoksa kucağına atlasam sarar mı beni? Umut arsız olamamalı......... Ama mücadele etmeli,yıkılmamalı! Umut sonsuza dek olmalı! Makineye atınca çekmemeli! Ütüsüzde giyilebilmeli! Umut her renk,her çeşit kalemle Çizilebilmeli...... Umut yaşamalı Pes etmemeli Umut korkmamalı,kızmamalı! Umut varolmalı! Ölmemeli! Bazen gitmeli,ama geri gelmeli! UMUT PES ETMEMELİ! Çalışmalı! Nefes almalı! Eli titremeli,hissetmeli, Sahici olmalı! İnanmalı! Bağlanmalı! Tutku olmalı! Umut küsmemeli! Surat asmamalı! Yıkık dökük o meşhur harabede Umut dolmalı! İsterse yıkılmalı ama umut altında kaybolmamalı! Umut her yerde yaşamalı! Küstürmemeli! Susturmamalı! Umut avaz avaz bağırmalı! Umut ekilmeli Meyve vermeli Tohum savurmalı her rüzgarda umut yeşermeli! Her dilde okunabilmeli, yazılabilmeli.. Umut kızmamalı! Kızsada gönlünü almayı bilmeli! Umut yıkanmalı arada bir Bakım yapılmalı Umut çekmeli Çekici olmalı hatta bazen! Umut küsmemeli! Siyaha yakışmamalı! Korkmamalı! Saklanmamalı! Umut hep olmalı..........................
Umut ne kuşun kanadında Ne o harabede Ne görünür bir yerdeydi Umut 'ANNEM'in içindeydi! Bir fırçanın ucundaki Beyaz boyaydı Annemin umudu! Bir güzel sözcüktü içinden gelen en zor anında yetişen! Bir paket sigaraydı belki cebinden eksik olmayan! Umut beyazdı Anneme ne deyakışırdı! Annemin umudu,birlikte yediğimiz Uyduruk bir öğle yemeğiydibelki Gözyaşıydı annemin umudu! Hazin hayat hikayesini anlatacak bir omuzdu belki! Ne yerde,ne gökteydi Annemin umudu! Bir bardak sıcak çayı içebilme telaşıydı! Anlatılmazdı Görünmezdi Yenmezdi Giyilmezdi Annemin umudu! Hissetmekti iliklerinde hayatı Annemin umudu! Evet sadeleştirilmezdi! Çünkü zaten sadeydi! Bembeyazdı!
Hüznü çizebilir misin? Ben sığdıramadım duvarlara! Ne ev yetti Ne duvar! Çizilmezmiş hüzün! İşlenmezmişte Dokunmazmışta! Derinmiş hüzün! Geçmiştenmiş! Hüzün çizilmezmiş! Nefesmiş hüzün! Hergün biraz daha derine çekilirmiş! Yakışmazmış herkese! DERİNMİŞ HÜZÜN! BENİMMİŞ HÜZÜN! sıkıştırmaya gelmezmiş!
30.03.07
ve hiç anlaşılmadı hüzün kimsenin işine gelmedi! Ama Hissetmek; Yaşamaya değerdi!
Evet;tekrar dönebiliyorsan senin demektir şehir...Ama terkederken arkana dikkatli bakmadıysan küsmüştür sana şehir...Eğer bana aitsen beşehir gönlünü alırım umarım....İncitilmiş şehir... Her gelenin bir taşını yürüttüğü şehir... Bir taşta ben yürüttüm belki!Tekrar getirdim taşını...İzinsiz almıştım çünkü! kızma şehir!Kızma bana!Ben çok küçüğüm daha...... Sanma ki ban eski benim...Bende incitildim şehir!Sana ilk başta niye geldiğimi sorma...Geldim bir kere! Gezdim bir kere her kareni! Ve bir taşta ben çaldım...İzinsiz aldım..Geri getirdim...Hemde çalınan diğer taşlarınla birlikte...Onlarıdatopladım! Hepsini sana geri getirdim...
Küsme bana şehir!Küsme toprağa!........ Seni seviyorum şehir........ Tuhaf!Yazılmış gibi seviyorum!..Gözüm kapalı seviyorum!Bana aitcesine seviyorum! Sahipsiz seviyorum...........
Küsme bana deli adam!Al beni yine içerive dökeyim eteğimdeki taşları!... Üzme beni sende şehir! Yorma..........